Uluslararası Bor Sempozyumu “BORON 2019” 17-19 Nisan’da Gerçekleştirilecek

Uluslararası Bor Sempozyumu “BORON 2019” 17-19 Nisan’da Gerçekleştirilecek. Uluslararası Bor Sempozyumu (BORON2019)’nun Ulusal Bor Araştırmaları Enstitüsü (BOREN) tarafından Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi işbirliği ile 17-19 Nisan 2019 tarihleri arasında Nevşehir’de düzenlenecek.

BORON 2019’un ana hedefi ulusal ve uluslararası bilim camiasında bor konusunda uzman olan çağrılı kişiler ile teknoloji uzmanları, öğrenciler ve girişimciler arasında bor ile ilgili yapılmış Ar-Ge, Ür-Ge çalışmalarının tartışılacağı ve borun genel ve stratejik kullanım alanları konuları üzerinde bilgi paylaşımlarının yapılacağı bir platform olması planlanmıştır.

Bilimsel program, uluslararası alanda tanınan uzmanların davetli sunumlarını ve farklı ülkelerden sözlü/poster sunumlarını içerecektir.

Sempozyumun dili Türkçe ve İngilizce’dir. Bildiri değerlendirmeleri genişletilmiş İngilizce veya Türkçe özetler üzerinden yapılacaktır. Kabul edilen bildirilerin tam metinleri sempozyum bildiri kitabında yayınlanacaktır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.boron2019.com adresinden ulaşabilir, yazışmalarınızı info@boron2019.com üzerinden yapabilirsiniz.

Konular : 

[one_half]

Borun;

  • Jeolojisi
  • Madenciliği
  • Cevher Hazırlaması
  • Hidrometalurjisi
  • Kristallendirilmesi
  • Saflaştırılması
  • Çevresel Etkisi
  • Atıklardan Geri Kazanımı ve Değerlendirilmesi

TEMEL ARAŞTIRMA

  • Borlu Kimyasallar
  • İnorganik Bor Bileşikleri ve Sentezi
  • Organik Bor Bileşikleri ve Sentezi
  • Metal Borürler ve Sentezi
  • Hidrojen Depolama
  • Elektrokimyasal Uygulamalar

BOR’UN UYGULAMA ALANLARI

  • Malzeme
  • Cam
  • İnşaat Malzemeleri
  • Metalurji
  • Enerji Uygulamaları
  • Kaplamalar
  • Borlu Tek Kristaller
  • Süperiletkenler
  • Sağlık
  • Nükleer Enerji
  • Tarım
  • Triboloji

Borlu İleri Seramik Toz Sentez Ve Sinter Teknolojileri

Bor İzotop Zenginleştirme Teknolojileri

Borlu Fiber, Fiberglass Ve/Veya Kompozit Uygulamaları

Bor Katkılı Camsı Metalik Alaşım Üretim Teknolojileri

Borlu Enerji Depolama Ve Pil Teknolojileri

Borlu Biyomalzeme Teknolojileri

Borlu Antifouling Boya Üretimi

Borlu Ahşap Emprenye Kimyasalının Geliştirilmesi

Bor Atık/Cevherlerinden Lityum Kazanımı

Borlu Tek Kristal Büyütme Teknolojileri

Borlu Kalıcı Mıknatısların Gelişimi

Borlu Yanmaz Tekstil/Plastik Malzemelerin Geliştirilmesi

[/one_half][one_half_last]

ORGANOBOR BİLEŞİKLERİ SENTEZ TEKNOLOJİLERİ

  • Koordinasyonu Zayıf Karboran Anyonlarının (CB11H12-,CB11Me12-) Sentezi ve Karbokatyonların Sentezinde Kullanılabilirliği
  • Boran Anyonlarının (B11H14– ve B10H14) ve Orto-, Meta-, Para-C2B10H12 Sentezi

BORLU POLİMERLERİN SENTEZİ

  • Bor İçeren Moleküler Baskılı Polimerlerin Sentezi ve Uygulamaları
  • Yakıt Hücrelerinde Kullanımına Yönelik Bor Tabanlı Polimerik Membran Sentezi
  • Organik Güneş Hücrelerinde, Organik Işık Yayan Diyotlar ve Elektrokromik Cihazlarda Kullanılmak Üzere Borlu Konjüge Polimerlerin Sentezi
  • Borlu Yüksek Sıcaklık Polimer Türevlerinin Sentezi ve Uygulamaları
  • Borlu Poliakrilat Sentezi ve Uygulamaları
  • Biyouyumlu Borlu Polimer Sentezi ve Uygulamaları

BORLU KAPLAMA MALZEME VE TEKNOLOJİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

  • Titanyum Diborür Kaplama Teknolojileri
  • Bor Karbür Kaplama Teknolojileri
  • Bor Nitrür Kaplama Teknolojileri
  • Ferro-Bor Kaplama Teknolojileri
  • Nikel-Bor Kaplama Teknolojileri
  • Bor İçeren Çoklu Katman Kaplama Teknolojileri

BORLU KOMPOZİT MALZEMELERİ TEKNOLOJİLERİ

  • Hafif Metal Matrisli Bor Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Metal Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler
  • Seramik Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler
  • Seramik Matrisli Borlu Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Plastik Matrisli Borlu Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Plastik Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler

BOR PAZAR, EKONOMİ ve POLİTİKALARI

BOR PROJEKSİYONU

[/one_half_last]

Önemli Tarihler :

Genişletilmiş özet metin gönderimi 08 ŞUBAT 2019

Tam metin gönderimi 05 NİSAN 2019

Sempozyum tarihleri 17-19 NİSAN 2019

Detaylı Bilgi İçin : http://boron2019.com/tr

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı. Kimya sektörünün ihracat hedeflerine liderlik eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), ihracatın 2017-2023 yıllarına dair rotasını belirlemek üzere A.T. Kearney işbirliğiyle önemli bir çalışmaya imza attı.

Yılı yaklaşık 15 milyar dolarlık ihracatla kapatacak olan kimya sektörü, 2017 yılında ihracat hedefini 15,5 milyar dolar olarak belirledi. Diğer taraftan sektörün 2023 hedefi olan 50 milyar dolar ihracata ulaşması için ihracatın her yıl yüzde 20 artması gerekiyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), bu raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatına ivme kazandıracak 10 adımlık stratejisini açıkladı. AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye lehine güncellenmesi, hammadde tedarikinin yeni formüllerle garantiye alınması, spesifik özel kimyasallara yatırım, sektörel kümelenme, Ar-Ge’de ölçek sinerjisi bu adımlardan bazılarını oluşturuyor.

Plastikten kozmetiğe, kauçuktan boya sektörüne kadar birçok alanda Türkiye ekonomisi için kritik bir öneme sahip olan kimya sektörü neredeyse tüm sektörlere hammadde ve ara malı temin eden yönüyle Türkiye sanayinin nabzını tutuyor. Üretim, ihracat ve yarattığı istihdam ile ülke ekonomisine sağladığı katkıyı her yıl artıran kimya sektörü, katma değer yaratma potansiyelinin yüksekliği ile stratejik sektörler arasında yer alıyor.

Kimya sanayinin Türkiye’deki durumuna ışık tutan, riskleri ve fırsatları ortaya koyan İKMİB “Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü İhracat Büyüme Stratejisi Raporu” sektörün 2023’e kadar olan yol haritasını çıkardı.

Mevcut koşullarda 2023 ihracat hedefinin altında olan kimyanın yer yıl yüzde 20 ihracat artışı yakalaması gerekiyor. Uluslararası danışmanlık şirketi A.T. Kearney işbirliği ile hazırlanan raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatının izlemesi gereken stratejileri açıklayan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, yüksek oranda ithalatla gerçekleşen hammadde tedarikinin güvence altına alınması için yeni formüller gerektiğini, spesifik ürünlere yatırımın ise şart olduğunu vurguladı.

Türkiye aleyhine işleyen AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının yeniden ele alınması ve ikili anlaşmalarda Türkiye’nin de taraf olması gerektiğinin altını çizen Murat Akyüz, şunları söyledi: “Kimya sanayinin içinde bulunduğu durumun analizini yapan rapor, mevcut tabloyu objektif biçimde ortaya koyuyor. Raporun çıktılarını değerlendirdiğimizde kimya sektörü için hedeflediğimiz ihracat rakamlarına ulaşmak için 10 adımdan oluşan bir stratejinin uygulanması gerektiğini görüyoruz. AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının bir an önce güncellenmesi ve ihracatçımız aleyhine işleyen ikili STA anlaşmalarında Türkiye’nin de mutlaka taraf olması gerekiyor. Bir diğer önemli çıktı ise kimyanın var olan üretim modellerini yeniden gözden geçirmesi ve katma değeri yüksek spesifik özel kimyasalların üretimine yönelmesi. İhracatçılarımızın rekabetçiliğini azaltan yüksek enerji maliyetlerinin de düşürülmesi lazım. Kimya sektörünün bir türlü çözüme kavuşturulamayan sektörel kümelenme ihtiyacı da bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Ayrıca kimya sektörünün hammaddede dışa bağımlılığı giderek artıyor. Petrokimyada yeni yatırımların gerçekleşmesi yakın zamanda mümkün görünmediğinden hammadde tedarikini güvence altına alacak yeni formüllere ihtiyaç duyuyoruz. Dış ticaret açığının 40 milyar dolara ulaştığı kimyanın girdi güvenliğini yurtdışında satın alma ya da ortaklıklarla sağlaması bu formüllerden biri. Ar-Ge‘de ölçek sinerjisinin yaratılması, katma değerin artırılması, müşteriye özel ürün geliştirme ve ihraç pazarlarında inovasyonun ticarileştirilmesi ise önümüzdeki yıllara yönelik izlememiz gereken diğer stratejiler olarak öne çıkıyor.”

Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü Yol Haritası
2017 – 2023

1-AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi (İkili anlaşmalarda Türkiye de taraf olsun)
2-Katma değeri yüksek spesifik ürünlere odaklanılması
3-Sanayicinin üzerindeki en büyük yüklerden enerji maliyetlerinin düşürülmesi
4-Rekabetçilik için sektörel kümelerin kurulması
5-Girdide güvenliğin ve rekabetçiliğin garantiye alınması
6-Teknolojik yetkinlik geliştirme ekosisteminin iyileştirilmesi
7-Ar-Ge’de ölçek sinerjisinin yaratılması
8-Katma değerin artırılması ve hizmetlerin iyileştirilmesi
9-Müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi
10-İhracat yapılan pazarlarda inovasyonların ticarileşmesinin en üst seviyeye çıkarılması

Kaynak : Haberler

Kimya Sektörü Ekim Ayını İhracatta Düşüşle Kapadı

Kimya Sektörü Ekim Ayını İhracatta Düşüşle Kapadı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre Ekim ayında kimya ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre miktarda yüzde 2,93 azalış ile 1 milyon 374 bin ton, değerde ise yüzde 4,84 düşüşle 1 milyar 244 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın 10 ayındaki kimya ihracatı değerde 11 milyar 554 milyon dolar oldu. İhracattaki düşüşün başlıca sebepleri; kimyanın en önemli pazarları arasında yer alan çevre ülkelerdeki sorunların sürmesi ve ihracat fiyatlarındaki gerilemeler.
Kimya sektörü Ekim ayında yaşanan daralmaya rağmen 1 milyar 244 milyon dolarlık ihracat ile en fazla ihracat yapan sektörler arasında otomotiv ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ardından üçüncülüğünü koruyarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti.

Sektörün geçtiğimiz ay en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla;

Mısır, Irak, Almanya, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, İspanya, Singapur, Suudi Arabistan ve İngiltere oldu.

Mısır’a ihracat artışı Ekim ayında da devam ederken Singapur’a gerçekleştirilen ihracat yüzde 2 bin artışla 39 milyon 201 bin dolara ulaştı ve ilk 10 ülke arasına girmeyi başardı.

Ekim ayı kimya ihracat rakamlarına alt sektörler bazında bakıldığında ilk sırada bulunan Plastikler ve Mamülleri ihracatının miktarda yüzde 11,29; değerde ise yüzde 12,76 azaldığı görüldü. Geride bıraktığımız ayda Plastik ve Mamülleri ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktarda 187 bin ton, değerde 408 milyon 479 bin dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde en fazla plastik ihracatı yapılan 10 ülke; Irak, Almanya, İngiltere, İran, İsrail, Fransa, İtalya, Bulgaristan, Romanya ve Mısır olarak sıralanırken İsrail ve Fransa dışındaki ülkelerde ihracat kayıpları verilmesi dikkat çekti.

Plastikler ve Mamüllerinin yanı sıra kozmetik, boya ve kauçuk gibi kimyanın farklı alt sektörlerindeki ihracatta da düşüşler yaşandı.

Kimya sektörünün Ocak-Ekim dönemi ihracatı ise miktarda 13 milyon 711 bin ton; değerde 11 milyar 554 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde kimya ihracatı 2015 yılının benzer dönemine göre miktar bazında yüzde 1,29; değer bazında yüzde 10,33 geriledi. On aylık dönemde kimya ihracatında ilk 10 ülke; Almanya, Mısır, Irak, İran, İtalya, İngiltere, ABD, Yunanistan, Hollanda ve Suudi Arabistan olarak sıralandı.

İhracatta yaşanan gelişmelerin küresel ekonomiden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Çevre ülkelerde yaşanan gelişmeler ihracatımızı doğrudan etkiliyor. Ekim ayı rakamları bunu açıkça ortaya koyuyor. Dünya ticaretindeki daralma ve ihracat fiyatlarındaki gerileme de ihracat performansımızı düşürüyor. Miktar bazında ihracat geçen yılki seviyelerle hemen hemen aynı olmasına karşın değerde önemli kayıplar yaşıyoruz. Birim ihracat fiyatlarımızı ve yarattığımız katma değeri artırmamız lazım. İhracattaki tıkanmanın çıkış noktası teknoloji, Ar-Ge ve markalaşma yatırımlarına hız verilmesidir.

Kimya, Türkiye ekonomisinin en yüksek katma değer yaratma gücüne sahip stratejik sektörlerinden bir tanesi. Hükümetimizin yeni ihracat desteklerini çok olumlu buluyoruz. İhracata verilen desteklerin üç katına çıkarılması ve ihracatçıya yeşil pasaport verilmesi kararı bu açıdan önemli. Kimya ihracatçıları olarak bir yandan kayıp yaşadığımız pazarlara alternatif ararken diğer yandan ihracatımızdaki katma değer artışına katkı sağlayacak adımlar atıyoruz. Sektörümüzün farklı üretim kollarını kucaklayan bir yaklaşımla yurtdışı önemli fuarlara milli katılım organizasyonlarımız, ticaret ve alım heyetlerimiz aralıksız sürüyor. Bu yıl Kimya Ar-Ge Proje Pazarı’nın 6.’sını gerçekleştiriyoruz. Katma değerin Ar-Ge kadar önemli bir bileşeni tasarıma olan desteğimiz yanında tanıtım çalışmalarımızda da hız kesmiyoruz” dedi.

Ekim 2015 ( $ )                                       Ekim 2016 ( $ )                                   Fark
1.307.286.582,45                                    1.244.016.284,68                                -4,84

Kaynak : turkchemonline

Kimya, Maden ve Daha Birçok Sektörde Ar-Ge ve Yatırım Teşvik Sistemi Güçlendiriliyor

Kimya, Maden ve Daha Birçok Sektörde Ar-Ge ve Yatırım Teşvik Sistemi Güçlendiriliyor.  Türkiye’de elektrikli otomobil imalatı, ileri teknoloji içeren hava taşıtı motorları, yeni rafineri inşası, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi konularında Ar-Ge ve yatırım teşvik sistemi güçlendirilerek yurt içi üretim kapasitesi artırılacak.

AA muhabirinin 2017-2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’dan (OVP) derlediği bilgilere göre, programın temel öncelikleri arasında teknoloji ve verimlilik düzeyini artırarak, uluslararası piyasalarda daha rekabetçi hale gelmek yer alıyor.

Teknoloji ve yenilik geliştirme kapasitesinin artırılması hedeflenirken, program döneminde teşvik tedbirlerinin de etkisiyle teknoloji yoğun üretimin hızlandırılması, başta enerji olmak üzere ithal girdilere olan bağımlılığın azaltılması ve hizmetler ticaretinde yaşanan gelir kaybının telafi edilmesi sonucunda 2017’de cari açığın milli gelire oranının yüzde 4,2 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Bu kapsamda katma değeri yüksek ürünler geliştirilecek, gen kaynaklarının korunması, ıslah çalışmaları, nanoteknoloji ve biyoteknolojiye yönelik çalışmalara öncelik verilecek, güdümlü projelerle tarım-sanayi-üniversite arasındaki iş birlikleri artırılacak.

Uzay Ajansı kurulacak

Program döneminde uzay ve havacılık teknolojilerinin geliştirilmesi, desteklenmesi ve bu alanda ulusal kapasitenin artırılması için Uzay Ajansı kurulacak.

Başta geniş bant olmak üzere bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının geliştirilmesi ve kullanımının yaygınlaştırılmasıyla, bilgi toplumuna dönüşüm hızlandırılacak. Girişim sermayesi ve bireysel katılım sermayesi gibi yenilikçi finansman imkanları ve teknolojik girişimcilik destek modelleri geliştirilecek. Kamu alımları, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine katkı sağlayacak, yeniliği, yerlileştirmeyi, teknoloji transferini ve yenilikçi girişimciliği teşvik edecek şekilde kullanılacak. Başta ilaç ve tıbbi cihaz sektörleri olmak üzere yüksek teknolojili ürünlerde kamu alım garantisine dayalı üretim yapılabilmesi için ürün bazlı yerli tedarik modelleri uygulanacak.

Doğal kaynak zenginliğinin ve tarımsal ürün çeşitliliğinin, teknoloji yardımıyla üretime ve rekabet avantajına dönüştürülmesine yönelik bir strateji izlenecek. Elektrikli otomobil imalatı, ileri teknoloji içeren hava taşıtı motorları ve parçalarıyla, yeni rafineri inşası, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi konularında Ar-Ge ve yatırım teşvik sistemi güçlendirilerek yurt içi üretim kapasitesi artırılacak. Ayrıca enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma sektörleri gibi öncelikli sektörlerde teknolojik ürün yatırımları, prototip geliştirme süreçleri ve kümelenme çalışmaları desteklenecek.

Kamu-özel iş birliği modeliyle yürütülenler dahil olmak üzere, kamu yatırımlarında sektörel olarak eğitim, sağlık, içme suyu ve kanalizasyon, bilim-teknoloji, ulaştırma ve sulama sektörlerine öncelik verilecek. Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), teknolojik altyapılarını ve Ar-Ge faaliyetlerini geliştirerek katma değeri yüksek ürünlere odaklanacak, öncelikli olarak yerli enerji kaynaklarından faydalanacak ve ihracata yönelik yeni fırsatları değerlendirecek.

Yeşil büyümeye destek

Çevre dostu yaklaşımların barındırdığı yeni iş imkanları, gelir kaynakları, ürün ve teknolojilerin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirilerek yeşil büyüme desteklenecek. Yurt içi ve yurt dışında petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine fayda-maliyet dengesi gözetilerek devam edilecek, linyit kömürü ve jeotermal gibi yerli kaynakların arama ve üretim faaliyetleri azami seviyeye çıkarılacak. Fayda-maliyet dengesi gözetilerek kaya gazı ve diğer yeni teknolojilere yönelik araştırma faaliyetleri yürütülecek.

Yeni yatırımlar ve imalat sanayinde yaşanacak dönüşümlerle, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içerisindeki payının yükseltilmesi politikalarına devam edilecek ve bu ürünlerin üretimi ve ihracatının arttırılması için yeni destek mekanizmaları oluşturulacak.

İthalata bağımlılığı ve teknoloji yoğunluğu yüksek olan sanayi girdilerinin yurt içinde üretilmesini sağlayacak yatırımlar ve Ar-Ge faaliyetleri desteklenecek. Uluslararası doğrudan yatırımların yüksek teknolojili üretim alanlarına yönlendirilmesine yönelik tedbirler alınacak.

Sermaye piyasası mevzuatında reel sektörün ihtiyaçlarını karşılayan, yenilikçi ve teknoloji odaklı girişimleri destekleyen düzenlemeler yapılacak.

Kaynak : Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Tesis Yönetimi (Maintenance) Kavramları İle Tanıştı

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Tesis Yönetimi (Maintenance) Kavramları İle Tanıştı. Temiz oda Teknolojisi, Bakımı ve Donanımları Fuarı CLEANROOM EXHIBITION ve eş zamanlı düzenlenen, Tesis Yönetimi ve Bakım Teknolojileri Fuarı MAINTENANCE ISTANBUL 16-18 Nisan 2015 tarihleri arasında Lütfi Kırdar’da gerçekleşti.

Türkiye’de ilk kez ve eş zamanlı düzenlenen CLEANROOM Fuarı ve MAINTENANCE İstanbul Fuarı’nda “Tesis yöneticileri” ile tesislerin “çok özel” alanlarına teknoloji ve hizmet üreten “Temizoda” uzmanları, konunun Türkiye’deki tek platformunda bir araya geldi.

Fuarlarının açılış törenine, Akdeniz Tanıtım A.Ş. Genel Müdürü Fatih Onkar, AshraeTurkish Chapter Başkanı Prof. Dr. Barış Özerdem ve Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar katıldı.

Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar konuşmasında, Kızılay Kan Merkezleri’nin son derece steril, dünya temizlik standartlarına uygun ve dünyaya örnek alanlar olduğunu altını çizerek, Cleanroom kavramının Türkiye’de gelişmiş olmasından mutlu olduğunu ve bu sistemlerin yeni kurulacak olan merkez ve laboratuvarları için son derece yararlı ürün ve hizmetler olduğunu belitti.

Endüstriye “Cleanroom” standartı geliyor!

“Temiz Oda Teknolojileri” olarak da anılan sektörü, özellikle Nükleer, İlaç, Kimya, Savunma Sanayi, Gıda, Kozmetik, Elektronik ve Optik Endüstrileri için artık Türkiye’de de zorunlu olacak standartlar nedeniyle büyük önem taşıyor.

Cleanroom Fuar’ına hastane müdürleri, laboratuvar görevlileri, tesis yöneticileri, teknisyenler, proses yöneticileri, BT sistem yöneticileri, mühendisler ve AR-GE yöneticileri gibi çok sayıda sektör yetkilisi katıldı.

Temiz oda teknolojileri; ürün, alet, teçhizat ve insanların; uluslararası kabul edilen temizlik standartlarına (DIN 1946/4) göre mikrop, mikroorganizma gibi canlı parçacıklardan koruyor. Sıcaklık, nem, basınç, gürültü seviyesi ve hava hareketi belli ölçüler içinde olan hijyenik ortam anlamına gelen temiz odaya girerek, özel kıyafetler ile girilebiliyor.

Fuarda, tesislerin tıbbi veya endüstriyel faaliyetlerinin yürütüldüğü; tam kontrollü ortam gerektiren her türlü üretim, kontrol, ameliyathane, laboratuvar ve AR-GE mekânlarının tüm donanımını kapsayan ürün ve hizmetler tanıtıldı. Fuarda yabancı firmaların yanı sıra çok sayıda yerli üretici firmanın yer alması da dikkat çekti.

“Tesislere Uzaktan Kumandalı Check-Up”

Eş zamanlı düzenlenen Tesis Yönetimi ve Bakım Teknolojileri Fuarı MAINTENANCE İstanbul’da ise tesis yöneticileri ve bakım profesyonellerinin uzmanlık alanlarındaki en önemli hedeflerden biri olan sürdürülebilirliğin sağlanmasında gereklilik halini alan “ileri bakım teknolojileri” sektör uzmanlarını bir araya getirdi.

Tesis Yönetimi artık bir sektör!

Tesisler son sistem yazılımlarla, uzaktan rutin olarak kontrol ediliyor. Tesisi oluşturan, binalar, sistemler ve makinalar, adeta “check up”dan geçerek titiz bir şekilde izleniyor. Raporlar doğrultusunda gerekli bakımlar ya da yenilemeler gerçekleştirilerek, sürdürebilirlik sağlanıyor. Endüstriyel tesislerin plansız duruşları öngörülebiliyor ve yüksek bakım maliyetleri asgariye indirilebiliyor.

Fuar, son yıllarda giderek önem kazanan “Tesis Yönetimi” kavramının, artık Türkiye’de de bir sektör olarak anılmaya başlaması ile bu yıldan başlayarak giderek daha da kapsamlı olarak düzenlenecek.

Tesislerde üretimden kontrol ve yönetime varan tüm süreçte tesis yöneticileri ile bakım uzmanlarının taleplerini ve bakım endüstrisinin ürün ve hizmet teknolojilerinin sergilendiği fuar, bu alanda önemli bir network işlevi de gördü.

Etkinliğin ziyaretçi kitlesini öncelikle, Makine, Elektrik, Kimya, Endüstri, Bilişim, İnşaat ve Çevre mühendisleri oluşturdu. Ayrıca, Teknikerler/teknisyenler, Teknik müdürler, Üretim, IT ve Tesis müdürleri, OSB’ler, fabrikalar, tersaneler, liman işletmeleri, havaalanları, sınai tesisler, hastaneler, matbaalar, AVM’ler, teknik servisler de fuarda konuyla ilgili tüm hizmet ve ürünleri yakından izleme şansı yakaladı.

Çok sayıda panel ve seminer düzenlendi

İhtisas fuarcılığı konusunda 21 yıllık uzman bir kuruluş olan Akdeniz Tanıtım A.Ş. tarafından düzenlenen 2 fuar kapsamında, çok sayıda mesleki etkinlik sunuldu. Fuarda, ulusal ve uluslararası platformlardan çok sayıda uzman ve akademisyenin sunumları ve birlikte gerçekleşecek çeşitli panel ve seminler düzenlendi.

Cleanroom Fuarı Nisan’da İstanbul’da!

BOREN’den “Borlu Malzemeler ve Bor Kimyasallarının Geliştirilmesi” Proje Çağrısı

BOREN’den “Borlu Malzemeler ve Bor Kimyasallarının Geliştirilmesi” Proje Çağrısı. Küreselleşme ile birlikte birçok alanda etkisini gösteren yenilik ve değişim düşüncesi her geçen gün önemini arttırmaktadır. Yenilikçilik (inovasyon); sürdürebilir kalkınma, rekabet gücü, istihdam artışı, toplumsal refah ve yaşam kalitesinin anahtarı olarak gelişen toplumlarda benimsenmiştir. Bu kapsamda; önemli bir ulusal kaynağımız olan bor cevherinden bilgi ve teknolojiye dayalı ekonomik değer üretilmesini hedefleyen Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN), üniversiteler, kamu araştırma kurumları ve özel sektörle işbirliği içinde projeler yürütmekte, neticesinde üretilen bilginin paylaşımını sağlamakta ve sonuçta bor ile ilgili sürdürülebilir yenilikler sağlamaya çalışmaktadır.

Bor; cam sektöründen seramiğe, temizlik sektöründen tarım ürünlerine kadar pek çok sektör ve teknoloji girdisi olarak 250 den fazla alanda katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Dünya bor rezervinin %73’üne sahip olmamıza rağmen, ülkemizde teknoloji ve sanayide bor kullanımı çok kısıtlı kalmaktadır. Ülkemiz bor politikalarının gerçekleştirilmesinde ve rekabetin artırılmasında temel konulardan birisi, bu alandaki Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmeye dönük olması gerektiğidir. Bu anlamda, ülkemizin önemli kaynaklarının başında yer alan bor cevherinin yenilikçi girişimlerle, bor’lu ürünlere dönüştürülmesinde teknolojilerin geliştirilmesi ve bor’lu ürünlerin ülkemizde farklı sektörlerde geniş şekilde kullanılması BOREN’nin önemli hedefleri arasında yer almaktadır.

BOREN, ülkemiz bor kaynaklarından milli ekonomiye sağlanacak katkıyı artırmak amacıyla; bora dayalı rekabet avantajı oluşturan teknolojik çözümler üreterek teknolojik uygulama alanlarında kullanımını yaygınlaştıracak yeni bor ürünleri geliştirilmesi, mevcut bor ürünlerine yeni kullanım alanları bulunması, yüksek katma değerli bor’lu ürünlerin elde edilmesi, ülkemizde bora dayalı sektörün geliştirilmesi, yeni üretim alanlarının oluşturulması, istihdamın arttırılması ve bor’un yurtiçi tüketim değerlerinin daha yüksek seviyelere çıkarılması çalışmalarına odaklanmıştır.

Bu doğrultuda başlatılan proje çağrısı kapsamında; borlu malzemeler ve bor kimyasalları alanlarında ürün ve teknoloji geliştirmeye yönelik proje önerileri alınacaktır. Proje önerileri, BOREN Proje Çağrıları İle İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge uyarınca değerlendirilerek desteklenecektir.

Çağrı Başlığı Borlu Malzemeler ve Bor Kimyasallarının Geliştirilmesi
Çağrı No PÇ.2016/1
Çağrı Kapsamı
Borlu malzemeler ve bor kimyasalları alanlarında;
· Yüksek ticarileşme ve ekonomik katkı potansiyeline sahip,
· Sonuçları itibariyle bor kullanımını yaygınlaştıracak ve/veya bora dayalı     rekabet avantajı sağlayacak,
ürün ve teknoloji (yöntem/süreç) geliştirilmesi.
Çağrı Kapsamı Dışındaki Alanlar Tarım ve Çevre
Proje Nitelikleri
· Ürün ve teknoloji geliştirmeyi hedefleyen uygulama odaklı proje     önerileri desteklenecektir.
· Temel araştırma içerikli ve altyapı yatırımına ve/veya doğrudan endüstriyel üretime yönelik proje önerileri desteklenmeyecektir.
Kimler Başvurabilir Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve özel kuruluşlar bünyesinde yürütülmek üzere; anılan kuruluş çalışanları veya projenin anılan kuruluşlarda yürütülebileceğine dair taahhüt almış olmak kaydıyla diğer gerçek kişiler.
Proje Bütçesi/Süresi
  • Önerilecek projelerin süresi 36 ayı aşamaz.
  • Kabul edilen projelerin onaylanan bütçesinin tamamı desteklenecektir.
  • BOREN bütçe olanakları çerçevesinde, belirli sayıda nitelikli proje desteklenecektir.
Çağrı İlan Tarihi 18.03.2016
Ön Başvuru Tarihleri 28.04.2016-06.05.2016
Öngörülen Kesin Başvuru Son Tarihi 06.06.2016
Öngörülen Proje Başlangıç Tarihi 09.09.2016

Ön başvuru, BOREN Proje Ön Başvuru Formu kullanılarak 06.05.2016 tarihine kadar elden veya posta yoluyla yazılı ve elektronik ortamda (CD) BOREN’e yapılacaktır.

Format açısından yeterli bulunmayan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır. Ön değerlendirme aşamasını geçen öneriler için kesin başvuru, ilan edilecek tarihe kadar BOREN Proje Kesin Başvuru Formu kullanılarak yapılacaktır. Başvuru tarihlerinin son günü Saat:17:30 itibarıyla elden veya posta yoluyla BOREN’e ulaşmamış başvurular dikkate alınmayacaktır. İnceleme ve değerlendirme sonuçları BOREN internet sitesinde ilan edilecektir. Başvuru için : http://www.boren.gov.tr/tr

Borlu-Malzemeler-ve-Bor-Kimyasallarının-Geliştirilmesi-Proje-Çağrısı

Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız

Dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci En Büyük Plastik Üreticisi Konumundayız. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: “Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır”dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz” dedi.

Bakan Işık, Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi (GEPOSB) açılında, buranın yüzde 90’ı geçen doluluk oranı, altyapısı, çevre hassasiyeti açısından gerçekten de en başarılı, örnek OSB’lerden biri olduğunu söyledi.

OSB’de faaliyet gösteren 129 firmanın 10 binden fazla istihdam ürettiğine işaret eden Bakan Işık, “Biz Bakanlığımızda 3Y anlayışıyla, yani yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Aynı anlayışın plastikçiler OSB tarafından da sahiplenilmesi, bizleri çok memnun ediyor” diye konuştu.

Özellikle plastik gibi sektörlerde yapılan üretimin çevreye etkilerini en aza indirmenin çok büyük önem taşıdığına değinen Işık, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, hem OSB yönetimine hem de burada üretim yapan sanayicilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu yeni idare binasıyla birlikte, burada üretim yapan sanayicilerimize çok daha iyi hizmet verilecek olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Plastikçiler OSB, hem OSB’lerin sanayimiz için önemini hem de Türkiye’deki OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından çok güzel bir örnektir. İnşallah, üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız Üretim Reform Paketi ile OSB’lerdeki başarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları hayata geçireceğiz.”

Yeni girişimcilere parsel üretme hedefi

Bakan Işık, plastik OSB’lerin hem OSB’lerin sanayiciler için önemini hem de Türkiye’de OSB uygulamalarının geldiği seviyeyi göstermesi açısından iyi bir örnek olduğunu dile getirerek, “İnşallah üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığımız yeni girişimciler için daha fazla sanayi parseli üretmek ve girişimcilerin bu parsellere daha uygun şartlarda ve daha hızlı erişebilmeleri için önemli adımları atacağız, önemli düzenlemeleri hayata geçireceğiz” diye konuştu.

Bu konuda net kararlarının olduğuna işaret eden Işık, şöyle devam etti:

“Bir tarafta üretim yapmak için yer arayan ve bulamayan sanayicimiz, diğer taraftan yarın ‘daha fazla para eder’ diye arazisini satmayan veya değerlendirmeyen gayrimenkul sahipleri var. Üretim yapılmayan parsel kamulaştırmayla elde edilmişse o kamulaştırmayla elde edildiği için tapu dahi olsa geri alacağız. Her kim OSB’de rant için bir yatırım yapıyorsa onun eli yanacak, bu konuda kararlıyız. Kamulaştırmayla elde edilen sanayi parsellerinde kesinlikle tolerans göstermeyeceğiz. Dededen kalmıştır, babadan kalmıştır, kendisi almıştır, o kendi bileceği iştir ama bu noktada kesin kararlı bir duruşumuz var ve inşallah üretim reform paketinde bu konuyla ilgili çok önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”

OSB’de kullanılan suya indirim

Işık, ayrıca OSB’lerdeki su konusuna da değinerek, “Sizlerle bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Büyükşehir belediyemiz, Kocaeli’deki OSB’lerde yüzde 10 indirimli uygulanan su fiyatlarını yüzde 20 indirimli uygulama kararını aldı. Bu örnek kararıyla sanayicilerimizin yanında olduğunu bir kere daha gösteren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Plastiklerin telefondan televizyona, otomobilden su şişelerine, yalıtım malzemelerinden yiyecek ambalajlarına kadar hayatın her alanında gittikçe artan bir hızla kullanım alanı bulunduğunu belirten Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her geçen gün yeni uygulama alanları ortaya çıkan plastikler, bugün demir, tahta ve cam gibi materyallerin yerine alternatif bir malzeme olarak kullanılmaktadır. Plastik gibi sektörler, diğer birçok sektöre girdi ürettiği için de ayrı bir önem taşıyor. Hafif, çok yönlü ve dayanıklı plastikler perakende, ambalaj, inşaat, sağlık, tarım, mobilya, otomotiv ve yenilenebilir enerji gibi sektörler için stratejik önem taşıyor. Türkiye’nin plastik sektöründe çok ciddi bir potansiyel taşıdığına inanıyorum. Zira ülkemizin petrokimya piyasası, Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biridir. Plastik sanayi girdisinin yüzde 90’ını bu sektörden sağlamaktadır. 2015 yılında, 33 milyar dolar değerinde 8,6 milyon ton plastik mamul ürettik. 2,9 milyar dolar ithalata karşılık 4,3 milyar dolar ihracat yaptık, yani bu sektörde dış ticaret fazlası verdik.”

” Türkiye dünyanın en büyük 7. plastik üreticisi”

Bakan Fikri Işık, Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) verilerine göre, 2014 yılında ülkede kauçuk ve plastik sektöründe 165 bin kişiye istihdam sağlayan firmaların faaliyet karlılığının da yüzde 6,4 olduğunu belirtti.

Türkiye’nin 2002 yılında dünyada üretilen toplam plastiğin yüzde1,1’ini ürettiğini aktaran Işık, “2013 yılında ise bu oran yüzde 2,8’e yükseldi. Türkiye’nin plastik üretimi, 2002’den sonra, dünya ortalamasından ortalama 3 kat daha hızlı büyüdü. Küresel düzeye baktığımızda Türkiye, 2013 yılı itibarıyla dünyanın 7’nci, Avrupa’nın ise 2’nci en büyük plastik üreticisi konumundadır. Bugün dünyada üretilen her 10 kilogram plastiğin 4 kilogramını Çin ve ABD üretmektedir. Ancak Çin, düşük katma değerli plastik ürünleri üretirken ABD, teknik plastiğe yoğunlaşmıştır. Dünyada plastik üretimi son 60 yılda 150 kattan fazla artış göstermiştir. Her yıl kişi başı plastik talebinin yüzde 4 arttığını düşünürsek, bu sektörde atacağımız adımların önemi daha iyi anlaşılacaktır” dedi.

Işık, Türkiye’nin plastik sektöründe karşılaştığı iki temel sorun olduğuna işaret ederek, “Bunlardan birincisi, petrokimya ürünlerini girdi olarak kullanan bu sektörün yüzde 86 dışa bağımlı olmasıdır. Ne yazık ki bu konuda kısa vadede yapılabilecek fazla bir şey yok. Sektörün yaşadığı ikinci temel sorun ise katma değerin düşük olmasıdır. İşte bu konuda, sektörle birlikte kısa, orta ve uzun vadede yapabileceğimiz, yapacağımız çok iş var” değerlendirmesinde bulundu.

“Ar-Ge’ye yoğunlaşmak durumundayız”

Geçen yıl ihraç edilen bir kilogram plastik için 2,75 dolar gelir elde edildiğini dile getiren Işık, şunları söyledi:

“Bu fiyat, bizi, dünya plastik mamul ihracatını yönlendiren 20 ülkenin içinde 18’inci sıraya düşürüyor. Bu nedenle, plastik sektöründe Ar-Ge, inovasyon, tasarım gibi alanlara yoğunlaşmak durumundayız. Bu açıdan Ar-Ge Reform Paketi’nin tüm sanayi sektörlerimiz için olduğu gibi plastik sektörü için de bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Tasarım faaliyetlerinin destek kapsamına alınması, Ar-Ge merkezlerinde daha fazla ve daha nitelikli personel istihdamının sağlanması, sipariş yoluyla yaptırılan Ar-Ge ve tasarım projelerinin de vergi indirimine tabi tutulması gibi adımlar bu açıdan çok önemlidir.”

“Bölgeyi teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz”

KOBİ’lerin marka, patent ve standart belgelerinin ücretini KOSGEB‘in karşılayacağını belirten Işık, bu ve benzeri adımlarla, sektörlerin daha fazla Ar-Ge ve tasarım projesini hayata geçireceğine inandığını bildirdi.

Gebze Plastikçiler OSB’de üretim yapan sanayicilerin bu açıdan çok şanslı olduğunu düşündüğünü ifade eden Işık,” Zira bu bölgeyi, sadece Türkiye çapında değil küresel çapta bir teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bilişim Vadisi başta olmak üzere bu bölgede hayata geçireceğimiz projelerle, burada çok güçlü bir teknoloji ve yenilik ekosistemi oluşturacağız. Bu ekosistemin bu bölgede üretim yapan ve yapacak olan tüm sanayicilerimizi olumlu etkileyeceğine, adeta zincirleme bir reaksiyon başlatarak tüm sektörlerimizin teknoloji kapasitesini artıracağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Rekabetçi bir plastik sektörü inşa edeceğiz”

“Bakanlığımızda birçok sektörü olduğu gibi plastik sektörünü de çok yakından takip ediyoruz” diyen Fikri Işık, şunları kaydetti:

“Uygulaması bu yıl bitecek olan Kimya Sektörü Stratejimizin üç ana bileşeninden biri de kauçuk ve plastik ürünlerdi. 2014’ün sonunda benim de katıldığım bir sektör buluşması gerçekleştirmiştik. O toplantıda 18 firma tarafından 26 sorun iletilmişti. Orada dile getirilen sorunları da yakından takip ettiğimizi, Ar-Ge paketimizde ve hazırlıklarını sürdürdüğümüz üretim paketimizde bazılarının çözümlerine yer verdiğimizi ifade etmek istiyorum. İnşallah, her açıdan çok daha rekabetçi bir plastik sektörünü sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Sektörün ürettiği ve ihraç ettiği ürünlerin ortalama kilogram fiyatını artırmak için yoğun bir şekilde çalışacağız. Bu çalışmaların semerelerini de yine sizlerle birlikte toplayacağız.”

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak: Sanayi Bakanlığı