Geleceğin Mesleği “Biyoinformatik ve Genetik Uzmanlığı”

Geleceğin Mesleği “Biyoinformatik ve Genetik Uzmanlığı”. Kadir Has Üniversitesi Biyoinformatik ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kemal Yelekçi Biyoinformatik ve Genetik bölümünün geleceğin en parlak bölümü olduğunun altını çizerek mezun olan öğrencilerin yurt içinde ve yurt dışında işsiz kalmayacağını belirtti.

Canlıya ait biyolojik verilerin (DNA, RNA ve Protein) üstel bir hızla çözülerek artması, bu verileri analiz ederek tıbbın ve ilaç geliştiricilerinin hizmetine sunacak yetişmiş elemanlara olan gereksinimi de artırmaktadır.
Sağlık, Gıda, ilaç ve biyoteknoloji gibi pek çok alana yayılmış bir meslek dalı olan Biyoinformatik ve Genetik Uzmanlığı, son zamanların popüler meslekleri arasında yer alıyor.

Biyoinformatik ve Genetik alanında uzmanlığına sahip bir kişi bilgisayar ve bilgi teknolojilerini kullanarak bu verileri dijital ortama aktararak biyolojik süreçleri çözme, anlama ve sonuç çıkarma işlerini yapar. İlk mezunlarını veren Kadir Has Üniversitesi Biyoinformatik ve Genetik Bölümü, Türkiye’de bu bölümün öncücüsü olmayı ve geliştirmeyi amaçlıyor.

“Biyoinformatik ve Genetik Uzmanlığı ile Donanımlı Bireyler Yetişiyor”

Kadir Has Üniversitesi Biyoinformatik ve Genetik Bölümü öğrencisinin donanımlı olarak mezun olduğunu belirten Biyoinformatik ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kemal Yelekçi, “Türkiye’de diğer bazı üniversitelerde sadece bir ders olarak okutulan bu konu Kadir Has Üniversitesi’nde ayrı bir bölüm olarak yer alıyor. Bu bölümde eğitim alan her öğrenci ilgili matematik, fizik, istatistik ve bilgisayar programlarını öğrenerek; genom dizilemesi (gelecek nesil sekans analizler), genlerin belirlenmesi, protein yapı ve işlevinin belirlenmesi, İlaç tasarımı, doku tipleme çalışmaları, kişiye özel ilaç tasarımı, hastalıklarda genetik farklılıkları anlama ve moleküler modelleme simülasyon gibi çeşitli veri bankalarından verilerin indirilmesini ve nasıl yorumlaması gerektiğini öğreniyor ” dedi.

“Öğrenciler Kendini Geliştiriyor”

Biyoinformatik ve Genetik Bölümü’nün Türkiye’de başka okullarda da açılarak yayılacağını dile getiren Yelekçi; “Bölümümüzden yurt içinde ve yurt dışında staja giden öğrencilerimiz, gittiği yerden iş teklifi alarak geri dönüyor. Geleceği olan, parlak bir bölüm. Kadir Has Üniversitesi’nde öğrencilerle birlikte proje geliştirerek, öğrencilerin daha tecrübeli olması ve mezun olduktan sonra ellerinde mevcut proje ile her yere girebilmelerini istiyoruz. Bunun en son örneklerinden biri de, okulumuzda öğrenimine devam eden Biyoinformatik ve Genetik Bölümü ikinci sınıf öğrencimiz Beril Tiryakiler oldu. Araştırmaya çok meraklı olan ve ikinci sınıfın sonunda Amerika’da staj yeri ayarlayarak mesleğini öğrenmeye başlayan Beril, verilen bilgileri almaktan çok kendisinden bir şeyler katarak yeni projeler üretmeye başladı. Bu bilgi ve merakı sayesinde kendini gösterme şansı yakaladığı için şu anda staj yaptığı Oregon Health & Science Üniversitesi, Hesaplamalı Biyoloji Departmanından iyi bir pozisyonda iş teklifi aldı. Öğrenciler, kendilerine verilen bilgileri yetenek ve uzmanlıkları ile birleştirebilirlerse, açılmayacak kapı yoktur” dedi.

Uluslararası Eser Analiz Kongresi 20-23 Haziran’da Cumhuriyet Üniversitesinde Yapılacak

Uluslararası Eser Analiz Kongresi 20-23 Haziran’da Cumhuriyet Üniversitesinde Yapılacak. Hayatının bir yerinde kimyasal analizle ilgilenmiş herkesin dikkatini çekmeye başaran bilimsel etkinliklerden biri olan “Eser Analiz Kongresi” nin beşincisi bu yıl Cumhuriyet Üniversitesinde yapılacak.

Sırasıyla; EsAn-2010 Pamukkale Üniversitesi’nin, EsAn-2012 Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin, EsAn-2014 Gazi Osman Paşa Üniversitesi’nin, EsAn-2016 ise Sakarya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenmiştir. İlk üç tanesi ( Çalıştay ) olarak düzenlenen etkinlik dördüncüsünden itibaren olarak gerçekleştirilmektedir. EsAn kongreleri dördüncüsüne kadar ulusal nitelikte olarak devam ederken, beşincisi olacak bu kongreden itibaren uluslararası paydaş ve meslektaşlarımızın da bilimsel katkılarıyla daha verimli olması adına Uluslararası boyut kazandırılarak “Uluslararası Eser Analiz Kongresi” olarak sürdürülecektir.

İnorganik ve organik eser analizin bütün paydaşlarını buluşturan etkinlik; sadece tek bir alana ait olmayıp multidisipliner yapısı ile pek çok farklı alanlardan bilim insanlarını bir araya getirme potansiyeline sahiptir. Spektroskopi, kromatografi ve elektro analitik yöntemlerinin birçok türünü; kimya, biyoloji, çevre, gıda, tıp, eczacılık, jeoloji ve ziraat gibi çeşitli alanlarda uygulayan herkes kongrenin doğal davetlisidir.

Organizasyonu Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı tarafından yapılan etkinlik; genç araştırmacılar için hem tecrübeli akademisyenlerle buluşma hem de zengin bilimsel içeriği ile önemli kazanımlar edinme fırsatı sunacaktır.

İç Anadolu bölgemizin tarihi ve kültürel şehirlerinden olan Sivas; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış tarihsel birikimi, kültürel çeşitliliği ile hep ilgi odağı olmuştur. Sayısız tarihi ve kültürel zenginlikleri arasında; Divriği Ulu camii, Kangal Balıklı Kaplıca, Şifaiye, Buruciye ve Gök Medreseleri, Kongre Müzesi sayılabilir. Tarih boyunca Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan, Milli mücadeleye yaklaşık 6 ay ev sahipliği yapmış, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas, değerli bilim İnsanlarını beklemekte.

Kongre Konuları :

  • Önderiştirme, Zenginleştirme ve Ayırma Yöntemleri
  • Organik Eser Analiz
  • İnorganik Eser Analiz
  • Türleme ve Eser Analiz
  • Çevresel Eser Analiz
  • Gıda ve Sağlıkta Eser Analiz
  • Endüstriyel Proseslerde Eser Analiz
  • Kalite Kontrolde Eser Analiz
  • Malzeme ve Materyal Karakterizasyonunda Eser Analiz
  • Jeoloji ve Arkeolojide Eser Analiz
  • Medikal ve Biyomedikal Eser Analiz
  • Klinik Eser Analiz
  • Sorpsiyon ve Adsorpsiyon Yöntemleriyle Eser Analiz
  • Yüzey Analizleri
  • Eser Analizde Kemometrik Uygulamalar
  • Proteomik, Metalomik ve Metabolomikler
  • Eser Analizde Aletli Uygulamalar
  • Spektrometrik Uygulamalar
  • Elektroanalitik Uygulamalar
  • Kromatografik Uygulamalar
  • Nükleer Uygulamalar
  • Eser ve Ultra Eser Diğer Yeni Analiz Yöntemleri ve Uygulamalar

Önemli Tarihler :

Kongre Tarihi: 20-23 Haziran 2018
Bildiri Gönderme Başlangıç Tarihi: 23 Kasım 2017
Bildiri Gönderme Bitiş Tarihi: 23 Nisan 2018
Kabul Edilen Bildirilerin İlanı: 23 Mayıs 2018
İndirimli Kayıt için Son Tarih: 23 Nisan 2018

Detaylı Bilgi İçin : http://esan2018.cumhuriyet.edu.tr/

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor. İlaç ve sağlık endüstrisinden kimya ve üretim endüstrilerine… Yaşam Bilimleri teknolojileri kapsamındaki uygulamalara donanım ve hizmet üreten bütün uzmanlar, konunun Türkiye’deki “teknoloji ve ihtisas fuarları grubunda” 2018 Nisan’ında biraraya geliyorlar. Son derece geniş bir sektörel alana yayılan ilaç, OTC, laboratuvar ve biyoteknoloji endüstrileri; temel araştırma-geliştirme faaliyetlerinden, ileri teknolojiyle üretilmiş son ürünlere kadar, en gelişmiş know-how ve uygulamaları ile sektör uzmanlarının karşısında olacaklar. Uzmanlar, analitik, laboratuvar, ilaç ve biyoteknoloji alanlarında eğitimden endüstriye, sağlıktan enerjiye, ürün geliştirmeden üretim proseslerine, Ar-Ge’den kalite kontrole, birbirinden farklı sektörel alanlar için geliştirdiği teknoloji ve bilgi birikimini fuarda çeşitli sergileme, etkinlik ve sunumlar ile aktaracaklar. ‘Yaşam Bilimleri Fuarları‘ konsepti ile Analytech 2018, Biotecnica 2018, PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018 Fuarları eşzamanlı düzenlenerek büyük bir sinerji oluşturacaklar: Yaşam Bilimlerinin, ilaç teknolojisinin, biyoteknolojik uygulamaların ve analiz/LAB sistemlerinin gelişmiş ürünlerini buluşturacak; bu alanda önemli bir ‘network’ işlevi görecek sektör etkinliğinde yerinizi almaya davet ediyoruz…

FUAR BROŞÜRÜNÜ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018

“LAB & Analitik”

Analytech 2018 sunumları ve sergilemeleri; laboratuvar ortamlarında araştırma, inceleme, proses ve kalite kontrol safhalarının tümü için ileri teknolojileri ve uzmanlık konularını kapsamakta. Endüstrinin birçok dalında analiz sistemleri, laboratuvar ortamlarının, üretim ve kontrol proseslerinin temel uygulamalarını oluşturuyor:

Sağlık, İlaç, Kimya, Petrokimya, Gıda, Tarım, Veterinerlik, Tekstil, Kozmetik, Enerji, Çevre, Madencilik, Otomotiv, Elektrik/Elektronik, Havacılık, Yapı ve üretim endüstrileri…

Endüstrilerin araştırma-geliştirme süreçlerinde ve ürün proseslerinde ileri analiz teknolojileri kullanılıyor. Bu teknolojiler, laboratuvar cihazları ve malzemeleri ile birlikte Analytech 2018 sunumlarında ilgili ihtisas grupları ile buluşacaklar.

“Biyoteknoloji”

Tıbbi ilaçlar üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinden sağlık hizmetleri sektörünün birçok ünitesine kadar son derece önemli ve geniş bir alanda biyoteknoloji, temel uygulamaları oluşturuyor. Modern ziraat ve tarımcılıkta uygulanan gelişmiş ürünler, verimliliği geliştirilmiş tohumlar, zirai kimyasallar, tarım ürünlerinde gen teknolojileri gibi birçok uygulama da biyoteknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektörü işaret ediyor. Üretim endüstrinin birçok dalındaki farklı sektörlerde de biyoteknoloji, laboratuvar ortamlarının ve üretim proseslerinin temel uygulamalarında kullanılıyor.

Biotecnica 2018 sergilemeleri ve sunumları fuarda, tüm sektörlerin araştırma-geliştirme ve üretim proses faaliyetlerinde bulunan uzmanlarını biraraya getirecek.

“Farmasötik” & “Nutrasötik”

İlaç ve besin-destek endüstrisinde etken madde ve bileşenlerden bitmiş ürün ve formülasyonlarına, endüstriyel ekipman ve teknolojiden üretim prosesleri ve hizmetlerine…

PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018, ilaç endüstrisinde faaliyet sürecinin üç temel ayağına yöneliyor:

Klinik araştırma;

Üretim ve teknoloji;

Ürün ve pazarlama.

Endüstrideki dört temel unsurun ise bir fuar ortamında tüm yönleri ile sektör uzmanlarına ve profesyonellerine entegre biçimde sunulmasını hedefliyor:

Etken madde ve bileşenler;

Bitmiş ürün ve formülasyonlar;

Üretim teknolojisi ve ekipmanı;

Sözleşmeli (Contract) üretim ve proses hizmetleri.

İlaç endüstrisinin tüm adımlarını birlikte ele alan; inovatif teknolojiler ile gelişmiş bir sunum ve ticaret platformunu oluşturacak fuar ve konferans bütününü ‘NEXT vurgusu ile geleceğe taşıyoruz.

Ziyaretçi  Profili ve Hedefler

Meslekler… Uzmanlık alanları…

Endüstriyel Analiz uzmanları,  Laboratuvar yönetim ve teknik uzmanları,  Biyoteknoloji, Biyoanaliz, Biyoenformatik uzmanları,  Kalite kontrol laboratuvarları,  Ar-Ge yöneticileri ve profesyonelleri,  Üretim /proses uzmanları,  Biyomedikal uzmanları/mühendisleri,  Kimya ve biyokimya uzmanları,  Mikrobiyoloji, moleküler biyoloji uzmanları,  Doktorlar, Mühendisler, Teknisyenler, Akademisyenler,  Farmakologlar,  Diyetisyenler,  Sağlık hizmetleri uzmanları,  Kalite kontrol uzmanları,  Tesis yöneticileri

Sektörler,  Endüstriler…

Analiz Laboratuvarları,  Medikal Laboratuvarlar,  Medikal teknoloji endüstrisi,  Sağlık tesisleri,  Klinik diagnostik,  İlaç endüstrisi,  Tarım endüstrisi,  Gıda endüstrisi,  Veterinerlik,  Kimya endüstrisi,  Çevre, Su & Atıksu endüstrisi,  Petrokimya endüstrisi,  Madencilik endüstrisi,  Enerji sektörü,  Elektrik & Elektronik endüstrisi,  Çimento endüstrisi,  Otomotiv endüstrisi,  Adli tıp/araştırma uygulamaları,  Kozmetik endüstrisi,  Tekstil endüstrisi,  Yapı endüstrisi,  Üretim endüstrisi,  Havacılık ve Uzay endüstrisi,  Ar-Ge tesisleri,  Laboratuvar cihaz ve malzeme dağıtım-satış sektörü

Kamu Kuruluşları…  

Üniversiteler  İlgili Bakanlıklar,  Hastaneler,  Halk sağlığı laboratuvarları  Tahlil kurumları

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor. Dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerin bazılarına ev sahipliği yapan Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi, gelişmekte olan tüketici ihtiyaçları, kimyasal üretim ve endüstriyel yeniliklerle hareketliliğine hızla devam ediyor. Bu gelişen piyasalarda şirketler, kendilerine rekabet gücü kazandıran ürünler için sürekli arayış içindeler.

Kıt hammadde, iklim değişikliği ve şehirleşme gibi zorluklarla karşılaşan şirketlerin, geleceğin ürünlerini yaratmalarında onlara yardımcı olacak dinamik ve güvenilir bir ortağa ihtiyaçları vardır ve Evonik en güçlü ortaktır.

Evonik Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi sorumlusu Peter Meinshausen, “Yenilikler her geçen gün Asya’da büyüyor ve talep artışı Asya müşterileri tarafından sağlandığından küresel kapasitemizi bölgedeki müşterilerimizi mutlu etmek için güçlendik” diyor. “Farklı ekonomilerdeki gelişmeler ve ihtiyaçlar eylemlerimizi yönlendiriyor.”

Evonik, 150 yıllık bir Alman endüstriyel mirasına güveniyor ve otomotiv, tarım, inşaat, beslenme, gıda, yem, plastik, elektronik, sağlık ve ilaç gibi çok çeşitli endüstrilere özel olarak hazırlanmış kimyasal ürünler ve çözümler sunuyor. Özel kimyasal üretim alanında küresel bir öncü olan Evonik, sürdürülebilir kalkınma süreçlerini savunan ve rehberlik görevini üstlenen, müşterilerini üst düzey endüstri oyuncuları olarak konumlandırmaya yardımcı olan çözümler sunmaktadır.

Örnek olarak Evonik’in gelişmiş hayvansal beslenme sektörü için gerekli amino asitleri geliştirmesini verebiliriz. Evonik 60 yılı aşkın bir süredir yem sanayi için güvenilir bir ortak olmuştur. Örneğin, şirketin CreAMINO ürünü tavuk yetiştiriciğinde tamamlayıcı kreatin kaynağıdır. Kreatin eksikliğini telafi etmenin yanı sıra, CreAMINO  yumurta verimliliğini ve kuluçka kapasitesini arttırır ve embriyoların ölüm oranını azaltır.

Evonik, CreAMINO‘nun yanı sıra iki yıl önce Singapur’daki temel faaliyetlerinden biri olan dünya ölçeğinde bir metionin ( Metiyonin apolar bir aminoasit ve vücuttaki yağların metabolik olarak yakılmasını hızlandıran lipotropik bir moleküldür. İnsan vücudu tarafından sentezlenemediği için beslenme yoluyla dışarıdan temin edilmesi şart olan temel aminoasitlerden biridir.  ) üretim kompleksi kurdu. Kanatlı hayvan ve domuz için önemli bir amino asit olan Evonik’in metionini, hayvanların daha dengeli beslenmelerini sağlar. Evonik, hızla nüfus artışı ve Asya’da artan et tüketimi ile birlikte ikinci metionin kompleksi için Singapur’da inşaata başladı ve 2019’da faaliyete geçmesi bekleniyor.

Meinshausen, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ana düşüncelerimizin başında tutuyoruz” dedi. “Pazar ihtiyaçlarına zamanında cevap veriyoruz ve müşterilerin yenilikçi ürünler geliştirmesine yardımcı olacak çözümler sunmak için önemli yatırım yapıyoruz. Müşterileri yeni pazarlara girdikçe de destekliyoruz. ”

Otomotiv alanında da Evonik, Asya’daki lastik üreticilerini desteklemek için çöktürülmüş silis kapasitesini artırıyor.

Bu, 2014 yılında Tayland’daki çökeltilmiş silis üretim kapasitesinin genişlemesini de içeriyordu. Silis, kauçuk endüstrisi için takviye dolgu maddesi olarak kullanılır ve otomobil üreticileri bunu lastikteki yuvarlanma direncini önemli ölçüde azaltmak için uygular. Silika-silan kombinasyonu kullanan üreticiler, geleneksel yolcu lastiklerine kıyasla % 8 oranında yakıt tasarrufu sağlayan lastikler üretebilirler. Lastikler haricinde, preslenmiş silis hortumlarda, kayışlarda ve silindirlerde de kullanılır.

Kendini modern bir sanayi grubu olarak konumlandıran Evonik, müşterilerin ihtiyaçlarını yeni teknolojilerle daha yakın ve pürüzsüz bir şekilde entegre olmayı hedeflemektedir. En son dijital eğilimleri ve üretim yöntemlerini benimseyen şirket, müşterilerine sunduğu çözümlerin kullanım kolaylığını yönetmek için dijital elektronik sistemlerden yararlanmaktadır. Evonik, bölgede yaratıcılığı ortaya çıkaran ve yeniliği teşvik eden stratejik bilimsel ortaklıklar geliştirmek için endüstri oyuncularıyla, yerel üniversitelerle ve araştırma merkezleriyle de yakından çalışıyor.

Kaynak : South China Morning Post

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk buluşması olan LABSHOW 2017 Endüstriyel Laboratuvar Teknolojileri, Analitik ve Kalite Kontrol Test Çözümleri Fuarı, gördüğü yoğun ilgi ve katılım talepleriyle, önemli bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor…
Endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test çözümlerinde dünya markalarını İzmir’de buluşturacak olan LabShow 2017 Fuarı’nın satışına başlandı. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk fuarı olan ve 16-19 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek LabShow 2017, duyurusu yapıldığı andan itibaren büyük ilgiyle karşılandı.
Türkiye’nin sanayi merkezi; ekonomi, ticaret, turizm, kültür gibi konularda en önemli şehirlerinden olan İzmir’de düzenlenen LabShow 2017, bu yönüyle de önemli avantajlar sunuyor. Çünkü İzmir; merkezinde bulunduğu bölgede yer alan organize sanayi bölgeleri, entegre ve/ veya büyük üretim tesisleri, fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, Ar-Ge merkezleri vb. ile dikkat çekiyor.

Kimya, Petrokimya, Farmakoloji, Gıda, Tekstil, Madencilik, Mikrobiyoloji, Tarım, Otomotiv, İnşaat, Plastik, Çevre, Kozmetik, Enerji, Boya gibi birçok sektörün ortak noktası olan endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test cihazlarının bir arada sunulduğu,

LabShow 2017 Fuarı’nda yer alacak katılımcılar şöyle:

• Laboratuvar Projeleri,
• Tasarım ve Sistemleri Üretim ve Uygulamaları,
• Temel Laboratuvar Cihazları,
• Spektrofotometrik ve Kromotografik Analiz Cihazları,
• Kimyasal Test Cihazları,
• Optik İnceleme Cihazları,
• Mikroskop Teknolojileri,
• Analitik Test Cihazları,
• Laboratuvar Terazileri,
• Fiziksel Test Cihazları,
• Ölçüm Alet ve Teknolojileri,
• Laboratuvar Kimyasalları,
• Laboratuvar Plastik Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Porselen Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Cam Malzemeleri,
• Laboratuvar Metal Malzemeleri,
• Eğitim kurumları,
• Sektörel kuruluşlar,
• Sektörel yayınlar.

Fuar Hakkında Detaylı Bilgi İçin : http://www.labshow2017.com/

Boğaziçi Üniversitesi Destekli ”Açık Ders”ler ”Bilimden Yaşama Yaşamdan Bilime” Seminerleri Bahar Yarı Yılı Boyunca Sürecek

Boğaziçi Üniversitesi Destekli ”Açık Ders”ler ”Bilimden Yaşama Yaşamdan Bilime” Seminerleri Bahar Yarı Yılı Boyunca Sürecek. Boğaziçi Üniversitesi’nin BU + Etkinlikleri kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin katkılarıyla, bilimsel konulara ilgi duyan herkes için başlattığı

“Açık Dersler” 2017 Bahar döneminde Beşiktaş Belediyesi işbirliği ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) desteğiyle gerçekleşecek yeni seminerlerle devam ediyor.

“Açık Ders” seminer dizisinin dördüncü dönemi 12 Nisan Çarşamba günü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bora Garipcan’ın vereceği “Biyomalzeme Tarihi, Çeşitleri, Kullanım Alanları” konulu seminer ile başlayacak. Seminer Akatlar Kültür Merkezi’nde saat 19:00’da gerçekleşecek ve ücretsiz olacak. Garipcan seminerde, vücudun işleyişine yardımcı olmak üzere üretilen biyomalzemeleri anlatırken, eski çağlara uzanan biyomalzemelerin, tarihi, çeşitleri, kullanım alanları ve gelecekte bizi nasıl biyomalzemeler beklediği sorunun cevapları hakkında bilgi verecek.

Açık Dersler 26 Nisan 2017 Çarşamba günü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal’ın vereceği “Kanserle Mücadelede Elimizde Neler Var?” semineri ile sürecek. Sanyal, seminerinde; “Bir ilacın keşfinden eczanede rafa konuncaya kadar başından geçenler, son iki yılda kemoterapi ilaçlarındaki yenilikler, ilaçlardaki problemler, kansere karşı hiç yol kat ediliyor mu? Yeni ilaç yapabilir miyiz, neden şimdiye kadar yap(a)madık? Biz neler yapıyoruz?” sorularına cevaplar içeren deneyimleri paylaşacak.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Neş’e Bilgin ise 8 Mayıs Pazartesi günü “Şu Mikrobun Ettikleri” konulu bir sunum yapacak. Bilgin sunumunda; “Tek hücreli ve gözle görünemeyen bu küçük canlılar gezegenimizdeki yaşam için neden çok önemli? Vücudumuzda bütün hücrelerimizin toplamından çok daha fazla sayıda mikrop bulunduğunu biliyor musunuz? Bu mikropların sağlığımız üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri neler? Antibiyotiklerle iyileşiyoruz derken hasta mı oluyoruz? Mikroplarla zayıflamak mümkün mü? Biyoteknoloji mikroplardan nasıl fabrikalar yaratır? Ucuz iş gücü: Çevre gönüllüsü olan mikroplar” konu başlıklarını işleyecek.

Boğaziçi Üniversitesi ile Beşiktaş Belediyesi işbirliğinde gerçekleşecek Açık Dersler, 17 Mayıs Çarşamba günü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Berat Haznedaroğlu’nun ‘’Gıda-Çevre-Enerji bağlantısında yosunlar ve günlük hayatımızdaki rolleri’’ başlıklı semineri ile son bulacak. Haznedaroğlu seminerinde, Maya ve Aztek’lerin besin olarak tükettiği, modern çağın ise yeni süper gıdası olarak değerlendirilen yosunlar dünyasında genel bir girizgah yapacak, yosunların biyoyakıt, gıda, ilaç ve günlük yaşamımızdaki diğer kullanım alanları üstünde duracak.

Geçtiğimiz Bahar ve Güz dönemlerinde Beşiktaş Belediyesi işbirliğiyle, 2017 Kış döneminde de Sarıyer Belediyesi ile sürdürülen Açık Ders seminerlerinin Beşiktaş Belediyesi ile sürecek 2017 Bahar Dönemi, Akatlar Kültür Merkezi’nde saat 19:00’da ücretsiz olarak izlenebilecek.

Kaynak : Boğaziçi Üni

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti. Türk bilim adamları, başta kanser tanı ve tarama testleri olmak üzere pek çok endüstride kritik sarf malzemesi olarak kullanılan ve yaklaşık 100 yıldır muadili geliştirilemeyen bir maddeye alternatif olabilecek yeni bir molekülün keşfine imza attı.

Nanoteknoloji ve yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge ileri teknoloji firmalarından biri olan ve ODTÜ Teknokent’te faaliyet gösteren Nanobiomed Kurucu Direktörü Doç. Dr. Gürer Budak ve Patolog/Ürolog Dr. Mehmet Budak öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda keşfedilen Prextrolin adı molekül, uluslararası marka ve patentle de tescil edildi. Amerikan Kimya Derneği tarafından da onaylanan molekül ( CAS Numarası :  1834534-73-4b ), Türkiye’den çıkan bir teknoloji ürünü olarak adını tüm dünyaya duyurdu.

Günümüzde başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tanısında, muayene ve rutin laboratuvar işlemlerinin ardından yapılan histo-patolojik tetkiklerler, hastalığa kesin tanı konulması ve tedavi protokollerinin belirlenmesinde “altın standart” olarak kabul ediliyor. Hematoxylin maddesi ise bu amaçla tüm dünyada en çok kullanılan ve şimdiye kadar doğal ya da sentetik herhangi bir alternatifi geliştirilememiş tek ürün olarak dikkati çekiyor.

Türk bilim adamları tarafından geliştirilen Prextrolin orta iklim kuşağında kolaylıkla yetişen Papaver rhoeas (gelincik) bitkisinden ileri teknoloji kullanılarak sentezlenen yeni bir “doğal kaynaklı” molekül olarak Hematoxylin’e çok önemli bir alternatif oluşturuyor. Prextrolin’in, tıbbi amaçlı kullanımı dışında tekstil, gıda, elektronik, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde de yoğun biçimde tercih edilmesi bekleniyor.

Prextrolin, hastalardan alınan örneklerde hücre çekirdeğindeki DNA’ya moleküler düzeyde bağlanarak mikroskop altında detaylı hücresel tanı parametrelerinin ortaya çıkmasını sağlayan renklendirici bir “biyolojik belirteç” gibi davranıyor.

Bilim ve endüstri dünyasında büyük heyecan yaratan söz konusu buluş, kanser tanısı ve yağmur ormanlarının korunmasına yapacağı katkılar nedeniyle geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde “Sağlık Alanında Yılın Sürdürülebilir Ürünü” ödülünü kazandı. Yeni bir doğal kaynaktan, çevreye duyarlı yöntemlerle elde edilen ve şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni bir kanser tanı molekülü olan Prextrolin, geçen ay yine Amerika Birleşik Devletleri’nde “2017-Büyük İnovasyon” ödülünü kazanarak, başarısını uluslararası düzeyde tescil ettirdi.

Türkiye için bir ilk

Doç. Dr. Gürer Budak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıl süren çalışmalar sonucunda kanser tanı ve tarama testlerinde kullanılabilecek yeni bir ürüne ulaştıklarını söyledi. Prextrolin’in ülkemizdeki ilk fonksiyonel molekül keşfi olduğunu vurgulayan Budak, “Doğal bir kaynaktan, daha önce bilinmeyen bir molekülün izole edilip gösterilmesi ve endüstriyel fonksiyonunun net olarak tanımlanması ülkemizde ilk kez gerçekleşiyor” dedi.

Budak, Prextrolin’in nadir sayıda buluş için geçerli olan, aynı anda bilimsel, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutta paradigma değişikliği yapabilme potansiyeline sahip bir ürün olduğunu söyledi.

Gelincik çiçeği yağmur ormanlarını da koruyacak

Araştırmalarında üretimi kolay, iklimsel değişikliklerden etkilenmeyen doğal bir kaynaktan yola çıkarak, bu alandaki ihtiyaca cevap verebilecek yeni bir tıbbi tanı ürününün geliştirilmesi üzerinde durduklarını anlatan Dr. Gürer Budak, “Asıl büyük buluş ve başarının bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunu yaparken gururla söylüyorum ki üzerinde çalıştığımız pek çok doğal kaynak arasında, DNA bağlanma kapasitesi en yüksek olan moleküler yapıları sadece gelincik çiçeğinden elde edebildik. Prextrolin adını verdiğimiz bu molekülün öncül kimyasal yapılarını ülkemizde kolaylıkla yetişen gelincik bitkisinden izole ettik. Anadolumuzun simgesi olan gelincik çiçeği dünyanın en önemli kanser tanı molekülünün kaynağı olacak. Bu sayede gelincik çiçeği yakın gelecekte çok uzaklardaki yağmur ormanlarının korunmasında da önemli bir görev üstlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Hastalıkların tanı ve tedavi maliyetleri azalacak

Budak, “Prextrolin’in hammadde kaynağının doğada kolay yetişen bir bitki olması ve patentli bir molekül olarak son ürünün her durumda en yüksek saflıkta üretilmesi nedeniyle daha düşük bir maliyetle ve yüksek kalitede piyasaya sürülmesi mümkün olacaktır. Bu da özellikle kanser tanı ve tarama testleri başta olmak üzere diğer hastalıkların tanısı ve diğer endüstriyel kullanım alanlarındaki maliyetlerin azalmasını sağlayacaktır. Bu ve benzeri pek çok sebeple Prextrolin yakın bir gelecekte tıpta önemli bir tanı koyucu ‘biomarker’ olarak yerini alacaktır.” dedi.

Gürer Budak, hammadde kısıtlılığının çözülmesi sayesinde Prextrolin’in tekstil, gıda, elektrik-elektronik, kozmetik ve ilaç üretimi alanlarda da yaygın olarak kullanılabileceğini belirtti.

Pazara çıkmak için geri sayım

Gürer Budak, ürünün teknolojik olgunluk seviyesinin endüstriyel prototip düzeyinde olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte en fazla 24 ay içinde standardizasyon ve sertifikasyon işlemlerinin tamamlanarak, son ürünün uluslararası pazarlara sunulabilecek aşamaya geleceğini bildirdi.

Haber ve Görsel A.A dan Alıntıdır