Karatay Üniversitesi, CERN deneylerinden biri olan ALICE Deneyi’ne tam üye olan ilk Türk üniversitesi oldu.

KTO Karatay Üniversitesi, merkezi İsviçre’de olan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nin (CERN) deneylerinden biri olan ALICE Deneyi’ne tam üye olan ilk Türk üniversitesi oldu.

KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu, CERN ve KTO Karatay Üniversitesi arasında imzalanacak işbirliği anlaşmasının çok önemli bir anlaşma olduğuna değindi. Konya’da 4 tane üniversite olduğunu aktaran Prof. Dr. Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Bunlardan ikisi vakıf, iki tanesi de devlet üniversitesi. Bu üniversitelerin hepsi bilime katkı sağlamaya çalışırken, bir taraftan da Konya’nın gelişmesine katkı sağlama gayreti içerisindeler. Diğer taraftan bizim manevi iç dünyamızı aydınlatacak bir başka unsur var Konya’da. Bu da biliyorsunuz Mevlana. Bu bağlamda da kendimizi geliştirmek için Konya bulunmaz fırsatlar sunuyor. Atılacak imzaların üniversitemize çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.”

Ortak projeler yapılacak
KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Okatan, CERN’in dünyanın en büyük araştırma merkezi olduğunu dile getirdi. CERN’de herkesin sandığı gibi herkesin fizikçi olmadığını anlatan Prof. Dr. Okatan, şunları söyledi:
“Orada yüzde 20-25 fizikçi var, gerisi hep mühendis. Dünya’nın her ülkesinden gelmişler. En çok da Amerikalılar var orada. Şu anda kullandığımız internet de orada keşfedildi. Tıpta kullanılan pek çok cihaz da orada keşfedildi. Gerçekten biz oranın bir parçası olmalıyız diye düşündüm. CERN projesine dahil olmak için 2 yıldır herkesi inandırmaya çalışıyordum. Kader yüzüme güldü. Abdullah Çavuşoğlu gibi çok değerli bir mütevelli heyeti üyemiz karşımıza çıktı. O da bana destek oldu. Mütevelli heyeti CERN projesine onay verdi. Umarım çok kısa süre içerisinde bu CERN projesi vasıtasıyla daha iyi bir üniversite haline geleceğiz. Biz öğrencilerimizi oraya staj için göndereceğiz. Başka ortak projeler yapacağız.”

Ortaklık devam edecek
CERN temsilcisi ve ALICE Deneyi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Paolo Giubellino ise, ALICE Deneyi’nin 37 farklı ülkeden oluşan büyük bir işbirliği ortaklığı olduğunu belirterek,şunları dile getirdi:
“Bilimsel araştırmalar yalnızca bilimsel araştırma olarak kalmıyor teknolojiye de büyük katkılar sağlamakta. Karatay Üniversitesi sadece bilimsel araştırmaları değil, teknolojik araştırmalara da katkıda bulunacağına inanıyorum. ALICE Deneyi gibi büyük deneyler her ne kadar CERN’de kurulmuş olsa da bu dedektörlerin alt parçaları CERN’de yapılmamakta. Onları üniversiteler kendi laboratuvarlarında yapıyor. Dolayısıyla CERN bu dedektörleri bir parça halinde toparlayan bir kurum görevi görüyor. Teknoloji ve bilgi transferi tamamen üniversitelerin kendisine ait olmakta. ALICE Deneyi’nin 140 tane üyesi var, neden 141’inciye ihtiyacımız var? Çünkü biz burada yeni teknolojiler geliştiriyoruz. Ortaklığımıza kattığımız her yeni kişi bize yeni bilgiler sağlayacak. Nasıl üretileceğini gösterecek yeni bilgiler sağlayacak ve oradaki tartışmalarda yeni fikirler bizim önümüzdeki yeni teknolojileri geliştirmekte ışık tutacak.”

Bir yıl süren başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından CERN-ALICE Deneyi iş birliği protokolü için imzalar KTO Karatay Üniversitesi’nde atıldı. İmza törenine CERN temsilcisi ve Alice Deneyi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Paolo Giubellino, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Okatan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konuşmaların ardından taraflar arasında imzalar atıldı.

karatay

 

Kaynak : hurriyet

Türk profesör CERN çalışmalarına davet aldı

Türk profesör CERN çalışmalarına davet aldı.Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yapılacak çalışmalara Türkiye’den davet edilen Prof. Dr. Ali Okatan, ‘Tanrı Parçacığı’ olarak adlandırılan deneyle, Allah’ın evreni yok denecek kadar az bir zaman diliminde nasıl yarattığının görüldüğünü söyledi.

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Okatan, CERN’e bu yıl ve gelecek yıl için Türkiye’den davet edilmenin sevindirici olduğunu belirtti. Türkiye’nin bir süreliğine bu projelere katılmadığını ancak KTO Karatay Üniversitesi ve birkaç üniversitenin projelere katkıda bulunacağını bildiren Prof. Dr. Okatan, CERN’de Atom’un iç yapılarının incelenmeye çalışıldığını kaydetti.Prof. Dr. Okatan, deneylerde kullanılan dedektörlerin yenilenmesi için çalışmaların bir süre önce durduğunu ifade ederek, “Daha önce alınan bilgiler şuanda yüz binlerce bilgisayar tarafından incelenmekte. Burada en çok konuşulan şey, Tanrı Parçacığı. Evrenin ilk oluşmasında büyük patlama söz konusu. Bu patlamada ortaya çıktığı düşünülen bir parçacık var. Bunlar dedektörlerle tespit ediliyor. CERN çalışmalarında şu düşünüldü, acaba bu parçacık tekrar elde edilebilir mi, ki elde edildi. Daha fazla bilgi, bilgilerin incelenmesiyle ortaya çıkacak. Bizde üniversitemizde bu konuyla ilgili olarak bir bilgisayara grid noktası oluşturmaya çalışıyoruz. Bu bilgiler bizim tarafımızdan da incelenecektir” dedi.

Tanrı Parçacığı adı verilen deneyle evrenin oluşunun incelenmeye çalışıldığını anlatan Prof. DR. Okatan, “Evren’in kendiliğinden oluşması söz konusu değil. Bizim dinimizde ve Kur’an-ı Kerim’de zaten Allah-ü Teala, ‘Ol dedik, oldu’ diyor evren için. Aslında büyük patlama, yok denecek kadar az bir zaman diliminde evrenin oluştuğunu gösteriyor. Dolayısıyla hiçbir çelişki yok. Kur’an-ı Kerim’de söylenen şeyde budur; Evren’in Allah-ü Teala’nın isteğiyle oluşmasıdır. Ben bir çelişki görmüyorum bunda. CERN çalışmaları bu nedenle gerek Hıristiyan dünyası gerekse bazı başka dini çevrelerde tepkiyle karşılanıyor. Bizim dinimiz özellikle bilimsel çalışmaları destekler. Nereden geldiğimizi, nasıl oluştuğumuzu incelemeyi yasaklamaz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Okatan, yeni deneylerde yalnız ‘Tanrı Parçacığı’ bulmaya çalışılmadığını, kanser hastalarına yönelikte tıbbi cihaz üretimi içinde çalışıldığını anlatarak, ” Burada çalışmalara katılan pek çok bilim adamının büyük çoğunluğu mühendis. Özellikle kanser hastaları için ve birçok hastalık için gerekli cihazlar üretiliyor. Bunlar yan ürün olarak ortaya çıkıyor. Bugünlerde kurşun çarpışmaları yapılıyor. Özellikle atık sorunu olmayan reaktörlerin üretimi için gerekli çalışmalar yapılıyor. Kurşun ve kurşun atomları çarpıştırılarak onların sonuçları irdelenmektedir şuan” diye konuştu.
cern

 

Kaynak :haber7