Çocuklarda Empati Becerisini Geliştirmek İçin Bu Tavsiyelere Dikkat!

cocuga empati yapmayi ogretebilirsiniz
cocuga empati yapmayi ogretebilirsiniz

Empati kurmayı öğrenen çocukların daha merhametli, yardımsever, adil ve paylaşımcı olduğunu dile getiren uzmanlar, empatinin öğretilen bir beceri olduğunu vurguluyor. Bu beceriyi öğretmek için de ebeveynlere, duygularını ifade etmekten kaçınmamaları, çocuklarını dinleyerek ve isteklerine kulak vererek ilgi göstermeleri tavsiye ediliyor.


Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Nuran Günana, çocuklarda empati duygusunun gelişimine ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.

Empati öğretilen bir beceridir

Empatinin en genel anlamıyla kişinin kendisini duygu ve düşüncelerinden soyutlayarak diğer kişilerin duygularını, düşüncelerini ve olaylara bakış açılarını anlayabilme kabiliyeti olduğunu dile getiren Nuran Günana, empatinin hem olumlu benlik algısının gelişmesine yardımcı olduğunu hem de kişinin davranışlarının başkalarının duygu ve davranışlarını nasıl etkileyebileceğini düşünebilmesi için önemli bir anahtar rolünde bulunduğunu söyledi.

Empati, sağlıklı ilişki kurulmasına yardımcı oluyor

Uzman Klinik Psikolog Nuran Günana, “Empati yapmak sosyal ilişkileri kolaylaştırır ve kişilerin sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar. Empati çocuklar için son derece önemlidir. Bu beceriye sahip olan çocuklar kendilerini güvende hissederler ve insanlarla güçlü ilişkiler kurarlar. Empati becerisi doğuştan gelen bir özellik değildir, aksine zaman içerisinde öğretilen ve öğrenilen bir beceridir” diye konuştu.

Empatinin temeli yaşamın ilk yıllarında atılır

Empatinin temellerinin yaşamın ilk yıllarında atıldığını kaydeden Nuran Günana, anne ile çocuk arasında oluşan sevgi, ilgi ve şefkate dayalı ilişki çocuğun çevresine de aynı şekilde ilgi ve şefkat göstermesini sağladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Annenin bebeğin ihtiyaçlarını doğru şekilde düşünüp anlayarak karşılaması çocuğun empati kurma becerilerini geliştirir. Bu aynı zamanda zihinsel gelişimi de olumlu yönde etkiler.”

Onlara değer verin ki değer vermeyi öğrensinler

Çocukların hayatta örnek aldığı ilk kişilerin anne ve babaları olduğunu hatırlatan Nuran Günana, çocukların empatiyi de anne-babalarından ve sosyal çevrelerinden öğrendiğini vurguladı. Çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını karşılayan ve duygularına şefkatli bir şekilde yanıt veren anne ve babaların empatiyi öğrettiğini belirten Nuran Günana,“Çocuğa sevgi ve şefkat verildiğinde, duygusal ihtiyaçları karşılandığında, kişiliklerine saygı duyulduğunda ve saygı gösterildiğinde onlar da kendilerini değer verilmiş hissederler, başkalarına değer verirler ve başkalarının ihtiyaçlarına saygı gösterirler” diye konuştu.

Çocukla karşılıklı konuşulmalı

Çocuğun duygularını ebeveynleri ile paylaştığında, çocuğu dinlemenin ve geçiştirmemenin çocuğun da karşısındakinin düşünce ve duygularına ilgi göstermesini sağladığını ifade eden Nuran Günana şöyle devam etti: “Çocuk anne ve babasıyla bir sorunu paylaşıyorsa konuyu değiştirmeden o konuya odaklanmak, üzerine karşılıklı konuşmalar yapmak ve duygularını ifade etmesini sağlamak çocuğun ebeveynlerine güvenini artıracağı gibi kendi duygularını da tanımasını sağlayacaktır. Bunu sağlamak hayatın her alanında mümkün olabilir. Örneğin, televizyonda gördükleri karakterlerin düşünce ve duyguları üzerine konuşmak veya hikaye anlatıldığında, adı geçen karakterlerin herhangi bir anda nasıl hissedebileceğini hayal etmelerini teşvik etmek ve üzerine konuşmalar yapmak da faydalı olacaktır. Günlük yaşamdan örnek verilecek olursa, çevrenizde önemli bir hastalığa sahip olan kişilerin ailelerinin nasıl düşünüp ve ne hissedebileceği üzerine çocukla karşılıklı konuşmalar da yapılabilir.”

Ona duygularınızı ifade etmekten kaçınmayın

Birçok anne ve babanın kendi duyguları hakkında konuşmakta zorlandığını ve kaçındığını söyleyen Nuran Günana, bu durumun duygu yönetiminde zorlanan, başkalarının duygularını nasıl idare edeceğini bilmeyen ve duygusal tepki vermekten kaçınan bireyler oluşmasına neden olduğunu ifade etti. Çocuğa örnek olmakta fayda bulunduğunu dile getiren Nuran Günana, “Anne ve babaların kendi duygu ve düşüncelerini net olarak çocuklarına belirtmeleri çocuğun empati gelişimine yardımcı olacaktır. Örneğin, anne ve baba eğer çocuğun istediği bir aktiviteyi yorgun olduğu için yapamıyorsa bunu ona açıklamaları ve nasıl hissettiklerini söylemeleri çocuğun empati konusunda desteklenmesine yardımcı olur” tavsiyesinde bulundu.

Duygularını ifade etmesine yardımcı olunmalı

Sevgi, öfke, kızgınlık, kıskançlık, utanç gibi duyguların ifade edilebilmesi konusunda çocuğa yardımcı olmanın yararının görüleceğini söyleyen Nuran Günana, bu duyguların insani olduğunun unutulmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Çocuk bu ifadeleri ne kadar iyi yansıtabilirse davranışlarını o kadar iyi bir şekilde kontrol edebilir. Örneğin, öfkeli bir çocuğa ‘ne anlamı var bu kadar öfkelenmenin veya ne var bunda bu kadar kızacak’ gibi söylemler aslında çocuğun duygusunu reddetmek ve anlamsız görmek anlamına gelir. Bunun yerine ‘şu anda çok öfkeli görünüyorsun, anlıyorum’ diyebilmek çocuğun duygusunu anlamasını ve ifade etmesini kolaylaştıracaktır. Küçük yaş çocuklarda bu konuda çeşitli kart oyunlarından, oyun temalarından, dergilerden veya fotoğraflara bakarak da yararlanılabilir. Yüz ifadelerinin olduğu dergilere, kartlara veya fotoğraflara bakarak çocuğa neler düşündüğü ve nasıl hissettiği sorulabilir.”

Empati yapabilen çocuklar daha merhametli, yardımsever, adil ve paylaşımcı olur

Olumlu sosyal davranışlar kazanmanın çocuklar için son derece önemli olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Nuran Günana, sözlerini şöyle tamamladı: “Empati yapma becerisi olan çocuklar saldırganlığa daha az eğilim gösterirler, daha paylaşımcı, merhametli, yardımsever olurlar ve başkalarına daha adil davranırlar. Güçlü empati duygusu, çocukların kendileri hakkında kararlar alırken başkalarına zarar vermemeleri ve başkalarının hakkına saygı duymaları gerektiği bilincini sağlar. Bu durum çocukları saldırganlık, başkalarına şiddet uygulama, madde bağımlılığı, zorbalık, olumsuz akran baskısı gibi kötü yaşam şartlarından da korur.”




İlk yorum yapan olun

Yorumunuz: