2. Lif ve Polimer Araştırmaları Sempozyumu İle Eş Zamanlı AR-GE Proje Pazarı Zirvesi Yapıldı

2. Lif ve Polimer Araştırmaları Sempozyumu İle Eş Zamanlı AR-GE Proje Pazarı Zirvesi Yapıldı. “UTİB Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe AR-GE Proje Pazarı Zirvesi”nin dokuzuncusu uluslararası düzeyde 27-28 Nisan 2017 tarihinde, “2. Lif ve Polimer Araştırmaları Sempozyumu” ile eş zamanlı olarak BUTEKOM Demirtaş yerleşkesinde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve BEBKA Organizasyon Ortaklığında gerçekleştirildi.

Açılış töreninde Ar-Ge Proje pazarı etkinliğine en fazla proje ile tasarım gönderen üniversiteler ödüllendirildi. Açılışta ayrıca Türkiye Tekstil İnovasyon Ligi’nde finale kalan 9 firmanın temsilcilerine ödülleri verildi.

Sektörün geleceğine ışık tutuyor…

Zirvede yaptığı açılış konuşmasında organizasyonun tekstil sektörüne ciddi katkılar sağladığını belirten Bursa Vali Yardımcısı ve Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreter Vekili Yunus Fatih Kadiroğlu, “BEBKA olarak, bölgemizde gelişen ve gelişmekte olan diğer sektörlerde olduğu gibi tekstil sektöründe de AR-GE ve inovasyon kapasitesinin artırılması bizim için önceliklidir. Günümüz şartlarında ulusal ve küresel rekabet gücümüzü artırmanın yolu, araştırma, geliştirme ve ileri teknolojiyi de kullanarak farklı ürün yelpazesi sunabilmekten geçmektedir. Bu nedenle 2012 yılı 4. Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi’nden itibaren BTSO ve UTİB işbirliğinde bu organizasyonu düzenlemekteyiz. Ar-Ge Proje Pazarı, uluslararası proje ve yeniliklerin paylaşıldığı, sektör için önemli adımların atıldığı, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin geleceğine ışık tutan bir etkinliktir” şeklinde konuştu.

Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı’nı bu yıl 9. kez düzenlediklerini kaydeden UTİB Ar-Ge Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Ersan Özsoy, “Geride kalan 8 yılda yaklaşık 13 bin katılımcıyla düzenlediğimiz Proje Pazarlarımıza yaklaşık 1.600 proje sunuldu. Bu projelerin 65’i sanayi alanında olmak üzere 135’i ortaklığa dönüştü. Bu yılki zirvemizde de Türkiye’mizin hedefleriyle aynı doğrultuda uzay, havacılık ve savunmadan kompozite, inşaattan spora, ekolojiden konutlara kadar teknik tekstilin kullanım alanlarındaki projelere öncelik verdik. Toplamda da 215 proje başvurusu gerçekleşti. İnşallah bu projeler de önemli ortaklıklara ve ekonomik değere dönüşecektir. Yurt içinden akademisyenlerimizle birlikte bu yıl ilk defa etkinliğimize katılım sağlayan doktora, yüksek lisans ve lisans öğrencileri ile Belçika, İtalya, İspanya, İngiltere, Mısır ve Portekiz gibi ülkelerden öğretim üyeleri ve araştırmacıları da ihracatçılarımızla buluşturacağız” diye konuştu.

Bursa, tekstilin kalbi…

Bursa’nın tekstil sektörünün kalbi olduğunu dile getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdülkadir Karlık da, “Ülkemizin katma değerli üretim ve ihracat hedeflerinde tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin çok önemli bir rolü bulunmaktadır. Bundan 10-15 yıl kadar önce sektörün geleceğinden endişe ediliyordu. Ancak bu karamsar tablo sektöre inancını yitirmeyen girişimcilerimiz sayesinde ortadan kalktı. Ürün kalitemiz, moda ve trendleri belirleme gücümüz, rekabet anlayışımız da kıtaların ötesinde bir üne ulaştı. Sektörün bugünkü gücünü sürdürülebilir kılması çok önemli. Bu noktada çalışmaların yoğun bir şekilde devam ettiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Tekstil İnovasyon liginin galibi Sun Tekstil oldu.

Zirvenin açılışında ayrıca Türkiye Tekstil İnovasyon Ligine katılarak finale kalan 9 firma ya ödülleri verildi. Birinciliği Sun Tekstil’in kazandığı İnovasyon Ligi’nde; Can Tekstil, Çalık Denim Tekstil Sanayi, Gamateks Tekstil Sanayi, Harput Tekstil Sanayi, Kipaş Mensucat İşletmeleri, Korteks Mensucat Sanayi, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri ile Polyteks Tekstil Sanayi Araştırma ve Eğitim firmalarının ödüllerini, UTİB Ar-Ge Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Ersan Özsoy, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Karlık ve Bursa Vali Yardımcısı ve BEBKA Genel Sekreter Vekili Yunus Fatih Kadiroğlu’nun elinden aldılar.

İki gün boyunca devam eden zirvede ENDÜSTRİ 4.0, HORIZON 2020 Destekleri, KOBİ’lerde Kriz Yönetimi, 3 Boyutlu baskı, Ar-Ge Merkezlerinin Teknoloji Transferindeki Rolü gibi sektörün büyük önem verdiği konularda gerçekleştirilen panel ve çalıştaylar katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Kaynak : BEBKA

Bursa Kauçuk – Plastik Test Ve Analiz Laboratuvarı, BEBKA Desteği İle BTÜ’de Açıldı

Bursa Kauçuk – Plastik Test Ve Analiz Laboratuvarı, BEBKA Desteği İle BTÜ’de Açıldı. Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın (BEBKA) desteğiyle Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Yıldırım Yerleşkesinde yapımı tamamlanan Bursa Kauçuk – Plastik Test ve Analiz Laboratuarının açılışı geçtiğimiz gün gerçekleştirildi. AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şükrü Köse, Yıldırım Kaymakamı Mehmet Aydın, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Selimoğlu, BEBKA Genel Sekreteri Tamer Değirmenci, sanayiciler ve çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, BTÜ olarak sanayi ile beraber, yanyana yürüyeceklerini ve koordinasyonlu çalışacaklarını ifade ederek, “Sanayicilerimizin mücadele ettiği küresel arenada rekabet edebilirlik seviyesini artırmak ve bu yönde çalışmalar yürütmek, üniversitelerin temel amaçlarından biridir” dedi.

Bursa Kauçuk – Plastik Test Ve Analiz Laboratuvarı, BEBKA Desteği İle BTÜ’de Açıldı3

Törenin açılış bölümünde konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, “Üniversitenin en temel fonksiyonlarından birisi de, öncelikle bölgesinde aktif olan sanayiye, yüksek tercih edilir, nitelikli eleman yetiştirmektir. Nitelikli elemanın, en son bilgilerle donanmış ve yüksek oranda uygulama yapmış olması beklenir. Böyle elemanlar, firma ve kurumlarına daha fazla değer katabilirler, atılım yapılmasına destek verebilirler. BEBKA desteği ile kurulan bu test ve analiz merkezimiz, eğitim fonksiyonu yanında, özellikle kauçuk-plastik sektörü açısından uygulama ortamı da sunmaktadır. Bu açıdan hem sanayicimize ciddi katkı verecek, hem de konu hakkında yapılacak eğitim ve ar-ge çalışmalarına pratik ortam sunacaktır. BEBKA Genel Sekreteri Tamer Bey ve oluşum konusunda destek veren, emek harcayan herkese teşekkür eder, hayırlı olmasını dilerim.” dedi.

Ar-Ge ve inovasyon konularının tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de en önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten BEBKA Genel Sekreteri Tamer Değirmenci ise, “Ar-Ge ve İnovasyon bölgemizin üzerinde durduğu konuların başında gelmektedir. Katma değerin artırılması, ileri teknolojili ürünlerin payının ihracatımızda artması gibi konuların temelinde bunları görüyoruz. Laboratuarlar, Test ve Analiz Merkezleri de Ar-Ge ve inovasyonun temel unsurlarını oluşturuyor. Bursa Kauçuk – Plastik Test ve Analiz Laboratuarı’ da bu alandaki örnek projeler arasında yer alıyor. Özellikle bölgemizde birçok sektörü ilgilendiren plastik ve kauçuk konusunda önemli bir test ve Ar-Ge alt yapısını bugün burada Bursamıza kazandırmış oluyoruz. Bu alt yapının BTÜ’de olması da üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesi, üniversitedeki bilgi ve birikimin sanayiye aktarılması açısından büyük önem arz ediyor. Yaklaşık 2 milyon TL’lik bir bütçe ile hayata geçirilen bu laboratuarla birlikte BEBKA’nın bu tarz araştırma projeleri için üniversitelere aktardığı toplam kaynak 7.2 milyon TL’ye ulaştı” diye konuştu.

Bursa Kauçuk – Plastik Test Ve Analiz Laboratuvarı, BEBKA Desteği İle BTÜ’de Açıldı2

AK Parti’nin hükümeti devraldığı 13 sene önce Türkiye’de toplam üniversite sayısının 99 olduğuna dikkat çeken AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise bu sayının günümüzde yaklaşık 195’e yaklaştığını ifade etti. Üniversitelerin ideolojilerden arındırılmış birer bilim yuvası olması gerektiğinin de altını çizen Şahin, “Bizler üniversitelerin, bulundukları şehre, o bölgenin sanayisine ve sanatına değer katan yuvalar, bilim, kültür, spor yuvaları olmalarını arzu ediyoruz. Biz hükümet olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem kamu hem de vakıf üniversitelerinin bu bağlamda çalışması için onlara da destek oluyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni Türkiye’de bilim insanlarının çok daha fazla aktif rol alacağını da belirten Şahin, “Adına ‘Yeni Türkiye’ dediğimiz o aydınlık yarınlarda siz akademisyenlerimiz topluma yön veren bireyler yetiştirecek ve o bireyleri hayata daha sağlam hazırlayacaksınız” dedi. BTÜ’nün henüz yeni bir üniversite olmasına rağmen oldukça önemli projelere imza attığını da sözlerine ekleyen Şahin, Prof. Dr. Arif Karademir ile birlikte BTÜ’nün ciddi bir ivme kazandığını da belirtti.

Konuşmaların ardından Bursa Kauçuk – Plastik Test ve Analiz Laboratuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Projede büyük emek harcayan BTÜ akademisyenlerinden Doç. Dr. Deniz Uzunsoy ve Yrd. Doç. Dr. Halit Levent Hoşgün konuklara laboratuvar imkanları hakkında detaylı bilgiler verdiler. BTÜ öğretim üyelerinin labotatuvar hakkında kamuoyu ile paylaştıkları bilgilerde, sektörün test ve analiz ihtiyaçlarına istinaden temin edilen; Floresan Yaşlandırma Test Cihazı, Erime Akış İndeks Test Cihazı, Vicat Yumuşatma Test Cihazı, Ozon Yaşlandırma Test Cihazı, Taber Aşındırma Test Cihazı, Oksijen Geçirgenlik Test Cihazı, Hava Koşullarında Yaşlandırma Test Cihazı, UV Yaşlandırma Test Cihazı, Yatay Yanmazlık Test Kabini ve Shore A ve Shore D Sertlik Tayin Cihazları bulunmakta olduğunu paylaştılar.

Bursa Kauçuk – Plastik Test Ve Analiz Laboratuvarı, BEBKA Desteği İle BTÜ’de Açıldı

Bülent Ecevit Üniversitesi II. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı Sizleri Bekliyor

Bülent Ecevit Üniversitesi II. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı Sizleri Bekliyor. AR-GE ve inovasyon bilincinin yaygınlaşması, proje hazırlama ve geliştirme kültürünün oluşması, örnek projelerin sergilenmesi ve ödüllendirilmesi, finansman ve altyapı sıkıntısı ile gerçekleştirilemeyen önemli projelerin ilgili kişi ve kuruluşlar ile buluşturulması hedefine yönelik olarak geçen yıl 47 katılımcının proje fikrinin poster ve prototip olarak sergilendiği proje pazarının bu yıl ikincisi yapılacaktır. “Bülent Ecevit Üniversitesi II. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı” olarak isimlendirilen etkinliğimize “Benim de bir fikrim var” diyen herkesi davet ediyoruz. Çeşitli ödüllerin verileceği etkinliğe sizleri bekliyor.

Etkinliğin Ana Temaları:

Nanoteknoloji ve Nutrasötikler
Endüstriyel Malzeme Üretimi ve Uygulamaları
Biyomedikal/Biyoteknoloji
Elektrik ve Elektronik Teknolojileri
Enerji ve Alternatif Enerji
Makine Teknolojileri
Kimya/İlaç Teknolojileri
Yapı Malzemeleri Üretimi ve Uygulamaları
Çevre Teknolojileri
Gıda ve Tarım Teknolojileri
Bilişim Teknolojileri
Tekstil Sanayi Teknolojileri
Savunma Sanayi Teknolojileri
Tıp ve Sağlık Uygulamaları
Diğer Alanlar

AMAÇ
Akademisyenler, sanayiciler ,araştırmacılar ve öğrencilerin somut Ar-Ge proje fikirlerini hayata geçirebilecekleri bir ortam sağlanması,
Bu etkinlikle Üniversite sanayii işbirliğinin geliştirilmesi ve yeni Ar-Ge ortaklıkları başlatılmasını desteklenmesi,
Teknik bir soruna çözüm arayan veya Ar-Ge çalışmalarına destek olacak uzmanlığa ihtiyaç duyan sanayi kuruluşlarının temsilcilerinin konusunda uzman akademisyenlerle bir araya getirilmesi ve
Üniversitemiz öğrencilerinin AR-GE Projelerine özendirilmesi amaçlanmaktadır.
Hedef Kitlesi:

Akademisyenler
Küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler
Ar-Ge/İnovasyon çalışması olan proje sahipleri
Yatırımcılar (projelere ortak olmak isteyen ve finansman sağlamak isteyen müteşebbisler)
Girişimciler
Öğrenciler

Önemli Tarihler:

24 Nisan 2015 : Proje özetlerinin son gönderilme tarihi
27 Nisan 2015 : Ön değerlendirme sonuçlarının ilanı
04 Mayıs 2015 : Poster teslimi
07 Mayıs 2015 : Proje Sergisi ve Proje Yarışması
07 Mayıs 2015 : Ödül töreni

 

Başvuru için : http://projepazari.beun.edu.tr/2015/

Bülent Ecevit Üniversitesi II. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı Sizleri Bekliyor

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi. Plastik Sektörünün Gelecek Tasarımı İçin Stratejik Açılımlar Çalıştayı’nda konuşan Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, “Gaziantepli sanayiciler olarak, AR-GE ve inovasyonu plastik ve kimya sektöründe de kullanarak, 2023 hedeflerine ulaşacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASDER), Güneydoğu Plastik ve Kimya Sanayicileri Derneği (GAPLASDER) ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) işbirliğiyle, Divan Gaziantep Otel’de ’Plastik Sektörünün Gelecek Tasarımı İçin Stratejik Açılımlar Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Çalıştaya Vali Yardımcısı Adil Nas, GSO Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Adnan Ünverdi ve Cevdet Akınal, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Aksoy, GAPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kökoğlu ve GSO Genel Sekreteri Kürşat Göncü ile çok sayıda davetli katıldı.
GSO Meclis Başkanı Topçuoğlu, sanayi ve ticaret kenti Gaziantep’te, plastik ve kimya sektörünü yakından ilgilendiren bir çalıştay düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu söyledi.

“KİMYA SEKTÖRÜ İTHALATA BAĞIMLI”
Topçuoğlu, kullanım alanı çok geniş olan plastik ve kimya sektörünün gün geçtikçe daha da önem kazandığını belirterek, “Ülkemizde kimya sektörü ithalata bağımlı bir sektör durumunda. Kullanılan hammaddenin yüzde 70’ini ithal ediyoruz. Bunun ancak yüzde 30’unu yerli üretimle karşılıyoruz. Plastik üretimin ana girdisi yüzde 90 oranında petrokimya sektöründen sağlanmakta. Petrokimya sektörü ise büyük ölçekli, sermaye ve teknoloji yoğun bir sektördür” diye konuştu.

“Ülkemizin kimya sektörü ihracatı 2010 yılında yüzde 22 oranında artarak 13,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir” diyen Topçuoğlu, şöyle devam etti:
“Kimyasal ürünler ihracatımız 2011 yılında olumlu performansla yüzde 29 düzeyinde artış göstermiş ve yılı otomotivin ardından 2. büyük ihracatçı sektör olarak kapatmıştır. Gaziantep’ten kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı da 2009-2014 döneminde düzenli bir şekilde artış gösterdi. Türkiye’den yapılan plastik, kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatında, Gaziantep’in önemli bir payı var. Gaziantepli sanayiciler olarak, AR-GE ve inovasyonu plastik ve kimya sektöründe de kullanarak 2023 hedeflerine ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Avrupa’nın ikinci büyük plastik üreticisi olan ülkemizde her geçen gün önemi artan plastik ve kimya sektöründe, AR-GE ve inovasyonu kullanarak katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bunu sağladığımız takdirde kentimizin ve ülkemizin büyümesi daha da hızlı olacaktır.”

“Petkim ROLÜNÜ GÖZDEN GEÇİRMELİ”
PETKİM’in kurulduğu günden beri Türkiye’de plastik ve kimya sektörünün gelişiminde çok önemli roller üstlendiğine dikkat çeken Topçuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ancak PETKİM’de özelleştirme sonrası piyasa yapıcı özelliğinde değişiklik gözlenmektedir. PETKİM’i piyasa yapıcı, plastik ve kimya sektörünü geliştirici rolünü bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyorum. Türkiye’nin Akdeniz’de ve en az 2 petrokimya tesisine ihtiyacı var. Devlet desteği ve özel sektör işbirliği ile bu süreç bir an önce başlamalıdır.”

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi

 

Kaynak : Milliyet

Fındık Kurutma Cihazı Yaparken ‘Optik Fırın’ Yaptı

Fındık Kurutma Cihazı Yaparken ‘Optik Fırın’ Yaptı. Bursa’da bir meslek lisesinde görev yapan, 30 yıldır Ar-Ge ve inovasyonla ilgilenen fizik öğretmeni, fındık kurutma cihazı üretmek isterken üç senelik çalışması sonucu hastanelerden sanayi kuruluşlarına, tarımsal faaliyetlerden evlerde yemek pişirmeye kadar pek çok alanda kullanılabilecek “optik fırın” geliştirmeyi başardı.

Hürriyet Endüstri Teknik ve Meslek Lisesinde görevli İlhami Aran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1984 yılından bu yana Ar-Ge ve inovasyonla uğraştığını, çok sayıda proje ürettiğini söyledi.

Şu anda dünyada bakir sayılabilecek konulardan birinin “optik” olduğunu belirten Aran, bu sistemle geliştirdiği fırın hakkında şu bilgileri verdi:
“Optik fırına, fındık kurutma cihazı olarak başlamıştık. Daha büyük odalarda ve makro düzey sistemlerde kullanmıştık. Optik fırında homojen kurutma veya ısıtma olayı var. Otomotiv sanayinde testlerde kullanılan fanlar vardır ve o fanlardan ısı verilir. Fanla verilen ısı havanın etkisiyle test yapılacak maddenin yüzeyinde partiküller oluşturur. Optik fırın, kapalı bir sistem olduğu için test edilecek parçanın üzerinde herhangi bir partikül oluşturmaz. Optik fırın projemizde ışığı baz alarak yola çıktık. Şu anda günlük hayatta mikrodalga fırınlar var. Mikrodalga fırınların kullanım alanları belli ve su bazlı oldukları için sadece su üzerinde enerji bırakıyor. Optik fırın ise ışık kaynağından çıkan ışınların ısıya dayanıklı ayna üzerinden yansıyıp sadece ışığın soğurduğu yiyecek gibi maddelerin üzerinde enerji bırakıyor. Enerjiyi ayna üzerinde değil de sadece pişireceği maddeler üzerinde bırakacağı için pişirme olayında büyük miktarda enerji tasarrufu yapmaktadır. Optik fırın, özgün bir projedir. Araştırmalarımıza göre dünyada böyle bir fırın yok.”

– “Bir ampulün harcadığı kadar enerji”
Aran, evlerde yemek pişirmeden sanayi kuruluşlarındaki test, ölçüm ve kurutma işlemlere kadar birçok alanda optik fırının kullanılabileceğini vurguladı.
Bu cihazın hastanelerde sterilizasyon dolabı olabileceğini dile getiren Aran, “Evlerde bir ampulün harcadığı enerjiyle pişirme aracı yani fırın olarak kullanılabilir. Evimizde ocakta pişirdiğimiz yemeği optik fırın sayesinde 60-70 vatlık ampulle pişirebilir veya ısıtabiliriz” ifadesini kullandı.
Optik fırından, makro düzeyde yapıldığında tarımsal faaliyetlerde fındık veya kayısı kurutma kabini olarak da yararlanabileceğine değinen Aran, mikrodalga fırında yapılamayan metal parçasının ısıtılması işleminin de bununla gerçekleştirilebileceğini aktardı.

– “Sağlığa herhangi bir yan etkisi yok”
İlhami Aran, geliştirdiği cihazda, ısıya dayanıklı kalın aynalar ve buhar emici sensörlerin bulunduğunu bildirdi.
Ocak ve fırınlarda enerjinin yüksek kısmının dışarı gittiğini söyleyen Aran, şunları kaydetti:
“Optik fırında sadece ışığı kullanıyoruz. Işık, soğrulmadığı yerde enerji bırakmaz. Aynaya çarpar yansır, sadece pişireceği madde üzerinde enerji bırakır. Dolayısıyla enerji kaybı çok düşük. Optik fırında kullandığımız enerjinin yüzde 97’lik kısmını pişireceğimiz cisim alıyor. Dışarıya hiçbir şekilde enerji kaybı olmuyor. Bu nedenle çok büyük bir miktarda enerji tasarrufu sağlamış oluyoruz. Enerjinin öneminin arttığı bir dönemde göz ardı edilmeyecek bir proje. Optik fırının sağlığa herhangi bir yan etkisi yok. Laboratuvar ortamında testler yapmadık ama bildiğimiz teorik bilgilere göre görünür dalga boyundaki ışığın insan sağlığına zararı yoktur. Öyle olmuş olsaydı evimizde kullandığımız ampullerle de sağlığımız bozulurdu. Sağlık açısından negatif bir durum söz konusu değil. Optik fırının maliyeti de düşük. Elektrikli fırının yarı maliyetinde olabilir. Maliyetinin çok küçük olması ürünün değersiz olduğu anlamına gelmez. Optik fırının yaptığı iş çok fazla, maliyeti düşük.”
Söz konusu fırın için üç yıl çalıştığı bilgisini veren Aran, çalışabilir bir modelini yapıp patentini aldığı ürünün daha da geliştirilebilmesi için sanayicilerden destek beklediğini sözlerine ekledi.

Fındık Kurutma Cihazı Yaparken 'Optik Fırın' Yaptı

 

Kaynak : beyazgazete