CHEMLİFE 13. Sayısı İle Yine Dopdolu

2

CHEMLİFE 13. Sayısı İle Yine Dopdolu. Türkiye’nin En Kapsamlı ve En Çok Okunan Kimya Dergisi 13. Sayısı ile sizlerle. Birbirinden özel yazılar ile bu ayda CHEMLİFE sizleri Kimya’nın derinliklerine sürükleyecek. Dergini bu ayki kapak konusu “Membran Teknolojisinde Yeni Boyut “GRAFEN”

Chemlife 13. sayısında bizlere oldukça geniş bir haber içeriği sunuyor. Önemli konulara şöyle bir göz atacak olursak.

“Membran Teknolojisinde Yeni Boyut “GRAFEN”
“Bilim İnsanları Tamamen Geri Dönüştürülebilir Bir Polimer Geliştirdi”
“Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyenleri Akciğer Kanseri Tedavisinde Umut Veren Gelişmeler Kaydediyor”
“ALZHEİMER’ı Anlamak”
“Dünya değişiyor, Dünya Isınır! ”
“Biyoteknolojik İlaç Üretim Tesisi AbdiBio Hizmete Açıldı”
“Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yeni Başkanını Seçti”
“Kauçuk Fuarı 24 – 27 Ekim 2018 Tarihinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezinde Yapılacak

Dergiyi Dijital Olarak Okumak İçin Resmin Üzerine Tıklayınız !!!!

CPhI İstanbul 2017 Dünya İlaç Devlerini 4. Kez Bir Araya Getirdi

CPhI İstanbul 2017 Dünya İlaç Devlerini 4. Kez Bir Araya Getirdi. Dünya ilaç devlerinin Avrasya’daki ortak buluşma noktası CPhI İstanbul 2017, 8-10 Mart tarihleri arasında 15’ten fazla ülkeden 200’ü aşkın katılımcıyı İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirdi.

Türkiye, Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Kafkasya bölgesindeki ilaç sektörüne ulaşmak için stratejik fırsatlar sunan fuarda, bu yıl bir ilk olarak düzenlenen Biyoteknoloji Konferansı ile sektörün geleceği masaya yatırılırken, biyoteknolojik ürünlere dair son gelişmeler katılımcılara aktarıldı.

Dünya üzerindeki ilaç üreticileri ve satıcıları Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya bölgelerindeki pazar payını keşfetmeye başladı. İlaç sektörünün devlerini bir araya getiren CPhI İstanbul; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının merkezinde yer alan İstanbul’un stratejik konumu, gelişen ekonomisi ve altyapısı sayesinde önemli fırsatlar sunuyor.

CPhI İstanbul 2017’nin resmi ortağı olan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, Türkiye ilaç sektörünün uzun yıllara dayanan köklü üretim kültürü, güçlü altyapısı, ileri teknolojik imkanları ve nitelikli insan kaynağı ile çok önemli bir endüstriyel güce sahip olduğunu söyledi. Barut: “Endüstrimizin Türkiye ekonomisinde çok stratejik bir yeri var. İEİS olarak en çok üzerinde durduğumuz konu, ilaçta gelişimin temel lokomotifi olan Ar-Ge yatırımları. Endüstrimiz bu konuda son derece duyarlı ve bilinçli bir şekilde hareket etmektedir. Ar-Ge’ye giderek daha çok pay ayrılmakta, akredite Ar-Ge merkezi sayımız yıldan yıla artmaktadır. Halen 21 Ar-Ge merkezi ile sektörümüz bu alanda önemli bir noktaya ulaşmıştır” dedi.

Biyoteknoloji ülkemizin rekabet gücünü artıracak

Dünyada toplam ilaç pazarında yüzde 20’den fazla bir paya sahip olan ve sektörün geleceğini şekillendireceği artık tüm çevrelerce kabullenilen biyoteknoloji konusunun da İEİS’in odaklandığı alanlardan biri olduğunu vurgulayan Nezih Barut, biyoteknolojinin, CPhI İstanbul’la eşzamanlı gerçekleştirilen konferansın da teması olduğunu belirtti. Nezih Barut sözlerini şöyle sürdürdü: “Yüksek katma değerli biyoteknolojik ilaçların ülkemizde geliştirilmesi ve üretilmesi bilgi ve teknoloji birikimimizi artıracak, cari açığımızı azaltacak, endüstrimizin rekabet gücünü artıracaktır.”

“İthal ettiğimiz ürünlerin Türkiye’de üretilmesi büyük önem taşıyor”

Yurtiçi üretim ve ihracatın önemine de değinen Barut şöyle konuştu: “Hali hazırda ülkemizde üretmekte olduğumuz, ancak bir taraftan da ithal ettiğimiz ürünlerin Türkiye’de üretilmesi büyük önem taşıyordu. Yurtiçi üretim konusunda Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından hayata geçirilen uygulamayı yakından takip ediyor, memnuniyetle karşılıyoruz. Bu uygulama, muhakkak ki üretimdeki artış eğilimine olumlu yansıyacak ve ülkemizin dış ticaret açığının azaltılmasında önemli rol oynayacaktır. Endüstrimiz için kritik önem taşıyan konulardan bir diğeri de ihracat. İlaç ihracatımız son 6 yılda yüzde 43 düzeyinde arttı. Sektörümüz bugün Avrupa Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere 150’den fazla ülkeye ihracat yapmakta ve ekonomimize değer katmaktadır.”

“Türkiye’nin dünya standartlarında üretim yapabilecek bir altyapısı var”

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz, Kurum olarak üç temel stratejileri bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin dünya standartlarında üretim yapabilecek bir altyapısı ve kapasitesi olduğunu ve bununla gurur duyduklarını belirten Gürsöz; “Kapasitemizin şu anda yüzde 65-70’ini kullanıyoruz. Kullanmadığımız kurulu kapasiteyi harekete geçirmemiz gerekiyor. Böylece gerçekleşecek üretim artışı istihdamı da beraberinde getirecek. Bu konuyla ilgili çağrımız karşılık buldu ve birtakım iş birlikleri, stratejik ortaklıklar imzalanmaya başlandı. İyi örneklerin sayısının artacağına inanıyorum” dedi.

İkinci stratejilerini ihracat odaklı büyüme hedefi, üçüncü stratejilerinin ise Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji ve know-how’ı sağlayacak adımların atılması olduğunu belirten Gürsöz sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun için 3 unsur birlikte çalışmalı. Bir tanesi akademi. İlaç araştırmaları için gerekli ortam ve beyin gücüne sahibiz. Araştırma merkezlerimizin sayısı artıkça daha da güçleneceğiz. İkinci husus sektörümüzle ilgili. Sektör bu alanda hem insan kaynağı hem alt yapı anlamında adımlarını attı. Biyoteknolojik ilaç üretimine yönelik çalışmalar yapılıyor. Firmalarımız biyoteknoloji tesisleri kurmaya başladı. Son unsur olarak Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kuruldu. Önümüzdeki dönem enstitünün atılım yılı olacak. TÜSEB ile ortak çalışmalar yapılacak, finansman noktasında TÜSEB destek sağlayacak.”

 

CPhI İstanbul 2017’de gelecek odaklı bir platform oluşturduklarını söyleyen CPhI İstanbul Marka Direktörü Mehmet Dükkancı; “Bu yıl Ekonomi Bakanlığımızın desteği ile ilaç alıcılarının katılacağı bir alım heyeti programı düzenledik. Ekonomi Müşavirlerimiz aracılığı ile fuarımızı, alım heyetimizi tüm ülkelere bildirmiştik. Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere, Özbekistan, Güney Afrika ve İtalya’dan özel delegasyonları fuarımızda ağırladık. CPhI İstanbul Fuarı olarak gelişen Türk ilaç endüstrisinin bölgenin üretim üssü olmasına destek oluyoruz” dedi.

 

“200’den fazla katılımcıya ve yaklaşık 5 bin sanayi yöneticisine ev sahipliği yaptık”

CPhI İstanbul’un sadece dört yılda Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Kafkasya bölgeleri için ortak bir buluşma noktası haline geldiğini belirten UBM EMEA Amsterdam Genel Müdürü John Van der Valk; “Bu yıl 200’den fazla katılımcı ve 100’ün üzerinde ülkenin ziyaretçisine ve yaklaşık 5 bin sanayi yöneticisine İstanbul’da ev sahipliği yaptık. 2014 yılından beri düzenlenen CPhI İstanbul’un katılımcı sayısında ve kat alanında yüzde 72’lik bir artış olduğunu gördük. Bizim vizyonumuz hem Türk hem de Orta Doğu ve Afrika ilaç endüstrilerinin gelişmesine ve büyümesine devam etmesi. Fuarda, mevcut müşteriler ile iletişim kurmak, yeni ortaklıklar geliştirmek ve ilaç endüstrisini ileri taşımaya devam etmek için sayısız fırsattan en iyisini size sunabildiğimizi umuyoruz” dedi.

100 üzerinde ülkeden yaklaşık 5 bin ilaç sektörü temsilcisinin fuarı ziyaret ettiğini söyleyen Dükkancı; “Bu yıl ilaç sektörünün geleceği olan Biyoteknoloji konusunu gündemimize taşıdık. Düzenlediğimiz Biyoteknoloji Konferansı’na hem ülkemizden hem de yurt dışından yoğun başvuru aldık. CPhI İstanbul 2017’nin hem sektör hem de ülkemiz için verimli bir fuar olduğuna inancımız tam” dedi.

Kaynak : Biomedya