“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor. İlaç ve sağlık endüstrisinden kimya ve üretim endüstrilerine… Yaşam Bilimleri teknolojileri kapsamındaki uygulamalara donanım ve hizmet üreten bütün uzmanlar, konunun Türkiye’deki “teknoloji ve ihtisas fuarları grubunda” 2018 Nisan’ında biraraya geliyorlar. Son derece geniş bir sektörel alana yayılan ilaç, OTC, laboratuvar ve biyoteknoloji endüstrileri; temel araştırma-geliştirme faaliyetlerinden, ileri teknolojiyle üretilmiş son ürünlere kadar, en gelişmiş know-how ve uygulamaları ile sektör uzmanlarının karşısında olacaklar. Uzmanlar, analitik, laboratuvar, ilaç ve biyoteknoloji alanlarında eğitimden endüstriye, sağlıktan enerjiye, ürün geliştirmeden üretim proseslerine, Ar-Ge’den kalite kontrole, birbirinden farklı sektörel alanlar için geliştirdiği teknoloji ve bilgi birikimini fuarda çeşitli sergileme, etkinlik ve sunumlar ile aktaracaklar. ‘Yaşam Bilimleri Fuarları‘ konsepti ile Analytech 2018, Biotecnica 2018, PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018 Fuarları eşzamanlı düzenlenerek büyük bir sinerji oluşturacaklar: Yaşam Bilimlerinin, ilaç teknolojisinin, biyoteknolojik uygulamaların ve analiz/LAB sistemlerinin gelişmiş ürünlerini buluşturacak; bu alanda önemli bir ‘network’ işlevi görecek sektör etkinliğinde yerinizi almaya davet ediyoruz…

FUAR BROŞÜRÜNÜ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018

“LAB & Analitik”

Analytech 2018 sunumları ve sergilemeleri; laboratuvar ortamlarında araştırma, inceleme, proses ve kalite kontrol safhalarının tümü için ileri teknolojileri ve uzmanlık konularını kapsamakta. Endüstrinin birçok dalında analiz sistemleri, laboratuvar ortamlarının, üretim ve kontrol proseslerinin temel uygulamalarını oluşturuyor:

Sağlık, İlaç, Kimya, Petrokimya, Gıda, Tarım, Veterinerlik, Tekstil, Kozmetik, Enerji, Çevre, Madencilik, Otomotiv, Elektrik/Elektronik, Havacılık, Yapı ve üretim endüstrileri…

Endüstrilerin araştırma-geliştirme süreçlerinde ve ürün proseslerinde ileri analiz teknolojileri kullanılıyor. Bu teknolojiler, laboratuvar cihazları ve malzemeleri ile birlikte Analytech 2018 sunumlarında ilgili ihtisas grupları ile buluşacaklar.

“Biyoteknoloji”

Tıbbi ilaçlar üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinden sağlık hizmetleri sektörünün birçok ünitesine kadar son derece önemli ve geniş bir alanda biyoteknoloji, temel uygulamaları oluşturuyor. Modern ziraat ve tarımcılıkta uygulanan gelişmiş ürünler, verimliliği geliştirilmiş tohumlar, zirai kimyasallar, tarım ürünlerinde gen teknolojileri gibi birçok uygulama da biyoteknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektörü işaret ediyor. Üretim endüstrinin birçok dalındaki farklı sektörlerde de biyoteknoloji, laboratuvar ortamlarının ve üretim proseslerinin temel uygulamalarında kullanılıyor.

Biotecnica 2018 sergilemeleri ve sunumları fuarda, tüm sektörlerin araştırma-geliştirme ve üretim proses faaliyetlerinde bulunan uzmanlarını biraraya getirecek.

“Farmasötik” & “Nutrasötik”

İlaç ve besin-destek endüstrisinde etken madde ve bileşenlerden bitmiş ürün ve formülasyonlarına, endüstriyel ekipman ve teknolojiden üretim prosesleri ve hizmetlerine…

PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018, ilaç endüstrisinde faaliyet sürecinin üç temel ayağına yöneliyor:

Klinik araştırma;

Üretim ve teknoloji;

Ürün ve pazarlama.

Endüstrideki dört temel unsurun ise bir fuar ortamında tüm yönleri ile sektör uzmanlarına ve profesyonellerine entegre biçimde sunulmasını hedefliyor:

Etken madde ve bileşenler;

Bitmiş ürün ve formülasyonlar;

Üretim teknolojisi ve ekipmanı;

Sözleşmeli (Contract) üretim ve proses hizmetleri.

İlaç endüstrisinin tüm adımlarını birlikte ele alan; inovatif teknolojiler ile gelişmiş bir sunum ve ticaret platformunu oluşturacak fuar ve konferans bütününü ‘NEXT vurgusu ile geleceğe taşıyoruz.

Ziyaretçi  Profili ve Hedefler

Meslekler… Uzmanlık alanları…

Endüstriyel Analiz uzmanları,  Laboratuvar yönetim ve teknik uzmanları,  Biyoteknoloji, Biyoanaliz, Biyoenformatik uzmanları,  Kalite kontrol laboratuvarları,  Ar-Ge yöneticileri ve profesyonelleri,  Üretim /proses uzmanları,  Biyomedikal uzmanları/mühendisleri,  Kimya ve biyokimya uzmanları,  Mikrobiyoloji, moleküler biyoloji uzmanları,  Doktorlar, Mühendisler, Teknisyenler, Akademisyenler,  Farmakologlar,  Diyetisyenler,  Sağlık hizmetleri uzmanları,  Kalite kontrol uzmanları,  Tesis yöneticileri

Sektörler,  Endüstriler…

Analiz Laboratuvarları,  Medikal Laboratuvarlar,  Medikal teknoloji endüstrisi,  Sağlık tesisleri,  Klinik diagnostik,  İlaç endüstrisi,  Tarım endüstrisi,  Gıda endüstrisi,  Veterinerlik,  Kimya endüstrisi,  Çevre, Su & Atıksu endüstrisi,  Petrokimya endüstrisi,  Madencilik endüstrisi,  Enerji sektörü,  Elektrik & Elektronik endüstrisi,  Çimento endüstrisi,  Otomotiv endüstrisi,  Adli tıp/araştırma uygulamaları,  Kozmetik endüstrisi,  Tekstil endüstrisi,  Yapı endüstrisi,  Üretim endüstrisi,  Havacılık ve Uzay endüstrisi,  Ar-Ge tesisleri,  Laboratuvar cihaz ve malzeme dağıtım-satış sektörü

Kamu Kuruluşları…  

Üniversiteler  İlgili Bakanlıklar,  Hastaneler,  Halk sağlığı laboratuvarları  Tahlil kurumları

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti

Türk Bilim İnsanları Kanser İçin Yeni Teşhis Molekülü Keşfetti. Türk bilim adamları, başta kanser tanı ve tarama testleri olmak üzere pek çok endüstride kritik sarf malzemesi olarak kullanılan ve yaklaşık 100 yıldır muadili geliştirilemeyen bir maddeye alternatif olabilecek yeni bir molekülün keşfine imza attı.

Nanoteknoloji ve yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin ilk Ar-Ge ileri teknoloji firmalarından biri olan ve ODTÜ Teknokent’te faaliyet gösteren Nanobiomed Kurucu Direktörü Doç. Dr. Gürer Budak ve Patolog/Ürolog Dr. Mehmet Budak öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda keşfedilen Prextrolin adı molekül, uluslararası marka ve patentle de tescil edildi. Amerikan Kimya Derneği tarafından da onaylanan molekül ( CAS Numarası :  1834534-73-4b ), Türkiye’den çıkan bir teknoloji ürünü olarak adını tüm dünyaya duyurdu.

Günümüzde başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tanısında, muayene ve rutin laboratuvar işlemlerinin ardından yapılan histo-patolojik tetkiklerler, hastalığa kesin tanı konulması ve tedavi protokollerinin belirlenmesinde “altın standart” olarak kabul ediliyor. Hematoxylin maddesi ise bu amaçla tüm dünyada en çok kullanılan ve şimdiye kadar doğal ya da sentetik herhangi bir alternatifi geliştirilememiş tek ürün olarak dikkati çekiyor.

Türk bilim adamları tarafından geliştirilen Prextrolin orta iklim kuşağında kolaylıkla yetişen Papaver rhoeas (gelincik) bitkisinden ileri teknoloji kullanılarak sentezlenen yeni bir “doğal kaynaklı” molekül olarak Hematoxylin’e çok önemli bir alternatif oluşturuyor. Prextrolin’in, tıbbi amaçlı kullanımı dışında tekstil, gıda, elektronik, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde de yoğun biçimde tercih edilmesi bekleniyor.

Prextrolin, hastalardan alınan örneklerde hücre çekirdeğindeki DNA’ya moleküler düzeyde bağlanarak mikroskop altında detaylı hücresel tanı parametrelerinin ortaya çıkmasını sağlayan renklendirici bir “biyolojik belirteç” gibi davranıyor.

Bilim ve endüstri dünyasında büyük heyecan yaratan söz konusu buluş, kanser tanısı ve yağmur ormanlarının korunmasına yapacağı katkılar nedeniyle geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde “Sağlık Alanında Yılın Sürdürülebilir Ürünü” ödülünü kazandı. Yeni bir doğal kaynaktan, çevreye duyarlı yöntemlerle elde edilen ve şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni bir kanser tanı molekülü olan Prextrolin, geçen ay yine Amerika Birleşik Devletleri’nde “2017-Büyük İnovasyon” ödülünü kazanarak, başarısını uluslararası düzeyde tescil ettirdi.

Türkiye için bir ilk

Doç. Dr. Gürer Budak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıl süren çalışmalar sonucunda kanser tanı ve tarama testlerinde kullanılabilecek yeni bir ürüne ulaştıklarını söyledi. Prextrolin’in ülkemizdeki ilk fonksiyonel molekül keşfi olduğunu vurgulayan Budak, “Doğal bir kaynaktan, daha önce bilinmeyen bir molekülün izole edilip gösterilmesi ve endüstriyel fonksiyonunun net olarak tanımlanması ülkemizde ilk kez gerçekleşiyor” dedi.

Budak, Prextrolin’in nadir sayıda buluş için geçerli olan, aynı anda bilimsel, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutta paradigma değişikliği yapabilme potansiyeline sahip bir ürün olduğunu söyledi.

Gelincik çiçeği yağmur ormanlarını da koruyacak

Araştırmalarında üretimi kolay, iklimsel değişikliklerden etkilenmeyen doğal bir kaynaktan yola çıkarak, bu alandaki ihtiyaca cevap verebilecek yeni bir tıbbi tanı ürününün geliştirilmesi üzerinde durduklarını anlatan Dr. Gürer Budak, “Asıl büyük buluş ve başarının bu olduğunu söyleyebiliriz. Bunu yaparken gururla söylüyorum ki üzerinde çalıştığımız pek çok doğal kaynak arasında, DNA bağlanma kapasitesi en yüksek olan moleküler yapıları sadece gelincik çiçeğinden elde edebildik. Prextrolin adını verdiğimiz bu molekülün öncül kimyasal yapılarını ülkemizde kolaylıkla yetişen gelincik bitkisinden izole ettik. Anadolumuzun simgesi olan gelincik çiçeği dünyanın en önemli kanser tanı molekülünün kaynağı olacak. Bu sayede gelincik çiçeği yakın gelecekte çok uzaklardaki yağmur ormanlarının korunmasında da önemli bir görev üstlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Hastalıkların tanı ve tedavi maliyetleri azalacak

Budak, “Prextrolin’in hammadde kaynağının doğada kolay yetişen bir bitki olması ve patentli bir molekül olarak son ürünün her durumda en yüksek saflıkta üretilmesi nedeniyle daha düşük bir maliyetle ve yüksek kalitede piyasaya sürülmesi mümkün olacaktır. Bu da özellikle kanser tanı ve tarama testleri başta olmak üzere diğer hastalıkların tanısı ve diğer endüstriyel kullanım alanlarındaki maliyetlerin azalmasını sağlayacaktır. Bu ve benzeri pek çok sebeple Prextrolin yakın bir gelecekte tıpta önemli bir tanı koyucu ‘biomarker’ olarak yerini alacaktır.” dedi.

Gürer Budak, hammadde kısıtlılığının çözülmesi sayesinde Prextrolin’in tekstil, gıda, elektrik-elektronik, kozmetik ve ilaç üretimi alanlarda da yaygın olarak kullanılabileceğini belirtti.

Pazara çıkmak için geri sayım

Gürer Budak, ürünün teknolojik olgunluk seviyesinin endüstriyel prototip düzeyinde olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte en fazla 24 ay içinde standardizasyon ve sertifikasyon işlemlerinin tamamlanarak, son ürünün uluslararası pazarlara sunulabilecek aşamaya geleceğini bildirdi.

Haber ve Görsel A.A dan Alıntıdır

Pamukkale Üniversitesi’nden üç boyutlu nesne çizebilen kalem

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ ) Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde (Teknokent) üç boyutlu nesne çizebilen kalem prototipi geliştirildi. Dünyada yeni yeni uygulanmaya başlanan üç boyutlu yazıcı teknolojisi üzerinde çalışan bilim insanları PAÜ Teknokent’te nesneleri üç boyutlu çizme imkanı sağlayan kalem yaptı.

PAÜ Teknokent’te Ar-Ge çalışmaları yapan Elektrik Elektronik Mühendisi Ali Boz, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, söz konusu kalemle ilgili çalışmaların birkaç yıldan beri devam ettiğini, prototipi yaklaşık 4 ay önce tamamlayıp, TÜBİTAK’a proje olarak sunduklarını söyledi.

Bu kalemin hiçbir bilgisayar programına gerek kalmadan 10-12 yaşından itibaren her birey tarafından rahatlıkla kullanabildiğine işaret eden Boz, “Adeta elle tutulabilen lazere elle dokunuyorsunuz gibi. Bu keyifli cihazı Türkiye’de üretmek isterdik ancak ilk etapta prototipini yapabildik. Türkiye’de tanınmadığımız için ABD’de bir firma ile anlaştık. Üretim için bu firmayla görüşüyoruz.”

Boz, havada nesneler çizebilen üç boyutlu kalemin, içinde yer alan ve çabuk kuruyan plastiği kalemin ucundan sızdırarak istenen şeklin meydana getirildiğini anlattı.

Kalemin sıcak silikon tabancası gibi çalıştığına anlatan Boz, “Kalemden çıkan plastik havayla buluşunca hemen sertleşiyor. Adeta kağıda yazı yazmak gibi bir şey. Ne düşünüyorsak kalem yardımıyla hemen çizme şansımız oluyor. Elle tutulabilir olduğu için de pratik. Bunu hemen her alanda kullanmak mümkün” diye konuştu.

Beş yıl içinde çocukların şu ana kadar kullandığı normal kalemin ve sulu boyaların yerine artık görsel üç boyutlu eğitim materyallerinin kullanılacağını savunan Boz, “Çocuklarımız artık rahatlıkla eliyle dokunabilip yazabileceği materyale sahip olacak. Bu kalemi eğitim camiasının, mühendislerin, mobilyacıların kısaca herkesin kullanımına sunmaya çalışıyoruz” dedi.

PAÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bora Boz ise amaçlarının 3D teknolojisini kullanarak sanal gerçeklik odaları yapmak olduğunu kaydetti.

üç boyutlu kalem

 

Kaynak : samanyoluhaber