Bilimkurgu Ormanı Karbon Salınımı Etkisini İzliyor

Bilimkurgu Ormanı Karbon Salınımı Etkisini İzliyor. İngiltere Staffordshire ormanında endüstriyel ölçekte bir deney, iklim değişikliği hakkındaki bilgi boşluklarının doldurulmasına yardımcı olacak.

Projede, yüksek seviyede karbon dioksit üfleyen 25 metrelik direklerin ağaçları çevrelemesi sağlandı ve açık hava laboratuvarı oluşturdu.

Deney alanı 3 metrelik çitlerle çevrili ve bölge bilim kurgu filmlerini andırmakta.
Bilim insanları, ormanların 21. yüzyılın ortalarında atmosferde beklenen karbon dioksit seviyelerine nasıl tepki vereceğini bulmak istiyor.

CO2, bitki gübresi vazifesi görür ve araştırmacılar, seviyelerin artmasıyla ağaçların gövdelerine, köklerine ve organik maddelerine daha fazla CO2 birikim olacağını düşünüyorlar.
Fakat gübreleme etkisinin besin eksikliği, su eksikliği ve yükselen sıcaklıklar gibi faktörler tarafından zamanla sınırlı olacağına inanıyorlar.
Ağaçların, fosil yakıtların yakılmasıyla üretilen karbonun üçte ikisi ile üçte biri arasında depolandığı tahmin ediliyor.
İklim bilimindeki en tahmin edilemez şeylerden biri, CO2 seviyelerinin artılına bağlı olarak ormanların ne kadar uzun süre iklim değişikliğini tamponlamaya devam edeceğidir.

Deney, dört farklı ülkede gerçekleştirilecek ve ormanın çevre koşullarındaki ağaçlar üzerindeki CO2 etkisi kapsamlı olarak ölçülecek.

Avrupa’da türünün ilk örneğidir.

Mill Haft adlı ormanlık alan, Lichfield Kontunun eski avlanma alanının bir parçasıdır. 25 hektarlık alanı kapsıyor ve 300 yıldan fazla bir süredir ağaç örtüsünün altında olduğu düşünülüyor. Egemen tür yaklaşık 160-180 yıllık İngiliz meşesi Quercus Robur’dur.

Ormandaki deneyler ayrıca 550 ppm düzeyindeki CO2’nin yapraklar, toprak, böcekler ve hastalıklar dahil tüm ekosistem üzerindeki etkilerini inceleyecektir.

Profesör Mackenzie, “Değişen CO2’nin etkisine maruz kalan ağaçların yaprak kimyasında birkaç gün içinde ve birkaç hafta içinde’de toprakta etki görünmesi gerektiğini söyledi.

“Üç yıl içinde kök büyümesi, gölgelik yapısı ve bir dizi diğer yapısal orman elementi, artan CO2’ye maruz kalmaya bağlı olarak bizlere net sonuçlar vermeli”.

Bilim insanları, CO2 artışının deniz ve kara tarafından da ne kadar tamponlanacağı konusunda daha fazla kesinlik kazanmasının yaşamsal olduğunu söylüyor. İyimser düşünceler, doğal dünyanın karbonu emme kabiliyeti, insanlar için fosil yakıtlardan uzak durmak için zaman kazandırabileceğini umuyor.

Staffordshire’daki deneme bölgesi, Birmingham Üniversitesinden emekli Profesör Joe Bradwell tarafından finanse edildi.

Profesör Mackenzie Profesör Bradwell’in karbon ayak izini telafi etmek için 300.000 ağaç dikmesi gerektiğini hesapladığını ve araştırma projesinin taahhüdünün bir parçası olduğunu söyledi.

Haber CHEMLİFE Dergisinin 1. sayısından alınmıştır.

Ulaşmak için : http://chemlife.com.tr/

Gediz Üniversitesi Türkiye’nin En Büyük Hibrit Enerji Santralini Kurdu

Gediz Üniversitesi Türkiye’nin En Büyük Hibrit Enerji Santralini Kurdu. Gediz Üniversitesi, öğrenci otoparkına rüzgar ve güneşten aynı anda elektrik üreten hibrit santral kurdu. Büyük bölümü yerli teknoloji olan 2.2 milyon TL maliyetli çevreci tesisle yılda 350 bin TL tasarruf edilecek, atmosfere 450 ton karbon salınımı önlenecek.

Gediz Üniversitesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik bilimsel çalışmalarını çevreci projeyle taçlandırdı. Kampüse Türkiye’nin en büyük hibrit elektrik santrali kuruldu. İzmir Kalkınma Ajansı’nın Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Mali Destek Programı kapsamında 1 milyon TL ile desteklediği proje, toplam 2.2 milyon TL’ye mal oldu. Üç bin metrekarelik öğrenci otoparkının üzeri bin 600 güneş paneliyle kaplandı, bir de rüzgar türbini yerleştirildi. Büyük bölümü yerli teknoloji olan santral, güneş ve rüzgar enerjileri birleştirilerek saatte 500 kilovat elektrik üretiyor. Gediz Üniversitesi, elektrik ihtiyacının en az yüzde 60’ını buradan sağlayacak ve yılda 130 bin dolar (yaklaşık 350 bin TL) tasarruf edecek. Yenilenebilir kaynakların elektriğe dönüştürülmesiyle de her sene, çevre kirliliğine neden olan 450 ton karbon salınımı engellenecek. Doğa dostu bu tesis Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi tarafından araştırma ve eğitim laboratuvarı olarak da kullanılacak, yenilenebilir enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu teknik personel burada uygulama yapacak.

Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Kavuk, hibrit elektrik santrali kurarak bu alanda öncü bir adım attıklarını açıkladı. Kavuk, İzmir’in rüzgar ve güneş potansiyeline dikkat çekmek, hem topluma hem de öğrencilerine çevreci enerji bilinci aşılamak istediklerini de dile getirdi, ”Bulunduğumuz coğrafya yılın büyük bölümünde güneşli ve rüzgarlı. Hibrit santralle bu 2 yenilenebilir kaynaktan aynı anda elektrik üreterek yeşil bir kampüs haline geldik. Öğrenci otoparkımızı hibrit santrale dönüştürüp bu atıl alanı elektrik üretir hale getirerek de örnek olduğumuzu düşünüyoruz. Gediz Üniversitesi olarak ülkemizin sahip olduğu çevreci kaynakların ekonomik değere dönüştürülmesinde öncülük üstlenmeye devam edeceğiz” dedi.

Gediz Üniversitesi Türkiye'nin En Büyük Hibrit Enerji Santralini Kurdu

Karbon salımının üçte ikisi 90 şirketten

Climatic Change (İklim Değişikliği) dergisinde yayımlanacak olan araştırmaya göre, petrol, gaz ve kömür üretiminde bulunan Chevron, Exxon ve BP gibi şirketler liste başında yer alıyor.
Guardian gazetesinde yayımlanan haberde, bugüne kadarki sera gazı salımının tahminen yarısının son 25 yılda üretildiği vurgulanıyor.

ABD’nin Colorado eyaletindeki İklimsel Sorumluluk Enstitüsü’nde araştırmacı olan ve raporu kaleme alan Richard Heede, “Dünyada binlerce petrol, gaz ve kömür üreticisi var. Ama karar alanların, CEO’lar ya da bakanlar düzeyinde olduğu düşünüldüğünde aslında sorumlu olanlar bir-iki otobüse sığar.” dedi.

Hangi şirketler?Raporda, 1751 ila 2010 yılları arasındaki toplam karbondioksit ve metan salımının 914 gigaton (milyar ton) olduğu ve bunun yüzde 63’ünün 90 şirket tarafından üretildiği belirtiliyor.

Bu 90 şirketten yedisi çimento üreticisi, geri kalanların tümü ise petrol, gaz ve kömür üreten şirketler. Bunların 50’si özel yatırımcı şirketler; petrolde Chevron, Exxon, BP ve Shell, kömürde ise British Coal Corp, Peabody Energy ve BHP Billiton başta geliyor.

Listeye giren 31 şirket ise Suudi Aramco, Rus Gazprom ve Norveç’in Statoil şirketleri gibi kamu şirketi.

9 şirket ise Çin, eski Sovyetler Birliği, Kuzey Kore ve Polonya gibi ülkelerde esas olarak kömür üreten devlet işletmeleri.
Raporda, karbon salımının yüzde 30’undan, listenin başında yer alan 20 özel şirketin sorumlu olduğu belirtildi.
İklim değişikliği uzmanları, hükümetlerden ziyade karbon salımına neden olan şirketlerin tek tek sorumlu tutulması bakımından raporun önemine vurgu yaptı.

Birleşmiş Milletler kapsamında 11-22 Kasım tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da yapılan tıklayın iklim değişikliği konferansında iklim krizini çözmede yükün Amerika ve Avrupa’da mı yoksa Hindistan ve Çin gibi ülkeler üzerine mi olduğuna dair tartışmalar devam ediyor.

karbon

 

Kaynak :haberx

Karbon salımının