AkzoNobel’in Gemi Kaplama Kimyasalı Sayesinde CO2’ten 32 Milyon Ton Tasarruf Ediliyor

AkzoNobel’in Gemi Kaplama Kimyasalı Sayesinde CO2’ten 32 Milyon Ton Tasarruf Ediliyor. AkzoNobel tarafından geliştirilen “Intersleek” biyosit içermeyen deniz kaplamaları serisini kullanan gemi sahipleri ve operatörleri, kaplama kimysalı teknolojinin 21 yıl önce piyasaya sürülmesinden bu yana toplamda 3 milyar dolarlık yakıt tasarrufu sağladı.

Uluslararası denizlerdeki 5,500’den fazla gemi, silikon esaslı Intersleek ürünleriyle kaplandı; on milyon ton yakıt ve 32 milyon ton CO2 tasarrufu sağladı. Son yirmi yılda elde edilen tasarruf, 15,5 milyar kilogram kömür yakıldığında ya da 123 milyar kilometrelik bir araba yolculuğu sırasında yayılan CO2 miktarına eşdeğerdir.

21 yıl önce orijinalin piyasa çıkışına takiben Intersleek’in çeşitli versiyonları tanıtıldı ve her biri gelişmiş gemi verimliliği sağladı. Intersleek AkzoNobel’in, daha az CO2 emisyonu üreten işletmecilere finansal açıdan ödül verdiği ilk karbon kredileri planının da kalbindedir.

Gemi sahiplerine kaydedilen her ton CO2 için bir karbon kredisi veriliyor.

Bu, sürdürülebilir kaplamaları seçerken gemi sahiplerine hem yakıt maliyetlerinde bir azalma hem de kazanılan kredilerin mali faydaları sayesinde iki kez ödül kazandırır. Karbon kredileri inisiyatifi, daha sürdürülebilir uygulamalara yapılan yatırımı teşvik ederek, nakliye endüstrisinde karbon azaltmayı hızlandırmakta ve sahiplerin temiz teknolojilerden operasyonel, çevresel faydalanmalarına imkân sağlamaktadır.

Intersleek serisinin 21. yıldönümünü kutlamak için AkzoNobel özel bir kampanya başlatıyor. Kampanya teknolojinin küresel denizcilik endüstrisindeki etkisini ve sektör içinde sürdürülebilirliğin önemini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.

Kampanya, Intersleek’in alımını sürdürecek ve böylece küresel filoda daha fazla yakıt ve emisyon tasarrufu yapmayı amaçlayan bir dizi ticaret teşvik edilecek.

AkzoNobel’in deniz kaplamaları müdürü Oscar Wezenbeek, “Intersleek, daha sürdürülebilir teknolojiler yaratmak için Ar-Ge sürecimizin bir parçası olarak laboratuardaki silikon elastomerlerin faal salım etkisini keşfettiğimizden beri uzun bir yol kat etti” dedi.

“O günden bu yana, denizcilik endüstrisinde önemli bir etkisi oldu ve birçok gemi sahibi için somut bir fark yarattı, ayrıca gemiciliği daha sürdürülebilir hale getirme konusundaki devam eden taahhüdümüzde öncü bir rol oynuyor” diye ekledi.

Kaynak : worldofchemicals

Karbondioksiti Yakıta Dönüştürebilecek Yeni Bir Yöntem Bulundu

Karbondioksiti Yakıta Dönüştürebilecek Yeni Bir Yöntem Bulundu. Bilim adamları, laboratuvar ortamında fotosenteze benzer bir süreç yaratarak karbondioksidi kullanılabilir yakıta dönüştürdü. ABD Enerji Bakanlığının Argonne Ulusal Laboratuarı ve Illinois Üniversitesinden araştırmacılar, “yapay yaprakta”, fotosentez sırasında bitkilerin katalizör olarak kullandığı enzim yerine “tungsten diselenide” denilen metal bileşiği kullandı.
Araştırmacılar fotosenteze benzer sürecin sonunda karbondioksidi karbonmonokside dönüştürmeyi başardı.
Bilim adamları, sera gazı olmasına rağmen kimyasal açıdan karbondioksitten çok daha aktif karbonmonoksidi kullanılabilir yakıt metanole dönüştürmüştü.

Araştırmayı yürüten ekipten Larry Curtiss, tek başına karbondioksidi başka bir şeye dönüştürmenin zor olduğunu, Karbon dioksidin kimyasal olarak reaksiyona zor giren yapıda olması, kardondioksidin karbonmonokside dönüşmesi tepkimesine doğada rastlanmadığını belirterek, “Fotosentezde ağaçlar enerji kaynağı üretmek için ışık, su ve karbondioksit kullanıyor. Deneyimizde biz de aynı girdileri kullanıyoruz ama farklı ürünler elde ediyoruz.” dedi.

Curtiss, kullandıkları “tungsten diselenide” katalizörünün 100 saatin üzerinde dayanma süresi olduğunu kaydetti.
Araştırmacılardan Peter Zapol, karbondiokside göre karbonmonoksitten yakıt yapmanın çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, tepkimenin en az enerji kaybıyla gerçekleştiğine dikkati çekti. Zapol, “Kömür, petrol veya benzin gibi birçok farklı hidrokarbon yakıtları tüketiyoruz, bu nedenle kimyasal yakıtları güneş ışığı yardımıyla yeniden kullanılabilir hale getirmenin ekonomik bir yolunu bulmamız çok önemli.” ifadesini kullandı.

Çalışma “Nanostructured transition metal dichalcogenide electrocatalysts for CO2 reduction in ionic liquid,” ismi ile yayınlandı, tüm çalışmalar Chicago’daki Illinois Üniversitesi’nde ve hesaplı çalışmalar ise Argonne Laboratuvarlarında gerçekleştirildi.

Karbondioksiti Yakıta Dönüştürebilecek Yeni Bir Yöntem Bulundu

Kaynak : sciencedaily & ntv

Küresel Isınmaya Karşı Yeni Öneri” Karbondioksit’in Yer Altında Saklanması”

Küresel Isınmaya Karşı Yeni Öneri” Karbondioksit’in Yer Altında Saklanması” Küresel ısınma ile ilgili olarak dünyayı uyaran ilk kişi olan Prof. Wally Broecker atmosferdeki CO2’nin yakalanarak yeraltında depolanması gerektiğini söylüyor. Broecker’e göre önümüzdeki 50 yıl küresel ısınmanın kontrolden çıkmaması için en iyi yol bu.
Columbia Üniversitesi öğretim üyesi olan Broecker bu çağrıyı İzlanda’da yapılan Uluslararası Karbon Konferası’ndaki sunumunda yaptı. Konferansa katılan 150 bilim insanı karbonun atmosferden alınıp depolanmasını görüştü.
Broecker yaptığı sunumda geçmiş 51 milyon yıl boyunca Dünya’nın çok yavaş bir şekildesoğuduğunu ancak insan etkinliklerinin neden olduğu sıcaklık artışının gelecek 100.000 yılda sorunlara neden olacağını belirtti.

Broecker “Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı hızlı bir şekilde azaltamıyoruz o halde alternatif yollara yönelmeliyiz. En iyi yollardan biri karbonu yakalayarak geldiği yer olan yeraltında depolamak. Endüstriyel süreçlerde ortaya çıkan karbonu yakalamada büyük gelişmeler kaydedildi ancak fark yaratmak için atmosferdeki CO2 yakalamalıyız” diyor.

Konferansın düzenleyicilerinden profesör Eric Oelkers da “Karbonu depolama konusunda kanıtlanmış yöntemlerimiz var, ancak atmosferden doğrudan karbon yakalama konusunda olanaklarımız sınırlı. Fabrikalarda veya enerji üretim santrallerinde açığa çıkan karbonu yakalamada hayli iyiyiz, ancak karbonun üçte ikisi başka kaynaklardan geldiği için sorunun çözümünde önemli olan havadaki karbondioksitin yakalanması” diyor.

karbon

 

Kaynak : Tübitak ( İbrahim Özay Semerci)

Karbondioksitten 7 bin kat tehlikeli bir sera gazı keşfedildi

Atmosferde küresel ısınmanın en büyük etkenlerinden biri olan karbondioksitten 7 bin kat daha etkin bir gaz tespit edildi. T24’ün haberine göre Perfluorotributylamine (PFTBA) adı verilen gaz, atmosferde en az 100 yıldır bulunuyor.
PFTBA, 20’nci yüzyılın ortalarından bu yana elektrik sanayisinde ağırlıklı olarak kullanıldığı ifade edildi. Araştırmacılar, gazın, küresel ısınma hakkında bilinen tüm rekorları kırdığını belirtti.
Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırma makalesinde, “PFTBA’nın moleküllerinin yayılma hızı bakımından en etkin gaz olduğu ve 100 yıllık süre içinde atmosferdeki sıcaklığı artırma etkisinin CO2’den 7 bin 100 katına ulaştığı” ifade edildi.

‘DOĞAL EMİCİSİ BİLİNMİYOR’

Yeni keşfedilen gazın yoğunluğunun çok az olması, atmosfere olumsuz etkilerini de kısıtlıyor. Araştırmacılar, Toronto bölgesindeki (karbondioksit) CO2 oranının milyonda 400 parça olduğunu, PFTBA için bu oranın 0.18 olduğunu belirledi.
Guardian ’a açıklama yapan NASA Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü’nden iklim bilimci Dr. Drew Shindell, “Eğer bu gazdan çok fazla olsaydı, iklim değişikliğinde çok büyük sorunlar yaşanabilirdi. Şu an endişelenecek bir durum yok ancak kürese ısınmayı etkilememesi için artmamasına dikkat etmeliyiz” dedi. Araştırmacılara göre küresel ısınmanın en büyük sorumlusu insan kaynaklı CO2 yayılımı. CO2 okyanus ve ormanlar tarafından emilirken PFTBA için bilinen doğal bir emici yok.

küresel

 

Kaynak : radikal