“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor. İlaç ve sağlık endüstrisinden kimya ve üretim endüstrilerine… Yaşam Bilimleri teknolojileri kapsamındaki uygulamalara donanım ve hizmet üreten bütün uzmanlar, konunun Türkiye’deki “teknoloji ve ihtisas fuarları grubunda” 2018 Nisan’ında biraraya geliyorlar. Son derece geniş bir sektörel alana yayılan ilaç, OTC, laboratuvar ve biyoteknoloji endüstrileri; temel araştırma-geliştirme faaliyetlerinden, ileri teknolojiyle üretilmiş son ürünlere kadar, en gelişmiş know-how ve uygulamaları ile sektör uzmanlarının karşısında olacaklar. Uzmanlar, analitik, laboratuvar, ilaç ve biyoteknoloji alanlarında eğitimden endüstriye, sağlıktan enerjiye, ürün geliştirmeden üretim proseslerine, Ar-Ge’den kalite kontrole, birbirinden farklı sektörel alanlar için geliştirdiği teknoloji ve bilgi birikimini fuarda çeşitli sergileme, etkinlik ve sunumlar ile aktaracaklar. ‘Yaşam Bilimleri Fuarları‘ konsepti ile Analytech 2018, Biotecnica 2018, PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018 Fuarları eşzamanlı düzenlenerek büyük bir sinerji oluşturacaklar: Yaşam Bilimlerinin, ilaç teknolojisinin, biyoteknolojik uygulamaların ve analiz/LAB sistemlerinin gelişmiş ürünlerini buluşturacak; bu alanda önemli bir ‘network’ işlevi görecek sektör etkinliğinde yerinizi almaya davet ediyoruz…

FUAR BROŞÜRÜNÜ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018

“LAB & Analitik”

Analytech 2018 sunumları ve sergilemeleri; laboratuvar ortamlarında araştırma, inceleme, proses ve kalite kontrol safhalarının tümü için ileri teknolojileri ve uzmanlık konularını kapsamakta. Endüstrinin birçok dalında analiz sistemleri, laboratuvar ortamlarının, üretim ve kontrol proseslerinin temel uygulamalarını oluşturuyor:

Sağlık, İlaç, Kimya, Petrokimya, Gıda, Tarım, Veterinerlik, Tekstil, Kozmetik, Enerji, Çevre, Madencilik, Otomotiv, Elektrik/Elektronik, Havacılık, Yapı ve üretim endüstrileri…

Endüstrilerin araştırma-geliştirme süreçlerinde ve ürün proseslerinde ileri analiz teknolojileri kullanılıyor. Bu teknolojiler, laboratuvar cihazları ve malzemeleri ile birlikte Analytech 2018 sunumlarında ilgili ihtisas grupları ile buluşacaklar.

“Biyoteknoloji”

Tıbbi ilaçlar üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinden sağlık hizmetleri sektörünün birçok ünitesine kadar son derece önemli ve geniş bir alanda biyoteknoloji, temel uygulamaları oluşturuyor. Modern ziraat ve tarımcılıkta uygulanan gelişmiş ürünler, verimliliği geliştirilmiş tohumlar, zirai kimyasallar, tarım ürünlerinde gen teknolojileri gibi birçok uygulama da biyoteknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektörü işaret ediyor. Üretim endüstrinin birçok dalındaki farklı sektörlerde de biyoteknoloji, laboratuvar ortamlarının ve üretim proseslerinin temel uygulamalarında kullanılıyor.

Biotecnica 2018 sergilemeleri ve sunumları fuarda, tüm sektörlerin araştırma-geliştirme ve üretim proses faaliyetlerinde bulunan uzmanlarını biraraya getirecek.

“Farmasötik” & “Nutrasötik”

İlaç ve besin-destek endüstrisinde etken madde ve bileşenlerden bitmiş ürün ve formülasyonlarına, endüstriyel ekipman ve teknolojiden üretim prosesleri ve hizmetlerine…

PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018, ilaç endüstrisinde faaliyet sürecinin üç temel ayağına yöneliyor:

Klinik araştırma;

Üretim ve teknoloji;

Ürün ve pazarlama.

Endüstrideki dört temel unsurun ise bir fuar ortamında tüm yönleri ile sektör uzmanlarına ve profesyonellerine entegre biçimde sunulmasını hedefliyor:

Etken madde ve bileşenler;

Bitmiş ürün ve formülasyonlar;

Üretim teknolojisi ve ekipmanı;

Sözleşmeli (Contract) üretim ve proses hizmetleri.

İlaç endüstrisinin tüm adımlarını birlikte ele alan; inovatif teknolojiler ile gelişmiş bir sunum ve ticaret platformunu oluşturacak fuar ve konferans bütününü ‘NEXT vurgusu ile geleceğe taşıyoruz.

Ziyaretçi  Profili ve Hedefler

Meslekler… Uzmanlık alanları…

Endüstriyel Analiz uzmanları,  Laboratuvar yönetim ve teknik uzmanları,  Biyoteknoloji, Biyoanaliz, Biyoenformatik uzmanları,  Kalite kontrol laboratuvarları,  Ar-Ge yöneticileri ve profesyonelleri,  Üretim /proses uzmanları,  Biyomedikal uzmanları/mühendisleri,  Kimya ve biyokimya uzmanları,  Mikrobiyoloji, moleküler biyoloji uzmanları,  Doktorlar, Mühendisler, Teknisyenler, Akademisyenler,  Farmakologlar,  Diyetisyenler,  Sağlık hizmetleri uzmanları,  Kalite kontrol uzmanları,  Tesis yöneticileri

Sektörler,  Endüstriler…

Analiz Laboratuvarları,  Medikal Laboratuvarlar,  Medikal teknoloji endüstrisi,  Sağlık tesisleri,  Klinik diagnostik,  İlaç endüstrisi,  Tarım endüstrisi,  Gıda endüstrisi,  Veterinerlik,  Kimya endüstrisi,  Çevre, Su & Atıksu endüstrisi,  Petrokimya endüstrisi,  Madencilik endüstrisi,  Enerji sektörü,  Elektrik & Elektronik endüstrisi,  Çimento endüstrisi,  Otomotiv endüstrisi,  Adli tıp/araştırma uygulamaları,  Kozmetik endüstrisi,  Tekstil endüstrisi,  Yapı endüstrisi,  Üretim endüstrisi,  Havacılık ve Uzay endüstrisi,  Ar-Ge tesisleri,  Laboratuvar cihaz ve malzeme dağıtım-satış sektörü

Kamu Kuruluşları…  

Üniversiteler  İlgili Bakanlıklar,  Hastaneler,  Halk sağlığı laboratuvarları  Tahlil kurumları

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk buluşması olan LABSHOW 2017 Endüstriyel Laboratuvar Teknolojileri, Analitik ve Kalite Kontrol Test Çözümleri Fuarı, gördüğü yoğun ilgi ve katılım talepleriyle, önemli bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor…
Endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test çözümlerinde dünya markalarını İzmir’de buluşturacak olan LabShow 2017 Fuarı’nın satışına başlandı. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk fuarı olan ve 16-19 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek LabShow 2017, duyurusu yapıldığı andan itibaren büyük ilgiyle karşılandı.
Türkiye’nin sanayi merkezi; ekonomi, ticaret, turizm, kültür gibi konularda en önemli şehirlerinden olan İzmir’de düzenlenen LabShow 2017, bu yönüyle de önemli avantajlar sunuyor. Çünkü İzmir; merkezinde bulunduğu bölgede yer alan organize sanayi bölgeleri, entegre ve/ veya büyük üretim tesisleri, fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, Ar-Ge merkezleri vb. ile dikkat çekiyor.

Kimya, Petrokimya, Farmakoloji, Gıda, Tekstil, Madencilik, Mikrobiyoloji, Tarım, Otomotiv, İnşaat, Plastik, Çevre, Kozmetik, Enerji, Boya gibi birçok sektörün ortak noktası olan endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test cihazlarının bir arada sunulduğu,

LabShow 2017 Fuarı’nda yer alacak katılımcılar şöyle:

• Laboratuvar Projeleri,
• Tasarım ve Sistemleri Üretim ve Uygulamaları,
• Temel Laboratuvar Cihazları,
• Spektrofotometrik ve Kromotografik Analiz Cihazları,
• Kimyasal Test Cihazları,
• Optik İnceleme Cihazları,
• Mikroskop Teknolojileri,
• Analitik Test Cihazları,
• Laboratuvar Terazileri,
• Fiziksel Test Cihazları,
• Ölçüm Alet ve Teknolojileri,
• Laboratuvar Kimyasalları,
• Laboratuvar Plastik Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Porselen Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Cam Malzemeleri,
• Laboratuvar Metal Malzemeleri,
• Eğitim kurumları,
• Sektörel kuruluşlar,
• Sektörel yayınlar.

Fuar Hakkında Detaylı Bilgi İçin : http://www.labshow2017.com/

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti. Türk bilim adamları, başta kanser tanı ve tarama testleri olmak üzere pek çok endüstride kritik sarf malzemesi olarak kullanılan ve yaklaşık 100 yıldır muadili geliştirilemeyen bir maddeye alternatif olabilecek yeni bir molekülün keşfine imza attı.

Nanoteknoloji ve yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge ileri teknoloji firmalarından biri olan ve ODTÜ Teknokent’te faaliyet gösteren Nanobiomed Kurucu Direktörü Doç. Dr. Gürer Budak ve Patolog/Ürolog Dr. Mehmet Budak öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda keşfedilen Prextrolin adı molekül, uluslararası marka ve patentle de tescil edildi. Amerikan Kimya Derneği tarafından da onaylanan molekül ( CAS Numarası :  1834534-73-4b ), Türkiye’den çıkan bir teknoloji ürünü olarak adını tüm dünyaya duyurdu.

Günümüzde başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tanısında, muayene ve rutin laboratuvar işlemlerinin ardından yapılan histo-patolojik tetkiklerler, hastalığa kesin tanı konulması ve tedavi protokollerinin belirlenmesinde “altın standart” olarak kabul ediliyor. Hematoxylin maddesi ise bu amaçla tüm dünyada en çok kullanılan ve şimdiye kadar doğal ya da sentetik herhangi bir alternatifi geliştirilememiş tek ürün olarak dikkati çekiyor.

Türk bilim adamları tarafından geliştirilen Prextrolin orta iklim kuşağında kolaylıkla yetişen Papaver rhoeas (gelincik) bitkisinden ileri teknoloji kullanılarak sentezlenen yeni bir “doğal kaynaklı” molekül olarak Hematoxylin’e çok önemli bir alternatif oluşturuyor. Prextrolin’in, tıbbi amaçlı kullanımı dışında tekstil, gıda, elektronik, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde de yoğun biçimde tercih edilmesi bekleniyor.

Prextrolin, hastalardan alınan örneklerde hücre çekirdeğindeki DNA’ya moleküler düzeyde bağlanarak mikroskop altında detaylı hücresel tanı parametrelerinin ortaya çıkmasını sağlayan renklendirici bir “biyolojik belirteç” gibi davranıyor.

Bilim ve endüstri dünyasında büyük heyecan yaratan söz konusu buluş, kanser tanısı ve yağmur ormanlarının korunmasına yapacağı katkılar nedeniyle geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde “Sağlık Alanında Yılın Sürdürülebilir Ürünü” ödülünü kazandı. Yeni bir doğal kaynaktan, çevreye duyarlı yöntemlerle elde edilen ve şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni bir kanser tanı molekülü olan Prextrolin, geçen ay yine Amerika Birleşik Devletleri’nde “2017-Büyük İnovasyon” ödülünü kazanarak, başarısını uluslararası düzeyde tescil ettirdi.

Türkiye için bir ilk

Doç. Dr. Gürer Budak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıl süren çalışmalar sonucunda kanser tanı ve tarama testlerinde kullanılabilecek yeni bir ürüne ulaştıklarını söyledi. Prextrolin’in ülkemizdeki ilk fonksiyonel molekül keşfi olduğunu vurgulayan Budak, “Doğal bir kaynaktan, daha önce bilinmeyen bir molekülün izole edilip gösterilmesi ve endüstriyel fonksiyonunun net olarak tanımlanması ülkemizde ilk kez gerçekleşiyor” dedi.

Budak, Prextrolin’in nadir sayıda buluş için geçerli olan, aynı anda bilimsel, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutta paradigma değişikliği yapabilme potansiyeline sahip bir ürün olduğunu söyledi.

Gelincik çiçeği yağmur ormanlarını da koruyacak

Araştırmalarında üretimi kolay, iklimsel değişikliklerden etkilenmeyen doğal bir kaynaktan yola çıkarak, bu alandaki ihtiyaca cevap verebilecek yeni bir tıbbi tanı ürününün geliştirilmesi üzerinde durduklarını anlatan Dr. Gürer Budak, “Asıl büyük buluş ve başarının bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunu yaparken gururla söylüyorum ki üzerinde çalıştığımız pek çok doğal kaynak arasında, DNA bağlanma kapasitesi en yüksek olan moleküler yapıları sadece gelincik çiçeğinden elde edebildik. Prextrolin adını verdiğimiz bu molekülün öncül kimyasal yapılarını ülkemizde kolaylıkla yetişen gelincik bitkisinden izole ettik. Anadolumuzun simgesi olan gelincik çiçeği dünyanın en önemli kanser tanı molekülünün kaynağı olacak. Bu sayede gelincik çiçeği yakın gelecekte çok uzaklardaki yağmur ormanlarının korunmasında da önemli bir görev üstlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Hastalıkların tanı ve tedavi maliyetleri azalacak

Budak, “Prextrolin’in hammadde kaynağının doğada kolay yetişen bir bitki olması ve patentli bir molekül olarak son ürünün her durumda en yüksek saflıkta üretilmesi nedeniyle daha düşük bir maliyetle ve yüksek kalitede piyasaya sürülmesi mümkün olacaktır. Bu da özellikle kanser tanı ve tarama testleri başta olmak üzere diğer hastalıkların tanısı ve diğer endüstriyel kullanım alanlarındaki maliyetlerin azalmasını sağlayacaktır. Bu ve benzeri pek çok sebeple Prextrolin yakın bir gelecekte tıpta önemli bir tanı koyucu ‘biomarker’ olarak yerini alacaktır.” dedi.

Gürer Budak, hammadde kısıtlılığının çözülmesi sayesinde Prextrolin’in tekstil, gıda, elektrik-elektronik, kozmetik ve ilaç üretimi alanlarda da yaygın olarak kullanılabileceğini belirtti.

Pazara çıkmak için geri sayım

Gürer Budak, ürünün teknolojik olgunluk seviyesinin endüstriyel prototip düzeyinde olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte en fazla 24 ay içinde standardizasyon ve sertifikasyon işlemlerinin tamamlanarak, son ürünün uluslararası pazarlara sunulabilecek aşamaya geleceğini bildirdi.

Haber ve Görsel A.A dan Alıntıdır

Kozmetik Sektörünün Beklediği İnovatif Yaklaşım “Kozmetik Kısa Film Yarışması” Sizlerin Katılımını Bekliyor

Kozmetik Sektörünün Beklediği İnovatif Yaklaşım “Kozmetik Kısa Film Yarışması” Sizlerin Katılımını Bekliyor. Laber Kimya Organik Kozmetik Ar-Ge Üretim Pazarlama San. Tic. A.Ş. tarafından organize edilen “Iva Natura Kozmetik Kısa Film Yarışması” kozmetik sektöründe sürdürülebilirliği sağlamaya katkıda bulunacak, organik tarımın devamlılığını sağlayacak projelere destek olarak, biyolojik çeşitliliği vurgulayarak, kozmetik sektörüne katkı koyabilecek ve kültürel değerlerin korunmasına destek olabilecek sanatsal çalışmalara dikkat çekecek.

Neden Kısa Film Yarışması?

“Doğal ve kültürel zenginliklere sahip Türkiye’nin bu zenginliklerle doğrudan ilişkili olan kozmetik sektöründe hak ettiği yeri doğru anlatabilmek ve giderek büyüyen kozmetik pazarında ülkemizin temsil gücünü artırmak gayesiyle yola çıktık. Kısa filmlerin hedef kitleler üzerinde kalıcı etki yaratma potansiyeli ve viral özelliği bulunuyor. Kısa filmler, aynı zamanda düşünceleri veya fikirleri aktarmak için en etkili yollardan biri. Üstelik değişimi de tetikleme gücüne sahip!

Binlerce yıldır birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan ve farklı kültürleri bünyesinde barındıran Anadolu topraklarının ve nimetlerinin güzellik, sağlık ve bakım anlayışına etkisini, kozmetik kısa filmleriyle tanıtmak istedik.

Ülkenin çeşitlilik ve endemiklik açısından zengin florası kozmetik sektörünün sürdürülebilirliği için önemli bir değer taşıyor ancak bu değer konusunda daha yaygın bir farkındalığa ihtiyaç var. Kısa filmler, düşüncelerin veya fikirlerin aktarılmasında en etkili yollardan birisi ve geniş kitlelere erişme özelliği var. Bu sayede pek çok kişiye ulaşmayı hedefliyoruz”.

Yarışma jürisinde birbirinden değerli, alanlarında söz sahibi isimler göze çarpıyor.

Coşkun Aral, Derviş Zaim, Oya Ayman, Özcan Yüksek, Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, Şebnem Schaefer, Selin Demiratar, Tevfik Başer, Uğur İçbak, yarışmanın jüri ekibini oluşturuyor.

YARIŞMANIN KONULARI VE AMAÇ:

Yarışmanın konusu ”Kozmetikte Kullanılan Anadolu Bitkileri”dir. Bu konuyu kapsayacak şekilde yarışmaya katılacak kısa filmler, aşağıdaki temalardan en az birini içermelidir.

-Anadolu’da güzellik anlayışı ve bitkiler
-Anadolu’da şifa anlayışı ve bitkiler
-Günümüz kozmetik sektöründe bitki kullanımı ve işlenme süreçleri
-Sürdürülebilir kozmetik ve bitkiler
-Anadolu kozmetik bitkileri ile ilgili efsaneler, öyküler

ÖDÜLLER:

1. Birincilik ödülü 10.000 TL ve Iva Natura organik kozmetik seti
2. İkincilik ödülü 6.000 TL ve Iva Natura organik kozmetik seti
3. Üçüncülük ödülü 3.000 TL ve Iva Natura organik kozmetik seti
Jüri Özel Ödülü (2 kişiye) GoPro Hero4 ve Iva Natura organik kozmetik seti

TAKVİM:

Basın Toplantısı, İzmir, 27 Ocak 2017
Yarışmacıların Son Başvuru Tarihi 7 Ağustos 2017
Jüriye Yarışmacıların Eserlerinin Ulaştırılması 7 Eylül 2017
Jürinin Karar Toplantısı 7 Ekim 2017
Gala Gecesi (İSTANBUL) Kasım 2017

YARIŞMA BAŞVURUSU ve DETAYLI BİLGİ İÇİN : http://www.ivanaturakozmetikfilm.com/

Kimya Sektörü Ekim Ayını İhracatta Düşüşle Kapadı

Kimya Sektörü Ekim Ayını İhracatta Düşüşle Kapadı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre Ekim ayında kimya ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre miktarda yüzde 2,93 azalış ile 1 milyon 374 bin ton, değerde ise yüzde 4,84 düşüşle 1 milyar 244 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın 10 ayındaki kimya ihracatı değerde 11 milyar 554 milyon dolar oldu. İhracattaki düşüşün başlıca sebepleri; kimyanın en önemli pazarları arasında yer alan çevre ülkelerdeki sorunların sürmesi ve ihracat fiyatlarındaki gerilemeler.
Kimya sektörü Ekim ayında yaşanan daralmaya rağmen 1 milyar 244 milyon dolarlık ihracat ile en fazla ihracat yapan sektörler arasında otomotiv ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ardından üçüncülüğünü koruyarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti.

Sektörün geçtiğimiz ay en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla;

Mısır, Irak, Almanya, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, İspanya, Singapur, Suudi Arabistan ve İngiltere oldu.

Mısır’a ihracat artışı Ekim ayında da devam ederken Singapur’a gerçekleştirilen ihracat yüzde 2 bin artışla 39 milyon 201 bin dolara ulaştı ve ilk 10 ülke arasına girmeyi başardı.

Ekim ayı kimya ihracat rakamlarına alt sektörler bazında bakıldığında ilk sırada bulunan Plastikler ve Mamülleri ihracatının miktarda yüzde 11,29; değerde ise yüzde 12,76 azaldığı görüldü. Geride bıraktığımız ayda Plastik ve Mamülleri ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktarda 187 bin ton, değerde 408 milyon 479 bin dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde en fazla plastik ihracatı yapılan 10 ülke; Irak, Almanya, İngiltere, İran, İsrail, Fransa, İtalya, Bulgaristan, Romanya ve Mısır olarak sıralanırken İsrail ve Fransa dışındaki ülkelerde ihracat kayıpları verilmesi dikkat çekti.

Plastikler ve Mamüllerinin yanı sıra kozmetik, boya ve kauçuk gibi kimyanın farklı alt sektörlerindeki ihracatta da düşüşler yaşandı.

Kimya sektörünün Ocak-Ekim dönemi ihracatı ise miktarda 13 milyon 711 bin ton; değerde 11 milyar 554 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde kimya ihracatı 2015 yılının benzer dönemine göre miktar bazında yüzde 1,29; değer bazında yüzde 10,33 geriledi. On aylık dönemde kimya ihracatında ilk 10 ülke; Almanya, Mısır, Irak, İran, İtalya, İngiltere, ABD, Yunanistan, Hollanda ve Suudi Arabistan olarak sıralandı.

İhracatta yaşanan gelişmelerin küresel ekonomiden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Çevre ülkelerde yaşanan gelişmeler ihracatımızı doğrudan etkiliyor. Ekim ayı rakamları bunu açıkça ortaya koyuyor. Dünya ticaretindeki daralma ve ihracat fiyatlarındaki gerileme de ihracat performansımızı düşürüyor. Miktar bazında ihracat geçen yılki seviyelerle hemen hemen aynı olmasına karşın değerde önemli kayıplar yaşıyoruz. Birim ihracat fiyatlarımızı ve yarattığımız katma değeri artırmamız lazım. İhracattaki tıkanmanın çıkış noktası teknoloji, Ar-Ge ve markalaşma yatırımlarına hız verilmesidir.

Kimya, Türkiye ekonomisinin en yüksek katma değer yaratma gücüne sahip stratejik sektörlerinden bir tanesi. Hükümetimizin yeni ihracat desteklerini çok olumlu buluyoruz. İhracata verilen desteklerin üç katına çıkarılması ve ihracatçıya yeşil pasaport verilmesi kararı bu açıdan önemli. Kimya ihracatçıları olarak bir yandan kayıp yaşadığımız pazarlara alternatif ararken diğer yandan ihracatımızdaki katma değer artışına katkı sağlayacak adımlar atıyoruz. Sektörümüzün farklı üretim kollarını kucaklayan bir yaklaşımla yurtdışı önemli fuarlara milli katılım organizasyonlarımız, ticaret ve alım heyetlerimiz aralıksız sürüyor. Bu yıl Kimya Ar-Ge Proje Pazarı’nın 6.’sını gerçekleştiriyoruz. Katma değerin Ar-Ge kadar önemli bir bileşeni tasarıma olan desteğimiz yanında tanıtım çalışmalarımızda da hız kesmiyoruz” dedi.

Ekim 2015 ( $ )                                       Ekim 2016 ( $ )                                   Fark
1.307.286.582,45                                    1.244.016.284,68                                -4,84

Kaynak : turkchemonline

Türkiye, Yerli Organik Kozmetik Markası Iva Natura İle Tanışıyor

Türkiye, Yerli Organik Kozmetik Markası Iva Natura İle Tanışıyor. Iva Natura; Anadolu’nun el değmemiş, muhteşem doğasında yetişen eşsiz güzellikteki doğal bitkilerden elde edilen, ülkemizin kozmetik sektörüne katma değer katarak üretim yapan sertifikalı organik kozmetik ürünleri markasıdır.

İzmir Alsancak’ta firma tarafından gerçekleştirilen “Organik Kozmetik Şov”da konuşan Iva Natura Genel Müdürü Levent Kahrıman, ürünlerin organik sertifikalı ve vegan ürünler olduğunu anlattı. Anatolian Plant Series (Anadolu bitkileri serisi) adı altında 26 ürün geliştirdiklerini belirten Kahrıman, “Tamamının malzemeleri Türkiye’den.

Mesela; Van Gölü’nün suyuyla tonik, Tuz Gölü’nün tuzuyla peeling (aşındırıcı yüz kremi), Aydın’ın ölmez çiçeği ile antiageing (yaşlanma geciktirici) kremi yaptık.

Türkiye’de yetişen bitkiler ve ürünlerle ürünler yarattık ve organik olarak da sertifikalandırdık” dedi. Ürünlerinin 2 yıldır 10 ülkede satıldığını belirten Levent Kahrıman şöyle konuştu:

turkiye-yerli-organik-kozmetik-markasi-iva-natura-ile-tanisiyor2“Ürünlerimiz Amerika, Almanya, İngiltere, Polonya, Portekiz, Suudi Arabistan, Irak, İran ve Azerbaycan’da satılıyor. Bu yıl ürünlerimizin Türkiye’de tanıtımı için Şebnem Schaefer ile anlaştık. Yurtdışında tanınması ve çok dil bilen bir manken olması nedeniyle tercih ettik. Ürünlerimiz için gerekli malzemeleri Tunceli, Aydın, Hakkari, Burdur, Van, İzmir ve daha birçok ilimizden tedarik ediyoruz. Mesela Van’da birkaç köylü ile anlaşıp Van Gölü’nün suyunu tedarik ettik. Biz kozmetik ürün sattıkça bu ürünleri üreten köylülere de bir gelir modeli oluştu. Ürünlerin hepsi organik ve vegan ürünler. Hayvan haklarına saygılı ve hayvansal bileşen kullanılmayan ürünler. ”

Ürün skalasını hazırlarken bir ailenin ihtiyaç duyabileceği bütün ürünleri düşündüklerini belirten Kahrıman, “Şampuan organikse saç kremi de saç maskesi de organik olmalı. Yüz sabunu, antiageing keremi, el ayak kremi, pişik kremi, çocuk şampuanı gibi ürünlerimiz var. Anne ve bebeğinin bakımını sağlayacak ürünlerimiz var” dedi.

Firma, ayırca 3-6 Kasım 2016 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan Exponatura – 8 . Doğal, Organik ve Sağlıklı Ürünler Fuarında’da ürünlerini ziyaretçiler ile buluşturacak.

turkiye-yerli-organik-kozmetik-markasi-iva-natura-ile-tanisiyor1İzmir Alsancak’ta Iva Natura markasının ürünlerini tanıtan ünlü manken Şebnem Schaefer, “Yarı Türk’üm ama Anadolu çocuğuyum. Bu ürünlerinin Anadolu’nun bitkilerinden yapılması gurur verici” dedi. Kurulan stantta ürünleri anlatan Schaefer, iki haftadır ürünleri kullandığını belirterek, “Cildim güzeldi ama bu ürünlerle daha pürüzsüz oldu. Yarı Türk’üm ama Anadolu çocuğuyum. Bu ürünlerin Anadolu’nun bitkilerinden yapılması gurur verici ” dedi.
Tanıtım sırasında Şebnem Shaefer, eline siyah bakım kremi sürerken, izleyiciler arasından gönüllülerin yüzüne de uygulama yapıldı.

İva natura ürünlerine web sitemizden ulaşabilir ve satın alabilirsiniz : http://www.kimyahaberleri.com/e-magaza/

Detaylı bilgiler için : http://ivanatura.com/ivanatura_sertifikali_organik_kozmetik_iva_natura.html

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sektörü TOBB Toplantısında Buluştu

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sektörü TOBB Toplantısında Buluştu. TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi toplantısı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda kozmetik ve temizlik ürünleri sektöründe yaşanan güncel sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü.
Toplantıya katılan Cengiz Günay, TOBB Yönetim Kurulu olarak, sektör meclislerinde görüşülen konular ile yakından ilgilendiklerini, burada geliştirilen çözüm önerilerini takip ettiklerini belirtti. Günay, sektörün güncel konularını dinlemek ve takip etmek üzere toplantıya katıldığını ifade etti.

Toplantıya katılan sektör temsilcileri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı mevzuat uyumlaştırmaları ve güncel planları, denetim uygulamaları, ihracat sertifikaları, 2023 yılı sektörel hedefler, Ürün Takip Sistemi ve Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası gibi konuları ele aldı. Toplantıda sektör raporu hazırlanmasına yönelik de bir karar alındı.

Meclis Başkanı Ahmet Pura toplantıda yaptığı konuşmada, meclis olarak sorun ve çözüm önerilerini sürekli güncel tuttuklarını bildirdi. İhracat sertifikaları konusunda, ilgili makamlar ile iletişime geçmeye çalıştıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını dile getiren Pura, Türkiye’de piyasaya sunulmadan ihraç edilecek kozmetik ürünlere ilişkin Serbest Satış Sertifikası alamadıklarını, bu konunun da sektörün ihracatı önünde büyük bir engel teşkil ettiğini anlattı. Pura, Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası çalışmalarına başladıklarını ve kendilerine gelen önerilerin değerlendirileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak : TOBB