Yılda Kişi Başı 48,2 Kilo Ambalaj Tüketip Sadece 27,9 Kilogramını Dönüştürüyoruz

Yılda Kişi Başı 48,2 Kilo Ambalaj Tüketip Sadece 27,9 Kilogramını Dönüştürüyoruz. Ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması doğal yaşamı korurken ülke ekonomisine de artı değer yaratıyor. Kaynağında ayrıştırma ve diğer atıklardan ayrı toplanması geri dönüşüm sisteminin işleyişinde kilit öneme sahip. Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi), geri dönüşüme dikkat çekerek ülkemizde gelinen son durum hakkında bilgiler paylaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan “Ambalaj Bilgi Sistemi” verilerine göre 2016 yılında pazara sunulan 3 milyon 850 bin tonluk ambalaj atığının yüzde 58’sini oluşturan 2 milyon 226 bin tonu geri kazanıldı. Yani kişi başına tüketilen 48,2 kilogramlık ambalaj atığının 27,9 kilogramı geri dönüştürüldü.

Ambalaj atıklarının çöpe atılamayacak kadar değerli olduğuna işaret eden PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümün rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ambalaj atıklarının çevresel bir soruna dönüşmesini engellediği gibi ciddi bir ekonomik değer yaratılmasını sağlıyor. Kamu, yerel yönetimler, üreticiler ve tüketiciler olarak hepimizin sorumlulukları var. 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve hazırlanması aşamasında PAGÇEV olarak destek verdiğimiz Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği de geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ambalaj Bilgi Sistemi verilerine göre 2016 yılında plastik, kağıt, cam, metal, kompozit ve ahşap olmak üzere pazara sunulan ambalaj atığı toplam 3 milyon 850 bin ton. Kişi başı 48,2 kilogramlık ambalaja denk geliyor. Aynı dönemde geri kazanılan ambalaj atığı ise kişi başı 27,9 kilogram. Etkin bir Atık Yönetim Sistemi ile geri dönüşüm oranlarını artırmak mümkün. PAGÇEV olarak her yıl yükselen bir grafiğe sahibiz. Geçen sene 2016’ya kıyasla yüzde 22 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırdık. Ekonomiye katkısı ise 610 milyon TL oldu. 2018 yılında hedefimiz 240 bin ton atık toplamak” dedi.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasını öngörüyor ve bu konuda Belediyelere önemli sorumluluklar getiriyor.

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, Yönetmeliğe göre ambalaj atıklarını toplamak veya toplatmakla yükümlü olan belediyelerin Ambalaj Atıkları Yönetim Planlarını hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduklarını belirterek, “2016 yılı itibariyle Atık Yönetim Planını Bakanlığa sunulan ve uygun bulunan belediye sayısı sadece 303. Ülkemizde 1398 belediye olduğunu göz önüne aldığımızda belediyelerin ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda hızlı hareket etmeleri gerektiği de ortaya çıkıyor. Ambalaj atıkları çöpe gönderilemeyecek kadar değerli. Her yıl ekonomiye kazandırılabilecek milyonlarca lirayı çöpe atıyoruz. Geri dönüşüm endüstrisinin gelişimi de bu alandaki çalışmaları hızlandıracaktır. Türkiye’de 2016 sonu itibariyle 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ile 566 toplama ve ayrıştırma tesisi bulunuyor. Bunların sayısının artması gerekiyor” diye konuştu.

Geri dönüşüm noktasında atılacak en önemli adımın konu hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak olduğunu belirten Yağmur Cengiz, “Sürdürülebilir bir geri dönüşüm için hepimize sorumluluk düşüyor. Ambalajların çöp olmadığının, yerlerinin doğa olmadığının bilincinde olmak zorundayız. Hayatımıza katkı sunan ürünlerle işimiz bittiğinde onları geri dönüşüm kutularına atmak biz tüketicilerin sorumluluğuyken bunları geri dönüşüm sistemine ulaştırmaksa kamunun sorumluluğunda. Çevreyi ilkel bir yöntem olan yasaklama ile değil bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile koruyabiliriz. Kamu tarafından oluşturulmuş iyi bir atık yönetim sistemi ile geri dönüşümde çok ileri noktalara ulaşabiliriz” sözleri ile açıklamalarını bitirdi.

V. Uluslararası Polimerik Kompozitler Sempozyumu ve Çalıştayları 2-4 Kasım 2017 Tarihinde İzmir’de Yapılacak

V. Uluslararası Polimerik Kompozitler Sempozyumu ve Çalıştayları 2-4 Kasım 2017 Tarihinde İzmir’de Yapılacak. V. Uluslararası Polimerik Kompozitler Sempozyumu ve Çalıştayları 2-4 Kasım 2017 tarihinde İzmir – Tepekule Kongre Merkezinde gerçekleştirilecektir.

Daha önce gerçekleşmiş olan dört sempozyum ve çalıştaylar kapsamında polimerik kompozit malzemeler ile ilişkili temalarda davetli konuşmalar, sözlü ve poster sunumlara ilave olarak alanında öne çıkmış uzmanlar tarafından gerçekleştirilmiş kompozit üretimine yönelik çalıştaylar gerçekleştirilmiştir.

Bu sempozyum serileri sayesinde; polimerik kompozit malzemelerin üretimi, kullanımı ve geliştirilmesi alanında bilimsel ve teknik bilgi paylaşımı, ilgili endüstriyel sektörlerde teknolojik birikimin artırılması, uygulamaya aktarımda karşılaşılan sorunların tartışılması ve çözümler aranması, yetişmiş insan gücü potansiyelinin artırılması gibi yönlerden ülkemizde bu alanın gelişimine katkı sağlamak etkinliğin temel hedefidir.

Sempozyumun bu yılki ana temasını; Savunma Sanayi ve Yenilenebilir Enerji Alanında Polimerik Kompozit Malzemeler, Üretim Teknolojileri ve Uygulamaları oluşturmaktadır.

Bunun yanında sempozyum konularını oluşturan;

Polimerik Kompozitlerin Temel Bileşenleri,
Kompozit Ara Ürünler, Üretim Teknolojileri
Kompozit Malzemelerin, Karakterizasyonu ve Testleri
Biyoesaslı Kompozitler, Medikal Uygulamalar için Kompozitler
Çevresel Etki, Atık Yönetimi ve Sürdürülebilirlik
Sektöre İlişkin Mevzuat ve Standartlar
İş Sağlığı ve İş Güvenliği

Eğitim ve Mesleki Yeterlilik gibi konular üzerinde akademi ve sanayi arasında bilimsel ve teknolojik tartışmalara ve fikir alışverişine uygun bir ortam oluşturmak amaçlanmıştır.

Araştırmacılar, Karbon Fiber Kompozitler İçin Geri Dönüşüm Yöntemleri Geliştiriyorlar

Araştırmacılar, Karbon Fiber Kompozitler İçin Geri Dönüşüm Yöntemleri Geliştiriyorlar. WSU ( Washington State University ) araştırma ekibi, modern uçaklardan, spor ürünlerine, yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi endüstrisine kadar her alanda kullanılan popüler karbon fiber plastikleri geri dönüştürmenin umut vadeden bir yolunu geliştirdi.

“Polimerin Parçalanması ve Kararlılığı” isminde rapor edilen çalışma, pahalı karbon fiber ve kompozitleri oluşturan diğer malzemeleri tekrar verimli bir şekilde kullanmayı amaçlıyor.

Karbon fiber takviyeli plastikler hafif ve güçlü olduğu için havacılık gibi pek çok sanayide giderek daha popüler hale geliyor. Bununla birlikte, parçalanmaları veya geri dönüştürmeleri çok zor ve bunları elden geçirme kaygısı artmaktadır. Süt şişelerinde kullanılan plastik türü olan termoplastikler eritilebilir ve kolaylıkla tekrar kullanılabilirken, uçaklarda kullanılan birçok kompozit termosettir. Bu tür plastikler iyileştirilemez ve kolaylıkla eski haline geri döndürülemezler.

Aşındırıcı kimyasallar ortadan kaldırıldı

Araştırmacılar, pahalı karbon fiberleri geri kazanmak ve geri dönüştürmek için, çoğunlukla onları mekanik olarak öğütmeye ya da çok yüksek sıcaklığa veya güçlü kimyasallara maruz bırakmaya çalıştılar. Ancak, işlem sırasında karbon fiber hasar görür. Kullanılan aşındırıcı kimyasallar tehlikeli ve uzaklaştırılması zordur. Ayrıca kompozitlerdeki matris reçine malzemelerini yok ederek dağınık bir kimyasal karışım ve ilave bir atık sorunu yaratırlar.

Projede, Mekanik ve Malzeme Mühendisliği Okulu’nda profesör olan Jinwen Zhang ve ekibi, Sıvı etanolde termosetleri parçalamak için düşük bir sıcaklıkta katalizör olarak yumuşak asitleri kullanarak yeni bir kimyasal geri dönüşüm yöntemi geliştirdi. Kürlenmiş malzemeleri etkin bir şekilde parçalamak için, araştırmacılar, malzemenin sıcaklığını yükseltti, böylece katalizör içeren sıvı, kompozit içine nüfuz edebilir ve kompleks yapıyı parçalayabilir. Zhang, kritik karbon-azot bağlarını parçalamak için çinko klorür ve reçineleri genişletmek için etanol kullandı.

Araştırmacılar karbon elyafların yanı sıra reçine malzemesini kolaylıkla yeniden kullanılabilecek bir biçimde muhafaza edebildi. Ekip patent başvurusunda bulundu ve yöntemlerini ticarileştirmek için çalışıyorlar.

Kaynak : phys

BTSO Tarafından Nanoteknoloji Araştırma Ve Geliştirme Çalıştayı Gerçekleştirildi

BTSO Tarafından Nanoteknoloji Araştırma Ve Geliştirme Çalıştayı Gerçekleştirildi. İleri teknoloji üretiminde Bursa’yı Türkiye’nin üssü yapma hedefiyle hamlelerini sürdüren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Nanoteknoloji Mükemmeliyet Merkezi kurmak için çalışmalara başladı.

BTSO, Türkiye’nin ve Bursa’nın 2023 hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynayacak yüksek katma değerli üretim ve ihracatı için seferberliğini sürdürüyor. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde BEBKA’nın da destekleriyle Bursa Teknoloji Koordinasyon ve ARGE Merkezi (BUTEKOM) binasında Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi ile İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi’ni kazandıran BTSO, nanoteknoloji odaklı üretimi artırmayı amaçlayan mükemmeliyet merkezi için kolları sıvadı. BTSO, bu merkezle tıp ve sağlık sektöründen, havacılık ve uzay araştırmalarına kadar pek çok alanda uygulanan Nanoteknoloji’yi Bursa’nın yüksek teknoloji üretim yelpazesine katmayı hedefliyor.

İLK ADIM ATILDI

Nanoteknoloji mükemmeliyet merkezi için ilk olarak Bursa iş dünyası ile akademisyenlerin katılımıyla ‘Nanoteknoloji Araştırma ve Geliştirme Çalıştayı‘ gerçekleştirildi. BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen çalıştayda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde bilgiyi ürüne dönüştüren toplumların rekabet avantajını da elinde bulundurduğunu söyledi. İlker Duran, BTSO olarak ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ mottosuyla Bursa’yı yüksek teknolojili ve daha katma değerli üretim modeline taşımak istediklerini kaydetti.

NANOTEKNOLOJİ MÜKEMMELİYET MERKEZİ

İlker Duran, BTSO’nun liderliğinde Türkiye’nin inovasyon ve katma değerli üretiminin rehberi olan BUTEKOM’un yaklaşık 50 milyon liralık bir yatırımla tekstil, teknik tekstil ve kompozit alanlarında faaliyet gösteren firmalara Ar-Ge ve inovasyona dayalı üretime geçişini sağladığını kaydetti. BUTEKOM çatısı altında nanoteknoloji alanında da yeni bir mükemmeliyet merkezi kurmayı amaçladıklarını kaydeden Duran, “Bursa’nın, standart ürünler yerine; nanoteknolojilerle birlikte özgün ve yüksek kaliteli üretimle dünya pazarlarındaki gücüne güç katmayı amaçlıyoruz. 2023 yılında kentimizin kilogram başı ortalama ihracat fiyatını üniversitelerimizin akademik kadrolarıyla birlikte 8 dolara taşımayı hedefliyoruz. Bu hedefe nanoteknoloji alanında hayata geçireceğimiz mükemmeliyet merkezimiz de önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

“HER ZAMAN İŞ DÜNYAMIZIN YANINDAYIZ”

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, stratejik sektörlerin güçlenmesinde firmalar arasındaki işbirliği kültürünün ve planlamanın önemli rol oynadığını söyledi. Çalıştay ile firmaların nanoteknoloji mükemmeliyet merkezi konusunda fikirlerini aldıklarını kaydeden Ulcay, nanoteknolojinin geleceğin sektörlerinden birisi olduğunu söyledi. Bu teknolojinin hayatın her alanında olduğunu vurgulayan Ulcay, “Bursa, bu sektördeki payı artırmalıdır. Uludağ Üniversitesi olarak BTSO tarafından BUTEKOM bünyesinde hayata geçmesi planlanan mükemmeliyet merkezinin kurulması için desteğimizi sürdüreceğiz. İnanıyorum ki bu merkezimiz hayata geçerse, kentimizin yüksek katma değerli üretimine büyük güç katacaktır” diye konuştu.

AKADEMİSYENLERDEN NANOTEKNOLOJİ BRİFİNGİ

Programda ayrıca Uludağ Üniversitesinden Prof. Dr. Atilla Aydınlı ‘Nanateknolojinin Neresindeyiz’; Sabancı Üniversitesinden Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu ‘Nanoteknolojinin ticarileşmesindeki beklentiler, zorluklar ve kısıtlar’, İTÜ’den Prof. Dr Ali Demir de Nanolif araştırmalarında laboratuvardan sanayiye geçiş için bir başarı hikayesi’ konusunda Bursa iş dünyasına bilgiler aktardı. Program, akademisyen ve firmaların yer aldığı çalışma gruplarının yuvarlak masa toplantıları ile devam etti.

Kaynak : BUTEKOM

Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi

Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi. Ülkemizin linter kaynaklarından nanokristalin selüloz (NCC) üretilmiştir. Gelecekte kritik öneme sahip bir malzeme olacağı düşünülen, eşsiz özelliklere sahip nanokristalin selüloz, ülkemizin yeterince faydalanamadığı linter hammaddesinden başarı ile üretilmiştir.

Yıldız Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi, Metalürji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve ekibi danışmanlığında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında yerli linter hammaddeleri kullanılarak, hem doğa dostu hem de yüksek performanslı nanokristalin selüloz elde edilmiştir. Üretilen nanokristalin selülozNanolinter®” markası ile tescil edilmiş ve Avrupa Patent başvurusu yapılmıştır.

Nanolinter®  ürünün geçirimli elektron mikroskobu altında 250.000 kez büyütme görüntüsü

Nanolinter® ürünün geçirimli elektron mikroskobu altında 250.000 kez büyütme görüntüsü

Pamuk endüstrisinin bir yan ürünü olan linter; kağıt para, izolasyon malzemesi gibi ürünlerin üretilmesinde kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde halihazırda katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürülememiştir. Nano boyutta üretilen Nanokristalin selüloz; paslanmaz çeliğin 8, alüminyum alaşımlarının ise yaklaşık 25-30 katı çekme dayanımına sahiptir. Bu nedenle yüksek performanslı kompozit malzemelerin yapısında kullanılmaya oldukça elverişli olan nanokristalin selüloz, aramid, karbon ve cam fiberler gibi yaygın olarak kullanılan katkı malzemelerine göre mekanik dayanım yönünden üstün iken, yine o malzemelere göre daha düşük özkütleye sahip olması nedeniyle hafiflik de sağlamaktadır.

Nanokristalin selüloz uygulandığı malzemeye yüksek dayanım katarken, doğal kaynaklardan üretilmesi nedeniyle çevreye zarar vermemektedir. Otomotiv, uçak, kompozit sanayileri gibi yüksek dayanım ve hafifliğin olmazsa olmaz olduğu sektörlerde parlak bir potansiyele sahip olan nanokristalin selüloz, çevreye duyarlı yapısı nedeniyle de eşsiz bir malzemedir.

Üretilen NCC’nin teknik özelliklerine www.nanolinter.com adresinden ulaşılabilir.

Kompozit , ilaç, kozmetik, malzeme, boya ve ileri teknolojik ürünlerde katkı maddesi olarak kullanılabilen biyouyumlu, biyoçözünür kimyevi maddedir.

 

Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi

 

Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezinin Açılışı Yapıldı

Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezinin Açılışı Yapıldı. Kordsa Global ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile Aralık 2014’te İstanbul Teknopark’ta temeli atılan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nin açılışı, Başbakan Sayın Binali Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Dr. Faruk Özlü, Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi Elvan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Milli Savunma Bakanı Sayın Fikri Işık’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Havacılıktan otomotive kadar birçok sektörde dönüşüm yaratan, yüksek teknoloji ürünü kompozit malzemeleri alanında faaliyet gösterecek Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi için 100 milyon TL’lik yatırım yapıldı. Bu merkezde Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri ile Kordsa Global üretim mühendisleri geleceğin teknolojisi olarak da adlandırılan kompozitin AR-GE ve üretim süreçlerinde birlikte çalışacaklar.

Kordsa Global ve Sabancı Üniversitesi; bu merkezde birlikte araştırmanın ve üretmenin getireceği güçle, Türkiye’nin yeni yüksek teknoloji üssü olmayı hedefliyor. Merkez Dünyanın sayılı test merkezlerinden ve Avrupa’nın sayılı kompozit üreticilerden biri olarak faaliyet gösterecek.

15.000 m2 kapalı alan ve 3.350 m2 laboratuvar altyapısının yer alacağı Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi;

Türkiye’de temel araştırmadan prototip parça ve ara mamul üretimine kadar geniş bir uzmanlık yelpazesinde hizmet verecek. Merkez, hizmet ettiği tüm endüstrilere çağ atlatacak yüksek katma değerli kompozit malzemelerle Türkiye’ye daha fazla değer katmayı hedefliyor. 100 milyon TL yatırımla hayata geçirilen ve Türkiye’deki kompozit alanındaki en donanımlı laboratuvar ve üretim tesisine sahip olan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezin’de; kompozit malzeme teknolojileri alanında lisansüstü eğitim, temel araştırma, uygulamalı araştırma, ürün geliştirme, kuluçka hizmetleri, ara mamul üretimi, prototip parça üretimi ve ticarileştirme faaliyetleri de gerçekleştirilecektir. Doktora öğrencileri ve doktora sonrası araştırmacılar, öğretim üyeleri, kuluçka firmaları, araştırmacılar, üretim mühendisleri ve teknisyenleri aynı çatı altında bir araya gelmiş olacak.

Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezinin Açılışı Yapıldı

Kaynak : http://gazetesu.sabanciuniv.edu/

Araştırmacılar Kemik Kırıklarını Düzeltmek İçin Biyobozunur Kompozit Malzemeler Üzerine Çalışıyor

Araştırmacılar Kemik Kırıklarını Düzeltmek İçin Biyobozunur Kompozit Malzemeler Üzerine Çalışıyor. Dünyaca ünlü Kimya firması olan Evonik Industries AG araştırmacıları kırık kemikleri düzeltmek için biyolojik olarak parçalanabilen yüksek mukavemetli kompozit malzeme geliştiriyorlar. Bu malzeme hastaların vücutlarında kalan veya çıkarılması için cerrahi operasyon gerektiren metal implantların yerini alabilir. İyileşme süreci sonunda bu kompozit malzemelerden yapılan parçalar yavaş yavaş vücut tarafından emilir. Malzemeler, polimer ve doğal olarak kemiklerde oluşan maddelerden oluşmaktadır.

Proje Birmingham’da Evonik Tıbbi Cihazlar Proje evinde gerçekleşmektedir. Dr. Andreas Karau “Biz hasarlı dokuların yerine sağlıklı dokular oluşturmak için biyo-emilebilir implantlar oluşturmak istiyoruz. Biyobozunur kompozit bizim daha ilk adım. Polilaktik asit bazlı polimerler bu malzemelerin geliştrilmesi ve rejeneratif tıp için çözümler geliştirmesi için mükemmel bir temel. Polimerler karbondioksit ve suyla parçalanabiliyor. Parçalanma zamanı molekül bileşimi, zincir uzunluğu ve kristal yapısına bağlıdır” diyor.

Evonik tarafından geliştirilen polimerler şu anda öncelikle yırtık bağlar içinn, biyo-emilebilir vida, pim ve küçük levhalar şeklinde kullanılır ve parmak veya küçük yüz kemiklerini sabitlemek için kullanılabilir.

Araştırmacılar, kalsiyum fosfat türevleri ve inorganik maddeler ile biyolojik olarak parçalanabilen polimerler takviyeli kompozitler üzerine çalışmalarına devam ediyor. Diğer bir hedefleri ise 3-D baskıya uygun biyolojik olarak parçalanabilen polimerler geliştirmek.

Araştırmacılar Kemik Kırıklarını Düzeltmek İçin Biyobozunur Kompozit Malzemeler Üzerine Çalışıyor

Kaynak :plasticsnews