Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız

Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: “Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır”dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz” dedi.

Bakan Işık, Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi (GEPOSB) açılında, buranın yüzde 90’ı geçen doluluk oranı, altyapısı, çevre hassasiyeti açısından gerçekten de en başarılı, örnek OSB’lerden biri olduğunu söyledi.

OSB’de faaliyet gösteren 129 firmanın 10 binden fazla istihdam ürettiğine işaret eden Bakan Işık, “Biz Bakanlığımızda 3Y anlayışıyla, yani yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Aynı anlayışın plastikçiler OSB tarafından da sahiplenilmesi, bizleri çok memnun ediyor” diye konuştu.

Özellikle plastik gibi sektörlerde yapılan üretimin çevreye etkilerini en aza indirmenin çok büyük önem taşıdığına değinen Işık, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, hem OSB yönetimine hem de burada üretim yapan sanayicilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu yeni idare binasıyla birlikte, burada üretim yapan sanayicilerimize çok daha iyi hizmet verilecek olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Plastikçiler OSB, hem OSB’lerin sanayimiz için önemini hem de Türkiye’deki OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından çok güzel bir örnektir. İnşallah, üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız Üretim Reform Paketi ile OSB’lerdeki başarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz.”

Yeni girişimcilere parsel üretme hedefi

Bakan Işık, plastik OSB’lerin hem OSB’lerin sanayiciler için önemini hem de Türkiye’de OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından iyi bir örnek olduğunu dile getirerek, “İnşallah üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız yeni girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları atacağız, önemli düzenlemeleri hayata geçireceğiz” diye konuştu.

Bu konuda net kararlarının olduğuna işaret eden Işık, şöyle devam etti:

“Bir tarafta üretim yapmak için yer arayan ve bulamayan sanayicimiz, diğer taraftan yarın ‘daha fazla para eder’ diye arazisini satmayan veya değerlendirmeyen gayrimenkul sahipleri var. Üretim yapılmayan parsel kamulaştırmayla elde edilmişse o kamulaştırmayla elde edildiği için tapu dahi olsa geri alacağız. Her kim OSB’de rant için bir yatırım yapıyorsa onun eli yanacak, bu konuda kararlıyız. Kamulaştırmayla elde edilen sanayi parsellerinde kesinlikle tolerans göstermeyeceğiz. Dededen kalmıştır, babadan kalmıştır, kendisi almıştır, o kendi bileceği iştir ama bu noktada kesin kararlı bir duruşumuz var ve inşallah üretim reform paketinde bu konuyla ilgili çok önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”

OSB’de kullanılan suya indirim

Işık, ayrıca OSB’lerdeki su konusuna da değinerek, “Sizlerle bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Büyükşehir belediyemiz, Kocaeli’deki OSB’lerde yüzde 10 indirimli uygulanan su fiyatlarını yüzde 20 indirimli uygulama kararını aldı. Bu örnek kararıyla sanayicilerimizin yanında olduğunu bir kere daha gösteren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Plastiklerin telefondan televizyona, otomobilden su şişelerine, yalıtım malzemelerinden yiyecek ambalajlarına kadar hayatın her alanında gittikçe artan bir hızla kullanım alanı bulunduğunu belirten Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her geçen gün yeni uygulama alanları ortaya çıkan plastikler, bugün demir, tahta ve cam gibi materyallerin yerine alternatif bir malzeme olarak kullanılmaktadır. Plastik gibi sektörler, diğer birçok sektöre girdi ürettiği için de ayrı bir önem taşıyor. Hafif, çok yönlü ve dayanıklı plastikler perakende, ambalaj, inşaat, sağlık, tarım, mobilya, otomotiv ve yenilenebilir enerji gibi sektörler için stratejik önem taşıyor. Türkiye’nin plastik sektöründe çok ciddi bir potansiyel taşıdığına inanıyorum. Zira ülkemizin petrokimya piyasası, Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biridir. Plastik sanayi girdisinin yüzde 90’ını bu sektörden sağlamaktadır. 2015 yılında, 33 milyar dolar değerinde 8,6 milyon ton plastik mamul ürettik. 2,9 milyar dolar ithalata karşılık 4,3 milyar dolar ihracat yaptık, yani bu sektörde dış ticaret fazlası verdik.”

” Türkiye dünyanın en büyük 7. plastik üreticisi”

Bakan Fikri Işık, Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) verilerine göre, 2014 yılında ülkede kauçuk ve plastik sektöründe 165 bin kişiye istihdam sağlayan firmaların faaliyet karlılığının da yüzde 6,4 olduğunu belirtti.

Türkiye’nin 2002 yılında dünyada üretilen toplam plastiğin yüzde1,1’ini ürettiğini aktaran Işık, “2013 yılında ise bu oran yüzde 2,8’e yükseldi. Türkiye’nin plastik üretimi, 2002’den sonra, dünya ortalamasından ortalama 3 kat daha hızlı büyüdü. Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır. Bugün dünyada üretilen her 10 kilogram plastiğin 4 kilogramını Çin ve ABD üretmektedir. Ancak Çin, düşük katma değerli plastik ürünleri üretirken ABD, teknik plastiğe yoğunlaşmıştır. Dünyada plastik üretimi son 60 yılda 150 kattan fazla artış göstermiştir. Her yıl kişi başı plastik talebinin yüzde 4 arttığını düşünürsek, bu sektörde atacağımız adımların önemi daha iyi anlaşılacaktır” dedi.

Işık, Türkiye’nin plastik sektöründe karşılaştığı iki temel sorun olduğuna işaret ederek, “Bunlardan birincisi, petrokimya ürünlerini girdi olarak kullanan bu sektörün yüzde 86 dışa bağımlı olmasıdır. Ne yazık ki bu konuda kısa vadede yapılabilecek fazla bir şey yok. Sektörün yaşadığı ikinci temel sorun ise katma değerin düşük olmasıdır. İşte bu konuda, sektörle birlikte kısa, orta ve uzun vadede yapabileceğimiz, yapacağımız çok iş var” değerlendirmesinde bulundu.

“Ar-Ge’ye yoğunlaşmak durumundayız”

Geçen yıl ihraç edilen bir kilogram plastik için 2,75 dolar gelir elde edildiğini dile getiren Işık, şunları söyledi:

“Bu fiyat, bizi, dünya plastik mamul ihracatını yönlendiren 20 ülkenin içinde 18’inci sıraya düşürüyor. Bu nedenle, plastik sektöründe Ar-Ge, inovasyon, tasarım gibi alanlara yoğunlaşmak durumundayız. Bu açıdan Ar-Ge Reform Paketi’nin tüm sanayi sektörlerimiz için olduğu gibi plastik sektörü için de bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Tasarım faaliyetlerinin destek kapsamına alınması, Ar-Ge merkezlerinde daha fazla ve daha nitelikli personel istihdamının sağlanması, sipariş yoluyla yaptırılan Ar-Ge ve tasarım projelerinin de vergi indirimine tabi tutulması gibi adımlar bu açıdan çok önemlidir.”

“Bölgeyi teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz”

KOBİ’lerin marka, patent ve standart belgelerinin ücretini KOSGEB‘in karşılayacağını belirten Işık, bu ve benzeri adımlarla, sektörlerin daha fazla Ar-Ge ve tasarım projesini hayata geçireceğine inandığını bildirdi.

Gebze Plastikçiler OSB’de üretim yapan sanayicilerin bu açıdan çok şanslı olduğunu düşündüğünü ifade eden Işık,” Zira bu bölgeyi, sadece Türkiye çapında değil küresel çapta bir teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bilişim Vadisi başta olmak üzere bu bölgede hayata geçireceğimiz projelerle, burada çok güçlü bir teknoloji ve yenilik ekosistemi oluşturacağız. Bu ekosistemin bu bölgede üretim yapan ve yapacak olan tüm sanayicilerimizi olumlu etkileyeceğine, adeta zincirleme bir reaksiyon başlatarak tüm sektörlerimizin teknoloji kapasitesini artıracağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Rekabetçi bir plastik sektörü inşa edeceğiz”

“Bakanlığımızda birçok sektörü olduğu gibi plastik sektörünü de çok yakından takip ediyoruz” diyen Fikri Işık, şunları kaydetti:

“Uygulaması bu yıl bitecek olan Kimya Sektörü Stratejimizin üç ana bileşeninden biri de kauçuk ve plastik ürünlerdi. 2014’ün sonunda benim de katıldığım bir sektör buluşması gerçekleştirmiştik. O toplantıda 18 firma tarafından 26 sorun iletilmişti. Orada dile getirilen sorunları da yakından takip ettiğimizi, Ar-Ge paketimizde ve hazırlıklarını sürdürdüğümüz üretim paketimizde bazılarının çözümlerine yer verdiğimizi ifade etmek istiyorum. İnşallah, her açıdan çok daha rekabetçi bir plastik sektörünü sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Sektörün ürettiği ve ihraç ettiği ürünlerin ortalama kilogram fiyatını artırmak için yoğun bir şekilde çalışacağız. Bu çalışmaların semerelerini de yine sizlerle birlikte toplayacağız.”

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak: Sanayi Bakanlığı

Kimya Bölümünü Tercih Edenlere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Aylık 2 Bin Lira Burs.

Kimya Bölümünü Tercih Edenlere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Aylık 2 Bin Lira Burs. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üniversite sınavında ilk 5 bine girenlerden matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih edenlere aylık 2 bin lira burs vereceklerini söyledi.

Bakan Işık, AA Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. “Öğrencilerin, üniversitelerde temel bilimleri çok tercih etmediği, bu konuda bir sıkıntı olduğu görülüyor. Bu bölümleri özendirmeye yönelik bir çalışmanız var mı?” şeklindeki soru üzerine Işık, Türkiye’nin, bilim ve teknolojide bir sıçrama yapmak zorunda olduğunu söyledi. Işık, şöyle devam etti:

“Özellikle üretimde teknoloji düzeyini yükseltmek durumundayız Bilim ve teknoloji düzeyini yükseltmek için olmazsa olmazımız insan kaynağımız. Artık kimse kimseye teknoloji vermiyor. Teknolojiyi, sizin bir yerden hızlı bir şekilde transfer edip geliştirmeniz ya da kendinizin üretmesi gerekiyor. Ancak her iki halde de en önemli unsur insan kaynağı.”

Teknolojinin geliştirilmesinde de uygulamalı bilimlerin yanı sıra temel bilimlerin de “olmazsa olmaz” niteliğinde bulunduğuna dikkati çeken Işık, son yıllarda öğrencilerin önemli kısmının temel bilimleri tercih etmediğini söyledi. Işık “İlk bine, 5 bine, 10 bine giren öğrencilerimizin hemen hemen hiçbiri temel bilimleri tercih etmiyor. Bu da belki bugün için değil ama yarın için Türkiye’nin en önemli handikaplarından biri olacak” ifadelerini kullandı.

Işık, bunu engellemek için çok önemli bir programı yürürlüğe koyduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“TÜBİTAK Bilim Kurulumuzla da görüşüldü ve karara bağlandı. Biz şimdi temel bilimleri Türkiye’de güçlendirmek durumundayız. Türkiye’de bu noktada ilk 5 bine giren öğrencilere, matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih ederlerse aylık 2 bin lira burs vereceğiz. Yani bir memur maaşı burs vereceğiz Ama şartımız nedir? Temel bilimler dediğimiz fizik, kimya, biyoloji ve matematik bölümlerinden birini tercih edecekler. Bu bölümleri tercih eden ikinci 5 bine de ayda bin lira burs vereceğiz.”

Temel bilimlere çift anadal bursu

“Daha önemli bir adım atıyoruz” diyen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonuç almayı ümit ettiğimiz en önemli alan. Bizde çift anadal kontenjanı çok sınırlıydı. YÖK’le TÜBİTAK’ın yaptığı ortak çalışmayla bu kontenjanlar yükseldi. Her bölümde yüzde 20 gibi bir kontenjan ayrıldı. Biz diyoruz ki ilk 10 binde olup başka bölümlerde okuyan, ikinci anadal olarak temel bilimleri seçen öğrencilerimize de ayda 750 lira burs vereceğiz. Bu temel bilimler açısından çok önemli bir adım olacak. Biz diyoruz ki öğrencimiz elektronik mühendisliğinde okusun ama aynı zamanda matematik, biyoloji, fizik veya kimya okusun.”

Işık, söz konusu çalışmayla farklı disiplinler arasından işbirliğinin gelişeceğine işaret etti. Işık, “Burada hedefimiz, hem disiplinler arası çalışmayı özendirmek hem de temel bilimlerde Türkiye’nin bilim alanında geleceğini tehdit eden bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak istiyoruz. Önemli sonuç alacağımızı düşünüyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılında öğrenciler bu haklardan yararlanacak” dedi.

Bakan Işık, Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’nü güçlendirmek için çalışma başlattıklarını da kaydetti.

bakanlık

 

Kaynak : sabah