Avrupa Komisyonu Bazı Kozmetik Hammaddeleri İçin Bilimsel Görüş Talep Etti

Avrupa Komisyonu Bazı Kozmetik Hammaddeleri İçin Bilimsel Görüş Talep Etti. Avrupa Komisyonu, üç kozmetik hammaddesi için Tüketici Güvenliği Bilimsel Komitesi’ne (SCCS) sunulmak üzere görüş sordu. Güvenli kullanımı hakkında görüş talep edilen üç madde ve kullanım alanları şöyle:
Deriden uygulanan kozmetik ürünlerinde UV- filtre olarak kullanılan titanyum dioksitin nano formundaki kaplamaları
Saç boyalarındaki tetrabromofenol mavisi
Kozmetik ürünlerde deri şartlandırma amaçlı kullanılan HEPB (hydroxyethoxyphenyl butanone)
SCCS’nin ayrıca Uluslararası Kozmetik Mevzuatları İşbirliği (ICCR) oluşumu çalışma grubu raporu için de görüş oluşturması istendi. 1,4-dioksan için kozmetik ürünlerde yeni bir güvenlik limiti önerilmesi de SCCS’ye soruldu ancak komitenin bu öneriyi reddetmesi bekleniyor.

Hacettepe Üniversitesinde İlaç ve Kozmetik AR-GE ve Kalite Kontrol Laboratuvarı Açıldı

Kaynak :IMMIB

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri. Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği yönetim kurulu kozmetik sektörünün sorunlarını ve çözümleri ile ilgili yaptığı çalışmayı sizler ile paylaşıyoruz.

Sorun 1. Eksik Sermaye.
Bu tüm kobiler için geçerli olmakla birlikte, kozmetik sektöründe daha da yaygın bir durumdur. Küçük yatırım sermayeleri ve neredeyse yok denecek işletme sermayeleri ile firmalar kuruluyor.

Çözüm : Genel olarak bu başlığı derinleştirmeden devlet teşvik ve desteklerinin ödeme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Mevcut sistemden çok fazla yararlanılamıyor.

Sorun 2. Personel
Sektörde deneyimli personel bulmak çok zor. Sektör büyük çoğunlukla Kobiler den oluştuğundan, Eczacı, Kimyager, Kimya Mühendisi ve Biyologlar uzun süreli sektörde kalmıyorlar. Belli bir sanayi deneyimi sonunda farklı sektörlere geçiş yapıyorlar. 5 yılı aşkın bir deneyime sahip olarak sektörde çalışan nitelikli personel sayısı oldukça az.

Çözüm : İlgili STK (Sivil Toplum Kurumu) lar tarafından, üniversiteler ortaklı, Kamu destekli yada Özel girişimlerle “Kozmetik Uzman Yetiştirme Okulları” açılmalı. Bunlar , 6 ay ile 1,5 yıl arası değişebilecek sürede uygulamalı eğitim vermeliler. İlgili eğitim kurumları prototip üretim yapan tesislerden oluşmalı. Bu kişilerin “Uzman” statüleri kozmetik yönetmeliği ile kabul görmeli, tanımlanmalı, derecelendirilmeli.

Sorun 3. Tesis yetersizlikleri.
Kurulan tesislerin, etkili ve standart üretim yapabilme konusunda yeterliliklerinin olmaması.

Çözüm : Genel teşvik ve destek programlarının etkili hale getirilmesinin yanı sıra ve daha da önemlisi sektörde kümelenme faaliyetlerinin geliştirilmesi gerekir. Bunun geliştirilmesi bazı konuları aşmaya katkı sağlayabilir. Mesela ortak tesis kullanımlar, ortak üretim alanlarının geliştirilmesi, ortak laboratuvarların kurulması.

Sorun 4. Makine ekipman.
Ülkemizde bu konuda fiyatlar oldukça yüksek ve çözümleri yetersiz. Bir orta sınıf araba fiyatının üzerinde sıradan bir dolum makinesi satılıyor.

Çözüm : Kümelenme faaliyetleri ile bu konu aşılabilir. Ayrıca yurt dışı çok uygun çözümler var. Bu konu servis imkanı ülkemizde, makine yurt dışından olacak şekilde de çözülebilir. Ki bazı firmalar bu yola gitmiş durumdalar.

Sorun 5. Ambalaj.
Ülkemizde yeterli ve standart ambalaj çözümleri bulunmuyor. Neredeyse büyük kısmı ithal. İthal olanlar da ise tedarik sorunu yaşanıyor. Stoklu çalışmak yada beklemek gerekiyor. Bu da iyi bir üretim yönetimi yada marka yönetimi için büyük bir sıkıntı oluşturuyor.

Çözüm : Şişecam gibi cam üreticisi kurumların bu konuda alternatif ambalaj çözümleri geliştirmesi . Firmaların bir araya gelerek ortak kalıplar hazırlatması gibi seçenekler olabilir.

Sorun 6. Hammadde.
Üretimde kullanılan hammaddelerin büyük kısmı ithal. Ayrıca “Kozmetik Hammaddeleri” ile ilgili yasal bir düzenleme yok. Denetimsiz ve kontrolsüz bir şekilde sektöre sunuluyor. Ürün ile ilgili tüm riskler üreticiye yükleniyor yasalar ile. Üretici kobi olunca, bilgi eksikliği, tesis eksikliği gibi durumlardan dolayı ürün standardını, formül sürdürülebilirliğini sağlayamıyor.

Çözüm : Ülkemizde “Kozmetik Tarımı”, “Kozmetik Hayvancılığı”, “Kozmetik Madenciliği” kavramları tanımlanmalı. Bu tanımlara uygun teşvik ve çalışma alanları oluşturulmalı. Uzun vadede girdi sorununu büyük oranda çözeceği gibi ülkede başka alanlarda ciddi ekonomik katkı yapacaktır.

“Kozmetik Hammaddeleri” başlıklı bu konuyu düzenleyen bir yönetmelik yayınlanmalı. Yada mevcut yönetmeliğe eklenmeli yada hızlı bir şekilde olacak bir tebliğ, klavuz şeklinde bu konuda hammadde tedarik zincirini kontrol altına almak gerekir. Bu konunun kontrol altına alınması, etkin ve stanadart kozmetik ürünlerin çoğalmasına neden olacaktır. Ve de üretici denetiminden daha kolay ve hızlı olabilecektir.

Sorun 7.Ürün iddiaları.
Mevcut kozmetik tanımımız neredeyse hiçbir iddiayı yazamaz kılmaktadır. Hatta daha da fazlasını talep edip, iddiayı formül içinde ki bir bileşene bağlıyorsanız iddianın bu bileşenden kaynaklı olduğunu da ayrıca doğrulatmayı istemektedir. İddiası olmayan kozmetik ürünler üretemedikten sonra sahada ki normal kozmetik ürünlerin liderleri olan uluslararası firmalar ile hiçbir şekilde rekabet etme şansımız bulunmamaktadır. Bu da sektörün önünü tıkamakla beraber, doktor çalışması, internet satışları, doğrudan satış gibi denetimi olanaksız olan satış kanallarının gelişmesine neden olmaktadır.

Çözüm : Kozmetik ürün iddialarını doğrulamak için yayınlanan klinik çalışma yönetmeliği biran önce uygulanabilir ve rekabet edilebilir şekilde işletilmeye başlanmalıdır. İddialarını bu yönetmelik çerçevesinde doğrulayan firmalar bazı temel ibareleri rahatlıkla kullanabilmelidirler. Kırışıklık giderir, yaşlanma karşıtı etkiye sahiptir, yaşlanmayı geciktirir vb. Sağlık beyanı olan olan iddiları içeren kozmetikler içinde “Geleneksel Tıbbi Bitkiler Yönetmeliği” deki usuller esas alınıp dağıtım kanallarına kısıtlama koyulmadan iddialarını belirtmelerine izin verilmelidir.

Sorun 8.Uluslararası ticaret.
Dünyanın her ülkesinde neredeyse ayrı kozmetik mevzuatı uygulanmaktadır. Bu anlamda ihracat yapmak oldukça zor olmaktadır. Her yeni pazar için yeni masraflar, yeni tesis gerekleri, yeni ambalaj ve etiket maliyetleri rekabet edebilmeyi zorlaştırdığı gibi bundan vaz geçirmektedir.

Çözüm : Kamu düzeyin de ülkeler arasında bu yönlü protokoller oluşturulmalı. Bazı ülkeler de bu kontroller ticari firmalara verilmiş durumda. Bu durum adil rekabet açısından çok doğru değildir. Bu konuda ülkemiz otoritesinin beyanları ve verileri doğru kabul edilmeli. Bunlar olmuyorsa, ülkeye giren kozmetik ürünleri ile alakalı da adil rekabet şartları gereği bazı uygulamalar yapılmalı. Ticari ateşelikler bulundukları ülkelerin mevzuatları ile ilgili bilgilendirilmeli ve olası ticari girişimlerde bilgi verebilmelidir.

Sorun 9.Örgütsüzlük.
Sektörde firmalar örgütlenme konusunda oldukça bilinçsiz bir davranış içindeler. Bu olmayınca kamu da yada ticareten temsilleri zor olmakta sorunları bireysel olarak çözememektedirler.

Çözüm : Bu konuda bildiğiniz üzere derneğimiz kuruldu. Kamunun STK’lar ile ortak hareket ettiği, görüş aldığı üreticilere duyurulmalı. Hatta bazı konularda STK’ları yetkili kılıp üreticinin kendi içinde örgütlü bir yapıya ulaşması sağlanmalı.

Sorun 10.Denetimler konusunda yaptırımlar ve denetim süreçlerinin işleyişinde mağduriyetler yaşanmaktadır. Bildirim yapmayanın denetlenmesi yeterli yapılmamaktadır. Ürün geri çekme gibi bazı kararlar uygulanırken çok kolay karar verilebilmektedir. Bunlar ticareten çok büyük sıkıntılar oluşturmaktadır. Elzem olan tüketici sağlığını korumakla beraber verilen cezaların buna gerçekten hizmet ettiği noktasında bazen netlik oluşmamaktadır.

Çözüm : Denetim raporları daha sık paylaşılmalı. İlgili STK lar denetim süreçlerin de bir şekilde aktive edilebilmelidir. Denetimler de kullanılan kontrol formları hazırlanırken ilgili STK görüşlerine de başvurulmalıdır. Denetimler firmaların büyüklüklerine (özellikle dönemsel üretim yerleri, ev yapımı kozmetikler, etnik kozmetikler vb), üretim yaptıkları ürün gruplarına göre öznel koşullarına göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Örneğin ağda üreticisinden beklenen havalandırma kriteri ile parfüm üreticisinden beklenen aynı olmamalı.

Sorun 11.Markalaşma Stratejisi yok. Bazı yaklaşımlar var fakat yetersiz.

Çözüm : Geçtiğimiz günler de KOSGEB tarafından yayınlan Markalaşma Desteği benzeri programlar arttırılmalı. “Ülkenin Kozmetik Marka” değerini genel olarak arttırıcı faaliyetler de bulunulmalı. Patent hedefli stratejiler geliştirilmeli. Güzel Sanatlar Fakülteleri gibi kuruluşlarda kozmetik ürün tasarımları konusunda uzmanlıklar teşvik edilmeli. Ülkenin moda, sinema ve TV yüzlerinin yerli ürünleri kullanması ve desteklemesi sağlanmalı. Devlet Tiyatroları destekli tanıtım filmleri çekilmeli. Bu ve benzeri eğitim kurumları ve kuruluşlarda kozmetik markalaşmasına yönelik iş birlikleri ve disiplinler arası çalışmalar yapılmalı.

Sorun 12. Ar&Ge hedefi yok.
Ar&Ge merkezi kurabilmenin koşulları nisbeten geçtiğimiz günlerde yumuşatıldı. Fakat bu da yeterli değildir. Min. 30 teknik eleman zorunluluğu var. Bu sayı 50 den düşürüldü. Ortalama toplam çalışan sayısı 10 kişi olan bir sektörde Ar&Ge merkez kurmak çok mümkün değildir

Çözüm : Ar&Ge merkezi kurabilmek için gerekli teknik eleman sayısının 10 olarak tanımlanması bu durumu kolaylaştıracaktır. Kozmetik firmaların iş birliği ve kümelenme çalışmaları ile merkezler kurabilme şansları olacaktır. Ayrıca bir çok üniversitenin araştırma laboratuvar merkezi bulunmaktadır. Bunların çok makul rakamlarla sektörün kullanımına açılması gerekmektedir. Neredeyse aynı ilde 5 tane merkez bulunmasına rağmen bir “paraben free” iddiasını doğrulama testi yapılamamaktadır.

Sorun 13.ÖTV sorunu.
Temel tüketim ürünü olarak kabul edebileceğimiz kozmetik ürünlerinde ÖTV alınmaktadır. Vergilendirme ÖTV + KDV şeklinde işlemektedir. Yani verginin de KDV’si alınmaktadır. Bu kayıt dışı ekonomiyi de göz önüne aldığımızda büyük bir haksız rekabet sorununa dönüşmektedir.

Çözüm : ÖTV’nin kozmetik ürünlerde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Tamamen olmuyorsa da bir çok kozmetik üründe kaldırılması gerekiyor. Düzenleme usulünün de ÖTV’li + KDV şeklinde olmaması lazım.

Sorun 14.Taklitçilik. Uluslararası piyasa dahil olmak üzere, ürünlerin fikri mülküyet haklarının korunması konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.

Çözüm : Fikri mülkiyet hakları konusunda denetimlerin hızlanması için “üretici hakları koruma masası” şeklinde yapılanmalar STK lar arasında ortak olarak oluşturulabilir. Bu oluşumların kamu nezdinde muhatap olarak kabul edilmesi sağlanabilir. Aynı masa üreticilere bu yönlü hem kamusal alanda hem uluslararası alanda hemde ülkemizde bilgilendirme ve savunma çalışmaları yapar.

Sorun 15. Sektörün ticareten ulusal bazda temsil sorunu.
Sektörün temsil yetkisi olan kurumların eksik çalışmaları ve yetersizlikleri önemli bir sorundur. Örneğin “13-14 Ekim 2012 de yapılan Kozmetik Sektörü Gelişim Çalıştayı”. Çalıştay raporu çalıştaydan 3 yıl sonra yayınlandı. 2012 ve 2015 arası hedeflerin neredeyse hiç biri yapılmamış durumda ve neredeyse kimsenin bu hedeflerden haberi yok.

Çözüm : Sektörü ulusal olarak uluslarası ticaret de temsil yetkisinin sektörünün tüm bileşenlerini kapsaması ve yeniden yapılandırılması gerekiyor. İlgili temsil mekanizmasına STK temsilcileri, kamu çalışanları, akademisyenler, bağımsız araştırmacılar da dahil edilmelidir.

Sorun 16.Mevzuat geçiş süreçleri yetersiz olabiliyor.

Çözüm : Mevzuat değişikliklerinde geçiş süreleri ve değişikliklerin uygulanması için daha uzun süreler tanınmalı. Mevzuat görüşlerine başvurulduğunda dönüşler için daha çok zaman tanınmalı.

Sorun 17.Yerli üreticilere yönelik itibarsızlaştırma var.
Bilinçli yada bilinç dışı bir şekilde yerli üreticiler basın ve farklı kanallarda bilinç altında itibarsızlaştırılıp, güvensiz algısı yaratılıyor. Bu yerli bir kozmetik markası doğmasının önündeki en büyük engellerdendir.

Çözüm : Kamu spotları ile sektör desteklenmeli. Basında yerli markaların yer bulması sağlanmalı. İtibarsızlaştırma girişim

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kaynak : KUAD

Kimyagerler derneği tarafından organize edilen kozmetik kongresinin 4’üncüsü Antalya’da gerçekleştirildi.

Kimyagerler derneği tarafından organize edilen kozmetik kongresinin 4’üncüsü bu yıl 14-15-16 Şubat 2014 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi. Yoğun bir katılım ile gerçekleşen kongrede sivil toplum kuruluşları, kamu kurum temsilcileri, üniversite temsilcileri ve sektör temsilcileri bir araya geldi. 613 katılımcıyla gerçekleştirilen kongreye kamu kurum temsilcilerinden T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurum Bşk Yrd. Dr. Ali Sait SEPTİOĞLU, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Kozmetik Ürünler Daire Başkanı Dr.Ecz. Evren ALĞIN YAPAR, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Kozmetik Denetim Daire Başkanı Uzm.Ecz. Sevil AZAK SUNGUR katıldı.

4.Kozmetik Kongresi 14 Şubatta Kimyagerler Derneği Genel Başkanı ve 4.Kozmetik Kongresi Koordinatörü Prof. Dr. Çetin Güler, Kongre Komitesi Başkanı ve Kimyagerler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kimyager Levent KAHRIMAN ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurum Bşk. Yrd. Dr. Ali Sait SEPTİOĞLU Açılış konuşmalarıyla başladı.
Açılış konuşmalarının ardından “Kozmetik Mevzuatları” oturumu ile kongre devam etti. Kozmetik mevzuatları oturumunda
Dr. Ecz. Evren ALĞIN YAPAR – Kozmetikte Yenilikler ve Mevzuat,
Uzm. Ecz. Sibel ERDİNÇ GÜRER – Kozmetik Denetimleri,
Kim. Serhan NASIRLI – Kozmetikte GMP,
Prof. Dr. Selahattin SERİN – Kozmetik Sektörüne Genel Bakış konulu sunumlar gerçekleştirildi.
Açılış kokteylinin ardından ilk gün sona erdi.

Kongrenin 2.ci gününde “Kozmetikte Ar-Ge ve İnovasyon, Kozmetik Hammaddeleri Ve Ürün Formülasyonu, Kozmetik Hammaddeleri Ve Ürün Formülasyonu, Kozmetik Ürün Formülasyonları Ve Ürün Güvenliği” “oturumları gerçekleştirildi.

Kozmetikte Ar-Ge ve İnovasyon” oturumu
Oturum Başkanı: Dr. Ecz. Evren ALĞIN YAPAR
Uzm. Bekir ÇAKICI – Enkapsule Edilmiş Güneş Koruyucuları İçeren Formülasyonların Klasik Kozmetiklere Göre Avantajlarının In Vıtro Olarak Değerlendirilmesi
Taylan DEMİRKAYA – Tüketici ürünlerine inovatif yaklaşım
Nazım TANRIKULU – Kozmetik Bitkileri Tarımı ve Türkiye Florasının Kozmetik Bitkileri Açısından Önemi
Çiğdem KURDOĞLU – Parfümlerde Son Trendler

“Kozmetik Hammaddeleri Ve Ürün Formülasyonu” oturumu
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yücel KADIOĞLU
Vijay BAHADUR – Sweetening Cosmetics
Sevgi SENEL GÜLER – Kişisel Bakımda (Renkli Kozmetik Alanı Dışında) Etki Pigmentlerinin Kullanımı
Prof. Dr. Süreyya ÖLGEN – Kozmetik Moleküllerin Akılcı Tasarım Yöntemleri
Erdoğan GÜLER – Kozmetik Ürünlerde Kök Hücre Kullanımı

Öğlen Yemeği
“Kozmetik Hammaddeleri Ve Ürün Formülasyonu” Oturumu
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yasemin YAZAN
Yük. Kim. Yeşim ÇAT – Doğal Hammaddelerin Ayrıştırma Yöntemleri
Kimyager Deniz DANYILDIZ – Kozmetik ve Esans Hammaddeleri
Kim. Müh. Sevgi Salar GÜRGEN – Kozmetik Aktifleri ve Uygulamaları
Kim. Müh. Birgen KALEAĞASI – Kremlerin Performansının Karşılaştırılması ve Bunu Etkileyen Parametreler

kozmetik kongresi

“Kozmetik Ürün Formülasyonları Ve Ürün Güvenliği” Oturumu

Prof. Dr. V. ROGIERS – Cosmetics Safety Assessment
Dr. Helena KANDAROVA – In Vitro Assay Methods For Cosmetic Products
Uzm. Ecz. İsmail ASLAN –Antiaging Modern Kozmetik Formülasyonları, Güvenlik Değerlendirmeleri ve Toksikolojik Yaklaşımlar
Prof. Dr. Süeda HEKİMOĞLU – Kozmetik Formülasyonlarda Taşıyıcı Sistem Olarak Katı Lipit Partiküller

2. günün oturumlarından sonra “Sektörel Sorunları Değerlendirme Paneli” gerçekleştirildi. Kamu ve Sivil Toplum Kurum Temsilcileri ile Sektör Temsilcilerini bir araya getiren panelde sektörde yaşanan sorunlar ve yaşanan bu sorunlara çözüm önerileri getirildi.

Kongrenin 3.gününde Prof. Dr. Gürel NİŞLİ oturum başkanlığında “Kozmetik Ürün Standardizasyonu” oturumu
Ve Kongrenin değerlendirilmesi oturumu gerçekleştirildi. Kongreye posterleriyle katılan katılımcılar arasında düzenlenen Poster Ödülleri sahipleri de değerlendirme oturumunda açıklanarak; ödül dağıtımı gerçekleştirildi.
Toplu Kongre Fotoğraf çekiminin ardından kongre sonlandırıldı.

kongre