Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti

Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 1 milyon adayın merakla beklediği üniversite kontenjanlarını açıklamasının ardından, Başkan Prof. Dr. Yekta Saraç’ın, “Yeni kontenjan planlaması yapılacak” dediği temel bilimler bölümlerinin de akıbeti belli oldu. Buna göre, 20 üniversitede biyoloji, 31 üniversitede fizik, 34 üniversitede kimya, 13 üniversitede ise matematik bölümleri kapatıldı.

Diğer bilim dallarına “temel” oluşturan matematik, fizik, kimya ve biyolojiyi kapsayan bilimler topluluğuna “temel bilimler” deniliyor. Verilen kontenjanlar değişmemesine rağmen, her geçen yıl öğrenci sayısı azalan temel bilimlerde, YÖK bu yıl yeni bir düzenleme yapma kararı almıştı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, 2014’te 11’den az öğrenci kaydolan devlet üniversitelerindeki programlara bu yıl kontenjan verilmeyeceğini duyurmuş, “Temel bilimleri tercih edecek öğrencilerimiz, ileride bu tercihlerinin kendileri için çok doğru olduğunu görecekler. Bazı üniversitelerde temel bilimler dolu. Almış olduğumuz karar sonucunda fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi alanlarda öğretim görmek isteyen öğrencilere, kapasiteleri artırılan gelişmiş üniversitelerde eğitim alabilme imkânı sağlanıyor. Böylece bu alanlarda daha nitelikli eğitim alabilme imkânı da ortaya çıkacak” ifadelerini kullanmıştı. Bu kapsamda kapatılması beklenen bölüm sayısı da açıklanmıştı. Ancak 2015 ÖSYS kontenjanlarının duyurulması ile birlikte temel bilimlerdeki dramatik “düşüş” tablosu net olarak ortaya çıktı.

98 “kapatma” kararı
Buna göre, 54 üniversitenin 20’sinde biyoloji, 45 üniversitenin 31’inde fizik, 62 üniversitenin 34’ünde kimya ve 82 üniversitenin 13’ünde matematik bölümleri kapatıldı. 2015 yılında temel bilimlere bağlı bölümlere kontenjan verilen üniversiteler ise ODTÜ, Boğaziçi, bilkent gibi çok yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler ile Ankara, İstanbul, Ege gibi köklü üniversiteler oldu. Anadolu’daki üniversitelerde ise temel bilimler bölümleri kalmadı. Bingöl ve Kafkas üniversitelerinde ise geçen yıl tamamında eğitim verilen 4 temel bilim bölümünün tamamı kapanmış oldu.

14 fizik kürsüsü
En dramatik düşüşün yaşandığı fizik bölümü, sadece 14 üniversitede kaldı. Bu yıl fizik bölümüne Bilkent ile Koç üniversiteleri dışında tamamı devlet üniversitelerine olmak üzere yalnızca 528 öğrenci kabul edilecek. 2015 ÖSYS sonuçlarına göre tercihler alındıktan sonra en fazla bin 321 öğrenci biyoloji, bin 489 öğrenci kimya ve 3 bin 512 öğrenci de matematik bölümlerine yerleşebilecek. Yapılan düzenleme ile biyoloji kontenjanı 166, fizik kontenjanı 260, kimya kontenjanı 235 ve matematik kontenjanı 94 azalmış oldu. Rakamların düşük olmasının nedeni bu bölümlere öğrencilerin zaten sınırlı sayıda kabul edilmesiydi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yaptığı açıklamada, temel bilimleri tercih edecek öğrencilerin teşvik edileceğini belirterek, şunları kaydetmişti:

“Temel bilimlere teşvikin artırılması amacıyla, ilk 10 bin kişiye kadar verilen bursların, ilk 25 bine yükseltilmesine ve burs miktarlarının da yeniden düzenlenmesine karar verdik. Üniversite sınavında ilk 5 bine girip temel bilimleri tercih eden öğrencilerimize, aylık 2 bin lira burs vereceğiz. Temel bilimleri tercih eden ikinci 5 bine de ayda bin 500 lira burs sağlayacağız. YÖK ve TÜBİTAK’ın yaptığı ortak çalışmayla, çift anadal kontenjanını da yükselttik. Böylece ilk 10 binde olup başka bölümlerde okuyan, ikinci anadal olarak temel bilimleri seçen öğrencilerimiz ise ayda 750 lira burs almaya hak kazanacak.”

Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti

 

Kaynak : Milliyet

Osmangazi Üniversitesi ‘Bor’ Madeni İçeren Pil Tasarlıyor

Osmangazi Üniversitesi ‘Bor’ Madeni İçeren Pil Tasarlıyor. Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Plazma Fiziği ve Teknolojileri Araştırma Laboratuarında yapılan çalışmalarda, 15 yıl sonra neredeyse tüm enerji depolama sistemlerinde kullanılacağı düşünülen ‘bor’ madeni içeren pil tasarlanıyor.

Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü öğrencileri ve öğretim görevlilerinin çeşitli araştırmalar yaptığı laboratuarda, son günlerde ‘bor’ madeninin enerji sistemlerinde kullanılması ile alakalı araştırma çalışmaları yapılıyor. Türkiye’de bolca bulunan ve savunma sanayii başta olmak üzere cam sanayii, cam elyafı, seramik sanayii, temizleme ve beyazlatma sanayii, yanmayı önleyici maddeler, tarım, metalurji, nükleer uygulamalar, atık temizleme, yakıt ve sağlık gibi pek çok alanda kullanılan bor madeninin yeni bir alanda kullanılması için proje yürüten bölüm üyeleri, uzun yıllar bozulmadan kullanılabilecek nano boyutta ve nano kalınlıktaki pilin, gelecek yıllarda tüm enerji depolama sistemlerinde kullanılabilmesi için çalışmalarını yürütüyor.

UZUN YILLAR BOZULMADAN KULLANILABİLECEK

Çalışmaları ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Suat Pat, yeni projelerinden biri olan bor madenli pilin gelecekte özellikle teknolojik aletlerin kullanımında vazgeçilmez olacağından bahsetti. Doç. Dr. Pat, “Yeni projelerimizden birisi ise borun enerji sistemlerin kullanımıyla alakalı bir çalışma ve onun üzerinde geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Planladığımız bor pil çalışmasının amacı, gelecek yıllarda karşımıza çıkacak tüm enerjinin depolandığı sistemlerde kullanılabilecek bir yapıda olmasıdır. Bu yapıların en büyük özelliği, uzun yıllar bozulmadan kullanılabilmeleridir. Tehlike oluşturmamaktadırlar ve çok güvenlidirler. En güzel yanı da ülkemizde çokça çıkan bor madenini yeni bir uygulama alanına açmış olacağız. Tahmin ediyoruz ki, önümüzdeki 10 ila 15 yıl içerisinde neredeyse tüm enerji depolama sistemlerinde bor piller karşımıza çıkacaktır. Bununla ilgili araştırma çalışmalarını ortaya koymaktayız” dedi.

BOR KAYNAKLARIMIZIN VERİMLİ KULLANILMASI

Bor pillerin prototip olarak üretildiğini ve deneme çalışmalarını gerçekleştiğini ifade eden Doç. Dr. Pat, “Bor pilleri şuanda prototip olarak ilk deneme çalışmalarını gerçekleştirdik. Üretilebilirliğini de gördük. Prototip ürünler olarak bunları geliştirebiliriz. Ülkemizde bor kaynaklarının verimli kullanılabilmesi ve ülkemizdeki bor katma değerini artırılabilmesi adına bor madenini enerji depolama sistemi olan şarj edilebilir pillerde kullanmayı hedeflemekteyiz” diye konuştu.

İNSAN SAÇ TELİNİN 100 KATI İNCELİĞİNDE

İnsan saç telinin 100 katı inceliğinde üretilecek pilin daha da geliştirilebileceğini kaydeden Doç. Dr. Pat, “Bordan yaptığımız pilin nano kalınlıkta, yaklaşık 200 ya da 300 nanometre kalınlığında, yani insan saç telinin 100 katı inceliğinde bir yapı inceliğinde üretmeyi amaçlıyoruz. Hedefimize ulaştığımızda görebileceğimiz bir takım ekstra bulgular da olacaktır. Bunların arasında bor kullandığımızda pil kapasitesinin arttığını, enerji veriminin arttığını göreceğiz. Bu da bize önümüzdeki yıllarda teknoloji adına çok büyük bir kazanç sağlayacak. Ayrıca ülkemiz adına büyük bir getiri olacak. Çünkü bu tür pillerin ham maddesi tamamen yurt dışına bağımlıdır. Biz ise bunu yurt içindeki kaynaklarla geliştirmeyi hedeflemekteyiz” şeklinde konuştu.

BOR PİLLERİNİN ÖMRÜ 10-15 YIL

Bor pillerinin 10 ila 15 yıl pil ömrü olacağına da dikkat çeken Doç. Dr. Pat, şöyle devam etti:

“Bu pillerin şarj edilebilir olması üzerine de bir çalışma yürüteceğiz. Literatürde gördüğümüzde bunlar en az 3 bin ile 5 bin arasında şarj edilebilir bir seviyeye kadar çıkartılabiliyorlar. Her gün bir defa şarj ederseniz 10 ya da 15 yıl arasında bir pil ömrü ile karşımıza çıkacak. İlerideki yıllarda göreceğiz, pil teknolojisi çok hızlı gelişiyor ve karşımıza çıkacak olan yapılar da bu tür yapılar olacak. Şimdiden çalışmalara başladık, 10 ya da 15 yıl içerisinde günlük hayatımızda yaygın olarak kullanılabileceğini ümit ediyoruz.”

Osmangazi Üniversitesi  'Bor' Madeni İçeren Pil Tasarlıyor

 

Kaynak : Memurlar

Türk Akademisyen CERN Kullanıcıları Danışma Kuruluna Seçildi.

Türk Akademisyen CERN Kullanıcıları Danışma Kuruluna Seçildi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) üyesi Doç. Dr. Demirköz, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Kullanıcıları Danışma Kuruluna (ACCU) seçildi.TÜBA’dan yapılan yazılı açıklamada, ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü öğretim üyesi ve TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Bilge Demirköz’ün, Orta Doğu ülkeleri ile kullanıcılarını temsilen CERN Kullanıcıları Danışma Kuruluna (ACCU) seçildiği bildirildi.

ABD’deki Massachusetts Institute of Technology’de fizik, matematik, müzik bölümlerinden tam burslu mezun olan Doç. Dr. Demirköz’ün Oxford Üniversitesi’nde fizik doktorası yaptığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Doç. Dr. Demirköz, aynı zamanda CERN’deki Atlas Projesi’nde çalışmaya başladı. Demirköz, 2004 yılında Atina Olimpiyatları meşalesini taşıdı. 2011 yılında fiziğe ve bilim iletişimine katkılarından dolayı TED (Technology Entertainment Design) tarafından TED Fellow, WEF (World Economic Forum) İstanbul Merkezi tarafından Global Shapers seçilen Demirköz, 2012 yılında JCI Türkiye tarafından Ten Young Outstanding Persons (TOYP) ödülünü aldı. Birçok ulusal ve uluslararası kuruluş tarafından ödüle layık görülen Demirköz, 2 yıl NASA’da çalıştı.”

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi

Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma laboratuvarı olan CERN, üye ülkelerin kendi bütçeleriyle gerçekleştiremeyecekleri araştırmaları ortak yürütmek amacıyla kuruldu.

İsviçre ve Fransa sınırında yer alan CERN’de, 103 ülkeden yaklaşık 9 bin bilim adamı araştırma yapıyor.

CERN Kullanıcıları Danışma Kurulu, yılda 4 kez toplanarak CERN’in Genel Direktörüne, araştırma faaliyetlerinin daha rahat işlemesi için atılabilecek pratik adımlar ile içsel idari düzenlemeler konusunda danışmanlık ediyor.

cern türk akedemisyen

 

Kaynak : A.A

Hidrojen Geleceğin Enerji Kaynağı Olabilir mi ?

Nevşehir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Kervan, sudan elde edilebilen sonsuz bir enerji kaynağı olan hidrojenin ülkemizi petrol ve doğalgaz bağımlılığından kurtarabileceğini söyledi. Kervan, bunu hidrojen üzerine yapılan araştırmaları yoğunlaştırarak başarmanın mümkün olduğunu kaydetti.

Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Kervan tarafından yürütülmekte olan ve Avrupa Birliği Bakanlığı Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca desteklenen ‘Avrupa Birliği Çapında Hidrojen Enerjisi Bilincinin Arttırılması’ başlıklı Leonardo da Vinci Yenilik Transferi Projesi kapsamında Nevşehir’de Hidrojen Enerjisi konferansı yapıldı.

Konferansta konuşmacı olarak, Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut D. Mat, Missouri Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden emekli “DNV KEMA Energy and Sustainability” şirketinde çalışan Prof. Dr. John Sheffield, Aveiro Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fernando Marques, 19 Mayıs Üniversitesinden Prof. Dr. Ömer Andaç, Abdullah Gül Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Murat Çıtır ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünden Dr. Fazıl Kaytez yer aldı. Konferansa hidrojen enerjisine ilgi duyan öğrenciler, akademisyenler, araştırmacılar ve işadamları da dinleyici olarak katıldı.

Prof. Dr. Selçuk Kervan’ın açılış konuşmasından sonra konuşmacılar katılımcılara hidrojen enerjisi hakkında genel bilgiler, yakıt hücreleri, hidrojen üretimi, hidrojen depolama ve Türkiye’de hidrojen enerjisindeki yeni teknolojiler hakkında sunumları yaptı.

Nevşehir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Kervan, konferansın düzenlenme amacının petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtlar kadar bilinmeyen ve geleceğin alternatif enerji kaynaklarından biri olan hidrojen enerjisine dikkat çekmek olduğunu kaydetti.

Fosil yakıtların rezervlerinin azalmakta olduğunu ve karbondioksit salınımı nedeni küresel ısınmaya neden olduğunu belirten Kervan, hidrojenin enerjiye dönüştürüldüğünde ise çevreyi kirletmediğini ve sadece su veya su buharı açığa çıktığını ifade etti. Prof. Dr. Selçuk Kervan, sudan elde edilebilen sonsuz bir enerji kaynağı olan hidrojenin ülkemizi petrol ve doğalgaz bağımlılığından kurtarabileceğini ve bu alandaki araştırmaların arttırılması gerektiğini söyledi.

nevşehirKaynak :bugun