Grafen, Suyun Buharlaşmasının Kontrol Edilebilmesi İçin Anahtar Olabilir

Grafen, Suyun Buharlaşmasının Kontrol Edilebilmesi İçin Anahtar Olabilir. Çinli araştırma ekibi grafen kaplı çeşitli yüzeylerle su moleküllerinin etkileşimlerini inceledi. Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Yongfeng Huang, “Su damlasının buharlaşması her yerde gerçekleşen karmaşık bir olgudur, doğa ve endüstride önemli bir rol oynar. Atomik ölçekte mekanizmasını anlamak ve rasyonel olarak buharlaşma oranını kontrol etmek ısı transferi ve vücut ısısı kontrolü dahil olmak üzere çeşitli uygulamalar için önemlidir” diyor.

Ekibin deneyleri, bir grafen kaplamanın, hidrofilik yüzeyler üzerindeki buharlaşma oranını baskılayarak ve hidrofobik olanlarda buharlaşmayı hızlandırarak su buharlaşmasını kontrol ettiğini gösterdi.

Huang şöyle dedi: “Daha önemlisi, grafenin buharlaşma esnasında şeffaf olduğunu gördük. Hidrofilik bir yüzey grafenle kaplandığında, su damlacığının temas hattı ıslatma açılarındaki değişmeler nedeniyle önemli derecede kısalır veya uzar. Bu durum, buharlaşma oranında değişikliklere yol açar.

Araştırmacılar grafen aracılı buharlaşmadaki ‘şeffaflığı’ anlamak ve atomik ölçekte temel yapısını ortaya çıkarmak istediler. Bunu yapmak için, grafen kaplaması olan ve olmayan yüzeylerde, su damlacıklarının buharlaşması üzerinde moleküler dinamik simülasyonları gerçekleştirdiler.

İlk kez, substratın neden olduğu buharlaşma olayları için atomik mekanizmayı tanımladılar. Su molekülünün, buharlaşmadan önce temas hattında bir öncü durum oluşturduğunu buldular.

Huang şöyle açıkladı: “Daha sonraki analizler, buharlaşma geçiş durumlarındaki su yoğunluğunun temas hattında en büyük olduğunu, daha sonra substrattan uzaklaştıkça üssel olarak azaldığını gösterdi. Temas hattındaki tek su desorpsiyonu damlacık buharlaştırma işlemine hükmeder. Tek bir su molekülünün bağlanma enerjisini değiştirmez, her bir temas hattının buharlaşması üzerinde ihmal edilebilir etkileri vardır” diyor.

İngiltere, Warwick Üniversitesi’nden Profesör James Sprittles ekibin çalımasını değerlendirdi,” Moleküler dinamik simülasyonları ile desteklenmiş deneyler kullanarak , Dr. Huang ve arkadaşlarının, teknolojik olarak grafen kaplı substratlar üzerinde su damlacıklarının buharlaşmasını yöneten moleküler mekanizmalara yeni bakış açısı sağlamıştır” diyor.

Kaynak : phys

Çin Bilimler Akademisi, Türkiye’deki Bilim İnsanları ve Kurumlarıyla İş Birliği Yapmak İstiyor

Çin Bilimler Akademisi, Türkiye’deki Bilim İnsanları ve Kurumlarıyla İş Birliği Yapmak İstiyor. Çin Bilimler Akademisi, Türkiye’deki genç bilim insanları ve kurumlarıyla, değişim ve deneyimleri paylaşmak, ortak projeler geliştirmek amacıyla iş birliği yapmak için kolları sıvadı.

Çin’in en prestijli bilim kurumu olarak kabul edilen Çin Bilimler Akademisi, Türkiye’deki genç bilim insanları ve bilim kurumlarıyla değişimde bulunmak, deneyimleri paylaşmak ve ortak projeler geliştirmek amacıyla iş birliği yapmak için kolları sıvadı.

Dünya Bilimler Akademisi Genç Üyeler Ağının yönetim kurulu toplantısının Ankara’da yapılması vesilesiyle Türkiye’ye gelen Çin Bilimler Akademisinden heyet, TÜBİTAK başta olmak üzere benzer faaliyetler yürüten Türk kuruluşlarla iş birliği alanları sağlamaya yönelik temaslarda bulundu.

Heyet adına konuşan Çin Bilimler Akademisi Uluslararası İşbirliği Ofisi Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Li Yin, mikrobiyoloji alanında araştırmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Genç bilim insanı olarak seçilmesinin ardından 2015’te dünyadaki genç bilim insanlarının bir çatı altında birleşmesinin mümkün olup olamayacağı üzerinde fikri tartışma açtığını anlatan Li, bu amaçla gelişmiş ülkelerden genç bilim insanlarıyla bağlantı kurduğunu ifade etti. Geçen yıl kasım ayında Genç Üyeler Ağının yönetim kurulunun oluşmasıyla resmi olarak faaliyetlere başladıklarını dile getiren Li, 70’den fazla gelişmiş ülkeden 300’den fazla genç bilim insanının bir araya geldiğini söyledi.

Li, Genç Üyeler Ağının gelişmekteki bir süreç olduğuna değinerek, “Onların beraber çalışmasına ve ilişki kurmasına yardım ediyor, atölye çalışması ya da konferanslar düzenliyoruz. Böylelikle birbirlerini tanıyacak, beraber çalışacak ve ortak somut çıktılar ortaya koyacaklar. Bizim temel misyonumuz, dünyada bilim üzerinden birbirine bağlamış bir ağ yaratmak.” diye konuştu.

Bilimin toplum üzerindeki yararını ortaya koymak için kritik öneme sahip bir rol üstlendiklerini belirten Li, gelecek nesli temsil eden genç bilim insanlarına bu konuda güvendiklerinin altını çizdi.

“BİLİM ALANINDA TÜRKİYE’DE BÜYÜK POTANSİYEL VAR”

Türkiye’de bilim alanında büyük potansiyel olduğuna işaret eden Li, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de birçok genç bilim insanıyla tanışma imkanı bulmaktan ve onlarla bir şekilde bağlantıya geçmiş olmaktan çok mutluyum. Beraber birçok projeye imza atabiliriz. Çin Bilimler Akademisinin Türk üniversiteleriyle yüksek enerji ve fizik alanlarındaki araştırmalarda birçok bağlantısı var. Ben de akademinin uluslararası iş birliği biriminde çalışıyorum ve bu nedenle Türk kuruluşlarla ortak çalışma alanlarını tartışmak için buraya geldik. Bu iki oldukça tarihi ülkenin genç bilim adamları arasındaki iletişim ve değişim fikrinden iyi faydalar sağlayabileceğimizi ümit ediyorum.”

“TÜRKİYE VE ÇİN DERİN TARİHE SAHİP İKİ ÜLKE”

Türkiye ziyaretini de değerlendiren Li, İstanbul ile kıyasladığında Ankara’nın daha az nüfus ve hareketliliğe sahip olduğunu, bu nedenle başkenti daha çok sevdiğini anlattı.

İstanbul’da iletişimin yanı sıra tarihi ve kültürel dokunun çok daha fazla bulunduğunu söyleyen Li, kentin aynı zamanda çok önemli bir uluslararası geçiş güzergahı olduğunu vurguladı.

Türk yemeklerine ilişkin beğenisini de dile getiren Li, hem Türkiye hem de Çin’in derin geçmişe sahip tarihi ülkeler olduğunu, bu tür ülkelerin yemek çeşitliliğine sahip olduğunu ifade etti.

Çin’in en üst düzey bilim ve teknik danışma kurumu olan Bilimler Akademisi, Avrupa’daki akademilerden farklı bir yapıda bulunuyor. Akademi bünyesinde 103 enstitü, 60 binin üzerinde master ve doktora öğrencisi ile 3 üniversite barınıyor. Kurum bünyesinde 68 bin kadrolu personel görev yapıyor.

Kaynak : NTV