Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü 7+1 Sistemine Geçiyor, Okul Fabrikada Bitiyor

2

Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü 7+1 Sistemine Geçiyor, Okul Fabrikada Bitiyor. ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, Türkiye’de bir ilke imza atacak. 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte ‘7+1’ olarak formüle edilen bir eğitim sistemine geçecek. Söz konusu sistemde kimya öğrencisi, 7 yarıyıl boyunca bölümünde hem teorik, hem de uygulamalı ders alacak ve sekizinci yarıyılda mezun olacak. Öğrenci özellikle son yarıyılda eğitimini fabrikada tamamlayacak.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ), Türk eğitim sisteminde yeni bir reformu hayata geçiriyor. ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte ‘7+1’ olarak formüle edilen bir eğitim sistemini hayata geçirecek. Akademik eğitim için tercihini ÇÜ’den yana kullanan öğrenciler, 7 yarıyıl boyunca hem teorik, hem de uygulamalı ders alacak, 8. yarıyılda da fabrikada çalışıp, bilgilerini pratikte sınayacak.

TÜRKİYE’DE BİR İLK

Yeni eğitim sistemi hakkında açıklamalarda bulunan ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Emel Yıldız, ‘7+1’ olan sistemin, bugün ÇÜ bünyesindeki bazı mühendislik birimlerinde uygulandığını hatırlatarak, yönetim ve bölüm kurulunun kararıyla yaptıkları araştırmalar sonucunda Türkiye’de hiçbir Kimya Bölümünde böyle bir uygulamanın olmadığını tespit ettiklerini söyledi.

YENİ YILDA UYGULAMADA

Doç. Dr. Yıldız, 7+1 sistemini ilk kez Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü’nde gerçekleştireceklerini ifade ederek, söz konusu sistemin nasıl işleyeceğini de anlattı. Yıldız, önümüzdeki öğretim yılında uygulamaya geçecekleri bu sistemin öğrenci ve kimyanın gelişimi için çok önemli olduğu yorumunu yaparak, bu sistemin ÇÜ’nün tercih edilebilirliğini arttıracağını da savundu.

EĞİTİM FABRİKADA BİTECEK

Emel Yıldız, “Kimya öğrencisi 7 yarıyıl boyunca bölümünde hem teorik, hem uygulamalı dersler alacak. Burada bir donanıma sahip olacak. Bölümde güçlü akademisyenlerimiz var. Uluslararası nitelikte çalışmalar ve projeler yapıyoruz, dolayısıyla kimyanın hamuruyla yoğrulan bir öğrenci sekizinci yarıyılda artık mezun diyebiliriz. Bundan sonraki süreçte öğrenci, fabrikalarda eğitimini tamamlayacak” dedi.

MEZUN OLMADAN İŞ FIRSATI

Bir bakıma öğrencinin son yarıyılını uygulamalı olarak, birebir ve sigortalı çalışarak değerlendireceğini vurgulayan Yıldız, “Öğrencilerimiz hem okuyup, hem öğrenecek ve hem de tecrübe kazanacak. Öğrencimiz mezun olduktan sonra işe başlayacak. İş dünyasına girecek. Bu çalışmalarımız ona daha mezun olmadan işe yerleşme fırsatı veriyor. Yani son dört ayı fabrikada geçiyor” ifadesini kullandı.

SİSTEM İSTİHDAM YARATACAK

ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Emel Yıldız, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Orada uygulamaya başlıyor, çalışmalarını yürütüyor, bilgisini daha da pekiştiriyor. Örnekleyecek olursak; siz işverensiniz, gelen öğrencinin çalışma düzenini çok beğendiniz ve hemen sizin dikkatinizi çekti. Ve siz de işveren olarak birlikte çalışmak isteyeceksiniz. İşte size iş fırsatı, işte istihdam.”

Kaynak : Akşam

10’uncu Ege Analitik Kimya Günleri Kongresi ÇOMÜ’de Başladı

10’uncu Ege Analitik Kimya Günleri Kongresi ÇOMÜ’de Başladı. 15 Temmuz darbe girişimi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve İstanbul Üniversitesi işbirliğinde Yunanistan ile ortaklaşa düzenlenen bilim kongresini vurdu. Kongreye davet edilen 60 yabancı akademisyen ise Türkiye’ye gelmedi.

Uluslararası 10’uncu Ege Analitik Kimya Günleri Kongresi, ÇOMÜ Terzioğlu Kampüsü’nde dün başladı. Troia Kültür Merkezi’ndeki kongreye 25’i yabancı toplam 430 akademisyen katıldı. Kongre 2 Ekim Pazar gününe kadar bildiriler sunularak devam edecek. Kongreye damgasını ise davet edilen ancak 15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek gelmeyen 60 yabancı akademisyen vurdu. Buna rağmen 25’i yabancı toplam 430 akademisyenle başarılı bir şekilde devam etti.
Komite Başkanı ÇOMÜ Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Dilgin, Komite Eş Başkanı İstanbul Üniversitesi Analitik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Doç. Dr. Ayşem Arda ve Komite Üyesi İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Akademik Konsey Üyesi Prof. Dr. Reşat Apak, kongreye katılan bazı yabancı akademisyenlerle birlikte basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına katılarak 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye ile ilgili düşüncelerini paylaşan yabancı öğretim üyeleri Türkiye’de her şeyin normal ve korkulacak bir durum olmadığı mesajını verdi.

Kongrenin düzenleme komitesi üyesi ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Akademik Konsey Üyesi Prof. Dr. Reşat Apak, “Kongreye yabancı katılım sayısında 60’a yakın iptal oldu. Buna karşılık 25 yabancı öğretim üyesi büyük bir cesaretle, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda kendi açılardan belirli bir risk alarak, çünkü biliyorsunuz bir dezenformasyon kampanyası var yurt dışında. Bu cesaretleriyle Türkiye’ye gelmişlerdir. Kongremizi şereflendirmişler ve dayanışmalarını sergilemişlerdir. Bundan ötürü kendilerine teşekkürü bir borç biliyoruz” dedi.

10’uncu Ege Analitik Kimya Günleri’nin her iki yılda bir Yunanistan ile Türkiye arasında düzenlendiğini belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Kimya Bölüm Başkanı ve Komite Başkanı Prof. Dr. Yusuf Dilgin, “Kongrede 430 katılımcının bulunuyor. Ancak yurt dışından daha fazla misafir bekliyorduk. Onlarla sürekli yazışmalar yaptık. 15 Temmuz darbe girişiminde sonra birçok yabancı misafir Türkiye’ye gelmek istediklerini, ancak Türkiye’nin güvenli olmadığı gerekçesiyle gelmek istemediklerini belirttiler. Ama bunun yanında bazı misafirlerimiz ise Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğunu söyleyerek katıldı.

Maalesef 60’a yakın yabancı akademisyen bu kongreye gelmekten vazgeçti. Ama çok başarılı bir kongre geçiriyoruz. Yurt dışından 25 katılımcı geldi. Bunların 11’i Yunanistan’dan geldi. Almanya’dan, Ukrayna’dan, Bulgaristan ve Makedonya’dan da katılımcılar bulunuyor. İptaller daha çok Yunanistan’dan oldu. Çünkü Yunanistan ile ortak düzenlenen bir konferans. Yunan katılımcılara çok mail gönderdik. Türkiye’de, özellikle Çanakkale’de hiçbir sorunun olmadığını anlattık. 15 Temmuz darbe girişimi dahil Çanakkale’de herhangi bir olayın olmadığını, kendilerine her türlü konuda yardımcı olacağımızı söylemimize rağmen, Çanakkale’nin çok güzel ve şehir olduğunu söylemimize rağmen maalesef 15 Temmuz darbe girişimden sonra korktuklarını ifade ederek, gelmekten vazgeçtiler” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye’de pek çok alanda olumsuz yansımaları olduğu gibi bilimsel etkinlikleri de olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Dilgin, “Türkiye’de gerek ulusal gerekse uluslar arası düzeyde pek çok konferans iptal edildi. Biz bu konferansı her ne şekilde olursa olsun yapacağız dedik. Birçok konferansın katılımcılar gelmediği için iptal edildiğini de duyduk. Ama kararlı bir şekilde bu konferansı gerçekleştirmek istedik ve bugünlere geldik” dedi.

Ege Analitik Kimya Günlerinde ele alınacak başlıca konular:

►  Analitik Kimya ve Nanobilim / Teknoloji ve Malzeme Bilimi

►  Arkeometri

►  Atom ve Molekül Spektrometri

► Biyoelektrokimya ve Biyomedikal Uygulamaları

►  Biyokimyasal ve Klinik Analizi

►  Kemometri

►  Kromatografi ve Ayırma Teknikleri

► Elektroanaliz

► Elektrokimyasal Sensörler ve biyosensörler, Piller, Yakıt ve Güneş Pilleri 

►  Çevresel Analiz

►  Gıda Analizleri

► Adli Analizi

►  Kütle Spektrometresi

►  İlaç Analizleri

►  Kalite Kontrol / Kalite Güvence ve Kimyasal Metroloji

►  Numune Hazırlama

►  Türleşme 

►  Yüzey Karakterizasyonu Teknikleri

Kaynak : İHA

V. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi Sona Erdi

V. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi Sona Erdi. Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü tarafından düzenlenen V. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi sona erdi . Ülkemizin çeşitli üniversitelerinden çok sayıda anorganik kimya araştırmacısını ağırlayan kongrenin davetli konuşmacıları arasında Prof. Dr. Özer Bekaroğlu, Prof. Dr. Bekir Çetinkaya ve Prof. Dr. Mehmet Doğan gibi alanın uzman isimleri yer aldı.

22-25 Nisan tarihleri arasında Prof. Dr. Uğur Oral Konferans Salonu’nda organize edilen kongrenin açılışı 22 Nisan Çarşamba günü yapıldı. Açılışa Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Kanuni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Serindağ, rektör yardımcılarımız Prof. Dr. Hakan Arslan ve Prof. Dr. Ali Kaya, Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Temsilcisi Necmi Sadıkoğlu, Kimya Bölüm öğretim elemanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’nün verdiği mini konserle başlayan kongrenin açılış konuşmaları Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nevzat Külcü tarafından yapıldı. Kocamaz, kendisinin de Kimya Mühendisi olduğunu ve hayatının büyük bölümünde kimyayla ilgilendiğini söyleyerek “Bu dünyanın varlığı da yokluğu da kimya bilimine bağlı. Kimyasız bir dünya olamaz” dedi. Kimya bilimini doğru yolda kullanıldığı takdirde insanlığın ve dünyanın rahat nefes alacağını ifade eden Kocamaz, nanoteknolojiyi de dünyanın geleceğini kurtaracak ya da yok edecek bir alan olarak tanımladı. Kocamaz son olarak, üniversitemizle birlikte açmayı planladıkları Bilim Merkezi’nden söz etti ve bu merkezde 7’den 70’e herkesin bilimsel gelişmeleri takip etme fırsatı yakalayacağını söyledi.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ise kimya sanayinin modern dünyadaki endüstriyel üretimin temel bileşenlerinden biri olduğunu belirterek endüstriyel gelişmeye odaklanmış ülkeler için kimya sanayinin büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye’de imalat sanayinin gelişmesinde kimyanın önemli rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Çamsarı, “Kimya sanayi Çukurova Bölgesi’nin geleceği için en kritik öneme sahip ‘lider sektörler’ stratejik grubunda değerlendirilmektedir” dedi.

Mersin Üniversitesi Kimya Bölümü‘nün kuruluşu ve çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Çamsarı, bölüm öğretim üyelerinin son beş yılda SCI-Exp indeksinde taranan dergilerde 115 bilimsel makale yayımladıklarını, son beş yılda toplam bütçesi 1.186.000 TL olan araştırma projesinin yine bölüm tarafından tamamlandığını aktardı. Prof. Dr. Çamsarı, Kimya Bölümü’nün 2014 yılında FEDEK yetkinlik belgesini almaya hak kazanan Türkiye’deki ikinci Kimya Bölümü olduğunu hatırlattıktan sonra kongrenin başarılı geçmesini dileyerek konuşmasını tamamladı.

MEU_0368

Prof. Dr. Nevzat Külcü de kimyacıların moleküllerin kimyasına ve fiziğine son derece hakim olduğunu belirterek bunun çok sevindirici bir durum olduğunu söyledi. Temel bilimlerin, kurumların lokomotifi haline geldiğini, kimyacıların ise laboratuvarın dışında Ar-Ge çalışmalarını yürüten, yenilikçilik çalışmalarını yönlendiren, bilgiyi ticari ürüne dönüştüren, ülke ekonomisine katkıda bulunan çalışmaların içine girdiğini vurgulayan Prof. Dr. Külcü, kimyacıların artık öğretmenlik kadrosuna sıkışmış durumda olmadıklarının altını çizdi. Bu gelişmenin aksine temel bilimlere olan ilginin toplum ve bilim politikaları nezdinde azaldığını kaydeden Prof. Dr. Külcü, “Nanoteknoloji uygulamalarıyla ilgili gelişmeler günlük yaşamımızın her alanına girmiş durumda. Her alanda çığır açacak çalışmalara tanık oluyoruz. Üretimin yapıldığı her yerde kimyacı var. Bu yüzden temel bilimlerin desteklenmesi, çalışmaların teşvik edilmesi gerekiyor. Ülkemizin geleceğini burada görüyorum” diye konuştu.

Kongre açılışında ayrıca TÜBİTAK ARDEB Eğitim ve Tanıtım Hizmetleri Bölümü’nden Prof. Dr. Okan Zafer Yeşilel, TÜBİTAK’ın destek programlarını tanıtan bir sunum yaptı. ARDEB kapsamındaki destek programlarının miktarı, özellikleri, başvuru dönemleri, süresi ile ilgili ayrıntılı bilgiler aktaran Prof. Dr. Yeşilel, başvuruda dikkat edilecek hususlar ve proje değerlendirme süreçleri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Yeşilel, proje yürütmenin önündeki idari kotaların gevşetildiğini söyleyerek bilimsel değerlendirmede kabul oranının oldukça yüksek olduğunu kaydetti.

Açılış programının ardından, Prof. Dr. Özer Bekaroğlu’nun başkanlığını yaptığı birinci oturuma geçildi. Oturumda ilk olarak Prof. Dr. Bekir Çetinkaya tarafından ‘Katalitik İndirgenme Tepkimelerinde NHC Komplekslerinin Rolü’ başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Daha sonra ‘Kimya Eğitim Programlarının Durumu, Talep Düşmesi ve Ülke Ekonomisine Muhtemel Yansımaları” konulu bir panel yapıldı. Panelde; Prof. Dr. Özer Bekaroğlu “İş Piyasasında İstihdam Olanakları ve İstatistikleri”, Prof. Dr. Mehmet Doğan “Türkiye’de Kimyagerlik Eğitiminin Mevcut Durumu ve Eğitimi Programlarının Nitelik ve Nicelik Bakımından Piyasa Beklentileri ile Uyumu” ve İKMİB Temsilcisi Necmi Sadıkoğlu “Kimya Sektörünün Ulusal Ekonomideki Mevcut Yeri ve 2023 Hedeflerini Tutturma Bakımından Sektörün Potansiyeli” başlıklı birer sunum yaptı.

V. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi Sona Erdi

İşte Dünyanın En Zorlu Kimya Bölümü Hocası

İşte Dünyanın En Zorlu Kimya Bölümü Hocası. İtalya Messina’daki Stretto Üniversitesi’nin kimya bölümünde okuyan bir öğrencinin 43 defa sınava girip 43 defasında da kaldığı konuşuluyor.

Sebebi ise 56 yaşındaki öğretim görevlisi Sandra Lo Schiavo. Söz konusu hoca suçlamalara şu sözlerle karşılık verdi: “Bunların hepsi uydurma. Sınavlar şeffaftır. Ayrıca hiçbir sınavı tek başıma yapmam. Mutlaka bir, hatta bazen iki meslektaşım yanımda olur”.

Ancak Lo Schiavo hakkındaki suçlamaları reddetmekle beraber çok katı olduğunu da kabul ediyor. “Öğrencilerim benden nefret etsinler ama çalışsınlar” diyen hocanın son sınavına giren öğrencilerin %70’i kaldı. Öğrencilerin çalışmadığı için bunu hak ettiklerini söyleyen kadın hoca başarısız öğrenciyi geçirmesinin ilerde daha büyük sorunlara yol açacağını söylüyor.

iste-dunyanin-en-zorlu-kimya-bolumu-hocasi

 

Kaynak : trtturk