Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı

Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı. TÜBA Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi kapsamında hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü, on yılı aşkın süredir, iki yüzün üzerinde bilim insanının ortak çabaları ile oluşturuldu. Sözlük; 22 mühendislik alanının temel terimlerini kapsayan, eğitim ve öğretimde, yayınlarda, yönetmeliklerde geçen, endüstri, araştırma ve ticaret pratiğinde kullanılan 30.000 terimden oluşuyor. Mühendislik Terimleri Sözlüğü şimdiye kadar gerçekleştirilemeyen Türkçede terim birliğine varılması konusunda önemli bir rol oynayacak; diğer yandan da Türkçe bilim ve teknoloji yazınında bir başvuru kaynağı olacak.

TÜBA Mühendislik Bilimleri Sözlüğü’nde terimlerin anlaşılabilirliği, anlam saydamlığı, benimsenebilirliği özellikleri ön plana alındı ve çok sayıda yabancı kökenli terimin Türkçeleşmesi için öneriler getirildi. Her terim kısa, öz olarak tanımlandı ve yine her terimin en az üç yabancı dilde (Almanca, Fransızca, İngilizce) karşılıkları verildi. Eserin yayına hazırlanmasında ise ilgili alan uzmanları ile çalışıldı ve aynı zamanda eser, bağımsız uzmanlar tarafından da denetlendi.

Bu çalışmalar sonucunda Mühendislik Terimleri Sözlüğü, 14 Haziran 2015 tarihinde Ankara’da düzenlenen TÜBA 47. Genel Kurulu’nda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri Işık tarafından www.tubaterim.gov.tr adresinde kullanıma açıldı. Yapılan törende Bakan Fikri Işık tarafından Mühendislik Terimleri Sözlüğü yayına hazırlık çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Bülent Sankur’a çalışmalarından dolayı plaket takdim etti.

Bilim insanlarının ve kullanıcıların desteğiyle geliştirilecek olan Mühendislik Terimleri Sözlüğü’ne ayrıca tüm ilgililerin katkısı da bekleniyor. Bu şekilde alınan geri bildirimlerle güncellenecek sözlüğün 2016 yılı başında basımının yapılması planlanıyor.

Sosyal Bilimler Terimleri Sözlüğü , Doğa Bilimleri Terimleri Sözlüğü , Tıp Terimleri Sözlük lerininde kullanıma açılması için çalışmalar halen devam ediyor. Sözlüğe ulaşmak için : http://www.tubaterim.gov.tr/

Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı. TÜBA’nın bilim insanlarını teşvik ve takdir misyonu kapsamında uluslararası düzeyde ihdas edilen TÜBA Akademi Ödülleri açıklandı.

Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Yaşam Bilimleri ve Sosyal ve Beşeri Bilimler olmak üzere üç kategoride ve her kategoride bir ödülden oluşan ve bütün bilim insanlarına açık olan TÜBA Akademi Ödülleri’ni almaya bu yıl; Fen ve Mühedislik Bilimleri kategorisinde Linz Johannes Kepler Üniversitesi (Avusturya) Öğretim Üyesi Niyazi Serdar Sarıçiftçi, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Toronto Üniversitesi (Kanada) Öğretim Üyesi ve Ağa Han Üniversitesi (Pakistan) Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Zulfiqar Ahmad Bhutta, Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde ise İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Genç hak kazandı ve Akademi Madalyası’nın ve 30 bin doların sahibi oldu.

TÜBA Akademi Ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 14 Aralık 2015 Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle tevdi edilecek.

Her yıl Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Yaşam Bilimleri ve Sosyal ve Beşeri Bilimler olmak üzere üç kategoride ve her kategoride bir ödülden oluşan TÜBA Akademi Ödülleri bütün bilim insanlarına açık. Aday gösterme esasına dayanan ödüller ilgili alanda özgün, öncü ve çığır açıcı çalışmaları olan bilim insanlarına tevcih edilen uluslararası nitelikteki Akademi Ödülleri’nin her yıl bir tanesinin, üç kategori arasında dönüşümlü olarak, Türkiye’den veya Türkiye bağlantılı bilim insanlarına verilmesi kararı alındı. 2015 yılı için Türkiye bağlantılı ödül Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisi olarak belirlendi.

2015 yılında TÜBA üyeleri, Türkiye’deki üniversite rektörlükleri ve dünyadaki bilim akademileri aday göstermeye davet edilmişlerdir. Ulusal ve uluslararası hakem görüşleri ve alan komitelerinin değerlendirmesi sonucunda TÜBA Akademi Konseyi’nce ödül tevcih edilen bilim insanları:

Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde Linz Johannes Kepler Üniversitesi (Avusturya) Öğretim Üyesi Niyazi Serdar Sarıçiftçi. Avusturya Bilimler Akademisi tarafından aday gösterilen Sarıçiftçi, güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesinde en etkin yöntemlerden biri olan C60 molekülü ile iletken polimerleri etkileştirmek suretiyle geliştirdiği organik fotovoltaik piller alanındaki çalışmaları nedeniyle TÜBA 2015 Akademi Ödülü’nü almaya hak kazandı.

Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Toronto Üniversitesi (Kanada) Öğretim Üyesi ve Ağa Han Üniversitesi (Pakistan) Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Zulfiqar Ahmad Bhutta. Pakistan Bilimler Akademisi tarafından aday gösterilen Bhutta; aile sağlığı alanında, yeni-doğanlar dahil, anne-çocuk sağlığı konusunda yürüttüğü epidemiyolojik araştırmalar ve sağlık politikalarının oluşturulmasına temel oluşturan çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.

Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Genç. TÜBA Üyesi Mustafa Çiçekler tarafından aday gösterilen Genç, geliştirdiği yöntem ve bakış açıları (iaşecilik, gelenekçilik ve fiskalizm üçlemesi) ve yaptığı keşif ve izahlar (iltizam, malikane, esham, yed-i vahid) ile Osmanlı iktisat tarihinin ve sisteminin anlaşılmasına yaptığı katkılar nedeniyle ödüle hak kazandı.

Niyazi Serdar Sarıçiftçi, 1961’de Konya’da doğdu. 1980 yılında İstanbul Avusturya Lisesi’nden mezun oldu. 1986 yılında Viyana Üniversitesi’nde Fizik alanında yüksek lisans unvanını aldı. 1989 yılında yine aynı üniversitede Fizik alanında doktora derecesine ulaştı. Doktora sonrası çalışmalarını ilk olarak 2 yıl Stuttgart Üniversitesi’nde, 1996 yılına kadar da Santa Barbara Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCSB) iletken polimerler ve güneş pilleri üzerinde sürdürdü. Ardından; Nobel Kimya Ödülü’nü (2000) alan Prof. Alan J. HEEGER ile başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. Sarıçiftçi doçent unvanını 1992 yılında Türkiye’de aldı. Avusturya Bilimler Akademisi Üyesi ve aynı zamanda Avusturya’nın en prestijli Bilim Ödülü olan Wittgenstein Ödülü’nün de sahibi olan Sarıçiftçi, 1996 yılından beri Avusturya Linz Johannes Kepler Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor.

Zulfiqar Ahmad Bhutta, 1977’de Peshawer/Pakistan Khyber Medical College’ı en iyi derece ile tamamladı. 1980’de Londra/İngiltere’de Royal College of Physicians and Surgeons’da Çocuk Sağlığı Uzmanı oldu. 1981’de İngiltere’de M.R.C.P. Pediatri, 1987’de Pakistan College of Physicians & Surgeons’da FCPS: Fellowship in Paediatrics, 1990’da Edinburg’da Fellowship of Royal College of Physicians (FRCP), 1996’da Stockholm Karolinska Enstitüsü’nde PhD, 1997’de İngiltere’de Fellowship of the Royal College of Paediatrics & Child Health (FRCPCH), 2004’te Pakistan Academy of Sciences’da Fellow, 2009’da American Academy of Pediatrics’de Honorary Fellow, 2012’de Londra Royal College of Physicians Honorary Fellow, 2013’te Fellow of International Union of Nutrition Scientists (IUNS) unvanlarını aldı. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Kanada’da da değişik üniversitelerde misafir öğretim üyesi olarak bulunan Bhutta; çocuk sağlığı alanında özellikle yeni-doğan, enfeksiyon hastalıkları ve beslenme konularında, faklı ülkelerde hem hizmet sunumunda, hem araştırmada, hem de Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel politika belirleyici kuruluşlarda çalıştı. Halen Küresel Çocuk Sağlığı ve Politikası Robert Harding Başkanlığı Eş Direktörü, Çocuk Hastalıkları Hastanesi Araştırma Enstitüsü Pediatri, Beslenme Bilimleri ve Halk Sağlığı profesörü olarak çalışan Zulfiqar Ahmad Bhutta, Karaçi/Pakistan Aga-Khan Üniversitesi Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Kurucu Direktörlüğü görevini de sürdürüyor.

Mehmet Genç, 4 Mayıs 1934’te Arhavi’de doğdu. İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ni takiben Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nde okudu. Bir ara Maiyet Memurluğu ve Kaymakam Vekilliği yaptıktan sonra 1965 İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Türk İktisat Tarihi Enstitüsü’nde asistan olarak akademik dünyaya intisap etti. Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi’nde çalıştı. 1990 yılında Misafir Öğretim Üyesi olarak The Center for the Study of Muslim Societies and Civilizations, Washington University, St. Louis/Misouri’de bulundu. 1996’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Sosyoloji ve Metodoloji Dalı’nda Doktora Şeref Diplomasını aldı. 1999 yılında emekli oldu. 1999-2006 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nde, 1999-2009 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Öğretim Üyeliği yaptı. 2006-2013 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora dersleri verdi. Mehmet Genç, İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi olarak akademik hayatını sürdürüyor.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu. Türkiye’nin önde gelen altı araştırma üniversitesi, Türk araştırmacıların Avrupa Birliği projelerinde etkinliğini artırmak üzere bir güç birliği oluşturdu. 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenen “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans kapsamında kuruluşu duyurulan Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde Boğaziçi Üniversitesi de yer alıyor.
Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki etkinliğinin artırılması ve bu amaç doğrultusunda yükseköğretim sektöründe yapılması gereken değişiklikleri desteklemek üzere, Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı kapsamında en çok sayıda projesi olan altı Türk üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi, Bilkent, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’ni (TAÜG) kurdu.

Rektör Barbarosoğlu: Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliklerine hazırız

Boğaziçi Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde liderliğini üstlendiği TAÜG’nin bilim ve akademi dünyasına tanıtımı kapsamında, 8 Ekim tarihinde düzenlenen ‘’Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” konferansına katılan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, üniversitelerin başlıca faaliyetlerinin buluş yapmak, bilgiyi toplumsal katmanlara yaymak ve yeni bilgileri uygulamak olduğunu vurgulayarak bilgi odaklı bir yaklaşımla yarının liderlerini ve araştırmacılarını yetişmesinde araştırma ve inovasyonun anahtar rol oynadığını belirtti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits’in katılımlarıyla 8-9 Ekim 2015 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen konferansta konuşan Gülay Barbarosoğlu, ‘’Bugün dünya genelinde üniversiteler artık sadece birer eğitim ve buluş merkezi değil aynı zamanda ekonomik büyümenin, sosyal adaletin ve yeni öğrenme biçimlerinin laboratuvarları olmuş kurumlardır. Araştırma üniversiteleri ülkelerin ekonomilerinin gelişimi ve kalkınmasına katkıda bulunan kurumlar haline gelmiştir. Gerçek inovasyon ve yaratıcılık verimli ve üretken bir araştırma temelli öğretimle mümkündür’’ dedi.

Barbarosoğlu ayrıca, Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki (ERA – European Research Area) kurumlarla el ele çalışması gerektiğini belirterek bu kapsamda hem ulusal ve uluslararası politika yapıcılarıyla hem de Avrupa Araştırma Üniversiteleri Ligi (LERU) ile birlikte Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliği konusunda çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.

Altı Üniversiteden Ortak Deklarasyon

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi rektörleri ortak bir deklarasyon yayınlandı.

Deklarasyonda Türkiye Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG) kurulması sürecinde, söz konusu üniversitelerin çalışmalarının önemli bir kısmı Avrupa Araştırma Alanı’na odaklanacağı vurgulanırken TAÜG’nin kısa vadeli planları şöyle sıralandı:

• Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin Türkiye’de uygulanabilmesi için rektörlerin liderliğinde Avrupa Araştırma Alanı Reform Gündem’inin şekillendirilmesi,

Üniversiteler, Bakanlıklar, YÖK, TÜBİTAK ve sanayinin yakın işbirliği ile eylem planlarının hazırlanması, hedeflerin belirlenmesi, Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin uygulanması ve bu alanlardaki ilerlemelerin takibi,

•Mevcut deneyimlerinden yararlanılması ve en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için başta European Research Universities (LERU) ve European University Alliance (EUA) olmak üzere Avrupa’daki kurumlar ile daha yakın işbirliğinin sağlanması,

•Avrupa kurumları ve paydaşları ile işbirliğini geliştirmek, Avrupa Birliği programlarına katılımı artırmak (özellikle Horizon 2020 gibi araştırma ve yenilik programları), Avrupa’da politika geliştirme süreçlerine dahil olmak amacıyla Brüksel’de daha güçlü bir temsiliyet sağlanması.

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

 

Kaynak : Boğaziçi Üniversitesi

5.Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim’de Başlıyor

5.Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim’de Başlıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen 5.Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim’de Başlıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından yayınlanan kongre çağrısı şu şekildedir. Ülkemiz, ekonomik büyümenin sağlam temellere dayanmasını sağlayan verimlilik artışı alanında önemli bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin hayata geçirilmesiyle dünya ekonomileri arasında bugünkünden daha iyi bir konuma gelmek ve insanımızı daha yüksek refah düzeylerine ulaştırmak yönündeki çalışmalarımız sürmektedir. İki yılda bir düzenlemekte olduğumuz Ulusal Verimlilik Kongreleriyle verimlilik alanındaki bilimsel kapasitenin güçlendirilmesini, verimlilik artırma teknikleri ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını ve verimliliği etkileyen politika ve stratejilerin tartışılarak öneriler geliştirilmesini amaçlamaktayız. Bu amaçlara dönük olarak 2013 yılında gerçekleştirdiğimiz Dördüncü Ulusal Verimlilik Kongresinde konunun ilgili tüm tarafları bir araya gelmiş, panellerde konu makroekonomik ölçekte ele alınırken çağrılı konuşmacıların yer aldığı oturumlar ile hakemli bildirilerin sunulduğu oturumlarda da sektörel ve işletme düzeyinde analizler ve tartışmalara yer verilmiştir.

Kongre Programı için tıklayınız : http://verimlilikkongresi.gov.tr/?p=Program

Günümüzde verimlilik artırma çabalarının üzerinde sadece ekonomik büyüme boyutuyla değil, insan ve çevre başta olmak üzere diğer ilgili boyutlarıyla da durulmaktadır. İşletmelerin ve ekonomilerin rekabet gücü kazanmasının anahtarı olan bu çabaların, insanın ve doğal çevrenin üzerinde yarattığı etkiler bakanlığımızın gündeminde de üst sıralarda yer almaktadır. Unutmayalım ki verimlilik artışının nihai hedefi, herkes için refah artışıdır. Ekonomik büyümenin kalkınma ve refahla sonuçlanması için verimlilik artışının da tüm boyutlarıyla ele alınması doğal bir gerekliliktir. Bunun yanında, verimlilik istatistikleri incelendiğinde konunun sadece sanayiyi değil, diğer sektörleri de çok yakından ilgilendiren bir konu olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Ulusal Verimlilik Kongrelerinde verimlilik, sanayi sektörü odakta olmakla birlikte tüm sektörleri içine alacak şekilde, insan ve doğal çevre başta olmak üzere tüm boyutlarıyla ele alınmaktadır. Geçmiş etkinliklerde olduğu gibi, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirecek Kongrede çağrılı konuşmacıların sunumları, paralel oturumlar ve paneller gerçekleştirilecektir.

5.Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim'de Başlıyor

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200’e Ulaştı

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200’e Ulaştı. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazanması ile Ar-Ge merkezleri sayısı 200’e çıktı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandığını ve böylece söz konusu merkezlerin sayısının 200’e çıktığını bildirdi.

Bakan Işık, Ar-Ge merkezlerine verilen desteğin hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.

Özel sektöre de bu konuda gösterdikleri özen ve istek için teşekkür eden Işık, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandığını belirtti.

Söz konusu merkezlerin sayısının böylece 200’e yükseldiğini bildiren Işık, şunları kaydetti:

“Ar-Ge merkezlerine sağladığımız teşvik ve muafiyetler, ülkemizde özel sektörün Ar-Ge altyapısının oluşması bakımından büyük önem arzediyor. Ar-Ge Merkezi Belgesi verilen işletmelerimiz 28 ilde 24 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Söz konusu işletmelerin Ar-Ge ve yenilik faaliyetleriyle ilgili yaptıkları harcamalar için gerek vergisel gerekse de sigorta pirimi açısından büyük destekler veriyoruz. Tüm bu uygulamaların, ülkemizin 2023 hedefinde Ar-Ge yoğunluğunun yüzde 3 oranına erişmesine, bunun da yüzde 2’sinin özel sektör tarafından karşılanması hedefine önemli katkısı olacaktır.”

En fazla merkez İstanbul’da

Sanayi kuruluşlarının sahip olduğu Ar-Ge merkezlerinin detaylarına ilişkin de bilgi veren Işık, iller bazında en fazla merkezin 55’e ulaşan sayıyla İstanbul’da bulunduğunu bildirdi. Bakan Işık, bu ili sırasıyla 29 merkezle Kocaeli, 28 merkezle Bursa, 23 merkezle Ankara ve 15 merkezle İzmir’in takip ettiğini ifade etti.

Faal olan merkezlerin sektörel dağılımını da açıklayan Işık, söz konusu merkezlerin en fazla otomotiv yan sanayi alanında çalıştığını, bu alanı savunma sanayi, otomotiv, yazılım ve kimya alanlarının izlediğini belirtti.

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200'e Ulaştı

 

Kaynak : Sanayi Bakanlığı

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Büyüyor, Yeni Teşvikler Geliyor

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Büyüyor, Yeni Teşvikler Geliyor. Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonları’nın gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, akademisyenlerin atama ve yükselme kriterlerinde, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) çerçevesinde yürüttükleri faaliyetlerin dikkate alınacağını belirterek, “Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonları’nın gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak” dedi.

Işık, Türkiye KÜSİ Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018) hakkında açıklamalarda bulundu. Planda, 6 hedef çerçevesinde 31 eylemin belirlendiğini bildiren Işık, bakanlığın eylem planını uygulamaya başladığını söyledi. Belirlenen eylem planının bakanlık tarafından izleneceğini kaydeden Işık, söz konusu planla ülke sanayisinin, rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen, yüksek teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.

Bu kapsamda bakanlık himayesinde yükseköğretim kurumları temsilcilerden KÜSİ çalışma grubu oluşturulacağını belirten Işık, “26 Düzey 2 Bölgesinde (İstatistiki bölge birimleri sınıflandırması) KÜSİ çalışmalarının eş güdümü ve yönlendirmesini sağlayacak çalışma grubunun, Düzey 2 Bölge bazındaki toplantılarına yerel idareciler ve Kalkınma Ajansı temsilcileri de davet edilecek. Kamu, üniversite ve sanayi ihtiyaçlar, kapasiteler ve olanaklar bağlamında bölgelerden seçilen temsilciler bakanlıkla iletişimde olacak. Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) etkin çalışması, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB), TTO’lar ve Organize Sanayi Bölgelerde (OSB) yer alan birimler arasında iletişimin sağlanması, söz konusu birimlerin illerde yer alacak KÜSİ Planlama ve Geliştirme Kurulları ile iletişimlerinin sağlanması için çalışmalar gerçekleştirilecek” diye konuştu.

“KÜSİ Portalı oluşturulacak”

Eylem planı kapsamında KÜSİ Portalı da oluşturulacağına dikkati çeken Işık, böylece sanayiciye hizmet verecek öğretim elemanı, insan kaynağı ve altyapı imkanlarını içeren veri havuzunun geliştirileceğini ifade etti. “Nitelikli sanayici” havuzunun da oluşturulacağına ve tarafların birbirine ulaşmalarının teşvik edileceğine işaret eden Işık, portalın erişilebilir, kullanıcı dostu ve güncel yönetim sistemine sahip olacağını vurguladı. Portalda kamu strateji dokümanlarına ilişkin bilgilerin yanında bakanlığın, üniversitelerin ve arayüzlerin çalışmalarının da bulunacağına değinen Işık, ayrıca başarı hikayelerine de yer verileceğini dile getirdi.

Işık, OSB’lerde Ar-Ge destekleri, proje yazma ve teknoloji transfer hizmetleri gibi konularda çalışacak birimlerin oluşturulacağını belirterek, “OSB’lerde kurulacak veya kurulu söz konusu birimlerin, özellikle TGB’lerde TTO hizmeti veren birimlerle iletişim halinde çalışmaları eş güdüm halinde gerçekleştirilecek. Bakanlıkça OSB’lere bu yönde organizasyonlarına birim eklenmesi yönünde çalışmalar yapılacak” ifadelerini kullandı.

“Atama ve terfide KÜSİ faaliyetleri avantaj sağlayacak”

Akademisyenlerin atama ve yükselme kriterlerinde, KÜSİ çerçevesinde yürüttükleri faaliyetlerin dikkate alınacağının altını çizen Işık, özellikle doçentlik atamasında, şirket kurmak, patent sahibi olmak, sanayi ile ortak proje üretmek gibi bilimsel yayın dışındaki faaliyetlerin, akademik kariyerlere olumlu katkıda bulunacağı düzenlemeler yapılacağını anlattı. Işık, ayrıca profesörlüğe atanmada KÜSİ faaliyetlerine katılanlara öncelik verilmesi yollarının araştırılacağını söyledi.

Bakan Işık, akademisyenlerin sanayide çalışabilmeleri, sanayide çalışan nitelikli personelin de üniversitelerde görev alabilmeleri sağlanacağına işaret ederek, “Akademisyenlerin sanayide geçici olarak çalışmasına, sanayideki yüksek lisanslı, doktoralı personelin de üniversitede ders vermesine imkan sağlayacak mevzuat değişikliği yapılacak. Buna göre akademisyene kariyerden bağımsız 5 yılda bir 3 ay veya 3 yılda bir 2 ay sanayide çalışabilme olanağı tanınacak” diye konuştu.

“Akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak”

Üniversitelerin Ar-Ge fonlarının artırabilmeleri için Ar-Ge projelerinde kurum olanaklarından faydalanılması halinde proje maliyetine göre hesaplanan ve ilgili kurumun Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere proje bütçesine eklenen “Kurum Hissesi” sisteminin performansa dayalı yapılandırılacağına dikkati çeken Işık, “Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonlarının’ gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak” vurgusunu yaptı.

Işık, illerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerine ilişkin harita oluşturularak, bu kapsamda özellikle KÜSİ alanında il bazında politikalar hazırlanmasının sağlanacağını ifade etti. Kamu, üniversite ve sanayi arasında “İş Birliğine Dayalı Eğitim Modeli” oluşturulacağının altını çizen Işık, söz konusu modelle lisans eğitimi sırasında öğrencilerin üniversitenin yurtiçi veya yurtdışında anlaştığı firmalarda çalışma imkanı bulduğunu anlattı. Lisans ve lisansüstü öğrencilerine yurtdışı üniversite ve araştırma kurumlarında teknoloji geliştirme konularında ortak proje yürütme imkanları sağlanacağına değinen Işık, ayrıca uygulamanın yapıldığı kamu kuruluşları ve kamu kurumları araştırma merkezlerinin de staj için öğrencilere olanak sunacağını belirtti.

bilimsel araştırma

“Ölü Bir Gezegende İş Bulamazsınız” İklim Zirvesi’nden Uyarılar

“Ölü Bir Gezegende İş Bulamazsınız” İklim Zirvesi’nden Uyarılar. Dünya İklim ve Bölgeler Zirvesi, 1-2 Temmuz tarihlerinde Fransa’nın Lyon şehrinde yapıldı. Dünya nüfusunun üçte ikisini temsil eden 50 kuruluş, iki günlük zirvenin sonunda bir deklarasyon imzaladı. İmzalanan metinde yerel ve bölgesel yönetimlerin sivil topluma ve özel sektöre destek verecekleri taahhüt edildi.

Ronan Dantec, Şehirler, Yerel ve Bölgesel Yönetimler Küresel Ağı: “Ülkelere, bölgelerinde eylem kararı almazlarsa, sözlerini tutmamış olacaklarını söylüyoruz. İklim değişikliği ile mücadelede kazanacak ya da kaybedecek olan yine onlar olacak. Bu noktayı özellikle vurguluyoruz. Üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Ayrıca şunu da söylüyoruz: ‘Çok fazla yardıma ihtiyacımız var. Güney ülkelerinin fon desteği lazım.’ Bu zirvede bu mesajları derli toplu biçimde vermek istedik.”

Zirveye katılanlar arasında Kaliforniya Çevre Koruma Ajansı Başkanı Matthew Rodriquez de vardı. Amerika Birleşik Devletleri, iklim değişikliğine neden olan sera gazı salınımını, ülkesinde 2030 yılına kadar yüzde 40’a düşürmeyi taahhüt ediyor.

Çevre dostu teknoloji yatırımları Kaliforniya’da 65 bin kişiye istihdam sağladı

Matthew Rodriquez: “Çevre dostu teknoloji yatırımları ve çevre koruma programlarımızın Kaliforniya’ya ekonomik bir maliyeti var. Her yıl temiz teknoloji için 5,7 milyar Dolar’lık bir bütçe harcıyoruz. Şu anda güneş enerjisi yatırımlarımız Kaliforniya’da 65 bin kişilik istihdam sağladı. Çevre dostu yatrırımların ve yeşil ekonomi yaratma çabalarımızın ekonomik büyümeyi artıracağını da görüyoruz.”

Deklarasyonda, şehir ve bölge yönetimleri karbon salınımını düşürecek sanayi faaliyetleri için yeni finansal kaynaklar temin edilmesi çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi temsilcisi Christiana Figueres, özel sektöre bu konuda garanti verdi.

Christiana Figueres:“Devletler, yerel ve bölgesel yönetimlerin, özel sektöre çevreci altyapı yatırımları için güven verecek bir çerçeve düzenleme yapma zorunlulukları var. Özellikle de enerji sektöründe. Ama ulaşım inşaat ve konut sektöründe de bu böyle. Geçtiğimiz yüzyıldan tamamen farklı bir altyapı öngörülüyor.”

Sendikalar Konfederasyou: “Ölü bir gezegende iş bulamazsınız.”

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu da Lyon’da imzalanan deklerasyonun taraflarından biri.
Batı Afrikalı çiftçileri temsilen Lyon’da bulunan Mamadou Cissokho, iklim değişikliği ile mücadeleye uyum politikalarının gelecekte varılacak anlaşmaların temelini oluşturacağını düşünüyor.

Sharan Burrow, Uluslararası Sendikalar Konfederasyounu Genel Sekreteri:“Sendikalar olarak çok basit ifade ediyoruz: ‘Ölü bir gezegende iş bulamazsınız.’ Bu bizim için bir slogandan öte. Güvenli, yeşil, dünyamızı karbon gazından koruyacak bir endüstriyel dönüşümü görmek istiyoruz. Sıfır karbon bir seçenek değil, eğer gezegeni kurtarmak istiyorsak bu bir zorunluluk.”

Mamadou Cissokho, Batı Afrika Tarım Üreticileri Birliği Başkanı: “Uyum sağlamak, hayata bakış açısını bir şekilde sorgulamaktır. Bu her zaman zenginlerin sorunu oldu. Davranış ve tavırları sorgulamak uyum sağlamaktır. Dolayısıyla bunun zararlarını sınırlamayı ve etkilerini azaltmayı tercih ediyoruz. Bir şeylere ayak uydurmadan gelecek düşünülemez. Çünkü kaynaklar hızla tükenmekte ve onları tekrar yaratmamız mümkün değil.”

Bu yıl Aralık ayında 196 ülkeden temsilcilerin katılacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Toplantısı Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak. Burada, küresel ısınmayı maksimum 2 derecede tutmaya yarayacak politikalar için küresel bir uzlaşma aranacak.

çevre

 

Kaynak : euronews