Kimyahaberleri KOSGEB Projelerinizde Danışmanlık Sağlıyor 300 Milyon TL lik Destek Sizi Bekliyor

Kimyahaberleri KOSGEB Projelerinizde Danışmanlık Sağlıyor 300 Milyon TL lik Destek Sizi Bekliyor. Büyüyen, gelişen yapısı ve kurulan iş ortaklıkları ile Kimyahaberleri ekibi proje danışmanlık hizmetlerinizde artık yanınızda. Uzman kadromuz ile sizlere destek olarak hibe ve teşviklerden yararlanması sağlıyoruz. Fırsatı kaçırmayın sizlerde firmanız için desteklerden yararlanın.

KOSGEB, KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı ile “Bilişim Teknolojileri KOBİ’lerinin, Geliştirilmesi”, “Hızlı Büyüyen KOBİ’lerde Kapasite Geliştirme” ve “KOSGEB Destekli Girişimlere İvme” isimli üç yeni çağrı daha yayınladı.

KOBİ Gelişim Destek Programı kapsamında 3 ayrı çağrıdan oluşan yeni destek paketi KOBİ’lere 300 Milyon TL daha destek verecek.

kosgeb

KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programı’na yönelik projesini hazırlayan KOBİ’ler, projelerinin kurul tarafından kabul edilmesi durumunda destek alma hakkını kazanacak.

-Başvuru Tarihi

Başvurular 30 Mayıs–1 Temmuz 2016 tarihleri arasında elektronik ortamda yapılacak.

Başvuru şartları, diğer hususlar ve tüm detaylar için bizler ile iletişime geçebilirsiniz : iletisim@kimyahaberleri.com

Kimyahaberleri KOSGEB Projelerinizde Danışmanlık Sağlıyor 300 Milyon TL lik Destek Sizi Bekliyor

Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız

Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: “Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır”dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz” dedi.

Bakan Işık, Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi (GEPOSB) açılında, buranın yüzde 90’ı geçen doluluk oranı, altyapısı, çevre hassasiyeti açısından gerçekten de en başarılı, örnek OSB’lerden biri olduğunu söyledi.

OSB’de faaliyet gösteren 129 firmanın 10 binden fazla istihdam ürettiğine işaret eden Bakan Işık, “Biz Bakanlığımızda 3Y anlayışıyla, yani yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Aynı anlayışın plastikçiler OSB tarafından da sahiplenilmesi, bizleri çok memnun ediyor” diye konuştu.

Özellikle plastik gibi sektörlerde yapılan üretimin çevreye etkilerini en aza indirmenin çok büyük önem taşıdığına değinen Işık, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, hem OSB yönetimine hem de burada üretim yapan sanayicilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu yeni idare binasıyla birlikte, burada üretim yapan sanayicilerimize çok daha iyi hizmet verilecek olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Plastikçiler OSB, hem OSB’lerin sanayimiz için önemini hem de Türkiye’deki OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından çok güzel bir örnektir. İnşallah, üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız Üretim Reform Paketi ile OSB’lerdeki başarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz.”

Yeni girişimcilere parsel üretme hedefi

Bakan Işık, plastik OSB’lerin hem OSB’lerin sanayiciler için önemini hem de Türkiye’de OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından iyi bir örnek olduğunu dile getirerek, “İnşallah üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız yeni girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları atacağız, önemli düzenlemeleri hayata geçireceğiz” diye konuştu.

Bu konuda net kararlarının olduğuna işaret eden Işık, şöyle devam etti:

“Bir tarafta üretim yapmak için yer arayan ve bulamayan sanayicimiz, diğer taraftan yarın ‘daha fazla para eder’ diye arazisini satmayan veya değerlendirmeyen gayrimenkul sahipleri var. Üretim yapılmayan parsel kamulaştırmayla elde edilmişse o kamulaştırmayla elde edildiği için tapu dahi olsa geri alacağız. Her kim OSB’de rant için bir yatırım yapıyorsa onun eli yanacak, bu konuda kararlıyız. Kamulaştırmayla elde edilen sanayi parsellerinde kesinlikle tolerans göstermeyeceğiz. Dededen kalmıştır, babadan kalmıştır, kendisi almıştır, o kendi bileceği iştir ama bu noktada kesin kararlı bir duruşumuz var ve inşallah üretim reform paketinde bu konuyla ilgili çok önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”

OSB’de kullanılan suya indirim

Işık, ayrıca OSB’lerdeki su konusuna da değinerek, “Sizlerle bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Büyükşehir belediyemiz, Kocaeli’deki OSB’lerde yüzde 10 indirimli uygulanan su fiyatlarını yüzde 20 indirimli uygulama kararını aldı. Bu örnek kararıyla sanayicilerimizin yanında olduğunu bir kere daha gösteren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Plastiklerin telefondan televizyona, otomobilden su şişelerine, yalıtım malzemelerinden yiyecek ambalajlarına kadar hayatın her alanında gittikçe artan bir hızla kullanım alanı bulunduğunu belirten Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her geçen gün yeni uygulama alanları ortaya çıkan plastikler, bugün demir, tahta ve cam gibi materyallerin yerine alternatif bir malzeme olarak kullanılmaktadır. Plastik gibi sektörler, diğer birçok sektöre girdi ürettiği için de ayrı bir önem taşıyor. Hafif, çok yönlü ve dayanıklı plastikler perakende, ambalaj, inşaat, sağlık, tarım, mobilya, otomotiv ve yenilenebilir enerji gibi sektörler için stratejik önem taşıyor. Türkiye’nin plastik sektöründe çok ciddi bir potansiyel taşıdığına inanıyorum. Zira ülkemizin petrokimya piyasası, Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biridir. Plastik sanayi girdisinin yüzde 90’ını bu sektörden sağlamaktadır. 2015 yılında, 33 milyar dolar değerinde 8,6 milyon ton plastik mamul ürettik. 2,9 milyar dolar ithalata karşılık 4,3 milyar dolar ihracat yaptık, yani bu sektörde dış ticaret fazlası verdik.”

” Türkiye dünyanın en büyük 7. plastik üreticisi”

Bakan Fikri Işık, Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) verilerine göre, 2014 yılında ülkede kauçuk ve plastik sektöründe 165 bin kişiye istihdam sağlayan firmaların faaliyet karlılığının da yüzde 6,4 olduğunu belirtti.

Türkiye’nin 2002 yılında dünyada üretilen toplam plastiğin yüzde1,1’ini ürettiğini aktaran Işık, “2013 yılında ise bu oran yüzde 2,8’e yükseldi. Türkiye’nin plastik üretimi, 2002’den sonra, dünya ortalamasından ortalama 3 kat daha hızlı büyüdü. Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır. Bugün dünyada üretilen her 10 kilogram plastiğin 4 kilogramını Çin ve ABD üretmektedir. Ancak Çin, düşük katma değerli plastik ürünleri üretirken ABD, teknik plastiğe yoğunlaşmıştır. Dünyada plastik üretimi son 60 yılda 150 kattan fazla artış göstermiştir. Her yıl kişi başı plastik talebinin yüzde 4 arttığını düşünürsek, bu sektörde atacağımız adımların önemi daha iyi anlaşılacaktır” dedi.

Işık, Türkiye’nin plastik sektöründe karşılaştığı iki temel sorun olduğuna işaret ederek, “Bunlardan birincisi, petrokimya ürünlerini girdi olarak kullanan bu sektörün yüzde 86 dışa bağımlı olmasıdır. Ne yazık ki bu konuda kısa vadede yapılabilecek fazla bir şey yok. Sektörün yaşadığı ikinci temel sorun ise katma değerin düşük olmasıdır. İşte bu konuda, sektörle birlikte kısa, orta ve uzun vadede yapabileceğimiz, yapacağımız çok iş var” değerlendirmesinde bulundu.

“Ar-Ge’ye yoğunlaşmak durumundayız”

Geçen yıl ihraç edilen bir kilogram plastik için 2,75 dolar gelir elde edildiğini dile getiren Işık, şunları söyledi:

“Bu fiyat, bizi, dünya plastik mamul ihracatını yönlendiren 20 ülkenin içinde 18’inci sıraya düşürüyor. Bu nedenle, plastik sektöründe Ar-Ge, inovasyon, tasarım gibi alanlara yoğunlaşmak durumundayız. Bu açıdan Ar-Ge Reform Paketi’nin tüm sanayi sektörlerimiz için olduğu gibi plastik sektörü için de bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Tasarım faaliyetlerinin destek kapsamına alınması, Ar-Ge merkezlerinde daha fazla ve daha nitelikli personel istihdamının sağlanması, sipariş yoluyla yaptırılan Ar-Ge ve tasarım projelerinin de vergi indirimine tabi tutulması gibi adımlar bu açıdan çok önemlidir.”

“Bölgeyi teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz”

KOBİ’lerin marka, patent ve standart belgelerinin ücretini KOSGEB‘in karşılayacağını belirten Işık, bu ve benzeri adımlarla, sektörlerin daha fazla Ar-Ge ve tasarım projesini hayata geçireceğine inandığını bildirdi.

Gebze Plastikçiler OSB’de üretim yapan sanayicilerin bu açıdan çok şanslı olduğunu düşündüğünü ifade eden Işık,” Zira bu bölgeyi, sadece Türkiye çapında değil küresel çapta bir teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bilişim Vadisi başta olmak üzere bu bölgede hayata geçireceğimiz projelerle, burada çok güçlü bir teknoloji ve yenilik ekosistemi oluşturacağız. Bu ekosistemin bu bölgede üretim yapan ve yapacak olan tüm sanayicilerimizi olumlu etkileyeceğine, adeta zincirleme bir reaksiyon başlatarak tüm sektörlerimizin teknoloji kapasitesini artıracağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Rekabetçi bir plastik sektörü inşa edeceğiz”

“Bakanlığımızda birçok sektörü olduğu gibi plastik sektörünü de çok yakından takip ediyoruz” diyen Fikri Işık, şunları kaydetti:

“Uygulaması bu yıl bitecek olan Kimya Sektörü Stratejimizin üç ana bileşeninden biri de kauçuk ve plastik ürünlerdi. 2014’ün sonunda benim de katıldığım bir sektör buluşması gerçekleştirmiştik. O toplantıda 18 firma tarafından 26 sorun iletilmişti. Orada dile getirilen sorunları da yakından takip ettiğimizi, Ar-Ge paketimizde ve hazırlıklarını sürdürdüğümüz üretim paketimizde bazılarının çözümlerine yer verdiğimizi ifade etmek istiyorum. İnşallah, her açıdan çok daha rekabetçi bir plastik sektörünü sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Sektörün ürettiği ve ihraç ettiği ürünlerin ortalama kilogram fiyatını artırmak için yoğun bir şekilde çalışacağız. Bu çalışmaların semerelerini de yine sizlerle birlikte toplayacağız.”

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak: Sanayi Bakanlığı

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri. Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği yönetim kurulu kozmetik sektörünün sorunlarını ve çözümleri ile ilgili yaptığı çalışmayı sizler ile paylaşıyoruz.

Sorun 1. Eksik Sermaye.
Bu tüm kobiler için geçerli olmakla birlikte, kozmetik sektöründe daha da yaygın bir durumdur. Küçük yatırım sermayeleri ve neredeyse yok denecek işletme sermayeleri ile firmalar kuruluyor.

Çözüm : Genel olarak bu başlığı derinleştirmeden devlet teşvik ve desteklerinin ödeme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Mevcut sistemden çok fazla yararlanılamıyor.

Sorun 2. Personel
Sektörde deneyimli personel bulmak çok zor. Sektör büyük çoğunlukla Kobiler den oluştuğundan, Eczacı, Kimyager, Kimya Mühendisi ve Biyologlar uzun süreli sektörde kalmıyorlar. Belli bir sanayi deneyimi sonunda farklı sektörlere geçiş yapıyorlar. 5 yılı aşkın bir deneyime sahip olarak sektörde çalışan nitelikli personel sayısı oldukça az.

Çözüm : İlgili STK (Sivil Toplum Kurumu) lar tarafından, üniversiteler ortaklı, Kamu destekli yada Özel girişimlerle “Kozmetik Uzman Yetiştirme Okulları” açılmalı. Bunlar , 6 ay ile 1,5 yıl arası değişebilecek sürede uygulamalı eğitim vermeliler. İlgili eğitim kurumları prototip üretim yapan tesislerden oluşmalı. Bu kişilerin “Uzman” statüleri kozmetik yönetmeliği ile kabul görmeli, tanımlanmalı, derecelendirilmeli.

Sorun 3. Tesis yetersizlikleri.
Kurulan tesislerin, etkili ve standart üretim yapabilme konusunda yeterliliklerinin olmaması.

Çözüm : Genel teşvik ve destek programlarının etkili hale getirilmesinin yanı sıra ve daha da önemlisi sektörde kümelenme faaliyetlerinin geliştirilmesi gerekir. Bunun geliştirilmesi bazı konuları aşmaya katkı sağlayabilir. Mesela ortak tesis kullanımlar, ortak üretim alanlarının geliştirilmesi, ortak laboratuvarların kurulması.

Sorun 4. Makine ekipman.
Ülkemizde bu konuda fiyatlar oldukça yüksek ve çözümleri yetersiz. Bir orta sınıf araba fiyatının üzerinde sıradan bir dolum makinesi satılıyor.

Çözüm : Kümelenme faaliyetleri ile bu konu aşılabilir. Ayrıca yurt dışı çok uygun çözümler var. Bu konu servis imkanı ülkemizde, makine yurt dışından olacak şekilde de çözülebilir. Ki bazı firmalar bu yola gitmiş durumdalar.

Sorun 5. Ambalaj.
Ülkemizde yeterli ve standart ambalaj çözümleri bulunmuyor. Neredeyse büyük kısmı ithal. İthal olanlar da ise tedarik sorunu yaşanıyor. Stoklu çalışmak yada beklemek gerekiyor. Bu da iyi bir üretim yönetimi yada marka yönetimi için büyük bir sıkıntı oluşturuyor.

Çözüm : Şişecam gibi cam üreticisi kurumların bu konuda alternatif ambalaj çözümleri geliştirmesi . Firmaların bir araya gelerek ortak kalıplar hazırlatması gibi seçenekler olabilir.

Sorun 6. Hammadde.
Üretimde kullanılan hammaddelerin büyük kısmı ithal. Ayrıca “Kozmetik Hammaddeleri” ile ilgili yasal bir düzenleme yok. Denetimsiz ve kontrolsüz bir şekilde sektöre sunuluyor. Ürün ile ilgili tüm riskler üreticiye yükleniyor yasalar ile. Üretici kobi olunca, bilgi eksikliği, tesis eksikliği gibi durumlardan dolayı ürün standardını, formül sürdürülebilirliğini sağlayamıyor.

Çözüm : Ülkemizde “Kozmetik Tarımı”, “Kozmetik Hayvancılığı”, “Kozmetik Madenciliği” kavramları tanımlanmalı. Bu tanımlara uygun teşvik ve çalışma alanları oluşturulmalı. Uzun vadede girdi sorununu büyük oranda çözeceği gibi ülkede başka alanlarda ciddi ekonomik katkı yapacaktır.

“Kozmetik Hammaddeleri” başlıklı bu konuyu düzenleyen bir yönetmelik yayınlanmalı. Yada mevcut yönetmeliğe eklenmeli yada hızlı bir şekilde olacak bir tebliğ, klavuz şeklinde bu konuda hammadde tedarik zincirini kontrol altına almak gerekir. Bu konunun kontrol altına alınması, etkin ve stanadart kozmetik ürünlerin çoğalmasına neden olacaktır. Ve de üretici denetiminden daha kolay ve hızlı olabilecektir.

Sorun 7.Ürün iddiaları.
Mevcut kozmetik tanımımız neredeyse hiçbir iddiayı yazamaz kılmaktadır. Hatta daha da fazlasını talep edip, iddiayı formül içinde ki bir bileşene bağlıyorsanız iddianın bu bileşenden kaynaklı olduğunu da ayrıca doğrulatmayı istemektedir. İddiası olmayan kozmetik ürünler üretemedikten sonra sahada ki normal kozmetik ürünlerin liderleri olan uluslararası firmalar ile hiçbir şekilde rekabet etme şansımız bulunmamaktadır. Bu da sektörün önünü tıkamakla beraber, doktor çalışması, internet satışları, doğrudan satış gibi denetimi olanaksız olan satış kanallarının gelişmesine neden olmaktadır.

Çözüm : Kozmetik ürün iddialarını doğrulamak için yayınlanan klinik çalışma yönetmeliği biran önce uygulanabilir ve rekabet edilebilir şekilde işletilmeye başlanmalıdır. İddialarını bu yönetmelik çerçevesinde doğrulayan firmalar bazı temel ibareleri rahatlıkla kullanabilmelidirler. Kırışıklık giderir, yaşlanma karşıtı etkiye sahiptir, yaşlanmayı geciktirir vb. Sağlık beyanı olan olan iddiları içeren kozmetikler içinde “Geleneksel Tıbbi Bitkiler Yönetmeliği” deki usuller esas alınıp dağıtım kanallarına kısıtlama koyulmadan iddialarını belirtmelerine izin verilmelidir.

Sorun 8.Uluslararası ticaret.
Dünyanın her ülkesinde neredeyse ayrı kozmetik mevzuatı uygulanmaktadır. Bu anlamda ihracat yapmak oldukça zor olmaktadır. Her yeni pazar için yeni masraflar, yeni tesis gerekleri, yeni ambalaj ve etiket maliyetleri rekabet edebilmeyi zorlaştırdığı gibi bundan vaz geçirmektedir.

Çözüm : Kamu düzeyin de ülkeler arasında bu yönlü protokoller oluşturulmalı. Bazı ülkeler de bu kontroller ticari firmalara verilmiş durumda. Bu durum adil rekabet açısından çok doğru değildir. Bu konuda ülkemiz otoritesinin beyanları ve verileri doğru kabul edilmeli. Bunlar olmuyorsa, ülkeye giren kozmetik ürünleri ile alakalı da adil rekabet şartları gereği bazı uygulamalar yapılmalı. Ticari ateşelikler bulundukları ülkelerin mevzuatları ile ilgili bilgilendirilmeli ve olası ticari girişimlerde bilgi verebilmelidir.

Sorun 9.Örgütsüzlük.
Sektörde firmalar örgütlenme konusunda oldukça bilinçsiz bir davranış içindeler. Bu olmayınca kamu da yada ticareten temsilleri zor olmakta sorunları bireysel olarak çözememektedirler.

Çözüm : Bu konuda bildiğiniz üzere derneğimiz kuruldu. Kamunun STK’lar ile ortak hareket ettiği, görüş aldığı üreticilere duyurulmalı. Hatta bazı konularda STK’ları yetkili kılıp üreticinin kendi içinde örgütlü bir yapıya ulaşması sağlanmalı.

Sorun 10.Denetimler konusunda yaptırımlar ve denetim süreçlerinin işleyişinde mağduriyetler yaşanmaktadır. Bildirim yapmayanın denetlenmesi yeterli yapılmamaktadır. Ürün geri çekme gibi bazı kararlar uygulanırken çok kolay karar verilebilmektedir. Bunlar ticareten çok büyük sıkıntılar oluşturmaktadır. Elzem olan tüketici sağlığını korumakla beraber verilen cezaların buna gerçekten hizmet ettiği noktasında bazen netlik oluşmamaktadır.

Çözüm : Denetim raporları daha sık paylaşılmalı. İlgili STK lar denetim süreçlerin de bir şekilde aktive edilebilmelidir. Denetimler de kullanılan kontrol formları hazırlanırken ilgili STK görüşlerine de başvurulmalıdır. Denetimler firmaların büyüklüklerine (özellikle dönemsel üretim yerleri, ev yapımı kozmetikler, etnik kozmetikler vb), üretim yaptıkları ürün gruplarına göre öznel koşullarına göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Örneğin ağda üreticisinden beklenen havalandırma kriteri ile parfüm üreticisinden beklenen aynı olmamalı.

Sorun 11.Markalaşma Stratejisi yok. Bazı yaklaşımlar var fakat yetersiz.

Çözüm : Geçtiğimiz günler de KOSGEB tarafından yayınlan Markalaşma Desteği benzeri programlar arttırılmalı. “Ülkenin Kozmetik Marka” değerini genel olarak arttırıcı faaliyetler de bulunulmalı. Patent hedefli stratejiler geliştirilmeli. Güzel Sanatlar Fakülteleri gibi kuruluşlarda kozmetik ürün tasarımları konusunda uzmanlıklar teşvik edilmeli. Ülkenin moda, sinema ve TV yüzlerinin yerli ürünleri kullanması ve desteklemesi sağlanmalı. Devlet Tiyatroları destekli tanıtım filmleri çekilmeli. Bu ve benzeri eğitim kurumları ve kuruluşlarda kozmetik markalaşmasına yönelik iş birlikleri ve disiplinler arası çalışmalar yapılmalı.

Sorun 12. Ar&Ge hedefi yok.
Ar&Ge merkezi kurabilmenin koşulları nisbeten geçtiğimiz günlerde yumuşatıldı. Fakat bu da yeterli değildir. Min. 30 teknik eleman zorunluluğu var. Bu sayı 50 den düşürüldü. Ortalama toplam çalışan sayısı 10 kişi olan bir sektörde Ar&Ge merkez kurmak çok mümkün değildir

Çözüm : Ar&Ge merkezi kurabilmek için gerekli teknik eleman sayısının 10 olarak tanımlanması bu durumu kolaylaştıracaktır. Kozmetik firmaların iş birliği ve kümelenme çalışmaları ile merkezler kurabilme şansları olacaktır. Ayrıca bir çok üniversitenin araştırma laboratuvar merkezi bulunmaktadır. Bunların çok makul rakamlarla sektörün kullanımına açılması gerekmektedir. Neredeyse aynı ilde 5 tane merkez bulunmasına rağmen bir “paraben free” iddiasını doğrulama testi yapılamamaktadır.

Sorun 13.ÖTV sorunu.
Temel tüketim ürünü olarak kabul edebileceğimiz kozmetik ürünlerinde ÖTV alınmaktadır. Vergilendirme ÖTV + KDV şeklinde işlemektedir. Yani verginin de KDV’si alınmaktadır. Bu kayıt dışı ekonomiyi de göz önüne aldığımızda büyük bir haksız rekabet sorununa dönüşmektedir.

Çözüm : ÖTV’nin kozmetik ürünlerde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Tamamen olmuyorsa da bir çok kozmetik üründe kaldırılması gerekiyor. Düzenleme usulünün de ÖTV’li + KDV şeklinde olmaması lazım.

Sorun 14.Taklitçilik. Uluslararası piyasa dahil olmak üzere, ürünlerin fikri mülküyet haklarının korunması konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.

Çözüm : Fikri mülkiyet hakları konusunda denetimlerin hızlanması için “üretici hakları koruma masası” şeklinde yapılanmalar STK lar arasında ortak olarak oluşturulabilir. Bu oluşumların kamu nezdinde muhatap olarak kabul edilmesi sağlanabilir. Aynı masa üreticilere bu yönlü hem kamusal alanda hem uluslararası alanda hemde ülkemizde bilgilendirme ve savunma çalışmaları yapar.

Sorun 15. Sektörün ticareten ulusal bazda temsil sorunu.
Sektörün temsil yetkisi olan kurumların eksik çalışmaları ve yetersizlikleri önemli bir sorundur. Örneğin “13-14 Ekim 2012 de yapılan Kozmetik Sektörü Gelişim Çalıştayı”. Çalıştay raporu çalıştaydan 3 yıl sonra yayınlandı. 2012 ve 2015 arası hedeflerin neredeyse hiç biri yapılmamış durumda ve neredeyse kimsenin bu hedeflerden haberi yok.

Çözüm : Sektörü ulusal olarak uluslarası ticaret de temsil yetkisinin sektörünün tüm bileşenlerini kapsaması ve yeniden yapılandırılması gerekiyor. İlgili temsil mekanizmasına STK temsilcileri, kamu çalışanları, akademisyenler, bağımsız araştırmacılar da dahil edilmelidir.

Sorun 16.Mevzuat geçiş süreçleri yetersiz olabiliyor.

Çözüm : Mevzuat değişikliklerinde geçiş süreleri ve değişikliklerin uygulanması için daha uzun süreler tanınmalı. Mevzuat görüşlerine başvurulduğunda dönüşler için daha çok zaman tanınmalı.

Sorun 17.Yerli üreticilere yönelik itibarsızlaştırma var.
Bilinçli yada bilinç dışı bir şekilde yerli üreticiler basın ve farklı kanallarda bilinç altında itibarsızlaştırılıp, güvensiz algısı yaratılıyor. Bu yerli bir kozmetik markası doğmasının önündeki en büyük engellerdendir.

Çözüm : Kamu spotları ile sektör desteklenmeli. Basında yerli markaların yer bulması sağlanmalı. İtibarsızlaştırma girişim

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kaynak : KUAD

TechAnkara Proje Pazarı 2015 Başvuruları Başladı

TechAnkara Proje Pazarı 2015 Başvuruları Başladı. Yenilikçi projesi olup projesini geniş kitlelere ulaştırmak, fikrini ticarileştirmek ve yatırımcılara ulaşmak, doğru kişiler ve kurumlarla iletişim kurmak isteyenler için TechAnkara Proje Pazarı 2015 başvuruları başladı.

Etkinliğe projeleri ile başvurmak isteyen katılımcılar başvurularını http://www.ankaraprojepazari.com internet adresi üzerinden online olarak yapabilirler.

TechAnkara Proje Pazarı
TechAnkara Proje Pazarı’nda yenilikçi projeler sergilenecek, projeler, yatırımcılar ve iş çevreleri ile bir araya gelecektir. Etkinlik sayesinde projeler için kaynak ve pazar bulma, ticarileşme ve işbirliği fırsatları ortaya çıkacaktır. Ayrıca ikili görüşmelere yer tahsis edilecek ve ağ oluşturma ortamı sağlanacaktır. Etkinlik kapsamında projeler yarışacak ve başarılı projelere, birebir mentörlük, yurtdışı pazarlara giriş gibi teknoloji ticarileştirme odaklı ödüller sunulabilecektir.

Etkinlik; üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Borsa İstanbul, TÜBİTAK, TOBB, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, organize sanayi bölgeleri, KOSGEB, Türkiye Patent Enstitüsü, melek yatırımcı ağları, girişim sermayesi firmaları ve sivil toplum kuruluşları işbirliğinde gerçekleştirilecektir.

Etkinliğimizle ilgili detaylar http://www.ankaraprojepazari.com web sitesinden güncel olarak takip edilebilir.

TechAnkara Proje Pazarı 2015 Başvuruları Başladı

Türkiye’de ilk defa riskli kimyasal ve alüminyum içermeyen makyaj malzemesi üretildi.

Türkiye’de ilk defa riskli kimyasal ve alüminyum içermeyen makyaj malzemesi üretildi.

Türkiye’de ilk defa riskli kimyasal ve alüminyum içermeyen makyaj malzemesi üretildi. KOSGEB tarafından desteklenen kadın girişimci  Kudret Livaoğlu, kanser ve astım gibi riskleri olmayan, bebekler için de kullanılabilecek organik kozmetik ürünler ve sabunlar üretti.KOSGEB tarafından desteklenen kadın girişimci olan Kudret Livaoğlu, kanser ve astım gibi riskleri olmayan, bebekler için de kullanılabilecek organik kozmetik ürünler ve sabunlar üretti. Organik deodorant, makyaj malzemesi, diş macunu ve deterjan da üreten Livaoğlu, markasıyla bir yıl içinde yılın KOBİ’leri arasına girdi.

Yılın KOBİ’leri Arasına Girdi

KOSGEB’in yılın girişimcilerini seçtiği ödül töreni Sanayi Bakanı Fikri Işık’ın katılımı ile yapılırken, törende yer alan finalistlerden Kudret Livaoğlu isimli kadın girişimci, ürettiği makyaj malzemeleri ile dikkat çekti. 37 yaşındaki Livaoğlu, 2012’de kurduğu şirketi Naturalive ile sadece bir yılda yılın KOBİ’leri arasına girmeyi başardı.

ZARARLI KİMYASAL VE METAL YOK

Livaoğlu, Türkiye’de ilk ve tek alüminyum içermeyen doğal kozmetik malzemeler üretmeye başladı. Gazetemize ürettiği ürünler hakkında bilgi veren Livaoğlu, organik kozmetik ürünlerinin Türkiye’de çok pahalı olduğunu ve hep ithal edildiğini belirterek, bu alandaki eksikliği görerek Ar-Ge çalışması yaptığını söyledi. Livaoğlu, ilk olarak doğal deodorant stick ürettiklerini ve hızla 18 çeşit ürüne ulaştıklarını anlattı. Livaoğlu, taleplere göre ülkenin ilk ve tek doğal diş macununu da ürettiklerini söyledi. Livaoğlu, ürettiği ürünlerin tamamen doğal olduğunu ve kesinlikle zararlı kimyasallar bulunmadığını anlattı.

80 BİN ÇEŞİT KİMYASALA MARUZ KALIYORUZ

Livaoğlu, ürettiği ürünlerin büyük ilgi görmesi üzerine, doğal bulaşık makinesi, çamaşır makinesi deterjanı ve leke çıkarıcı geliştirdiğini belirtirken, doğal temizlik kavramını oluşturduğunu ifade etti. Livaoğlu, insanların farkında olmadan 80 bin çeşit kimyasal maddeye maruz kaldığını belirterek, bu kimyasalların kanser, astım, alerji ve kalp-damar hastalıkları gibi pek çok soruna yol açtığını anlattı. Livaoğlu, cildin maruz kaldığı kimyasalların, emilerek kana karıştığına da dikkat çekerek, Amerika’da yapılan bir araştırmayla bebek kordonlarından alınan kan örneklerinde dahi 400 çeşit kimyasala rastlandığına işaret etti. Livaoğlu, ürettiği ürünlerde alüminyum, paraben, hayvansal yağ, petrokimyasal madde, sentetik boya ve alkol olmadığına dikkat çekti. İhracata dahi başlayan Livaoğlu, Kırgızistan ve Azerbaycan’a ürün sattı. Livaoğlu, Kuveyt, Sudan ve Dubai’yle de ihracat görüşmelerine başladı. Livaoğlu, ürünlerinin helal sertifikasına sahip olduğuna da dikkat çekti.

BEBEKLERİN KULLANIMI İÇİN

Livaoğlu’nun ürettiği doğal ürünlerden bazısı şöyle: “Deodorant stick, doğal diş macunu, yüz, el ve vücut kremi, şampuan ve saç kremi, dudak nemlendirici ve yağlanmalara karşı koruyan ruj , kil maskesi, peeling, cilt bakım yağı, bebekler için pişik kremi, sıvı el sabunu, toz bulaşık makinesi deterjanı, toz çamaşır makinesi deterjanı ve leke çıkarıcı.”

makyaj

 

Kaynak :turkiyegazetesi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı “İlaç Sanayi Teknik Komitesi” oluşturdu

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’de ilaç sanayi politikasının günün şartlarına ve teknolojinin gereklerine göre tespitine yardımcı olmak, kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve hedefler doğrultusunda sanayinin dengeli ve süratli şekilde gelişmesini sağlamak, ilaç sanayi sektörünü teşvik etmek için yapılacak çalışmalara alt yapı oluşturmak üzere İlaç Sanayi Teknik Komitesi oluşturdu. Komite 35 üyeden oluşacak. Komitenin aldığı kararlar tavsiye niteliği taşıyacak.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İlaç Sanayi Teknik Komitesinin Oluşumu ve Görevlerine Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğ, ilaç sanayi ürünleri mevzuatı kapsamında yer alan konularda ve bu ürünlerle ilgili yayımlanan ve yayımlanacak olan teknik mevzuat ve bunların uygulamasında karşılaşılabilecek sorunların çözümüne ilişkin yapılacak çalışmalarda kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili sektör temsilcilerinden oluşan İlaç Sanayi Teknik Komitesi’nin (İLAÇTEK) görevlendirilmesini ve bu komiteye ilişkin, çalışma usul ve esasları kapsıyor.

-İLAÇTEK 35 ÜYEDEN OLUŞACAK-

İlaç Sanayi Teknik Komitesi (İLAÇTEK), 35 üyeden oluşacak. Komite’de Sanayi Genel Müdürlüğü’nü temsilen iki üye, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü, Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Kamu İhale Kurumu, KOSGEB, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Araştırmacı İlaç Firması Derneği (AİFD), İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), Türkiye İlaç Sanayi Derneği (TİSD), Türk Eczacıları Birliği, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Kanıta Dayalı Tıp Derneği, Klinik Araştırmalar Derneği, Sözleşmeli Araştırma Kuruluşları Derneği (SAKDER) ve Türk Farmakoloji Derneği’ni temsilen birer üye bulunacak. Komite’de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nı temsilen üç üniversiteden temsilen üç üye, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nu temsilen iki üye yer alacak.

-KOMİTE ÜYELERİ 2 YIL İÇİN İLGİLİ KURULUŞLAR TARAFINDAN BELİRLENECEK-

Komite üyeleri, Bakanlığın isteği üzerine 2 yıl için ilgili kuruluşlar tarafından belirlenecek. Bir kuruluşu temsil eden üyenin ilgili kuruluşça değiştirilmesi halinde Bakanlığa bilgi verilecek. Yeni üye kalan süreyi tamamlayana kadar görev yapacak. Komite toplantılarına görevlendirilmiş üyelerin sürekli olarak katılması esas olacak. Arka arkaya üç toplantıya geçerli mazereti olmaksızın katılmayan temsilcinin üyeliği düşecek ve kalan süreyi tamamlamak için ilgili kurum tarafından yeni bir temsilci belirlenecek.

-KOMİTE KARARLARI TAVSİYE NİTELİĞİNDE OLACAK-

Komite kararları tavsiye niteliğinde olacak. Aldığı kararlar Bakanlık tarafından değerlendirilecek. Tebliğ bugün itibarıyla yürürlüğe girecek.
ilaç araştırma

 

Kaynak :haberler

Gaziantep Üniversitesi yenilikçi projeleri ile İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarında

Gaziantep Üniversitesi yenilikçi projeleri ile İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarında.Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, TÜBİTAK, Yök, Türk Patent Enstitüsü, KOSGEB ve Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından desteklenen İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarı’na Gaziantep Üniversitesi bu yıl yenilikçi projelerini sergileyeceği büyük bir stantla katılıyor.
Üniversitelerin bilimsel ve yenilikçi çalışmalarının sergileneceği ve 32 üniversitenin yanı sıra, ulusal ve uluslararası misafirlerin katılacağı İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarı 24-27 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açacak.

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) yenilikçi teknoloji ve buluşların en seçkin örneklerini sergilemek üzere TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandığı İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarına katılım hazırlıklarını tamamladı.
Katılım için bugün yola çıkan GAÜN ekibi, fuarda yer alacak stantda Gaziantep Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü öğrencilerinin çalışmaları, öğrenci topluluklarının çalışmaları, Gaziantep Teknopark Firmalarının AR-GE çalışmalarından örnekleri ve GAÜN TargeT Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ile AR-GE-Tİ (Araştırma-Geliştirme-Ticarileştirme) konseptinde sürdürdüğü çalışmalarını etkin bir biçimde tanıtma imkanı bulacak.
İNOVASYON Türkiye 2013 Fuarı, International Federation of Inventors Assoclations (IFIA)’nın resmi fuarları arasında bulunuyor.
Fuarda, Gaziantep Üniversitesi’nde son yıllarda yapılan bilimsel ve teknolojik çalışmaların ziyaretçilere doğrudan tanıtılması amaçlanıyor.
gaziantep

 

Kaynak :stargundem