Türk Bilim Kadınları Geleceği Şekillendiriyor

Türk Bilim Kadınları Geleceği Şekillendiriyor. Uludağ Üniversitesi, “V. Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri”nde genç yaşta elde ettikleri başarıları ile bilim dünyasında büyük takdir toplayan iki Türk kadınını ağırladı. ABD’de “Bilimin Mevlanası” olarak tanınan Harward Üniversitesi ve Massachusetts Institute of Tecnology’de (MIT) görev yapan Dr. Canan Dağdeviren ile “İnsan Genomu” projesinde dünyaca ünlü Prof. Ronald W. Davis’le birlikte çalışan Dr. Naşide Gözde Durmuş, bilim dünyasına katkılarını ve bundan sonra yapmayı düşündüklerini anlattı.

Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yaşamın Her Alanında Teknoloji “ konulu panel, büyük ilgi gördü.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabalim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Sağdilek’in yönettiği panelde, genç yaşında elde ettiği başarılar nedeniyle Amerikalıların “Bilimin Mevlanası” adını verdikleri Dr. Canan Dağdeviren “Yenilik Kalpte Başlar: Giyilebilir Biyonik tercümanlar”, Stanford Üniversitesi Genom Teknoloji Merkezinde “İnsan Genomu” projesinde görev yapan Prof. Ronald W. Davis ile birlikte çalışan Dr. Naşide Gözde Durmuş “Nanoteknobiyolojilerin Tıp ve Biyolojide Uygulamaları”, Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Biyomekanik Anabilim Dalından Prof. Dr. Serdar Arıtan “Spor ve Teknoloji”, Candaş Şişman ve Deniz Kader “Sanat ve Teknoloji”, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Murat Canpolat da “Temel Araştırmadan Patente Giden Yol” başlıklı konuşmalar yaptı.

CANAN DAĞDEVİREN: ÇILGIN TÜRK KIZI

Fizik okumaya karar verişinden Harvart Üniversitesi ve Massachusetts Institute of Tecnology’ye (MIT) gelişine dek geçen süreci anlatan Dr. Canan Dağdeviren, 4 ay önce, hiç başvurmadığı halde MIT’den profesörlük teklifi aldığını ve ocak ayında kendi grubunu kurarak çalışmaya başlayacağını söyledi. Fransız fizikçi Pierre Curi ve ekibinin 1880 yılında keşfettiği, bazı maddelere mekanik baskıyla elektrik üretilmesi anlamına gelen ve “piezoelektrik” konularında çalıştığını anlatan Dağdeviren, bilim dünyasında adını “giyilebilir kalp pili” tasarlayarak duyurduğunu söyledi. Bunu yapmak istediğinde Amerikalıların kendisine “çılgın Türk kızı” dediklerini hatırlatan Canan Dağdeviren, “Dedemi hiç görmedim çünkü 28 yaşında kalp yetmezliğinden ölmüştü. Ben de hayal yaşımı 28 olarak belirledim ve o yaşa gelmeden kalp hastaları için bir şey yapmaya karar vermiştim. Ve sonunda, kalp kasılıp gevşedikçe, nefes alıp verdikçe üretilen enerjiyi kullandım. Kalbin üzerine yapıştırdım bir sensör sayesinde kalbin ritmini düzenlemeyi başardım” dedi.

Birçok bilim insanının doğadan ilham aldığını kendisinin ise aile fertlerini kanser, kalp ve beyinle ilgili hastalıklardan kaybetmekten aldığını ifade eden Canan Dağdeviren, parkinson, alzheimer gibi hastalıklarda kullanılan ilaçları başka organlara zarar vermeyecek şekilde sadece beynin ilgili bölümüne gönderen iğne geliştirdiğini dile getirdi ve üzerinde çalıştığı meme kanserinin erken teşhisiyle ilgili çalışmasını şöyle anlattı:

“ZENGİNLİK, GİYDİĞİNİZ ELEKTRONİK ALET SAYISIYLA DOĞRU ORANTILI OLACAK”

“Bunu da meme kanserinden kaybettiğim teyzem için yapacağım. Yapmak istediğim şey, meme kanserlerinin erken teşhisinde kullanılacak aletler üretmek. Bir ve iki boyutlu malzemelerle aletler yaptım yetmedi. Şimdi üç boyutlu aletler yapmaya çalışıyorum. Bundan sonra dört boyutlu aletler olacak. Bir ilacı içtiğinizde vücutta nereye gittiğini, neler yaptığını, tadını, kokusunu, monitörlerden görebileceksiniz. Ben günümüz tıbbının pijama tarzı olduğunu düşünüyorum. Annenizin babanızın arkadaşlarınızın pijamasını giyebilirsiniz. Size uymak zorunda değil, uyuyabilirsiniz, ama ben ceket gibi tam üzerinize oturabilecek elbise peşindeyim. Yani kişiselleştirilebilecek tıp. İlerde malvarlığı, parayla pulla değil; vücudunuza giydiğiniz ve değişiklikleri çok rahat gösterebilecek elektronik aletlerin sayısıyla doğru orantılı olacak.”

Bilim dışında müzikle uğraştığını, yemekler yaparak Türk kültürünü tanıtmaya çalıştığını, gençlerin bilimle uğraşmaları için gönüllü çalışmalar yaptığını anlatan Canan Dağdeviren, “Kadınlar yaratıcıdır hassastır, doğurgandır, benim geliştirdiğim aletler gibi kıvrımlıdır ve çok fonksiyonludur. Ben birçok şeyi yapıyorum. Hiçbir şey çalışmadığım zaman Atatürk gibi düşünüyorum, motivasyonumu kendisinden alıyorum” dedi.

YAKIN KIZILÖTESİ IŞINLA KANSER TEŞHİSİ

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Murat Canpolat da “Temel Araştırmadan Patente Giden Yol”u kendi çalışmalarından örneklerle anlattı. Buluş ve patent elde edebilmek için hekim kökenli olmayanların tıp fakültelerine girmesi gerektiğini vurgulayan Canpolat, “Toplumun yaşam standardını yükseltmek gerekiyor, akademisyenleri tatmin eden bu olmalıdır” diye konuştu.

Meme kanserini teşhiste yakın kızılötesi ışık kullanılarak hastaya zarar vermeyen, canını acıtmayan, meme üzerine prop konarak 3-4 dakika içinde tümörün yerinin belirlenebildiğini, bugüne kadar pilot çalışma yaptıklarını ve yakında klinik çalışmalarına başlayacaklarını söyledi.

GRAFİKLERİ DANS ETTİRİYORLAR

Candaş Şişman ve Deniz Kader de geliştirdikleri yazılımla yaptıkları animasyonlardan örneklerle, sanatı, alıcıyla etkileşen hale nasıl getirdiklerini anlattı. İkili, çok da örneği bulunmayan projeksiyon tekniği sayesinde, ses sinyallerini hareketli grafiklere dönüştürerek yaptıkları tasarımlarla yeni bir deneyim ve mecra ortaya çıkardıklarını ifade etti.

NAŞİDE DURMUŞ: ‘GELECEĞE DÖNÜŞ’Ü AŞTIK

Lisede okurken “Genom Projesi” sayesinde genetiğe ilgi duyduğunu, çevresindekilerin kendisine “bu alanı seçerken Türkiye’de işsiz kalırsın” dediğini, ancak kendisinin bunları dinlemeyerek bilim macerasını başlattığını anlattı. “İnsan Genomu Projesi”nin yürütücülerinden biri olan Prof. Ronald W. Davis ile Stanford Üniversitesi Genom Teknoloji Merkezi’nde araştırmalarını sürdürdüğünü ifade eden Dr. Naşide Gözde Durmuş halen, nano ve mikro teknolojilerin kanser ve antibiyotik direnci gibi dünyayı tehdit eden sağlık problemleri üzerinde çalıştığını belirtti.

Çalışmalarında motivasyonunu “Geleceğe Dönüş” filminde de öngörülen gelişmelerden aldığını belirten Naşide Gözde Durmuş, “O filmde 2015 yılında geleceğe dönüş gerçekleşiyordu. Bugün o filmde öngörülenlerden çok daha gelişmiş teknolojilere sahibiz. Silikon Vadisi’nin çok yakınındayım ve her gün görüyorum. Bugün artık kendi kendine giden otomobiller, akıllı telefonlar günlük hayatımızda var. Ama ne yazık ki hâlâ kanseri oluşum aşamasında teşhis edemiyoruz, antibiyotik testinde 1960’ların yöntemlerini kullanıyoruz. Ben de buradan yola çıkarak bir şeyler yapmak istedim. Genetikle başlayıp ilgi alanıma biyomedikali, mühendisliği, tıbbı, informatiği ve matematiği de katarak hastalıkların tedavisinde herkesin kolayca alabileceği ucuz aletler geliştirmeye çalışıyorum” dedi.

HÜCRELERİ UÇURUYOR

Kanser teşhisinde “hücreleri uçurma” fikri üzerine çalışmaya başladıklarını ve yerçekimi ve manyetik alandan yararlanarak hücreleri yoğunluklarına göre ayırmayı başardıklarını belirten Naşide Durmuş, “Kan hücrelerini uçurup kendi yoğunluklarına ayırdık ve kanser türlerini teşhis etmeyi başardık” diye konuştu. Durmuş, buldukları bu yöntemi küçük bir kan örneğinden kanser teşhisinin yanı sıra antibiyotik direncinde de uygulamaya çalıştıklarını kaydetti.

SÜPERBAKTERİ TEHLİKESİ

Yapılan araştırmalara göre 2050 yılında insanlığı, kanserden daha tehlikeli bir “süperbakteri”nin beklediğine işaret eden Naşide Gözde Durmuş, “Bu çok korkutucu. Bu süper bakteriden en fazla geri kalmış ülkelerin etkilenmesi bekleniyor. Nedeni de laboratuvarlarındaki sistemlerin çok yavaş olması. Ben de süper bakteriden korkuyorum çünkü 4-5 sene enfeksiyondan acı çekmiştim. Çok fazla hastanede kaldım. Biz de bunu çözmek için çalışmalar başlattık. Hangi antibiyotiğe tepki verdiğinizi anlamak için iki üç gün beklemeye gerek kalmayacak. İlerleyen zamanlarda, doktora gittiğinizde bir saat içinde sizi tedavi edebilecek antibiyotiği alıp gidebileceksiniz” dedi.

“SPORDA TEKNOLOJİ VAR AMA KULLANMIYORUZ”

Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Biyomekanik Anabilim Dalından Prof. Dr. Serdar Arıtan “Spor ve Teknoloji” başlıklı sunumda teknolojiyi ve bilimi kullanarak insan performansının sınırlarının nasıl geliştirilebileceğini örneklerle anlattı.

Kendi yazılımlarını yaparak markerler takarak hareketi üç boyutlu hale getirip istedikleri şekilde ölçmeye başladıklarını ifade eden Arıtan, antrenörlerin göremeyeceği şeyleri görebilir hale geldiklerini söyledi. Arıtan, futbolcunun kalenin dışına doğru vurduğu topun kavis çizerek gole dönüşmesinin de, hem futbolcu açısından hem de top modellemesi açısından tamamen teknik bazı hesaplamalarla yapıldığına dikkat çekerek, “Biz hâlâ dünya kupalarında gol atmaya çalışıyoruz. Ama ne yazık ki Türkiye’de bizden kimse bir şey istemiyor” diyerek spor otoritelerine sitem etti.

Konuşmaların ardından Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, panelistlere teşekkür etti.

Türk Bilim Kadınları Geleceği Şekillendiriyor

Kaynak : Uludağ Üniversitesi

Bursa’ya Enerji Verimliliği Merkezi

Bursa’ya Enerji Verimliliği Merkezi. BTSO, Enerji Verimliliğinde Liderlik Yapmaya Devam Ediyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), enerji verimliliği bilinci ve farkındalığı oluşturmak için yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Umutkan, BTSO olarak Bursa iş dünyasında enerji verimliliği noktasında işbirliğini güçlendirdiklerini söyledi.

Bursalı firmalar, akademisyenler ve kamu kurum temsilcilerinin yer aldığı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Enerji Konseyi, sektörün yol haritalarının belirlendiği toplantılarına tüm hızıyla devam ediyor. Enerji Ajansı kurulması için çalışmalarını başlatan, Rüzgâr Türbinleri Kümelenmesini hayata geçiren BTSO Enerji Konseyi üyeleri Oda Merkez Binası’nda toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Umutkan, BTSO Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu, BTSO Proje ve Kümelenmeler Sorumlusu Mustafa Hatipoğlu, UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Talat Özen ve konsey üyeleri katıldı. Programda konseyin gündemindeki Bursa Enerji Verimliliği Merkezi Programı, Enerji Ajansı ve Rüzgâr Türbinleri Kümelenmesi çalışmalarında gelinen son durum değerlendirildi.

BURSA’YA ENERJİ VERİMLİLİĞİ MERKEZİ

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Umutkan, Oda öncülüğünde BEBKA desteğiyle 1 milyon 250 bin liralık bütçeyle hayata geçirilen Enerji Verimliliği Merkezi’nin iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılama noktasında büyük fayda sağlayacağını kaydetti. Bursalı firmalar için enerji fiyatlarının önemli bir girdi maliyeti olduğuna dikkati çeken Umutkan, “Sektörel konsey toplantılarımıza mutlaka devam ederek, çalışmalarımızı gözden geçirmeliyiz. Enerji verimliliği ülkemiz ve Bursa’mız için önemli bir konu. Konseyimizin çalışmaları doğrultusunda hazırladığımız Enerji Verimliliği Merkezi’mizi Bursa’ya kazandırdık. Kısa bir süre içinde merkezimizin açılışını yapacağız. Konseylerimizde elde ettiğimiz her güzel sonuç, Bursa’mıza ve iş dünyasına kazanç olarak dönüyor” dedi.

ATIKLARIN ENERJİYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ TARTIŞILDI

BTSO Meclis Üyesi ve Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu, Konsey olarak yaptıkları çalışmalar doğrultusunda BTSO öncülüğünde Enerji Verimliliği, Enerji Ajansı ve Rüzgâr Türbini Kümelenmesi konularında önemli çalışmalara imza atıldığını söyledi. Konseyin ikinci tur toplantısına ilişkin değerlendirmede de bulunan Dağlıoğlu, “Enerji Konseyi’mizdeki ortak heyecan ve kararlılık Bursa’mıza büyük bir fayda sağlıyor. Toplantımızda gündem maddelerimiz dışında sanayi şehri Bursa’da atıkların bertarafı ve buradan enerji elde edilmesi konularını da değerlendirdik. Konsey olarak toplantılarımızı daha sık gerçekleştirerek projelerin hızla hayata geçirilmesi noktasında gayret göstermeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

BURSA, RÜZGÂRIN GÜCÜNÜ ARKASINA ALMALI

Rüzgâr Türbinleri Kümelenmesi Başkanı Mehmet Demirci, Bursa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması gerektiğini vurguladı. Bursa ve çevresinin rüzgâr enerjisi alanında önemli bir potansiyel taşıdığını söyleyen Demirci, “Konsey olarak bu konuda bir bilinç oluşturuluyor. Üniversitemiz, özel sektörümüz ve kamu kurumlarımızla birlikte çalışmalarımıza devam edeceğiz. BTSO liderliğindeki bu adımların Bursa için fayda getiren sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum” diye konuştu.

Toplantının sonunda Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim üyeleri, konsey üyelerine yönelik eğitim programları ve çalışmaları ile ilgili sunum gerçekleştirdi.

Bursa'ya Enerji Verimliliği Merkezi

 

Kaynak : BTSO

Tübitak BiGG-SEA İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz

Tübitak BiGG-SEA İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz. Türkiye’de girişim hızlandırma programlarının ve girişim desteklerinin sayısı giderek artıyor. Girişimcilerin TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı’ndan faydalanmasını hedefleyen BiGG-SEA de bu yeni programlardan biri.

Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri öncelikli olmak üzere girişimicilerin başvuruları almaya başlayan BiGG-SEA, iş modelleme, mentorluk ve ön kuluçka hizmetleri sunuyor.

Şartlar;

TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı’na teknoloji ve yenilik odaklı girişim faaliyetinde bulunmaya aday, teknogirişim sermaye desteği çağrısında belirtilen nitelikleri taşıyan, üniversitelerin örgün öğrenim veren herhangi bir lisans programından mezun ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programına kayıtlı öğrenci ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programından mezun kişiler başvurabilir.

2015 Teknogişim Sermaye Desteği Çağrısı
1 Temmuz 2015 itibariyle açılacaktır ve kesin başvuru nitelikleri çağrıda yer alacaktır.

SECME KRiTERLERi

İş fikri değerlendirme kriterleri 3 ana kriter altında değerlendirilecektir:

Uygulama Alanı: Geliştirilecek ürün / hizmet pazar büyüklüğü ve ticarileşme potansiyeli açısından değerlendirilecektir.

Özgünlük: İş fikri sonucu geliştirilecek ürün/hizmetin yurtiçi ve yurtdışı pazardaki benzerlerine göre öngörülen farklılıkları, üstünlükleri, fikri mülkiyet koruması değerlendirilecektir.

Yapılabilirlik: Başvuru sahibinin tek başına mı yoksa bir takımla mı beraber çalıştığı, iş fikrinin hayata geçirilmesinde ihtiyaç duyulacak teknik altyapıya sahip olup olmadığı değerlendirilecektir. Ayrıca iş fikrinin teknolojik olarak yapılabilirliği ve hangi aşamada olduğu da göz önüne alınacaktır.

İş fikri başvuruları her hafta değerlendirilecek, bir sonraki aşamalara kabul edilecek ve edilmeyecek projeler belirlenip email ile girişimcilere dönülecektir. Değerlendirme için ekstra bilgi gereken projelerden de bu bilgi rica edilecektir. Kabul edilmeyen projeler diğer BİGG programlarına başvurabilirler.

1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı-BİGG 1.Aşama Uygulayıcı Kuruluş Çağrısı sonuçlarına göre desteklenmeye uygun bulunan Uygulayıcı Kuruluşların listesi aşağıda yer almaktadır.

Anadolu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kur. ve İşl. A.Ş. (Bilkent CYBERPARK)
Ankara Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.
Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme A.Ş.
Erciyes Teknopark A.Ş.
Etohum Bilişim Teknolojileri Yatırım ve Ticaret A.Ş.
Fırat Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Hacettepe Teknokent Tek.Tran. Ar-Ge Dan. En. Sa. Çe. İle.San. ve Tic. A.Ş.
ide-EGE Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.
İTÜNOVA Teknoloji A.Ş.
İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Konya Teknokent Teknoloji Geliştirme Hizmetleri A.Ş.
ODTÜ Teknokent Yönetim A.Ş
Özyeğin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş.
Girişimci adayları, Temmuz ayında yayınlanacak olan 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı – BİGG Çağrısı Çağrı Metni’ne uygun olarak, yukarıda belirtilen kuruluşlardan birine başvuru yapabileceklerdir.

2012-2015 arasında 350 girişimci TÜBİTAK 1512’den faydalandı
Kısaca bahsetmek gerekirse TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı, teknolojik ve inovatif projelere teminat almaksızın 150 bin TL hibe (geri ödemesiz) sağlayan bir program. 2012-2015 arasında 3200’den fazla girişimci bu programa başvurmuş ve 350 girişimci hibe almaya hak kazanmış. BiGG-SEA’nin amacı da girişimcilerin bu destekten faydalanmasını sağlamak.

Eğer yenilikçi olduğuna inandığınız bir iş fikriniz veya girişiminiz varsa biggsea.com‘dan detaylı bilgi alabilir ve BiGG-SEA başvuru formunu doldurarak bu önemli destekten faydalanmak için aday olabilirsiniz.

1512 Teknogirişim Sermaye Destek Programı : http://www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/girisimcilik/ulusal-destek-programlari/icerik-1512-teknogirisim-sermaye-destegi-programi

TÜBİTAK BİGG İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz

 

Kaynak : Webrazzi & Tübitak

1. Ulusal Biyosistem Mühendisliği Kongresi 9 Haziran’da Uludağ Üniversitesinde Başlıyor

1. Ulusal Biyosistem Mühendisliği Kongresi 9 Haziran’da Uludağ Üniversitesinde Başlıyor. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Osman DEMİR tarafından davet metni şu şekildedir;

Sizleri, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünün ev sahipliğinde 09-11 Haziran 2015 tarihleri arasında Bursa’da düzenlenecek olan “1. Ulusal Biyosistem Mühendisliği Kongresi”ne davet etmekten onur ve mutluluk duymaktayız.

Düzenlenecek olan bu kongrenin amacı, doğal (arazi, su, güneş vb.) ve biyolojik (bitki-hayvan) kaynakların etkin ve sürdürülebilir bir biçimde kullanılmasına yönelik olarak, ülkemiz tarımını daha üretken, daha verimli ve daha modern bir konuma taşıyacak tarım teknolojilerini geliştirmek, kırsal alanı daha iyi yaşanabilir duruma getirmek için yapılan çalışmaları paylaşmak, tartışmak ve değerlendirmektir. Ayrıca sektördeki paydaşlarla yapılan çalışmaları buluşturmak ve sektör ile akademik paydaşları bir araya getirmektir.

Kongremiz süresince gerçekleştirilecek sunumların, tartışmaların ve paylaşımların ülke tarımına ve sektörümüze olumlu katkı sağlaması dileğiyle, tüm bilim insanlarını, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör temsilcilerini ve öğrencileri kongremize davet ediyoruz.

KONGRE ANA TEMALARI ;
Arazi ve Su Kaynakları Mühendisliği
Sulama, drenaj, toprak ve su koruma mühendisliği, arazi kullanımı ve diğer çevresel faktörlere ilişkin çevresel kriterler, tuzluluk, suyun arıtılması ve yeniden kullanımı, kirlilik kontrolü, su erozyonu, rüzgâr erozyonu ve çevresel koruma, su tasarrufu ve verimliliği, su kaynakları yönetimi, doğal ortamlar, sulak alanlar, ekosistemler ve kırsal çevrenin korunması, su bilimi, havza yönetim planları, su ve sulama yapıları,

Arazi Toplulaştırması Uygulamaları ve Teknolojik Gelişmeler
Arazi toplulaştırmasında yasal düzenlemeler, planlama ve projeleme, uygulama sorunları, Arazi Toplulaştırmasının kapsamının geliştirilmesi, teknolojik gelişmeler, AT ve Büyükşehir Belediye ve miras kanunu ilişkisi,

Bitkisel Üretim Makinaları
Tarımsal mekanizasyon stratejisi ve gelişimi, makina işletmeciliği, traktörler, toprak işleme ve koruyucu toprak işleme, ekim-dikim ve gübreleme makinaları, bitki koruma makinaları, sulama makinaları, hasat teknolojisi, çiftlik makinaları ve ekipmanları, bağ ve sera teknolojileri, tarım makinalarında inovasyon,

Biyoproses Sistemleri Mühendisliği
Biyolojik malzemeler, hasat sonrası teknolojileri, gıda işleme teknolojileri, kalite-kontrol ekipmanları, taşıma-iletim ve sınıflandırma ekipman ve teknolojileri,

Bilgi Sistemleri ve Hassas Tarım
Bitkisel ve hayvansal üretimde bilgi teknolojileri ve robotik uygulamaları, uydu denetimli biyoüretim, bitki algılama, toprak algılama, yabancı ot kontrolü, KIS/DSS, veri temini ve yönetimi, verim algılama, tarımsal meteoroloji, ürün, yabancı ot ve toprak haritalama, değişken oranlı uygulama teknolojisi, coğrafi konumlandırma sistemleri (GPS), girdi azaltma, tümleşik mücadele yönetimi, coğrafi bilgi sistemleri(CBS) uygulamaları,

Tarımsal Yapılar ve Tarımsal Çevre Mühendisliği
Hayvansal ve bitkisel üretim yapıları, ürün depoları, işletme ekipmanları, hayvan refahı, işletmelere yönelik çevre ve atık kontrolü, su ve hava kalitesi, koku kontrolü, gaz emisyonları, atıklarının değerlendirilmesi,

Hayvansal Üretim Teknolojisi
Çiftlik hayvanları sağlığı ve etnoloji, görüntüleme, sağım, kesim vb. işlemlerde mekanizasyon, yem iletimi, gübre temizleme ve dağıtma, tümleşik soy yönetimi, tartım- iletim-kesim sistemler, et işleme teknolojileri,

Kırsal Yerleşimler, Kırsa Alan ve Çevre Düzenlemesi
Kırsal alan düzenlemesi, kırsal ve tarımsal hizmetler, kırsal yerleşim planlaması, kırsal alan yol sistemleri, kırsal turizm, kırsal çevre ve peyzaj düzenlemesi, köy yenilemesi, kırsal bölge planlamaları,

Otomasyon ve Yeni Gelişen Teknolojiler
Akıllı makinalar, otomatik kontrol, tarımda robotik uygulamalar, konum belirleme ve veri işleme, görüntü analizleri, biyosensörler, sensör birleşimi, nanoteknoloji, akıllı malzemeler,

Tarımsal Elektrifikasyon ve Yenilenebilir Enerji
Biyoenerji kaynakları, biyokütle kullanma ve işleme, enerji etkinliği, biyogaz, biyokütle, emisyonlar ve çevresel konular, sıvı biyoyakıtlar-biyodizel, rüzgar enerjisinin tarımsal uygulamaları, güneş enerjisinin termal uygulamaları, fotovoltaik güneş enerjisi, güneş enerjisinin diğer elektriksel uygulamaları, diğer yenilenebilir enerji kaynakları,

Yönetim, Ergonomi ve Sistem Mühendisliği
Çiftlik yönetim planlaması, tarımda iş güvenliği ve ergonomi, sistem mühendisliği, yöneylem araştırması, modelleme.

Detaylı bilgi için : http://www.biyosistem2015.com/davet.htm

1. Ulusal Biyosistem Mühendisliği Kongresi 9 Haziran'da Uludağ Üniversitesinde Başlıyor

ULUTEK ve UÜ TTO, ‘Bilim ve Teknoloji Haftası’nı Kutladı

ULUTEK ve UÜ TTO, ‘Bilim ve Teknoloji Haftası’nı Kutladı. ULUTEK ve Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, “Bilim ve Teknoloji Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlediği etkinliklerle yatırımcıyı ve akademisyenleri bir araya getirdi. Bursa’daki üç üniversiteden gelen projeler ve patentler, sanayinin desteğini almak üzere bu etkinlikte görücüye çıktı.

“Bilim ve Teknoloji Haftası” etkinlikleri kapsamında ULUTEK ve Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (UÜ-TTO), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ve BALKANSİAD işbirliği ile ULUTEK binasında yapılan etkinliklerin açılışına, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in yanı sıra yurtiçi ve yurtdışından akademisyenler ve işadamları katıldı.

Etkinliklerin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, ülke olarak 2013 hedeflerine ulaşabilmek için bilgiyi sanayiye aktarmak gerektiğini belirterek, “Üniversite olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve bu hedef doğrultusunda var gücümüzle çalışarak gerek öğrencilerde gerek akademisyenlerde bir kültür oluşturmaya çalışıyoruz. Bu amaçla ULUTEK, TTO, Ar-Ge Günleri, Kariyer Merkezi, Sürekli Eğitim Merkezi gibi birçok kurumsal yapıyı oluşturduk. Üniversitenin ürettiği bilgiyi ürüne ve toplumsal faydaya dönüştürebilmesi için gayret ediyoruz. Yeterli mi? Hayır? 2023 hedeflerine ulaşmak için daha çok çalışmamız lazım” dedi.

UÜ Teknoloji Transfer Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Karagöz de, kuruluş amaçlarının üniversite ile sanayiyi buluşturmak olduğunu belirttiği konuşmasında 2014 yılında 3.7 milyon TL’yi aşan ar-ge projesi yaptıklarını, 50’yi aşkın patent başvurusunda bulunulduğunu, yeni bir oluşum için bu rakamların hiç de küçümsenemeyeceğini söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kadir Karlık da, bilim ve teknolojinin önemine değindi.

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, Türkiye’nin son 15 yıldır ekonomik göstergelerinin 4 kat arttığını ancak küresel rekabette yer alabilmek için daha hızlı koşulması gerektiğini söyledi.

BALKANSİAD Başkan yardımcısı Nurettin Göler de, bu rekabet ortamında ürün tasarlayanların farklılaşarak güç kazandığına vurgu yaptı ve sivil toplum örgütü olarak üyelerine bu anlamda yeni ufuklar açmak için Balkan üniversiteleriyle işbirliğine gittiklerini bildirdi.

Konuşmaların ardından, Bursa’da yer alan üniversitelerden gelen Ar-Ge projelerinin tanıtımı, ileri teknolojiler konusunda Balkan ülkelerinden gelen akademisyenlerin yer aldığı panel, girişimcilik ve ekosisteme yönelik akademisyen ve sanayicilerin başarı hikâyeleri sunumları yapıldı.

Sanayiciler, kamu kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde ayrıca para ödüllü proje yarışması yapıldı.

PROJE YARIŞMASI

Sanayiciler, kamu kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşen etkinliklerde ayrıca para ödüllü proje yarışması yapıldı. Proje ve patentlerin posterlerle tanıtıldığı yarışmada, “Kanser Kök Hücre Tedavisinde miRNA Temelli Gen Tedavisi: Meme kanserinin gen tedavisinde yeni bir strateji” projesi ile Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşah Çeçener birinciliğe layık görülerek 3 bin lira; Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Araştırma Görevlisi M. Cüneyt Hacıismailoğlu ise “Organik Elektronik” projesi ile ikinci seçilerek 2 bin liralık ödülün sahibi oldu.

ÜÇ TANE ÜÇÜNCÜ

UÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mürşide Hacıismailoğlu, “Polimerlere İletkenlik ve Manyetik Özelliklerin Kazandırılması” projesi ile;

UÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Demirkan “Türkiye Topraklarından Yeni İzole Edilen Bacillus sp. E6-5 Suşundan Üretilen Proteaz Enziminin Yünlü Kumaşın Fiziksel Özellikleri Üzerine Etkisinin Araştırılması” projesiyle;

Bursa Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Sürmen de “Sıra Tip LPG Sistemine Sahip Araçlarda Kullanılan Motor Kontrol Üniteleri İçin Optimum Püskürtme ve Ateşleme Avans Stratejilerinin Belirlenmesi” projesiyle üçüncülük ödülü olarak biner lira kazandılar.

ULUTEK ve UÜ TTO, ‘Bilim ve Teknoloji Haftası’nı Kutladı

Enerji Tarımı ve Biyoyakıtlar 5. Ulusal Çalıştayı Bu Yıl Uludağ Üniversitesinde Yapılacak

Enerji Tarımı ve Biyoyakıtlar 5. Ulusal Çalıştayı Bu Yıl Uludağ Üniversitesinde Yapılacak. Günümüzde gelişmişliğin en önemli simgesi olan enerji, halen büyük ölçüde fosil kökenli yakıtlardan elde edilmektedir. Fosil yakıtlar ise belirli rezervlere sahiptir ve bu rezervler her geçen gün azalmaktadır. Enerji arzının sürekliliği açısından fosil yakıtlar üzerindeki enerji yükünün azaltılması için gelişmiş ülkeler çeşitli anlaşmalarla yenilenebilir enerjilerin kullanımını teşvik etmektedir. Ülkemizde de bu kapsamda 27.09.2011 tarih ve 28067 sayılı Resmi gazetede yayınlanan genelge ile kademeli olarak benzin türlerine en az %3 etanol, motorin türlerine de en az %3 biyodizel ilave edilmesi zorunluluğu getirilmiş, fakat uygulamada Avrupa Birliği ülkelerindeki gibi istenilen karşılığı görememiştir. Ülkemizde son yıllarda rüzgar ve güneş enerjilerinin kullanımında da artmalar olmuştur.

Üniversitelerimizde ve araştırma kurumlarımızda yenilenebilir enerjilerin üretim ve kullanım teknolojileri üzerindeki bilimsel çalışmalar, gelişmiş ülkelerle hemen hemen aynı dönemlerde yapılmış olmasına rağmen, ülkemizde, araştırma sonuçlarının uygulamaya aktarılışı aynı hızda olmamıştır. Ülkemizde konu ile ilgili yeterince bilgi birikimi olmasına rağmen, gelişmiş ülkelere göre yenilenebilir enerjilerin kullanımı ve bu enerjilerin üretim teknolojilerinin geliştirilmesinde gecikmeler olmuştur.

Tarımsal Mekanizasyon Kurulu’nun 1-2 Eylül 2014 tarihli Nevşehir toplantısında almış olduğu 10 no’lu karar gereği “Enerji Tarımı ve Biyoyakıtlar 5. Ulusal Çalıştayı” 21-22/05/2015 tarihlerinde U.Ü. Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü koordinatörlüğünde Bursa’da düzenlenecektir. Çalıştayda, yenilenebilir enerjilerle ilgilenen araştırmacılar, sanayiciler, kamu çalışanları, bürokratlar, sivil toplum temsilcileri ve çiftçiler bir araya getirilerek, enerji bitkilerinin üretimi ve mekanizasyonu, biyoyakıt üretim süreçleri, üretim performansına etkileri, çevre ilişkisi, güneş panelleri ve rüzgar enerjisi kullanımındaki sorunlar, alternatif enerji tesislerinin ilk kuruluş maliyetleri ile ilgili var olan ve olması istenen destekler, bu tesislerin üretimini yapan sanayicilerin sorunları, konu ile ilgili yasal düzenlemeler, kısaca yenilenebilir enerjilerin yaygınlaştırılmasının önündeki sorunlar, her bir çalışma konusu için yapılacak oturumlarda tartışılacaktır. Çalıştayın amacı, yapılacak tartışma ve öneriler ışığında yenilenebilir enerjilerin tarımsal kullanımı ile ilgili olarak dile getirilecek sorunlara çözüm yollarında somut adımlar atmayı sağlayacak bir strateji belgesi oluşturmaktır.

Konular :

BİYOGAZ

BİYOKÜTLE

GÜNEŞ/RÜZGAR

BİYODİZEL

ETANOL/METANOL

Her bir konu başlığı, aşağıda belirtilen maddeler dahilinde paydaşlarla tartışılacaktır.
• Yenilenebilir enerjilerle ilgili mevzuatlar, teşvikler
• Yenilenebilir enerji üretimi, yatırımı ve kullanımındaki sorunlar
• Yenilenebilir enerji tesislerinin sorunları
• Hammadde temini ve sorunları
• Bilimsel ve teknik gelişmeler
• Belirlenen sorunlara getirilebilecek somut çözüm önerileri
• Belirlenen önerilerin, çözüm üreten ilgili makamlara iletilmesi

Daha fazla bilgi için : http://biyoyakit.uludag.edu.tr/

Enerji Tarımı ve Biyoyakıtlar 5. Ulusal Çalıştayı Bu Yıl Uludağ Üniversitesinde Yapılacak

“Türkiye, 2025’ te Susuzlukla Yüzleşecek”

“Türkiye, 2025’ te Susuzlukla Yüzleşecek” Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı’nın ev sahipliğinde 25-28 Ağustos 2014 tarihlerinde, Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapılan VI. Ulusal Limnoloji Sempozyumu, Türkiye’nin su kaynaklarının azlığını ve olası tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Sempozyumda, çeşitli su kaynakları üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar paylaşılarak, geleceği tehdit eden riskler ortaya kondu.

“BİLİM İNSANI OLARAK UYARIYORUZ”

Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükran Dere, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bir tatlı su cenneti olmadığını; tam tersine çok yakın bir zamanda su sıkıntısı ile karşı karşıya kalınacağına dikkati çekerek, “Biz bilim insanları, bizleri yönetenleri bilimin ışığında, zaman çok geç olmadan uyararak ne tür önlemler almaları gerektiği konusunu ortaya koymamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Prof. Dr. Şükran Dere sempozyumla, bir uyarı görevini yapmanın yanı sıra gelecek kuşaklara “limnoloji” biliminin önemini anlatmak ve yapılan araştırmaları paylaşarak multidipliner ilişkileri güçlendirmeyi de hedeflediklerini söyledi.

“TÜRKİYE, 2025’TE SUSUZLUKLA YÜZLEŞECEK”

Sempozyuma çağrılı konuşmacı olarak katılan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu da dünyadaki toplam kullanılabilir tatlı su miktarının yüzde 50’sinin tüketildiğini, bu oranın 2025 yılında yüzde 75’e çıkabileceğine dikkat çekerek, Türkiye’nin su azlığıyla 2025 yılında yüzleşeceğini söyledi. Prof. Dr. Külköylüoğlu, Türkiye’nin nüfusunun 2030 yılında 100 milyon olması halinde kişi başına bin metreküp su düşeceğini hesapladıklarını kaydetti.

İç Sularda Biyolojik Çeşitlilik, İç Su Balıkçılığı, İklim Değişimi, İstilacı Türler, Limnobakteriyoloji, Limnobentos, Limnoekoloji, Limnoplankton, Paleoekoloji, Su Kalitesi ve Su Kirliliği, Su Kaynaklarının Korunması, Sucul Kuşlar, Sucul Toksikoloji, Sulak Alanlar ve Uygulamalı Limnoloji alanlarında yapılan araştırma konularının paylaşıldığı sempozyumda,300’e yakın bilim insanı tarafından hazırlanan 59’u sözlü, 66’sı poster olmak üzere 125 bildiri sunuldu.

LİMNOLOJİ NEDİR?

“Limnoloji”, doğal ve yapay göl ve göletlerin fiziksel ve kimyasal niteliklerini, ekolojisini çevreyle etkileşimlerini, içlerindeki su ve enerji akımlarını inceleyen bir bilim dalı olarak biliniyor.

“Türkiye, 2025’ te Susuzlukla Yüzleşecek”

Bakanlık Su Yönetimi Genel Müd

limnonoloji

 

Kaynak : UÜ Rektörlük Basın Bürosu