Karbon salımının üçte ikisi 90 şirketten

Climatic Change (İklim Değişikliği) dergisinde yayımlanacak olan araştırmaya göre, petrol, gaz ve kömür üretiminde bulunan Chevron, Exxon ve BP gibi şirketler liste başında yer alıyor.
Guardian gazetesinde yayımlanan haberde, bugüne kadarki sera gazı salımının tahminen yarısının son 25 yılda üretildiği vurgulanıyor.

ABD’nin Colorado eyaletindeki İklimsel Sorumluluk Enstitüsü’nde araştırmacı olan ve raporu kaleme alan Richard Heede, “Dünyada binlerce petrol, gaz ve kömür üreticisi var. Ama karar alanların, CEO’lar ya da bakanlar düzeyinde olduğu düşünüldüğünde aslında sorumlu olanlar bir-iki otobüse sığar.” dedi.

Hangi şirketler?Raporda, 1751 ila 2010 yılları arasındaki toplam karbondioksit ve metan salımının 914 gigaton (milyar ton) olduğu ve bunun yüzde 63’ünün 90 şirket tarafından üretildiği belirtiliyor.

Bu 90 şirketten yedisi çimento üreticisi, geri kalanların tümü ise petrol, gaz ve kömür üreten şirketler. Bunların 50’si özel yatırımcı şirketler; petrolde Chevron, Exxon, BP ve Shell, kömürde ise British Coal Corp, Peabody Energy ve BHP Billiton başta geliyor.

Listeye giren 31 şirket ise Suudi Aramco, Rus Gazprom ve Norveç’in Statoil şirketleri gibi kamu şirketi.

9 şirket ise Çin, eski Sovyetler Birliği, Kuzey Kore ve Polonya gibi ülkelerde esas olarak kömür üreten devlet işletmeleri.
Raporda, karbon salımının yüzde 30’undan, listenin başında yer alan 20 özel şirketin sorumlu olduğu belirtildi.
İklim değişikliği uzmanları, hükümetlerden ziyade karbon salımına neden olan şirketlerin tek tek sorumlu tutulması bakımından raporun önemine vurgu yaptı.

Birleşmiş Milletler kapsamında 11-22 Kasım tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da yapılan tıklayın iklim değişikliği konferansında iklim krizini çözmede yükün Amerika ve Avrupa’da mı yoksa Hindistan ve Çin gibi ülkeler üzerine mi olduğuna dair tartışmalar devam ediyor.

karbon

 

Kaynak :haberx

Karbon salımının

2012 yılında tüm dünyada enerji tüketimi 1,8 oranında arttı

BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby: Dünya birincil enerji tüketimi, yüksek fiyatlar, ekonomik durgunluk ve enerji verimliliğinde sağlanan ilerleme nedeniyle 2012’de hız kesti. 2011 yılında enerji tüketimi %2,4 artarken 2012 yılında yalnızca %1,8 arttı. Bu artışın büyük kısmı ise gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandı.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve BP Türkiye işbirliğinde “II. TEPAV – BP Enerji Forumu” 3 Ekim 2013, Perşembe günü Ankara’da TEPAV binasında gerçekleşti. Küresel enerji konuları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve bu alandaki bilimsel çalışmalara katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ikinci konferansa enerji alanında faaliyet gösteren şirketlerin yetkilileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Türkiye’deki yerleşik diplomatik misyonlar ve ilgili kamu kurumlarından temsilciler katıldı.

Açılış konuşmasını T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci’nin yaptığı forumda, TEPAV İcra Direktörü Güven Sak, BP Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye Başkanı Gordon Birrell de söz alırken, BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby “Dünyada ve Türkiye’de Enerjinin Görünümü” konulu bir sunuş gerçekleştirdi.

ARTIŞIN ÖNEMLİ NEDENİ HİNDİSTAN VE ÇİN

2012 yılında tüm dünyada enerji tüketiminin sadece yüzde 1,8 oranında arttığına dikkat çeken BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby, bu artışın bir önceki yılda yüzde 2,4 oranında gerçekleştiğini belirtti ve konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bu hem ekonomilerdeki yavaşlamanın etkisi, hem de bireyler ve kurumların yüksek fiyatlardan dolayı yaptıkları enerji verimliliği çalışmaları ile ilgili. Tüketimdeki artışın büyük kısmı, gelişmekte olan ekonomilerden, yani OECD üyesi olmayan ülkelerden kaynaklanmaktadır. Örneğin, artışın yüzde 90’ı Hindistan ve Çin’den geliyor. 20 yıl önce, global tüketimin yüzde 42’si gelişmekte olan ekonomilerden gelirken, bugün bu rakam yüzde 56’lara ulaşmış durumdadır. Küresel doğal gaz talebinde de artışın devam ettiğini gözlemliyoruz. 2012’de küresel doğal gaz tüketimi %2,2 oranında arttı.”

TÜRKİYE’DEKİ ENERJİ TÜKETİMİ

Konuşmasında Türkiye’deki enerji görünümüne de değinen Appleby, Türkiye’de birincil enerji kaynaklarının tüketiminin 2012’de yüzde 0,89 olduğunu belirtti. Appleby, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomik büyüme nedeniyle, Türkiye’de petrol tüketimi bir yılda yüzde 2,3 oranında artış göstermiştir. Son 5 yıla baktığımızda ise, Türkiye’de birincil enerji kullanımının yüzde 16 arttığını görüyoruz.” Türkiye’nin petrol tüketiminin dünyanın yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunu, gaz tüketiminin ise dünyanın yaklaşık yüzde 1,4’ü olduğunu ifade eden Appleby, Türkiye’nin enerji talebi konusunda şunları söyledi: “Toplamda Türkiye’de birincil enerji kaynaklarının kullanımı, dünya tüketiminin yüzde 1’i kadardır. 2012’de Türkiye’nin toplam birincil enerji kaynakları tüketiminin yüzde 26,4’ünün petrol, yüzde 35’inin doğal gaz, yüzde 26,3’ünün kömür, yüzde 11’inin hidro elektrik, yüzde 1,4’ünün ise yenilenebilir enerji kaynaklarından geldiğini görüyoruz.”
G

 

Kaynak :aksam