CERN’de Keşifler Devam Ediyor…

CERN’de Keşifler Devam Ediyor…Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi bilim adamları, iki atomaltı parçacığı keşfetti. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak yapılan deneylerde keşfedilen atomaltı parçacıklar, devasa bir gücün bir araya getirdiği üç zerreciğin oluşturduğu baryondan meydana geliyor.

CERN’den yapılan açıklamada, keşfin, dünyanın nasıl meydana geldiğini tanımlayan parçacık fiziğinin “Standart Model”inin ötesinde işlerin nasıl yürüdüğüne ışık tutacağı belirtildi.

CERN’e bağlı LPNHE Laboratuvarı’nda görevli Matthew Charles, “Doğa bize cömert davrandı. Birini bulmaya çalışırken ikisini birden keşfettik” dedi.

Keşfedilen yeni parçacıkların, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında, 27 kilometrelik tünelde birbirleriyle çarpıştırılan protonlardan 6 kat dağa ağır olduğu belirlendi.

Araştırma sonuçları, “Physical Review Letters” dergisinde yayımlanacak.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak daha önce de parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve “Higgs Bozonu” adı verilen atomaltı parçacığı keşfedilmişti. “Tanrı Parçacığı” olarak da bilinen Higgs Bozonu’nun keşfi, geçen yıl Belçikalı fizikçi François Englert ile İngiliz bilim adamı Peter W. Higgs’e Nobel Fizik Ödülü getirmişti.

cern1

 

Kaynak : cumhuriyet

ABD’de Sınırları Zorlayan Deney

ABD’de Sınırları Zorlayan Deney. ABD’deki bilim insanları, dünyanın en büyük lazer sistemini kullanarak milimetrik bir elmas parçasına yeryüzündeki atmosfer basıncının 50 milyon katı güç uyguladı. ’Temiz ve sınırsız enerji’ araştırmaları kapsamındaki deney ile Jüpiter ve Neptün gibi dev gezegenlerin aşırı sıcak çekirdeklerindeki olağanüstü koşullar laboratuar ortamında canlandırıldı.

Amerikan Enerji Bakanlığı’nın California eyaletindeki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuarı’nda kurulan National Ignition Facility (Ulusal Ateşleme Tesisi), geçtiğimiz günlerde sıradışı bir deneye sahne oldu.

Aynı anda ateşlenebilen 192 lazer topundan 176’sı, 1 milimetre büyüklüğündeki sentetik bir elmas parçasının üst ve alt bölümlerine dünyadaki atmosfer basıncının 50 milyon katı gücünde füzyon lazer ışını uyguladı. Fizikçiler, inanılmaz boyutlardaki sıcaklığa maruz kalan elmasta meydana gelen reaksiyonları ölçtü.

Dünya üzerinde hiç denenmemiş boyutta sıkıştırılan silindirik şekildeki elmas, saatte 175 bin kilometre hızındaki lazer ışınları ile büküldü. Elmas üzerinde toplam 5 trilyon pascal (5 terapascal) gücünde basınç uygulandı. Elmasın yoğunluğu 3 kat artarken kütlesi ise yüzde 25’ine kadar azaldı.

Tesisteki bilim insanları, deney ile Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün veya Güneş sistemi dışındaki devasa boyutlarda süper-dünyaların çekirdeklerindeki olağanüstü basıncı canlandırdıklarını belirtti.

Bir sonraki aşamada ise basınca dayanabilen elmas örneklerine Jüpiter’in çekirdeğindeki basıncın miktarı olduğu düşünülen 7 terapascal gücünde laser ateşlemesi yapılacak. Elde edilen veriler, bilim insanlarına dev gezegenlerin ekstrem koşullarını daha iyi anlamak için eşsiz bilgiler sunacak. Araştırma sonuçları bilim dergisi Nature’da yayınlandı.

2010 yılında faaliyete geçen Ulusal Ateşleme Tesisi’nde, temiz ve sınırsız enerji elde etmek için daha önce hiç yapılmamış deneyler gerçekleştiriliyor.

ABD'de Sınırları Zorlayan Deney

 

Kaynak : haberfx

Ya Başkalarının Eline Geçerse ?

Ya Başkalarının Eline Geçerse ? Bilim dünyası ölümcül virüsleri laboratuvar ortamında yeniden üretiyor. Amaç tedavi yöntemleri geliştirmek. Ama virüslerin teröristlerin eline geçme ihtimali bilim adamlarını korkutuyor.

Yoğun güvenlik önlemlerinin ardından şifreli kapıyı açıp içeriye giren bir ekip. Hepsi beyaz önlüklü ve maskeli. Laboratuvarın içinde birbirleriyle neredeyse hiç konuşmazlar. En son mikroskop ile analizlerini yapıp evlerinin yolunu tutarlar. Gün içinde insanlık adına çok önemli bir bilimsel gelişme üzerinde çalışan ekip için artık sıradan olma vaktidir. Birbirleriyle şakalaşırlar, çocukları ve eşleri ile güzel vakit geçirirler. Ancak günler sonra içlerinden biri başkalaşır. İşte gerçek hikaye bundan sonra başlar. Geleceğimiz için kilit öneme sahip bir virüs, çılgın bir bilim insanının elindedir artık. Ya da kötü adamlar, laboratuvarda görevli bir bilim insanını kontrol altına alır. Bu kez de virüs teröristlerin eline geçer… Bilimkurgu filmlerinde genelde böyle oluyor. Günümüz bilim insanları da birbirinden tehlikeli virüsler üretiyor. Hepsi gerçek ve kötülerin eline geçerse milyonlarca insanı öldürebilecek kapasitede.

YA TERÖRİSTLERE SIZDIRILIRSA
En son olarak ABD’de bulunan Wisconsin- Madison Üniversitesi’nde görevli bilim insanları önderliğinde uluslararası bir ekip, İspanyol gribi virüsünü yeniden üretti. Araştırmanın lideri Profesör Yoshihiro Kawaoka ve ekibinin ürettiği virüs, 1918’de 50 milyon kişinin ölümüne neden olan İspanyol virüsü ile yüzde 97 aynı özelliklere sahip. Profesör Kawaoka, “Laboratuvar ortamında ‘ters genetik’ tekniğini uyguladık. Virüsü yaban ördeklerindeki sekiz kuş gribi türüyle oluşturduk. Daha sonra dağ gelinciklerine enjekte ettik. Amacımız virüsün doğada nasıl yayıldığını tespit etmek. Virüslerin hayvanlar üzerinde mutasyona uğrayıp insanlara nasıl bulaştığını inceliyoruz. Çalışmamız gelecekte İspanyol virüsü veya diğer ölümcül gripler gibi tehditlerle karşı karşıya kalmamız halinde neler yapmamız gerektiğini ve hangi tür aşılara ihtiyacımız olduğunu belirlemek” diyor.

Ancak birçok uzmana göre söz konusu virüs, insanlık adına yarardan çok zarar getirebilir. Bunun yanı sıra terör gruplarının da virüse ulaşma ihtimali var. Hatta terör faaliyetlerinin tavan yaptığı bu günlerde virüsün kasıtlı bir şekilde kötü ellere teslim edilme seçeneği bile tartışılıyor. Oxford Üniversitesi’nden Profesör Robert May, “Çalışma çılgınca. Yapılanların hepsi çok tehlikeli. En büyük tehlike hayvanlardaki virüslerden değil, laboratuvarlarda çalışan aşırı hırslı bilim insanlarından geliyor” diyor. Virüs uzmanı Simon Wain-Hobson da “Yapılan çalışma tam anlamıyla aptalca. Zaten yeterince virüse karşı savaş veriyoruz. Projeye destek veren hükümet ve kurumlar hemen finansal kaynaklarını kesmeli” uyarısında bulunuyor. Virüsü yaratan ekip ise laboratuvarlarının dünyadan en iyi korunan tesislerden biri olduğunu ve korkulacak bir tehdidin olmadığını savunuyor.

İNSANLIĞIN YARISI TEHLİKEDE
Aslında Profesör Kawaoka ve ekibi tartışmalı virüs geliştirme programlarında ilk değil. ABD ve Hollandalı uzmanlar, geçmiş yıllarda güvenlik riskleri nedeniyle ara verdikleri virüs çalışmalarına geçen yıl yeniden start verdi. Hollanda’da bulunan Rotterdam Erasmus Medical Centre liderliğindeki ekip, kuş gribi ya da tıbbi adıyla H5N1 virüsünün en ölümcül versiyonunu geliştirdi. H5N1 virüsü sadece hayvanlardan insanlara bulaşıyordu. Geliştirilen yeni virüs ise insandan insana da geçiyor. Uzmanlar amaçlarının H5N1 virüsünün doğada mutasyona uğrayıp insandan insana geçmeye başlaması halinde nelerin olacağını gözlemlemek olduğunu söylüyor. Ekip çalışmalarında güvenlik tehdidinin olmadığını söylüyor. Ancak Nature dergisinden ABD ve Hollandalı bilim insanlarına “Çalışmanızın risk-fayda analizini bağımsız bir kuruluşa yaptırmanız gerekiyor” uyarısı geldi. Harvard Üniversitesi’nden Marc Lipsitch de, “Bilim insanları ürettikleri virüslerin insan hayatını kurtaracağına emin olmadan bu tarz işlere bulaşmamalı” diyor. Hatta bazı kaynaklara göre H5N1’in laboratuvardan çıkması insanlığın yarısının yok olması anlamına gelebilir.

deney

 

Kaynak : Sabah

Antioksidan içeren Vitamin haplarında kanser tehlikesi

Antioksidan içeren Vitamin haplarında kanser tehlikesi. Antioksidan içeren vitamin haplarının kanser öncesi lezyonların gelişmesini ve akciğer kanserininin ilerlemesini hızlandırabileceği belirlendi.
İsveç ‘teki Göteborg Kanser Merkezi ‘nden bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırma, küçük akciğer tümörlerine sahip olmaları için genleri değiştirilen ve E vitamini takviyesi verilen hayvanların tümörlerinin büyüdüğünü gösterdi. Tümörlerin sayısının üç kat arttığı ve yayılma hızının büyük oranda yükseldiği belirtildi.

Bilim adamları, E vitamini verilen kanserli farelerin olması gerekenden iki kat hızlı öldüğünü vurgulayarak, antioksidan hapların dozu ne kadar yüksekse olumsuz etkinin o kadar arttığına dikkati çekti.

Araştırma, fareler üzerinde yapılsa da bu durumun özellikle sigara içen ve akciğer kanserinin erken aşamasındaki insanlar için de geçerli olabileceğini belirten bilim adamları, dengeli beslenme ve vitamin haplarını doktora danışmadan kullanmama tavsiyesinde bulundu.
Araştırmanın sonuçları “Science Translational Medicine” dergisinde yayımlandı.

antioxidant

 

 

Kaynak : radikal

Bilim Adamları Hidrojenin Depolanması İçin Metal-Organik Polimer Malzeme Üretmeye Çalışıyorlar

Bilim Adamları Hidrojenin Depolanması İçin Metal-Organik Polimer Malzeme Üretmeye Çalışıyorlar. Rusya Bilim Akademisi Sibirya İnorganik Kimya Enstitüsü Müdürü Vladimir Fedin başta hidrojen olmak üzere birçok gazın depolanması amacıyla metal-organik polimer üretilmeye başlanacağını bildirdi.

Fedin bu çalışmaların başında İngiltere’nin ünlü araştırma üniversitelerinden biri olan Nottingham Üniversitesi’nin Profesörü Martin Şreder’in olacağını söyledi.

Fedin konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Çalışmaları sürdürmek için Martin Şreder öncülüğünde İnorganik Kimya Enstitüsü’nde özel bir laboratuar kurulacak. Nottingham Üniversitesi’nin Kimya Fakültesi’nin dekanı Şreder, laboratuarda metal-organik polimer üretimi üzerinde çalışacak. Bu polimerler metal bileşiklerinin gözenekli parçacıklarından oluşmakta ve organik maddelerle birleşmektedir. Elde edeceğimiz maddeler uzun süre etkisini gösteren tıbbi ilaçların yapımı için farmakolojide ve katalizatör olarak Kimya Sanayisi’nde kullanılabileceği gibi, gazların depolanmasında da kullanılabilir. Özellikle metal-organik polimerler ulaşımda kullanılacak hidrojen yakıtının saklanması ve depolanması açısından yararlı olabilir.”

Fedin, çalışmaların 3 yıl süreceğini ve Şreder projeyi tamamladıktan sonra laboratuarın ve malzemelerin Enstitü’de kalacağını belirtti.

deney

 

Kaynak : gazetem.ru

Japon mühendislerden muhteşem buluş…

Japon mühendislerden muhteşem buluş…Japon mühendisler ses dalgalarıyla maddeleri hava boşluğunda uçurmayı başardı.

Tokyo Üniversitesi’ndeki bilimadamları bir süredir ses dalgaları üzerinde çalışıyor. Amaçları ise bir maddeyi önce havalandırıp sonra da sağa sola ve kendi etrafında hareket edebilmesini sağlamak…

İlk etapta da Japon bilimadamları bunda başarılı oldu. Yeterli enerji verildiğinde maddeler ses dalgasıyla kolayca hareket edebiliyor.

Ancak ses dalgaları ilk kez bu şekilde kullanılmıyor. Daha önce de bir grup bilim adamı ses dalgalarıyla bunu yapmıştı; ancak bu yöntemde sadece bir parçacık belli bir eksende hareket edebiliyordu. Tokyo’daki bilim adamları ise bu yöntemi bir adım daha ileriye taşıyarak hem aşağı yukarı hem de sağa sola maddenin hareket edebilmesini sağlıyor. Bunun için ses dalgası dışında herhangi bir güce de ihtiyaç duyulmuyor.


japon bilim

 

Kaynak :akşam

Çevre Ölçüm ve Analiz Laboratuvarları Yeterlik Yönetmeliğine Yeni Değişiklikler

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı, ‘Çevre Ölçüm ve Analiz Laboratuvarları Yeterlik Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle Türkiye’de mevcut 160 laboratuvarı daha etkin kullanacak. Bakanlığın talebi üzerine yetki belgesi almış bu laboratuvarların anında ölçüm ve analiz yapabileceği, ayrıca 2 yıl içerisinde 200 ceza puanını dolduran çevre laboratuvarlarının yetkisinin en az 2 ay süre ile geri alınacağı belirtildi….

‘Çevre Ölçüm ve Analiz Laboratuvarları Yeterlik Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile çevre laboratuvarlarına kamuya açık alanlarda yaşanabilecek çevre felaketlerinde, analiz bedeli ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasını beklemeden bakanlığın talep ettiği analiz ve ölçümleri yapma zorunluluğu getirildi. Böylece laboratuvarlar gecikme olmadan anında ölçümlere başlayacak. Kamuoyunu bilgilendirmek, laboratuvarların Bakanlıktan yetkili ve denetimi altında olduğunu vurgulamak amacıyla yeterlik belgesine sahip laboratuvarların dış cephe tabelalarında da bakanlık logosuna yer verme zorunluluğu getirildi. Yeni yönetmelikte laboratuvarda çalışacak personelin kriterlerinde de değişiklik yapılarak, analiz ve ölçüm kalitesi yükseltildi.

Laboratuvarlarda ölçüm ve analiz yapacak personelin, üniversitelerin mühendislik, tıp, fen, veterinerlik ve su ürünleri fakültelerinden, meslek yüksek okullarının meslek liselerinin veya teknik liselerin çevre, kimya, gıda, sağlık, makine ve elektrik/elektronik gibi laboratuvar ile ilgili bölümlerden mezun olması şartı getirildi.

Ayrıca mevzuata aykırı hareket eden çevre laboratuvarlarına ceza puanı uygulaması getirildi. 2 yıl içerisinde 200 ceza puanını dolduran çevre laboratuvarlarının yetkisi en az 2 ay süre ile geri alınacak. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, çevre politikalarının oluşturulması, denetimlerin etkinleştirilmesi ve sürdürülebilir bir çevre yönetimi için çevre ölçüm ve analiz altyapısının bir gereklilik olduğunu söyledi. Bakan Güllüce, bu konuda Bakanlığa ait Çevre Referans Laboratuvarının etkin bir hizmet verdiğini ve kendini her geçen gün daha da geliştirdiğini, bunun yanında özel sektörün de yeni düzenlemelerle birlikte Bakanlık koordinasyonunda laboratuvar hizmetlerini daha etkin hale getireceğini belirtti.

ilac_arastirma

 

Kaynak : haberfx