Karbondioksit Fotosentezde İkili Mi Oynuyor ?

Karbondioksit Fotosentezde İkili Mi Oynuyor ? İsveç Umeå Üniversitesi’nden araştırmacılar, karbondioksitin iyonik formu olan bikarbonat iyonunun (HCO3-) fotosentez esnasında suyun H2 ve O2’ye parçalanmasında düzenleyici işleve sahip olduğunu keşfetti. Yani karbondioksit sadece şekere dönüşmekle kalmıyor.

İlkokul yıllarından beri fotosentez esnasında karbondioksitten besin elde edildiğini biliriz. Çok azımızın bildiği başka bir şey ise karbondioksidin fotosentez sürecinde elektron taşıma hızını ve böylelikle oksijen üretim hızını etkilediğidir. Bu sonuç 1931 yılında Nobel Ödülü kazanan Otto Warburg ve çalışma arkadaşı Krippdahl tarafından ilk kez 1958’de yayımlandı. Bu ikili o zaman bitkilerin ürettiği oksijenin kaynağının karbondioksit olduğunu söylemiş ancak bu fikrin doğru olmadığı, atmosfere salınan oksijenin kaynağının su olduğu yıllar sonra anlaşılmıştı.

Araştırmacılar arasında fotosentezde karbonun elektron taşınmasına etkisi ile ilgili yıllardır süregelen fikir ayrılıkları var. Proceedings of the National Academy of Sciences’ta yayımlanan çalışmayı gerçekleştiren ekipten Johannes Messinger, araştırmanın sonuçlarının tartışmaları sonlandıracağını belirtiyor. Ekip geliştirdikleri çok hassas bir teknikle karbonik asit döngüsünde ortaya çıkan farklı iki karbon türünden CO2’nin fotosentetik tepkimenin sonunda son elektron alıcı olarak, HCO3-’nin ise tepkimenin başlangıcında proton alıcı olarak davrandığını bulduklarını söylüyor.

karbondioksit-fotosentezde-ikili-mi-oynuyor

 

Kaynak : İbrahim Özay Semerci (www.tubitak.gov.tr )

Ağrı kesiciler’deki tuz oranı insan sağlığını tehdit ediyor

Ağrı kesiciler’deki tuz oranı insan sağlığını tehdit ediyor. İngiltere Kalp Vakfı, bu araştırmanın her gün ilaç kullananlar üzerinde yapıldığına dikkat çekerek, arada bir kullananlarda da kalp rahatsızlıklarının görüleceği anlamına gelmediğini vurguladı.Efervesan, yani çözünebilir ilaçlarda köpükleşip çözünmeye yardımcı olan bikarbonat var ve bu madde daha çok sodyumla eşleştiriliyor.

Aynı ilacın tuz içermeyenlerinden alanlara oranla, çözünebilir ilaçları kullananlarda kalp krizi, felç veya damar sorunlarından kaynaklanan ölüm riski beş kat artıyor. Ayrıca bu hastaların, diğerlerine oranla yüksek tansiyona bağlı rahatsızlık yaşama riski de yedi kat artıyor.

İngiltere’de yapılan bir araştırma, milyonlarca kişinin kullandığı suda eriyen ağrı kesici ilaçlarda bulunan yüksek dozda tuzun sağlığı tehdit ettiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, en yüksek dozda alınan bazı ilaç karışımlarının kullanıcıları bir yetişkin için tavsiye edilen dozdan daha fazla sodyuma maruz bıraktığı, bunun da tehlikeli sonuçları olabileceği uyarısında bulunuyor.

BBC ‘nin haberine göre tıp dergisi BMJ’de yayımlanan araştırma, 1,2 milyon İngiliz hasta üzerinde yapılan test sonuçlarına dayanıyor. Araştırma, efervesan yani çözünebilir tabletlerin kalp krizi ve felç vakalarıyla bağlantısı olduğunu ortaya koyuyor.

En az 1mmol (23 mg) tuz bileşeni sodyum barındıran tüm ilaçların etiketlerinde ‘ürünün sodyum içerdiğine’ dair bir açıklama konması gerekiyor. Hastalar için hazırlanan kullanım kılavuzlarında, düşük sodyum diyeti uygulayanlar için alınması gereken sodyum miktarına ilişkin bilgiler de veriliyor.

Aynı ilacın tuz içermeyenlerinden alanlara oranla, çözünebilir ilaçları kullananlarda kalp krizi, felç veya damar sorunlarından kaynaklanan ölüm riski beş kat artıyor.

Ayrıca bu hastaların, diğerlerine oranla yüksek tansiyona bağlı rahatsızlık yaşama riski de yedi kat artıyor. Araştırmacılar, sorunun asıl kaynağının da bu risk olduğunu söylüyor.

Dundee Üniversitesi’nden araştırma ekibinin başındaki Dr. Jacob George, “Yüksek oranda tuz kullanımının hipertansiyona, hipertansiyonun da kalp krizine neden olduğunu biliyoruz” dedi.

‘Hergün kullananlar için tehlikeli’

İngiltere Kalp Vakfı, bu araştırmanın her gün ilaç kullananlar üzerinde yapıldığına dikkat çekerek, arada bir kullananlarda da kalp rahatsızlıklarının görüleceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Efervesan, yani çözünebilir ilaçlarda köpükleşip çözünmeye yardımcı olan bikarbonat var ve bu madde daha çok sodyumla eşleştiriliyor.

Araştırmada, aralarında reçeteyle satılan parasetamol ve aspirin gibi ilaçların da bulunduğu 24 farklı çözünebilir ilaç incelendi.
Dr. George çok sayıda kişinin bu tip ilaçları reçetesiz eczanelerden satın aldığını söyledi ve bu kişilerin risklerin farkında olması gerektiğini, imalatçıların ürünlerindeki tuz miktarını azaltma yoluna gitmeleri gerektiğini ifade etti.

Tabletlerdeki sodyum seviyeleri 3mmol ve 18mmol, yani bir çay kaşığının beşte biri oranında değişiyor.

İngiltere’de bir erişkin için tavsiye edilen sodyum miktarı günde 14mmol. Örneğin bir kişi günde sekiz tablet çözünebilir parasetamol alıyorsa, o kişi günde 148,8mmol sodyum tüketmiş oluyor. Bu da günlük kullanımın tavsiye edilen miktarı aştığı anlamına geliyor.
Dr. George, hastaların gıda ve diğer tüm ürünlerden aldığı günlük tuz miktarı da hesaba katılınca, tehlikenin artacağına dikkat çekiyor.

ilaçç

 

Kaynak :haberevet