Erzurum Teknik Üniversitesinde Gerçekleşen Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi Sona Erdi

Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Genaktüel Kulübü tarafından organize edilen ve Erzurum’daki ilk Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi olan “Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi” tamamlandı.

14-15 Nisan 2018 tarihleri arasında İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezinde düzenlenen kongrenin açılış programına Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mevlüt DOĞAN, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, Erzurum İl Emniyet Müdürü Mehmet ASLAN Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Songül DUMAN, Prof. Dr. Bayram ŞAHİN ve ETÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Vedat KAYA’nın yanı sıra, aralarında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Tim HUNT’ın da yer aldığı 13 bilim insanı katıldı. Programa ayrıca Türkiye’nin birçok şehrinden yaklaşık 450 akademisyen ve öğrenci katıldılar.

Saygı duruşu ve istiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda Erzurum Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğrencisi İlknur ÇİLTAŞ’ın açılış konuşmasının ardından Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI ve Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU katılımcıları selamladılar.

İki gün süren ve moleküler biyoloji, immünogenetik, moleküler genetik, biyoteknoloji, kanser, nanoteknoloji, nörobilim, kök hücre, mikrobiyoloji, biyoinformatik, genetik mühendisliği, evrim ve ilaç teknolojisi alanlarında dünyadaki trendler ve teknolojik gelişmelerin öğrencilere ve akademisyenlere aktarıldığı kongreye TİM HUNT damgasını vurdu.

“Hücre bölünmesindeki kontrol proteinleri” keşfiyle 2001 yılında Nobel Tıp veya Fizyoloji ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Sir Richard Timothy “Tim” HUNT Nobel yolundaki hikayesini anlattı.

1965’te katıldığı bir konferansta dinlediği iki bilim insanın konuşması sonrası bilime bakış açısının değiştiğini dile getiren Hunt, “Konferanstaki bir bilim insanı yaptığı çalışmada, hemoglobin yapısının oluşturduğu hem grubunun öneminin ortaya konulmasına ilişkin işlemini gerçekleştirmiş. Bu bilim insanı hem grubunun hemoglobin içindeki önemini, canlıların yumurtalarında döllenme olduktan sonra protein sentezi miktarının arttığını ortaya koydu.” dedi. Hunt, konferansın ardından “Bu bilim insanı, ribozom hem grubuna geldiğinde globinin proteine nasıl bağlanacağını nereden biliyor?” sorusundan yola çıkarak arkadaşlarıyla laboratuvarda konuşurken o bilim insanının bu konuyu yanlış bildiğini fark ettiklerini ve sorunun çözümü için çalışmaya başladıklarını ifade etti.

“YANGIN BİZİM EN BÜYÜK ŞANSIMIZMIŞ”

Hunt, “çalışmalarımızı sürdürürken laboratuvarımızda yangın çıktı. Dünyamız yıkılmıştı. Her şeyin bittiğini düşünürken yeni bir laboratuvara taşındık. Aslında yangın bizim için bir fırsatmış. Bir biriyle alakası olmayan ve desteklemeyen bir çok sonuç kül olmuştu. Yangının ardından yeni bir yaklaşım ve bakış açısıyla deneylerimize devam ettik. 7 yılda çözemediğimiz problemi sadece 6 ayda çözdük. Hem grubu ve eIF2-alfa protein kinaz varlığında, protein sentezinin durdurulabildiğini keşfettik.” dedi.

Tim Hunt programın son bölümünde salondaki katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Nobel Ödülü sahibi bilim adamı Tim HUNT’a konuşması sonrasında ETÜ Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI tarafından plaket ve hediye takdimi yapıldı.

Kongrenin ilk gününün sonunda katılımcı bilim insanlarını rektörlük makamında ağırlayan Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, konuklarına, Üniversitemizin Erzurum’da böyle bir organizasyona imza attığı için gurur duyduğunu ve kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Kongrenin ikinci gününde yapılan oturumların ardından kapanış programına geçildi. Sahnede söz alan Prof. Dr. Muammer YAYLALI böyle büyük ve kapsamlı bir kongreyi organize etmenin hiç kolay olmadığını söyleyerek başta ETÜ GENAKTÜEL kulübüne ve emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerini iletti. YAYLALI, nitelikli, donanımlı ve kendilerine güvenen Erzurum Teknik Üniversitesi öğrencileriyle gurur duyduğunu ve üniversite yönetimi olarak kendilerine her türlü desteği vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

İki gün süren ve akademik çevrelerce yoğun ilginin olduğu gözlemlenen “NOBELYUM BİLİM KONGRESİ” çekilen hatıra fotoğrafları sonrası sona erdi.

Kaynak : http://erzurum.edu.tr

Hardal, Hindistan’ın İlk Genetik Olarak Modifiye Edilmiş Gıda Ürünü Olma Yolunda

Hardal, Hindistan’ın İlk Genetik Olarak Modifiye Edilmiş Gıda Ürünü Olma Yolunda. Hindistan’da günlük olarak pişirilen ürünlerinde tohumları ve yağları geleneksel olarak kullanılan bir ürün olan hardal, ülkedeki ilk transgenik gıda ürünü olmaya yaklaşıyor. Hindistan’ın biyoteknoloji uzmanları bu ayın başlarında genetiği değiştirilmiş (GM) hardalın ticari ekimini onayladı.

Bununla birlikte, Ekim döneminde tohumlar bırakılmadan önce, Hindistan çevre bakanı GM ekinlerini değerlendiren hükümet organı olan Genetik Mühendisliği Değerlendirme Komitesinin 11 Mayıstaki önerisini onaylamak zorunda kalacak.

Delhi Üniversitesi, Bitki Genetik İşleme Merkezi’nde GM hardalı geliştirildi.

Amaç, bitki yetiştiricilerine büyük oranda kendi kendine toz veren ürünün daha verimli melezlerini geliştirmelerine izin vermektir.

Biyomühendislik hardalının bir türü su çiçeğinin steril olmasına neden olan bir toprak bakterisinden gen içeriyor. Yetiştiriciler, daha sonra, bu bitkileri genetik olarak modifiye edilmiş bir türle elde edilen hibritlerdeki verimliliği düzeltmek için tozlaştırabilirler.

Hindistan çevre bakanlığı dikim için sürmekte olan karşı itirazları ret ederse, hardal, ekim için onaylanacak ikinci GM bitkisi ve ilk GM (genetiği değiştirilmiş )gıda ürünü olacak. Hindistan 2002’de transgenetik pamuk ekimini onaylamıştı.

Şu anda Hindistan, hardal yağı da dahil olmak üzere yenilebilir yağlara yönelik muazzam talebini karşılamak için ithalata büyük ölçüde bağımlıdır.

Kaynak : ACS

10 yıl önce iş imkânı yok diye tercih edilmeyen ‘süper meslekler’ bugün büyük talep görüyor.

10 yıl önce iş imkânı yok diye tercih edilmeyen ‘süper meslekler’ bugün büyük talep görüyor.Hayallerini süsleyen mesleğe sahip olmak için yüksek okul bitiren, ancak Türkiye’de o branşta iş imkânı olmadığı için ya öğretmenlik yapan ya da yurt dışına giden gençler, özellikle enerji ve teknolojik alanda gerçekleştirilen atılımlarla aranılan personel haline geldi. Nükleer santrallerle birlikte devlet atom enerjisi uzmanı almak için duyuru yaparken, TÜBİTAK bir zamanlar iş imkânının hayal olduğu genetik mühendisliği için eleman alacağını açıkladı. Sondaj seferberliği başlatan TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) 100’e yakın petrol mühendisi alacağını, Türk Hava Yolları da (THY) yerli uçak simülatörleri için yazılımcı gibi üst düzey uzmanlar aradığını duyurdu.

Diğer bir çok özel ve kamu kuruluşu da son bir kaç yıldır, başta bilgisayar ve elektronik olmak üzere, yazılım, gemi ve deniz teknolojileri, havacılık, jeoloji, moleküler biyoloji ve genetik mühendisliği ile daha pek çok branşta personel alımına hız verdi. Çok değil bundan 10 yıl önce ise, üniversite tercih formlarını dolduran öğrencilere, Türkiye’de iş imkânının olduğu branşları seçmesi öğütleniyordu. Hayalinde genetik mühendisliği olan bir üniversite adayı, bu konuda faaliyet gösteren bir şirket ya da kurum olmadığı için ya başka bir bölümü seçmek zorunda kalıyor ya da mezun olduktan sonra ancak okullarda fizik veya matematik öğretmeni olabiliyordu. En üzücü olanı ise, bu gençlerin hayalindeki işi yapmak için yurt dışına gitmesi yani beyin göçüne katılmak zorunda olmasıydı…Nükleer santral projeleriyle birlikte atom enerjisi uzmanlarına duyulan ihtiyaç da arttı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, 34 atom enerjisi uzman yardımcısı istihdam edeceğini açıkladı. Kurum, nükleer enerji, makina, kimya ve bilgisayar mühendisliğinin de aralarında bulunduğu 14 branşta eleman alacak.

Petrol ve enerji mühendis ordusu alıyor

Son dönemde Karadeniz ve Akdeniz başta olmak üzere yurt içi ve dışında petrol aramalarını yoğunlaştıran, ciddi rezervlerin olduğu kaya gazına ağırlık veren TPAO, sadece 2010’da 291 mühendis, uzman yardımcısı ve meslek lisesi mezunu alımı gerçekleştirdi. Kurumun son ilan duyurusunda ise 30 petrol ve doğalgaz mühendisine ihtiyaç duyulduğu bildirildi. Yerli uçak ve silah projelerinin gündeme gelmesiyle birlikte Savunma Sanayii Müsteşarlığı, elektrik-elektronik, havacılık, uzay ve gemi mühendisliği bölümlerinden mezun olan gençleri aileye katmaya hazırlanıyor. TÜBİTAK sık sık yayınladığı iş ilanlarında, Türkiye’de daha önce adı bile duyulmayan moleküler biyoloji ve genetik mühendisliği gibi alanlarda personel alacağını duyuruyor. Kentsel dönüşüm için çalışmalarını sürdüren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı mimar ve mühendis ararken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da maden, jeoloji, petrol ve bilgisayar gibi branşlarda uzman alımı gerçekleştiriyor.

ÜNİVERSİTELER KAYITSIZ KALMADI

Kontenjan artıyor, yeni bölümler açılıyor
Türkiye’deki bilimsel ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak üniversiteler de yetişmiş eleman ihtiyacını karşılamak için ya yeni bölümler açıyor ya da kontenjanlarını artırıyor. Uzay ve Uçak Mühendisliği bölümü bir zamanlar sadece İTÜ’de bulunurken, Ankara, İstanbul, Ege ve Erciyes Üniversiteleri Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümleri açtı. Mezunlarının gıda mühendisi olarak çalıştığı genetik mühendisliği de artık aranan meslekler arasında. Ayrıca bir çok üniversite biyomühendislik, enerji sistemleri mühendisliği, geomatik, mekatronik, otomotiv mühendisliği, havacılık ve ulaştırma işletmeciliği, uçak gövde ve motor bakımı bölümleri açtı.

petrol müh.

 

Kaynak :turkiyegazetesi