Hayvan Gübresinden Biyogaz Üretimi Başlıyor.

Hayvan Gübresinden Biyogaz Üretimi Başlıyor. Hayvansal atıklardan enerji elde etmek için başlatılan “Türk-Alman Biyogaz Projesi” Ekim ayında sonuçlanacak.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın hayvansal atıklardan enerji üretmek için başlattığı “Türk-Alman Biyogaz Projesi” ekim ayında sonuçlanacak.

Biyogaz tesisleri ile bir taraftan atıklardan kaynaklanan kirliliğin giderilmesi diğer taraftan enerji (ısı+elektrik) ve tarımda kullanılabilecek gübre üretilmesi hedefleniyor.

Afyonkarahisar, Amasya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çorum, İstanbul (Silivri), İzmir, Konya, Kırklareli, Manisa, Tekirdağ illerinde ziyaretlerde bulunan bakanlık yetkilileri ve Alman uzmanlar saha ziyaretlerini tamamladı.

TERSAKAN ÇAYI KİRLİLİĞİ GİDERİLECEK

Projeyi hayata geçirmeye hazırlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alman biyogaz uzmanları ile birlikte bir ön fizibilite raporu hazırladı. Söz konusu rapor Amasya ili Suluova ilçesinde kurulacak biyogaz tesisi ile Tersakan Çayı’ndaki kirliliği gidermek için bir çözüm sunuyor. Seçilen bölgelerde pilot tesislerin kurulması için fizibilite çalışmaları tamamlandı.

BİGA VE GÖNEN’DE ÖRNEK EKİM UYGULAMASI

Proje kapsamında hazırlanan biyogaz hesap aracı ile bir biyogaz tesisinin inşasına başlamadan önce eldeki temel verileri kullanarak tesisin boyutunu, kapasitesini, bileşenlerini ve ekonomikliği hesaplanabilecek.

Bakanlık Gönen’de ve Biga’da biyogaz gübresinin, arazide tarımda kullanımı ve sonuçlarının kıyaslanması amacı ile bir örnek ekim uygulaması yaptı.

Bölgede seçilen tarlaların toprak analizlerini yapan bakanlık, kullanılacak gübrelerin de analizlerini yaparak uygun gübre oranlarını hesaplandı.

Pilot arazilere biyogaz gübresi, işlenmemiş çiftlik gübresi, kimyasal gübre ve bunların karışımlarından oluşan gübreleme uygulaması yapıldı.

2013 Yılında hasadı gerçekleştirilen domates, biber ve mısırdan olumlu sonuç elde edildi. İşlenmiş ve İşlenmemiş gübre, Kimyasal gübre ve biyogaz gübresini karşılaştıran uzmanlar biyogaz gübresinin daha kaliteli ve daha verimli olduğunu gözlemledi.

hayvan-gubresinden-biyogaz-uretimi-basliyor

 

Kaynak : enerjigunlugu

Kozmetik’te kullanıyoruz diyerek vurgun yapıyorlar

Kozmetik’te kullanıyoruz diyerek vurgun yapıyorlar. ‘Kozmetikte kullanıyoruz’ diyerek ÖTVsiz LPG alıp vurgun yapıyorlar Rekabet gücünü artırmak için kozmetikte kullanılan LPG’den ÖTV alınmıyor. Ancak vergisiz LPG, yeni vurgun kapısı oldu. Kozmetikte LPG tüketimi son dört yılda 12 bin tondan 72 bin tona çıktı.

Sektör kaynakları, ÖTV’siz LPG’nin son dönemde bazı istasyonlarda otogaz olarak satılmaya başlandığı uyarısı yaptı. EPDK, satışları yakın takibe aldı. LPG’de yeni vurgun yöntemi, ‘ÖTV’siz satışlar oldu. Kozmetik ÖTV’SİZ LPG satışları patladı Yıl Miktar* 2010 11.955 2011 32.782 2012 49.396 2013 71.986 *Ton sektöründe (spreylerde) itici gaz olarak kullanılan LPG tüketiminde, son yıllarda patlama yaşanıyor. 2010’da 12 bin ton olan tüketim, geçen yıl 72 bin tona çıktı. Sektör kaynakları, aerosol üretiminde kullanılan ve ÖTV’siz (Özel Tüketim Vergisi) alınan LPG’nin son dönemde bazı istasyonlarda otogaz olarak satılmaya başlandığı uyarısı yaptı.

Aynı kaynaklara göre kozmetik sanayiinde kullanılan LPG’den ÖTV alınmıyor. Ancak istasyonlarda otogaz olarak satılan LPG’den ton başına yaklaşık bin 600 lira Özel Tüketim Vergisi söz konusu. Bazı fırsatçılar, bu yüksek vergi farkını vurguna dönüştürüyor. Aynı kaynaklar, satışlardaki anormal artış üzerine EPDK ve Maliye’nin ÖTV’siz LPG satışlarını yakın takibe aldığı bilgisini verdi. Kozmetik sektöründe deodorant, köpük, tıraş kremi ve spreylerde kullanılan aerosol itici gazlar sınıfında yer alıyor.

sprey

 

 

Kaynak : medya73

Petrol ve Gaz Üretiminde Ticari En Yeni ve En Büyük Aktör “KUM”

Petrol ve Gaz Üretiminde Ticari En Yeni ve En Büyük Aktör “KUM”. ABD’de petrol çıkarma yarışı yeni bir çılgınlık başlattı: Kuma hücum. Kum kaya petrolünün çıkartılmasında kullanılan hidrolik kırılma yöntemi için önemli bir bileşen olarak kullanılıyor.

Hidrolik kırılma, kum ve kimyasalların su yardımı ile karıştırılması ardından elde edilen karışımın küçük çatlaklar (normalde 1mm’den daha küçük) oluşturmak için bir kuyuya yüksek basınçla püskürtülmesi tekniği olarak biliniyor. Bu yöntem ile açılan çatlaklardan gaz ve petrol gibi doğal kaynaklara ulaşılıyor.

Enerji şirketlerinin bu amaçla bu yıl toplam 28 milyon ton kum kullanması bekleniyor. Danışma şirketi PacWest’e göre kum kullanımı 2011 yılından bu yana yüzde 25 arttı. Şirket gelecek iki yıl içerisinde bu oranına ek olarak yüzde 20’lik bir artış daha bekliyor.

ABD’nin Wisconsin eyaletinde yoğun olarak bulunan beyaz kum hidrolik kırılma için çok uygun bir kum olarak öne çıkıyor. 2010 yılında burada yalnızca beş adet kum madeni bulurken şu an bu sayı yüzün üzerine çıkmış durumda.

Tabi kumu ticari ürün olarak kullanan şirketlerin hisseleri de değer kazanıyor. Houston merkezli Hi-Crush Partners’ HCLP -1.59% şin hisseleri Ağustos 2012’den bu yana yüzde 59 oranında yükseldi. Frederick merkezli Silica Holdings’in hisseleri ise 2012 yılında halka açılmasından bu yana iki kat değer kazandı. Şirketin şu an piyasa değeri 1,9 milyar dolara yükselmiş durumda.

Daha 10 yıl öncesine kadar ABD’nin Silica şirketi sanayi ve tüketici ürünleri için kum ticareti yapıyordu. Bu tüketici ürünleri içerisinde camlar ve son zamanlarda iPhone ve iPad için ekranlar da bulunuyor. Ancak şimdi bu alanlar için kullanılan kum miktarı şirketin çıkardığı kum miktarının ancak yarısına tekabül ettiği gibi buradan elde ettiği gelir de daha düşük seviyede bulunuyor.

Bu yılın ilk dokuz ayında enerji şirketlerine 245 milyon dolarlık kum satıldı ve bu miktar Silica’nın satışlarının yüzde 62’sini oluşturuyor. 2012 ve 2011 yıllarının aynı döneminde bu oran sırası ile yüzde 53 ve yüzde 33 seviyesinde idi.

Hidrolik kırılma, kum ve kimyasalların su yardımı ile karıştırılması ardından elde edilen karışımın sert kayalarda küçük çatlaklar (normalde 1mm’den daha küçük) oluşturmak için bir kuyuya yüksek basınçla püskürtülmesi tekniği olarak biliniyor. Bu yöntem ile açılan çatlaklardan gaz ve petrol gibi doğal kaynaklar yüzeye çıkmak için yol buluyor.

Batı Teksas, New Mexico, Kuzey Dakota ve Pennsylvania’daki şeyl sahalarına kumlar demir yolları üzerinden vagonlar ile naklediliyor.

Her ne kadar bu bölgelerin çoğunda yeterli kum olsa da Wisconsin’deki beyaz kum hidrolik kırılma için tercih ediliyor. Buradaki beyaz kumun daha büyük ve yuvarlak taneciklere sahip olması kaya petrolü ve gazının yüzeye çıkışı için daha geniş çatlaklar açmasını kolaylaştırıyor.

Bu yılın ilk yarısında Union Pacific Demiryolu üzerinden 94 bin vagon beyaz kum nakledildi. 2012 yılının aynı döneminde bu oran yüzde 20 seviyesinde idi.

Canadian National Demiryolu şirketi Wisconsin’daki rayların yeniden restorasyonu ve iyileştirmesi için üç yılda 68 milyon dolar harcadı.

ABD Silica ve BNSF Demiryolu, petrol zengini Eagle Ford’un hemen yakınında San Antonio’nun güneyinde kum dağıtım merkezi kuruyor. Böylece Silica Ottawa’dan buraya her yıl 500 bin ton kum nakledebilecek.

Konuyla ilgili yorumda bulunan Silica’nın CEO’su Bryan Shinn bir kuyu için ortalama 25 vagon kuma ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Şirketler daha fazla kum kullanabilmek için deneylere dahi başladı. Wells Fargo WFC +0.36% analisti Matt Conlan, bir kuyuya 2 bin ton kum pompalamak yerine 4 bin ton kum pompalamanın kuyu başına 600 bin dolarlık ek maliyet yarattığını ancak bazı durumlarda yüzeye iki kat doğal kaynak çıkarttığını vurguluyor.

Kuma geçen yıl talep yüksekti ki ton başına ortalama fiyat 75 dolara kadar yükseldi. PacWest’e göre Wisconsin’daki yeni kum toplama sahaları nedeni ile fiyatlar yeniden 50 dolar civarına geriledi.

Ancak kuma olan bu rağbet çalışanların güvenliği ile ilgili endişelerin yanı sıra kum bulutlarının yarattığı hava kirliliği nedeni ile yerel halkın tepkisini çekiyor. Özellikle Clayton’da faaliyet gösteren Pattison Sand şirketi inceleme altında.

ABD Hastalık ve Kontrol Merkezi, kuvars tozu hastalığı ve akciğer kanseri ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle havaya karışan kum taneleri nedeni ile şirkete ceza verilmesini istedi.

Konuyla ilgili yorumda bulunan Massachusetts Üniversitesi’nden epidemiolog David Kriebel, “Basit bir kum ve insanlar sürekli kuma maruz kalır gibi bir anlayış var. Ancak madenlerden ortaya çıkan kristal kum oldukça tehlikeli bir madde. Bu maddenin her bir parçası ulaştığı akciğerde yaralar açar” diye konuştu.

PETROL

 

Kaynak : haberdar

Kömürden petrol ve gaz üretimi enerji bağımlılığımızı azaltabilir mi ?

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı (YMGV), bir toplantı düzenleyerek kömürden petrol ve gaz üretiminin Türkiye’nin enerji konusundaki dışa bağımlılığını büyük oranda azaltacağını ileri sürdü. Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) ait Tunçbilek işletmesinde bu amaçla inşa edilen pilot tesisin 2012’de faaliyet geçtiğini de hatırlatan YMGV Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, şunları söyledi:

3 milyar dolar yatırımla kurulur
“Yılda 10 milyon ton 2 bin kalorilik kömür kullanan bu tür bir tesiste, yıllık 12,2 milyon varil petrol elde etmek mümkün. Ayrıca bu tesis, yan çıktı olarak 500 megavat elektrik de üretebilecek. Böyle bir tesiste petrolün varil maliyeti Türkiye şartlarında 65 doları bulur. Bu tesisin yatırm maliyeti ise 3 milyar dolar. 10 yılda bu tür 6 tesis kurulsa, yılda 15 milyon ton petrol ve 3 bin MW elektrik üretiriz.”

Bu tesisler sayesinde bugün 76 milyon ton olan kömür üretiminin kısa sürede 200-300 milyon tona çıkabileceğini belirten Önal, Türkiye’nin rezerve durumunun 14 milyar ton olduğunu vurguladı.

Alım garantisinde sınır kalkmalı

Önal, bu tür enerji üretimiyle 10 yıl içinde dışa bağımlılığın üçte bir oranında azalacağını, 20 yıl içinde de tümüyle biteceğini iddia etti. Önal’ın verdiği bilgiye göre TKİ, yakında Soma’da bu kapsamda ticari bir gaz tesisi de kuracak. Bu alandaki üretimin teşviki için öneriler de yapan Önal, öncelikle alım garantisi için santral kapasite sınırı olan 1000 MW’ın kaldırılmasını istedi.

Maden büyüdükçe güvenlik yükseliyor

Madenlerde yaşanan kazalara ilişkin soruları yanıtlayan YMGV Yönetim Kurulu Üyesi Alp Gürkan, “Üretim arttıkça Türkiye’deki maden işletmelerinin de büyümesi gerekiyor. Bugün olan bu… Maden-ler büyüdükçe de otomasyon ve güvenlik önlemleri artıyor” dedi. Gürkan ayrıca, kendi şirketinin yıllık kömür üretimi kapasitesinin de 2014’te 6 milyon tondan 10 milyon tona çıkacağını belirtti.
kömür

 

Kaynak :memurlar