Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik

Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik. Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan kimya sanayisini yeni bir dönem bekliyor.

Türk kimya sanayisinin yüzde 27’sini temsil eden Kocaeli Sanayi Odası, kimya sektöründeki dengeleri değiştirmesi beklenen yeni yönetmelikleri tartışmak üzere Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’ni düzenledi. 14 Mayıs 2018 tarihinde The Green Park Pendik Hotel ve Kongre Merkezi’nde başlayan ve iki gün sürecek Sempozyum, mevzuat yapıcılar, denetçiler, firma sahipleri, sektör çalışanları, eğitimciler ve belgelendirme kuruluşlarını bir araya getirdi.

Kimya sanayi yeni yönetmelikle tanışıyor

Avrupa Birliği ülkelerinde büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve muhtemel kazaların insanlara ve çevreye olan zararlarının en aza indirme amacıyla hayata geçirilen SEVESO Direktifleri, Türkiye’de de en güncel haliyle uygulanmaya başlanacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, büyük endüstriyel kaza riskini milyonda bire düşürecek yeni yönetmelik taslağı üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere. Temmuz 2018’de güncellenmesi beklenen SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkındaki Yönetmelik, Türkiye’de başta petrokimya, plastik, boya, kozmetik ve yalıtım malzemeleri sektörleri için yeni bir dönem başlatacak. Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’nde tartışılan bu yeni yönetmelik güncellendiğinde firmaları, birçok yaptırım bekliyor.

Firmalara maliyeti yüksek

Proses Emniyeti Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Meclis Üyesi Hasan Şerefhan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan kimya sektörünün daha verimli koşullarda ilerlemesi, ülke güvenliği, çevrenin korunması ve her şeyden önce de insan sağlığı açısından sanayinin üzerine düşen yeni görevler bulunduğuna dikkat çekti.

Şerefhan, kimya sanayinin SEVESO Direktiflerine uyum sürecinde tüm proseslerini gözden geçirmek zorunda kalacağını ve bunun firmalara verimliliklerini ölçme ve gerekli iyileştirmeleri yapma fırsatı da sunacağını bildirdi. Büyük bir endüstriyel kazanın, firmanın kapanmasına kadar gidebilecek büyük yıkımlara neden olabileceğine de dikkat çeken Şerefhan, firmaların risklerini milyonda bire düşürmesinin yalnızca ülke için değil firmalar için de son derece kritik olduğuna dikkat çekti.

Artan rekabet koşullarında firmalar için SEVESO Direktiflerine uyum maliyetlerinin son derece yüksek olduğunun altını çizen Şerefhan, bu konuda Bakanlık yetkilileriyle sektörün üretim süreçlerinde bir aksama yaşanmaması adına neler yapılabileceğini ve teşvik desteğini müzakere ettiklerinin bilgisini paylaştı.

AB fonları yatırımlar için kullanılabilir

Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çınar Ulusoy ise açılış konuşmasında sektör için son derece önemli olan böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirtti. Kimya sanayinin yüzde 27’sinin Kocaeli’de faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Ulusoy, SEVESO Direktifleri kapsamına giren en fazla firmanın bulunduğu ilin de Kocaeli olduğunu bildirdi. Ulusoy, ülke güvenliği açısından kritik önem taşıyan SEVESO Direktiflerinin uyumlaştırılması sürecinde firmaları bekleyen büyük yatırımlar olduğunu ifade ederek, bu konuda Avrupa Birliği fonlarının kullanılmasını ya da teşvik ve destek mekanizmasının devreye sokulmasını talep ettiklerinin altını çizdi. Ulusoy, bu yıl ilkini düzenlediklerini Proses Emniyeti Sempozyum ve Sergisi’ni geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini de açıkladı.

SEVESO Direktifleri Hakkında:

Büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için geliştirilen Seveso Direktifleri, 1976 yılında İtalya’nın Seveso kasabasında gerçekleşen kazanın ardından, Avrupa Birliği tarafından benzer kazaların önlenmesi ve kontrolü amacıyla kabul edildi. Ülkemizde de ilk olarak 2010 yılında yayımlanan ve 2013 yılında revize edilen, SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik, Temmuz 2018’de bir kez daha güncellenecek.

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder…

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder… Sayın Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir’in Chempublish dergimizin 2.sayısı için özel kaleme aldığı yazısını sizler için web sitemizde de yayınlıyoruz ve kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Kimya sanayisi, plastikten kozmetiğe, ilaçtan boyaya, üretiminin yaklaşık %30’u tüketiciye doğrudan ulaşan bitmiş ürünler, %70’i ise diğer sektörlere (tekstil, elektrikli eşya, metal, madeni ürünler, inşaat, otomotiv, kâğıt, hizmet sektörü) hammadde sağlayan ürünlerden oluşan merkezi bir endüstri koludur.
Bu nedenle kimya sanayi, hem insanların gündelik yaşamları açısından hem de diğer sektörler açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Kimya sanayisi ekolojik dengelerin korunması ve insan yaşamının kalitesi açısından tartışmasız bir numaralı alandır.

Kimya Sanayi ile ilgili yanlış algı acilen değiştirilmelidir.
İçtiği sudan soluduğu havaya, tamamı kimyasallardan oluşan bir dünyada kimyayı ret, bizzat yaşamın kendisini ve canlılığı ret anlamına gelmektedir.
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi, o ülkenin Kimya Sanayinin gelişimi ile bağlantılıdır.
Benzer gelişmeler kimya sektöründe bulunmaktadır.
İnsanların “kimyasal” kelimelerinden korkması, uzak durması ve “organik” ürünleri tercih etmesi başta olmak üzere birçok etken kimya firmalarını yeni formüller araştırmaya itmiştir.
Sonuç olarak, her geçen yıl kimya firmaları üretimde daha fazla bitkisel ham madde kullanmaya başlamıştır.
Yanlış algılar düzeltilmeli.
Doğal kaynaklı ürünlerde Kimya içerir, dünya üzerinde hiçbir ürün Kimyadan bağımsız değildir.

KİMYA ENDÜSTRİSİNİN DÜNYA EKONOMİSİ & AB ÜLKELERİNDEKİ MEVCUT DURUMU
Dünya kimya sanayinde önceki yıllarda süren Avrupa Birliği hâkimiyeti, son yıllarda Uzak Doğu ve Asya’ya geçmiş bulunmaktadır.
2011 yılında dünyadaki toplam kimyasal madde satışı 2.744 milyar Euro olmuştur. 2011 yılında, 2010 yılına göre %11,6’lık bir artış gerçekleşmiştir.
2011 yılı satışların 1.425 milyar avroluk bölümünü Asya ülkeleri, 642 milyar Euro lük bölümünü Avrupa’daki ülkeler, 470 milyar Euro lük bölümünü NAFTA ülkeleri gerçekleştirmiştir.
Kimya sanayisi, 1997-2007 yılları arasında küresel ölçekte yıllık ortalama yüzde 5 büyümüştür. Bu dönemde yıllık ortalama büyüme AB ve NAFTA bölgesinde yüzde 4, Asya’da yüzde 6 ve Ortadoğu’da yüzde 9 olmuştur.
2020 yılına kadar olan dönemde kimya sanayinde küresel ölçekte büyüme oranı yıllık ortalama yüzde 4,4 olarak öngörülmektedir.

Kimyevi madde ve mamullere yönelik kuvvetli talep artışı, ilave kapasite ihtiyacını da tetiklemektedir. 2020 yılına kadar olan dönemde ilave kapasitelerin önemli bir bölümü Asya’da kurulacaktır.
Bu süreç de Körfez ülkeleri de ham petrol ürünleri ile birlikte işlenmiş ürünlerin üretimi ve ihracatını da hedeflemektedir. Bu nedenle Ortadoğu’da işleme kapasitesi genişleyecektir.
Kimya sanayinde teknolojik yenilikler alt sektörlerde ve ürünlerde gelişmeleri önemli ölçüde şekillendirecektir. İmalat sanayi içinde teknolojik ilerlemelerin en çok etkili olacağı sektörlerin başında Kimya Sanayi gelmektedir.
Teknolojik gelişmelerin kozmetik, ilaç/medikal ürünler, doğal kaynaklı gıda katkı maddeleri, doğal lif üretimi yönünde, ağırlıklı olarak doğal kaynaklı BİYOTEKNOLOJİK yönde açılım gösterecektir.
Kitlesel ürünlerin yanı sıra, kişiye özel spesifik ve nitelikli ürün imalatı da bir çeşit VIP üretim olarak gelişecektir.

Dünyada Kimya Sanayinde gelişmeler, bilimsel gelişmelere paralel olarak NANOTEKNOLOJİ, BİYOKİMYA, BİYOTEKNOLOJİ, KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ, GENETİK, alanlarında gözlenecektir.
Son yıllarda bu alanlarda yapılan araştırmalar meyvelerini vermeye başlamıştır.
Kimya Sanayi bilimde devrim niteliği taşıyan, adeta canlıyı yeniden kurgulayan bu bilimsel gelişmelerin sanayiye uygulandığı alan olarak tarihi bir dönemeçtedir. Geleneksel yöntemlerle moleküler düzeydeki gelişmelerin ürüne dönüştürüldüğü yöntemler arasında sancılı bir süreç geçiren alan bu dönüşümü doğru yönetebilirse; adeta sanayinin tamamını kapsayacak ve doğu mistizminin simgesi olan ZÜMRÜDÜ ANKA gibi kendi küllerinden yeniden doğacaktır.
Bilimin sihirle karıştığı Simyanın yeniden dönüşü bu defa Kimya Sanayisinin üretimleri ile gerçek olacak gibidir.

21. YÜZYIL KUŞKUSUZ KİMYA SANAYİSİNİN ALTIN ÇAĞININ BAŞLANGICI OLARAK ANILACAKTIR.
Simyacıların yapamadığını modern zamanların, kimyagerleri yapacak, dokundukları her ürünü altından daha değerli tüketim mallarına dönüştüreceklerdir.
Bu süreç de bilimsel bakışın ve eski anlayışın değiştirilmesi zorunludur.
Üstelik bu konu zamana bırakılamayacak kadar da ciddi ve acildir.
Bu kritik dönemeç de; sanayi, bilim ve yasal mevzuat birlikte hareket etmeli, ekolojik dengelere saygılı, insan yaşamını/sağlığını en büyük değer kabul eden bir anlayışla, yeni bir Kimya Sanayisi dönüşümünü/anlayışı gerçekleştirmelidir.

AMAÇ;
İnsan sağlığını ön koşul kabul eden anlayış,
Çevreyle ve insan doğasıyla uyumlu ürünler ile yaşan süresini ve kalitesini artırmak olmalıdır.

DÜNYA VE ÜLKEMİZ İÇİN SONUÇLAR
2020 yılında dünya nüfusunun 9 milyar, 2050 yılında 10,5 milyar olacağı tahmin edilmektedir. Bu nüfusun beslenmesi insanları düşündürmektir. Bilim ve teknolojide ilerleme bugünkü tempoda giderse tehlike mümkün mertebe azalacaktır.
Genetik, biyo-teknoloji ve kimyanın daha şimdiden yirmi birinci yüzyılın en önemli gelişme alanları olacağı düşünülmektedir.

Dünya kimyacıları doğal kaynaklardan büyük ölçüde yararlanma yollarının araştırılması konularına ön planda yer vermekte ve çoğu araştırmalarını bu alanda yoğunlaştırmaktadır.
Kimya, insanların daha mutlu bir yaşama kavuşmaları için her türlü imkânı sağlamaktadır.
Amerikan Kimya Derneğinin kuruluşunun 75nci yıl dönümü hatırası olarak hazırlanmış olan amblemin üzerinde; ‘’Kimya, daha iyi yaşamanın anahtarıdır’’ (Chemistry, key to better living) yazısı gerçeğin tam bir ifadesidir.

SONUÇ
Bugün gelişmiş, yani sanayileşmiş, ülkelerin ekonomik gelişmelerinde “öncü sektör” olarak nitelendirilen sektörlerin başında kimya sektörü gelmektedir.
Kimya sanayi olmadan sanayileşmenin düşünülmesi, kan dolaşımı olmadan bir insanın yaşamını sürdürebilmesini düşünmek gibi imkânsız bir şeydir.

ÜLKE BAZINDA BAKILDIĞINDA;
‘’KİMYAYA HÜKMEDEN DÜNYAYA HÜKMEDER’’.

İlk Nobel ödülümüzün benim geçen yıl Euro Chemde yaptığım çağrılı konuşmanın tam metni olan bu yazımı doğrular nitelikte olmasına ve BİYOKİMYA alanından gelmesine de özellikle dikkat çekmek isterim.

Saygılarımla..

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir
Muğla

Not: Yazım tamamen bilgilendirme amacı taşıyor olup, bilimsel tavsiye ve bir rapor özelliği taşımaz.

Çok daha fazlası için : http://www.kimyahaberleri.com/chempublish-dergimizin-yepyeni-2-sayisi-sizlerle/

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder…

3. Ulusal Kimya Mühendisliği Öğrenci Kongresi 2 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesinde Başlıyor

3. Ulusal Kimya Mühendisliği Öğrenci Kongresi 2 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesinde Başlıyor. UKMÖK-3 Düzenleme Kurulu adına, Prof. Dr. Mehmet BİLGİN tarafından Yapılan Kongre Çağrısı Şöyledir ;

İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü olarak 3. Ulusal Kimya Mühendisliği Öğrenci Kongresi (UKMÖK-3)’ün düzenlemekten büyük mutluluk duymaktayız.

2-4 Mayıs 2015 tarihleri arasında Avcılar kampüsümüzde düzenlenecek olan kongrenin amacı, ülkemizde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan Kimya Mühendisliği öğrencilerinin tanışmalarını, eğitim ve araştırma ile ilgili bilgi paylaşımını ve katılımcılar arasındaki etkileşimi gerçekleştirecek ortak çalışma alanlarının oluşmasını sağlamaktır.

Kongre kapsamında Kimya Mühendisliği alanında 8 farklı konu başlığı (Biyoteknoloji, Taşınım Olayları ve Ayırma İşlemleri, Reaksiyon Mühendisliği ve Katalizörler, Proses Tasarımı, Proses Sistem Mühendisliği, Nanoteknoloji ve Malzeme Bilimi, Çevre Dostu Teknolojiler, Termodinamik ve Enerji Teknolojileri) altında sözlü ve poster sunumlar gerçekleştirilecektir. Ayrıca kongremizde çağrılı konuşmacı olarak kimya sanayisinin önde gelen firmalarından konuşmacılar katılımcı öğrencilerimize hitap ederek, onlara mezuniyet sonrasında yön verecek açıklamalarda bulunacak ve onların sorularını cevaplandıracaklardır.

Sizleri İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü olarak 2-4 Mayıs 2015 tarihleri arasında aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

Kongre Konu Başlıkları ;

Biyoteknoloji
Çevre Dostu Teknolojiler
Nanoteknoloji ve Malzeme Bilimi
Proses Sistem Mühendisliği
Proses Tasarımı
Reaksiyon Mühendisliği ve Katalizörler
Taşınım Olayları ve Ayırma İşlemleri
Termodinamik ve Enerji Teknolojileri

Kongre Anasayfası : http://ukmok3.istanbul.edu.tr/

3. Ulusal Kimya Mühendisliği Öğrenci Kongresi 2 Mayıs'ta İstanbul Üniversitesinde Başlıyor