Tehlike Büyük! Karbondioksit Seviyesi Rekor Kırdı

Tehlike Büyük! Karbondioksit Seviyesi Rekor Kırdı. Atmosferdeki karbondioksit (CO2) seviyelerindeki sıçrama nedeniyle sera gazları 2013 yılında rekor seviyelere ulaştı. Buna göre 2012 ve 2013 yılları arasında, atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonları 1984 yılından bu yana en hızlı artışı gösterdi. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) bu durumun küresel bir iklim anlaşması gerektiği çağrısında bulundu.

Meteoroloji bülteni
Matt McGrath’ın BBC Türkçe’de yer alan haberine göre, WMO’nun yıllık Sera Gazı Bülteni bacalardan emisyonu ölçmüyor. Bunun yerine hava, kara ve okyanuslar arasında gerçekleşen karmaşık etkileşimler sonrasında ısınan gazların ne kadar atmosferde kaldığının kayıtları tutuyor. Tüm emisyonların yaklaşık yarısı denizler, ağaçlar ve canlılar tarafından solunuyor. Bültene göre, atmosferdeki karbondioksit küresel ortalama miktarı, 2013 yılında 396 ppm’ye ulaşmış durumda. Bu bir önceki yıla göre neredeyse 3 ppm artış anlamına geliyor.

Sanayi devriminden bu yana
Atmosferdeki CO2 şu anda 1750 yılındaki seviyelerinin yüzde 142’si düzeyinde. Bu sanayi devriminin başlamasından öncesiyle bir karşılaştırma anlamına geliyor. Ancak, küresel ortalama sıcaklık CO2’deki büyüme ile eşgüdümlü olarak artmış değil. Bu da birçok kişinin küresel ısınmanın durakladığını iddia etmesine neden oluyor.

Biyosferin karbon alımı düşüyor
Bülten, 2013 yılında CO2’deki artışın sadece emisyonlardaki artışa değil, aynı zamanda Dünya’nın biyosferi tarafından düşük karbon alımına bağlı olduğunu düşündürüyor.

Bu gelişme karşısında WMO’deki bilim adamları da şaşkın, zira biyosferin absorbe yeteneğinde bir azalma en son 1998 yılında olmuştu. O zaman dünya çapında geniş çaplı biyokütle yakımı, El Nino koşulları ile birleşmişti.

WMO verileri 1990 ve 2013 yılları arasında iklim üzerindeki ısınma etkisinde yüzde 34 artış olduğunu gösteriyor.
Bunun nedeni karbondioksit, metan ve nitröz oksit gibi gazların atmosferde uzun süre kalması.

Denizlerde asitlenme rekor düzeyde
İlk defa bu yıl, bülten karbondioksitin denizlerde neden olduğu asitlenme verilerini de içerdi. WMO’ya göre, her gün okyanuslar kişi başına yaklaşık 4 kg CO2 absorbe ediyor. Şu anki asidifikasyonunun son 300 milyon yıldır görülmemiş düzeyde olduğuna inanılıyor.

Paris zirvesi
Atmosfer ve okyanuslardan elde edilen veriler, sorunu çözmek için hemen harekete geçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Dünya genelinden devlet ve hükümet başkanları, BM genel sekreteri Ban Ki-moon başkanlığında yapılacak özel bir zirve için 23 Eylül New York’ta bir araya gelecek.

Bu toplantının, 2015 sonuna kadar yeni bir uluslararası iklim değişikliği anlaşması üretmek için uzun süredir devam eden müzakerelere ivme kazandırması umut ediliyor.

karbon

 

Kaynak : t24

İngiliz bilim dergisi “New Scientist”, 2100’de dünyanın nasıl olacağına ilişkin 4 senaryo öne sürdü.

İngiliz bilim dergisi “New Scientist”, 2100’de insanların çaba ve tercihlerine göre, dünyanın nasıl olacağına ilişkin 4 senaryo öne sürdü. New Scientist dergisinde yayınlanan senaryolar, birçok iklim, nüfus, enerji modelleri ile uzmanların görüşlerine göre hazırlandı.

İlk ve iyimser senaryoya göre, bugün yaklaşık 7,1 milyar nüfuslu, atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı milyonda 400 parçacık (400 ppm) olan dünyada yaşayanların sayısı 2100’de 9 milyara çıkacak. CO2 oranı ise 400 ppmye inecek.

“Rüya gibi gelen” bu senaryoya göre teknolojideki ilerlemeler, yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması, çabalar ve birçok konuda bilincin artması sayesinde, okyanuslardaki asitleşme hızı yavaşlayacak ve CO2 azalacak.

İkinci senaryoya göre, iklime ilişkin tehditler çok ciddiye alınmasa da teknolojideki gelişmeler “dünyayı ayakta tutacak”. Bu senaryo, 2100’de dünya nüfusunun 8,5 milyar ve CO2 oranının 500 ppm olacağını gösteriyor.

Bu senaryoda yenilenebilir ve nükleer enerjinin egemen olduğu, insanların daha az et yediği, dolasıyla gaz emisyonunun nispeten azaldığı, kentlerin daha toplu halde olduğu, toplu taşıma ağının son derece iyi çalıştığı bir dünya hayali kuruluyor.

Üçüncü senaryoya göre, sera etkisine yol açan gazlar yüzyılın sonuna kadar azaltılamayacak. Dünya nüfusu 2100’de 9,5 milyara ve CO2 oranı 650 ppmye çıkacak.

Bu senaryoya göre fosil yakıtlara bağımlılık azalmayacak, tüketim, seyahat, çocuk sayısı gibi yaşam tarzlarında çok değişiklik olmayacak. Petrol tüketimi azalsa da sıcaklık ve denizlerin seviyesindeki artış artmaya devam edecek.

Karamsar son senaryoya göre dünya nüfusu 12,5 milyara, CO2 oranı 950 ppmye çıkacak. İnsanlar bugünkünden çok daha fazla et tüketecek, yenilenebilir enerji yatırımları yetersiz kalacak, birçok bölgede CO2’in artması nedeniyle nefes almak güçleşecek, biyoçeşitliliğin azalması nedeniyle ekosistemin dengesi bozulacak, seller ve kuraklık daha sık meyadana gelecek ve kutuplar artık buzla kaplı olmayacak.

Hükümetler arası iklim uzmanları grubu (GIEC) uzmanlarından Christian Gollier’nin düşüncesine göre, 2. senaryo için çok fazla fekakarlık ve çalışma gerekiyor. Gollier 3. senaryoyu en olası görüyor.

GIEC, geçen ay yayımladığı 5. raporunda, 2100’e kadar Dünya’da ortalama sıcaklığın 0,3-4,8 derece artacağını açıklamıştı.

dünyamız

 

Kaynak :A.A