1.Uluslararası Balkan Kimya Kongresi Trakya Üniversitesi’nde Başladı

1.Uluslararası Balkan Kimya Kongresi Trakya Üniversitesi’nde Başladı. Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü tarafından bu yıl ilki düzenlen ve Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “I. Uluslararası Balkan Kimya Kongresi” başladı. Başkanlığını Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Kaçan’ın üstlendiği, 21 ülkeden 50’si uluslararası olmak üzere 564 katılımcının, 109 bildiri ve 192 posterle katıldığı kongrenin açılışına, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şevket Erol Okan, Genel Sekreter ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, Dış İlişkiler Koordinatörü Doç. Dr. Murat Türkyılmaz, Dış İlişkiler Danışmanı Prof. Dr. Hilmi İbar ile yurt içi ve yurt dışından akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Topluluğu’nun müzik dinletisiyle başlayan, sunum ve posterlerle bilim dünyasına önemli katkılar sağlaması beklenen kongrenin açılışında konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Mesut Kaçan, amaçlarının Balkan ülkeleri başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden bilim insanlarını bir araya getirerek, kimya alanında yeni iş birlikleri kurmak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Mesut Kaçan, “Bu yıl, Trakya Üniversitesi himayesinde, Uluslararası Balkan Kimya Kongresi’nin ilkini gerçekleştiriyoruz. Misyonumuz, dünyanın pek çok ülkesinden katılımcıların yer aldığı kongreyi geleneksel hale getirmek ve çok daha ileriye taşıyacak atılımları hep birlikte gerçekleştirerek bilimsel ilerlemeye katkıda bulunmak. Trakya Üniversitesi yönünü Balkanlar’a çevirmiş, etkinlik sahasını Balkan coğrafyasında geliştirmeyi kendisine hedef edinmiş ve akredite olmuş bölümleriyle uluslararası nitelikte eğitim ve öğretim veren bir kurum haline gelmiştir. Balkan coğrafyasından ülkemize gelen öğrencilerin ilk tercihinin Trakya Üniversitesi olması ve üniversitemizin en çok Balkanlı öğrenciye sahip olması bunun açık göstergesidir. Bizler, üniversitemizin misyon ve vizyonuna paralel faaliyetlerimizi artırarak devam ettirmek istiyoruz. Ayrıca bu tür sosyal, kültürel ve bilimsel etkinliklerin kardeşlik ve dostluk bağlarının pekiştirilmesine katkı sağladığını da belirtmek isterim. Bu anlayışla önümüzdeki yıl düzenlenecek 2. Uluslararası Balkan Kimya Kongresi’ni daha da geliştirmeyi ümit ediyoruz. Kongrenin düzenlenmesinde desteği olan başta Rektörlüğümüz ve Dekanlığımız olmak üzere tüm akademisyenlerimize ve katılımcılara teşekkür ediyor, başarılı bir kongre olmasını diliyorum.” dedi.

Bilimsel değerler ışığında; bölgesine, ülkesine ve insanlığa hizmet etmeyi sürdüren, misyon ve vizyonuna paralel Balkanlar’a en çok hizmet veren eğitim kurumu olmakla gururlanan Trakya Üniversitesi’nin, uluslararası bir kongreye daha ev sahipliği yapmasından mutluluk duyduğunu belirten Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, “12’si Balkan ülkelerinden olmak üzere 21 farklı ülkeden 50 katılımcının yaklaşık 300 bildiriyle bilime katkı sunacağı bir kongreye Trakya Üniversitesi olarak ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Edirne, yolların kesiştiği, suların buluştuğu nadide bir şehir. Osmanlı İmparatorluğu’nu ve medeniyetimizi en iyi anlatan şehirlerden biri olan Edirne, sahip olduğu hoşgörüyle tarih boyunca çok uluslu ve çok kültürlü bir anlayışa ev sahipliği yapmıştır. Selimiye Camii, II. Bayezid Külliyesi gibi eserlerin yanında Avrupa’nın en büyük 2. Sinagogu ve halen kullanılan iki kilisesi ile Edirne, bu çok kültürlü, çok uluslu, çok inançlı medeniyetin en önemli temsilcisidir. Edirne, özellikle Balkanlar’a yakınlığı, tarihi ve kültürel bağlarıyla, aslında bir Balkan şehridir. Bu yüzden de üniversitemiz yönünü Balkanlar’a çevirmiştir. Bugün ülkemizde yaklaşık 210 üniversite var. Ancak Balkanlar söz konusu olduğunda akla ilk gelen Trakya Üniversitesi’dir. Trakya Üniversitesi’nin kuruculuğunu üstlendiği Balkan Üniversiteler Birliği, bugün yoluna 70 üyesiyle büyük ve etkili bir oluşum olarak devam etmektedir. Yakın gelecekte bu sayının 100 üyeye yükseleceğine inanıyoruz. Üniversitemizde eğitim gören 3.300 uluslararası öğrencimizin yaklaşık 3.000’i Balkanlardan. Bu sayıyı daha da artırmak için çalışıyoruz. Ayrıca, bünyemizde bir de Balkan Araştırmaları Enstitüsü bulunuyor. Trakya Üniversitesi olarak, Balkan coğrafyasında bilimde, sağlıkta, kültürde, sporda her alanda iş birliğini önemsiyoruz. Balkan ülkeleri arasındaki birlik ve beraberliğin artmasında üniversitelerin işlevi çok önemli. Üniversitemiz adına önemli ve anlamlı bir gün. Kimya alanında özellikle Balkanlar’ı ilgilendiren ve ülkemiz başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden gelen, alanında yetkin bilim insanlarını bir araya getiren önemli bir çalışma söz konusu. Bu tür etkinliklerle üniversitemizin uluslararası arenada sahip olduğu değer daha da artıyor. Kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen başta Kongre Başkanı Prof. Dr. Mesut Kaçan’a, Fen Fakültesi Dekanlığı ve değerli akademisyenlerimizle yurt içi ve yurt dışından gelen konuklarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

Akademisyenlerin çalışmalarına ve araştırmalarına en üst düzeyde katkı sağlanması, disiplinler arası çalışma ortamı oluşturarak alanla ilgili deneyimlerin, teorik ve uygulamalı bilgilerin paylaşılması ile bilim dünyasına önemli katkıların sunulmasını amaçlayan ve kimya alanındaki en yeni ve güncel konuların tartışıldığı I. Uluslararası Balkan Kimya Kongresi bugün sona erecek.

Trakya Üniversitesi’nden Geleceğin Teknolojisi Biyoteknoloji Projesi

Trakya Üniversitesi’nden Geleceğin Teknolojisi Biyoteknoloji Projesi. Trakya Üniversitesi’nin himayesinde, “TÜBİTAK 4005 118B116 No’lu Proje” kapsamında düzenlenen “Geleceğin Teknolojisi Biyoteknoloji” başlıklı program ve etkinlikler dizisi, 16-22 Temmuz 2018 tarihleri arasında Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı, toplam 20 Fen ve Teknoloji ile Biyoloji öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirildi.

Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Balkan Kongre Merkezi salonlarında, Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (TÜTAGEM) ve Mühendislik Fakültesi GBM Biyoteknoloji Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen “Geleceğin Teknolojisi Biyoteknoloji” projesi faaliyetlerine, Düzenleme Kurulu adına Proje Yürütücüsü ve Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semra Hasançebi, Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Çakıcı, Proje Koordinatörü MSc. Mete Arslan Konak, Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Gürkan, Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Necmi Beşer, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Yabaş, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Bağcı, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Figen Oymak, Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğr. Gör. Yağmur Dublen Göksu, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Arı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Dr. Öğr. Üyesi Melek Altıparmak Karakuş, Fen ve Teknoloji Öğretmeni Mustafa İsmet Yağcı, Organizasyon Komitesi Üyeleri Emrah Akpınar, Metin Burak Tatlıses, Gül Çiçek Kılıç, Zeynep Çisem Mutafçılar, Pınar Altınoluk, Nebiye Pelin Türker, Özlem Balta, Gamze Korkut ile akademisyenler, Türkiye’nin çeşitli illerinden öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Programda, Trakya Üniversitesi tanıtım filminin izlenmesinin ardından ilk konuşmayı “Geleceğin Teknolojisi Biyoteknoloji” projesi Etkinlik Düzenleme Kurulu adına Trakya Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semra Hasançebi gerçekleştirdi.

Doç. Dr. Semra Hasançebi, “Biyoteknoloji, yaşadığımız yüzyılın en önemli bilimsel devrimi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Yeni ve önümüzdeki yıllara damgasını vuracak teknoloji olarak görülen biyoteknoloji ve bu alandaki gelişmeler, ilerleyen yıllarda öncelikle tarım ve sanayi üretiminde, sağlıkta ve pek çok alanda toplumsal yaşamın tüm alanlarında yansımalarını bulacak. İnsanlar, yüzyıllardır mikroorganizmaları, bitkileri ve hayvanları kullandı. Biyoteknolojinin gelişimi yaşam düzeyimizi yükseltmek için organizmaların genetiğini yeni yöntemlerle değiştirmeye ve bunları ya da bunların ürünlerini kullanmamıza olanak tanıyor. Şarap ve peynir yapımında mikroorganizmaların kullanımı ve çiftlik hayvanlarının seçilerek üretimi gibi yüzlerce yıl öncesinin uygulamaları biyoteknolojiye birer örnek teşkil ediyor.” dedi. Gelişen ve yenilenen teknolojinin günümüzde canlıların söz konusu olduğu pek çok alanda önemli soru ve tartışmaları da beraberinde getirdiğini belirten Doç. Dr. Semra Hasançebi, “Büyük bir gelişme kaydederek teknolojisi ve uygulama alanları ile insanlığın geleceğini şekillendirecek potansiyele sahip bu popüler bilim alanı sosyal, siyasi ve ekonomik tartışmaları da beraberinde getirdi. Biyoteknolojide takip edilemeyecek hızla artan bilgi ve teknolojiler, ülkemizde aynı hızla öğretim müfredatlarına yansıtılamıyor, konuların kapsamı yetersiz, öğretimi teorik ve yüzeysel kalıyor. Yapılan araştırmalar özellikle ilk ve ortaöğretim düzeyinde öğrencilerin kodlanan bilgiden (genden) aktif ürüne (proteine) giden süreci, klonlama, rekombinant DNA (rDNA) gibi kavramları zihinlerinde canlandırarak görselleştirmekte zorlandıklarını ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu.

Proje Koordinatörü MSc. Mete Arslan Konak ise projenin amacının öncelikle Fen ve Teknoloji ile Biyoloji öğretmenlerinin biyoteknoloji konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olmalarını sağlamak olduğunu ifade ederek “Nihai noktada öğretmenlerimize, müfredatla ilişkili somut, işlevsel ve uygulamalı öğretim yöntemlerinin kazandırılması amaçlanıyor. Bu sayede biyoteknolojideki temel konular ve kavramları öğrencilere anlaşılır, kalıcı, basit araç ve gereçlerle aktif katılımlı ve eğlenceli bir biçimde aktarmaları hedefleniyor. Etkinliğin uzun vadeli hedefi ise genç neslin bu teknolojiyi ve çıktılarını doğru anlaması, meslek seçimince bilinçlendirilmesi ve ülkemizin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlanması. Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşecek eğitim programının düzenlenmesinde önemli katkılar sunan başta Trakya Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, çeşitli üniversitelerden Edirne’ye gelen Düzenleme Kurulu üyelerine ve katılımcılara teşekkür ediyorum.” dedi.

Trakya Üniversitesi bünyesinde çeşitli etkinlikler, teorik ve deneysel uygulamalar, yapılandırmacı yaklaşım, 5E Modeli ve iş birlikli öğrenme ile alanında uzman ve yetkin akademisyenler eşliğinde gerçekleştirilen proje dahilindeki eğitimler, 22 Temmuz 2018 tarihinde sona erdi.

Kaynak : Trakya Üniversitesi

Trakya Üniversitesi’nde Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Eğitimi Gerçekleştirildi

Trakya Üniversitesi’nde Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Eğitimi Gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi iş birliğinde bu yıl 4.’sü düzenlenen ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açan “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular” adlı eğitim kursunun açılışı, 27 Haziran 2018’de, 18 farklı üniversiteden 70 katılımcıyla Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. 27-29 Haziran tarihleri arasındaki eğitim programının açılışına Trakya Üniversitesi ve Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Yaz Okulu Düzenleme Kurulu adına Fen Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Şevket Erol Okan, Eczacılık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Gülay Şeren, Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen, Doç. Dr. Utku Güner, Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvan Bakar, TÜTAGEM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Tozkır, Müdür Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Gühergül Uluçam ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Bağcı, Eczacılık Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Filiz Sanal; Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Odabaşı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Uzun, Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Alkan, Mardin Artuklu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi İhsan Alacabey, Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Araş. Gör. Dr. Demet Erdönmez, Araş. Gör. Dr. Erdoğan Özgür, Araş. Gör. Dr. Aykut Arif Topçu, Organizasyon Komitesi Üyeleri Ömür Acet, Emel Demirtaş, Nurullah Bani, Burcu Önal, Ayça Serinbaş, Hatice Köksal, Goulsoum Ouzeir, Pınar Altınoluk Mimiroğlu, N. Pelin Türker, Sinem Leventer, Saffet Çelik, Alp Yücel, Deniz Şumnulu, Tuba Tunceli, Ayten Bostancı; Eğitmenler Doç. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Gökhan Demirel, Dr. Öğr. Üyesi Salih Gencer, Dr. Öğr. Üyesi Bahar Tuba Fındık ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programda, Trakya Üniversitesi tanıtım filmi’nin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. İlk konuşmayı “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4)” başlıklı Yaz Okulu Düzenleme Kurulu adına Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen gerçekleştirdi. Doç. Dr. Burhan Şen konuşmasında “Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşecek eğitim programının düzenlenmesinde önemli katkılar sunan başta Trakya Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, çeşitli üniversitelerden ilimize gelen düzenleme kurulu üyelerine ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular başlıklı eğitim programının Aksaray Üniversitesi’nde düzenlenen 2. ve 3. ayağında bir kursiyer olarak yer almış, burada Sayın Prof. Dr. Mehmet Odabaşı ile yaptığımız görüşmelerde eğitimin, Türkiye’nin diğer illerindeki üniversitelerinde gerçekleştirilmesi yönünde fikirlerimizi beyan etmiştik. Bunun neticesinde Edirne’de yapılması teklifi tarafımıza iletildiğinde bundan büyük bir onur ve gurur duyduk. Böylelikle, bu eğitimin Aksaray dışında bir ilde, Edirne’de düzenleniyor olmasına şahitlik ediyoruz. Ayrıca, harika doğası ve tarihi dokusu ile serhat şehir Edirne’de eğitim kapsamında sosyal bir gezi planladık. Umarım katılımcılar bu durumdan da memnuniyet duyacaklardır. Kursumuz, multidisipliner konuları içeriyor. Bu doğrultuda güncel ve yararlı bilgiler elde edileceği kanaatindeyim. Başarılı ve beklentileri karşılayan bir eğitim olması dileğiyle tüm katılımcılara teşekkür ederim.” dedi.

Doç. Dr. Burhan Şen’in ardından “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4)” Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Odabaşı bir konuşma gerçekleştirerek eğitime verdikleri katkılardan ve ev sahipliğinden ötürü Trakya Üniversitesi’ne teşekkürlerini sunarak, Edirne’de olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Konuşmasında eğitime ilişkin tarihsel süreci anlatan Prof. Dr. Mehmet Odabaşı “Bizler bu süreçleri başlatırken Ege Üniversitesi Biyokimya Yaz Okulları vardı. İşin bir ucundan tutmak suretiyle başlattığımız kıvılcım büyüyerek bugünlere ulaştı. Bunu gerçekleştirirken ‘İnanmak, başarmanın yarısıdır.’ düsturundan hareketle yola çıktık. Bugün için bu ipi göğüslediğimize inanıyorum. Belirlediğimiz konsept dahilinde alanında yetkin akademisyenlerle bu eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışı iki gün boyunca sürecek eğitimlerde burada da devam ettireceğiz. Biyokimya, müstakil bir bilim dalının tekelinde olmayan, çeşitli disiplinlerin ilgi ve çalışma alanında olan bir disiplin. Bizler bu konuya duyduğumuz ilgi ve gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle disiplinler arası çalışmanın önemine vurgu yapmakta ve bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışmaktayız. Bir olgunun kendi bünyesinde kalarak melezleşmediği takdirde müspet sonuçların alınamayacağını düşünmekteyiz. Nitekim bunun önemli örneklerini görmek de mümkün. Melezleşmeden iyi ürünler ortaya çıktığı düşüncesiyle farklı disiplinlerden ve alanlardan oluşumları bir araya getiriyor ve bu sayede maksimum verim elde etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Eğitim açılışında son olarak sözü Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Şevket Erol Okan aldı. Prof. Dr. Okan konuşmasında, Trakya Üniversitesi ailesi olarak eğitime dahil olan herkesi ağırlamak ve ev sahipliği yapmaktan dolayı son derece memnuniyet duyduklarını belirterek “Meslek yaşamımızda işimiz gereği pek çok organizasyona dahil oluyoruz. Bu birbirinden farklı pek çok organizasyon içerisinde yaz okullarının en faydalı faaliyetlerden biri olduğuna inananlardanım. Akademik bilginin en etkin biçimde kullanıma sunulduğu ve yayıldığı etkinliklerden biri yaz okullarıdır. Fakat bunun ülkemizde pek de yaygın olduğunu söyleyemeyiz. Bu manada akademisyenler arası bilgi alışverişinin hızlanması ve yayılması noktasında en önemli ve öncelikli işlerden biri olduğu kanaatindeyim. Ciddi manada bir emek ve çaba isteyen bir oluşumdan söz ediyoruz. Bu vesileyle Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Odabaşı’na, bu eğitimin Trakya Üniversitesi’ne gelmesinde önemli katkıları olan Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen’e ve tüm eğitmenlere düzenleme kurulu nezdinde teşekkür ederim. Katılımcılara başarılar diliyor, tüm güzellikler sizlerin olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

Lisans, lisansüstü öğrencilere ve akademisyenlere yönelik iki gün boyunca devam eden eğitimlerde Nanoteknoloji ve Biyomedikal, Biyoayırma ve Biyomalzeme ile Biyosensör ve Uygulamaları konularında alanında yetkin akademisyenler tarafından bir dizi sunum ve eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek bu faaliyetler dahilinde katılımcılara Biyokimya alanında son dönemlerde yaşanan gelişmeler aktarıldı.

Trakya Üniversitesi birimleri arasında koordinasyon ve iş birliğini arttırmak, TÜTAGEM ile üniversitemizin tanıtımında rol oynamak ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açmak noktasında son derece önemli görülen eğitime, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden Tıp, Veterinerlik, Mühendislik ve Temel Bilimler başta olmak üzere birçok uzman bilim insanı katılarak bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Geçmişte katılımcılarl hocalar arasında kurulan sohbetlerin genç bilim insanlarında yeni fikirler çağrıştırdığını gözlemleyen düzenleme kurulu üyeleri, kurs programına genç araştırmacılar için sohbet saati adı altında özel tartışma süreleri eklediklerini ve oluşturulan bu esnek saatlerle katılımcıların gerek kendi aralarında gerekse de öğretim üyeleriyle fikir alışverişinde bulunabildiklerini ve yeni fikirlerle, yeni projelerle buradan ayrılmaya hazır olduklarını belirttiler.

29 Haziran 2018 tarihinde tamamlanan eğitimlerin ardından kursiyerler, programın son günü UNESCO Dünya Mirası Komitesi tarafından Dünya Mirası Listesine alınan Selimiye Cami ve Külliyesi ile Sultan II. Bayezıd Külliyesi Sağlık Müzesi ve daha birçok tarihi eseri ziyaret ederek kenti gezdi.

“100/2000 YÖK Doktora Bursu” Projesi Kapsamında Desteklenecek Üniversiteler ve Alanlar Belli Oldu

“100/2000 YÖK Doktora Bursu” Projesi Kapsamında Desteklenecek Üniversiteler ve Alanlar Belli Oldu. 100 tematik alanda 2 bin kişiye yönelik aylık bin 550 Lira doktora bursu verilecek üniversiteler ve programları açıklandı. Üniversitelerinizin web sayfalarından duyuruları takip ederek başvuruda bulanabilirsiniz !!!

YÖK’ün kararı doğrultusunda belirlenen 53 üniversiteye doktora bursu başvurusu yapılabilecek.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’deki doktoralı insan sayısını artırmak için “100 / 2000 YÖK Doktora Bursları Projesi”ni başlattıklarını hatırlattı.

Doktoralı insan sayısında gerilerdeyiz

Kalkınmış ülkelere bakıldığında, doktoralı insan sayısının çok yükseklerde olduğuna işaret eden Saraç, Çin’de bin kişiye 2.2, Amerika’da bin kişiye 1.7, Avrupa Birliği ülkelerinde bin kişiye ortalama 1.5 doktoralı insan düşerken Türkiye’de bu sayının bin kişiye 0.4 oranında olduğunu söyledi.

Doktora için bin / bir hedefini koyduk

Ülkenin kalkınmış ülkeler arasındaki sıralamasını yükseltmek için doktoralı insan gücünün artırılması gerektiğinin altını çizen Saraç, “Biz de bu bağlamda bin/bir hedefini koyalım diyoruz. Yani bin kişiye 1 doktoralı kişi. Buradaki maksadımız aslında endüstriye de sanayiye de bir doktoralı iş gücü, doktoralı insan gücü kazandırmak.” dedi.

“100/2000 YÖK Doktora Bursları Projesi” kapsamında Türkiye için öncelikli alanlarda nitelikli bilgi üretmek amaçlı doktoralı insan kaynağına olan ihtiyacı karşılamak üzere, devlet üniversitelerindeki doktora programlarında öğrenim gören öğrencileri desteklemek için yükseköğretim tarihinde ilk kez doktora bursu verileceğini hatırlatan Saraç, dünyanın da üniversitelerden, ürettikleri bilginin kullanımında etkin rol oynamasını beklediğine işaret etti.

Artık üniversitelerin sadece kitlesel eğitim ile yetinmediğini, ürettikleri ve öğrettikleri bilginin kullanımının ekonomik, sosyal alanlarda değer bulmasını takip ettiklerini ve hedef olarak gördüklerini ifade eden Saraç, YÖK olarak bu amaçla üniversitelerdeki enstitülerin, araştırma merkezlerinin girişimci doğalarını, disiplinler üstü ve disiplinler arası çalışmalarını desteklemeye kararlı olduklarını vurguladı.

“‘Gelecek 10 Yıl İçin Güçlü Nesiller Yetiştirme’ Projesi”

Bu bağlamda doktora programlarının gelişmesine ve bu programlara, mezun olan en parlak öğrencilerin katılabilmesine her zamankinden daha fazla emek harcayacaklarını bildiren Saraç, şöyle devam etti:

“Bu düşünceyle ‘Gelecek 10 Yıl İçin Güçlü Nesiller Yetiştirme’ Projesi’ni başlatıyoruz. Bu öğrencileri 100/2000 YÖK Doktora Bursu ile mali olarak destekleyeceğiz. Yani ülkemizin ihtiyacı olan 100 alanda, 2 bin öğrenci YÖK bursu ile, Türkiye’nin güçlü üniversitelerinde doktora yapacak. Yüksek Öğretim Kurulu olarak bizler de öğrencilerin çalışmalarında gösterdiği başarıyı ve akademik performanslarını dikkate alarak, eğitimleri boyunca, özellikle araştırma kavramına yönelik olarak, kendilerine özgün olanaklar sunmaya çalışacağız.

Bu projenin önemli bir ayağı, YÖK’ün bu doktora programlarının eğitim ve araştırmalarını, ulusal ve uluslararası yaptıkları araştırma ve yayınlarını kalite süreci açısından takip kararı almış olmasıdır.”

YÖK Başkanı Saraç, 100/2000 doktora programını bir mükemmeliyet ve prestij programı olarak gördüğünü belirtti.

Seçilen 100 doktora alanının, 2013’ten itibaren dünya bilim literatürüne katılan “Yükseköğretimde Akıllı Uzmanlaşma-Smart Specialisation” çalışmaları ve onlarca bilim insanının fikri alınarak kararlaştırıldığını açıklayan Saraç, “Bu kavramın esas gayesi, 21. yüzyılda öne çıkan yüksek teknoloji, inovasyon ve gerekli insani ve sosyal değerlerin çalışmalarını ve araştırmalarını üretmek ve ülkeye bu alanda bilim insanı kazandırmaktır. Bunu yaparken de kamu finansmanını doğru ve verimli harcamak ile yükseköğretim çalışma alanlarında dublikasyonu önlemek de üzerinde durulan diğer iki noktadır. Projeyi başarılı olması dileği ile yükseköğretim camiasına sunuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’yi geleceğe taşıyacak bilim alanları

YÖK, 22 Aralık 2016-12 Ocak 2017 tarihleri arasında 100 tematik alanda başvuru ilanına çıktı. Üniversiteler bu alanlar arasından seçtikleri en fazla 10 alt alan için yetiştirecekleri öğrenci sayılarını, kurumsal kapasitelerini ve ilgili alanlarda yetkinliklerine ilişkin YÖK’e başvurdu.

YÖK’e “temel bilimler”, “mühendislik ve mimarlık”, “sağlık” ile “sosyal bilimler” üst alanlarında 73 farklı üniversiteden gelen toplam 635 başvuru ve 2 bin 964 kontenjan talebi ön değerlendirmeden geçirildi.

YÖK’ün kararı doğrultusunda belirlenen 53 üniversiteye öğrenciler doktora bursu başvurusu yapılabilecek.

Bu üniversiteler şu şekilde:

“Abant İzzet Baysal, Abdullah Gül, Afyon Kocatepe, Akdeniz, Anadolu, Ankara Sosyal Bilimler, Ankara, Ankara Yıldırım Beyazıt, Atatürk, Boğaziçi, Bursa Teknik, Bülent Ecevit, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Dumlupınar, Düzce, Ege, Erciyes, Erzurum Teknik, Eskişehir Osmangazi, Fırat, Galatasaray, Gazi, Gaziosmanpaşa, Gebze Teknik, Hacettepe, Harran, Hitit, İnönü, İskenderun, Teknik, İstanbul Teknik, İstanbul, İzmir Katip Çelebi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Kahramanmaraş Sütçü İmam, Karabük, Karadeniz Teknik, Kocaeli, Marmara, Mersin, Namık Kemal, Necmettin Erbakan, ODTÜ, Ömer Halisdemir, Sakarya, Selçuk, Süleyman Demirel, Trakya, Türk-Alman, Uludağ, Yalova, Yıldız Teknik.”

Gerçekleştirilen paneller neticesinde, temel bilimler, mühendislik ve mimarlık alanlarında 46 üniversitede 855 kontenjan için alt alanlar şöyle belirlendi:

“Akıllı malzemeler, biyobenzetim, bilgi güvenliği, biyoenformatik, biyomalzeme ve doku mühendisliği, biyomedikal ekipmanlar (tıbbi cihazlar), enerji depolama ve enerji malzemeleri, güç ve depolama teknolojileri, hava ve uzay araçları tasarımı, hidrojen ve yakıt pilleri, insan-bilgisayar etkileşimi, insan beyni ve nörobilim, insansız sistemler, mikro ve nanoteknoloji, mimarlık, nanobiyoteknolojik güdümlü ilaçlar, nükleer enerji, örüntü tanıma analizi, savunma bilişimi, modelleme ve simulasyon, savunma sistemleri entegrasyonu, sensör teknolojileri, sürdürülebilir ve akıllı kentler, sürdürülebilir yapı malzemeleri ve teknolojileri, sürdürülebilir, etkin tarım, ulaştırma akıllı ulaşım sistemleri, veri madenciliği ve veri depolama, yeni 3B eklemeli üretim, yeni nesil kompozitler ve çok işlevli nanokompozit malzemeler, yenilenebilir enerji kaynakları/teknolojileri.”

Sosyal bilimler alanında 28 üniversitede 246 kontenjan için alt alanlar ise şöyle oldu:

“Afrika çalışmaları, aile psikolojisi, anayasa hukuku, Balkan çalışmaları, deniz ticaret hukuku, Ermenice, fikri mülkiyet hukuku, göç çalışmaları, hadis, idare hukuku, katılım bankacılığı, kentsel dönüşüm çalışmaları, klinik psikoloji, manevi danışmanlık, medeni yargılama usulü hukuku, okul öncesi eğitim, Ortadoğu çalışmaları, özel eğitim (yetenekli, engelli vb), sosyal medya çalışmaları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, uluslararası güvenlik ve terör, Uzakdoğu çalışmaları, yoksulluk çalışmaları.”

Sağlık alanında 25 üniversite için 299 kontenjan için alt alanlar şöyle:

“Biyomalzeme ve doku mühendisliği, cerrahi hastalıklar hemşireliği, çocuk sağlığı ve hastalıkları hemşireliği, doğal ve bitkisel ürünler, kozmetik ürünler, farmasötik biyoteknoloji ve ilaç tasarımı, gen tedavisi, gıda-metabolizma etkileşimi, hastane enfeksiyonlarını önleme, iç hastalıkları hemşireliği, kanser epidemiyoloji, metabolizma (obezite, diyabet ve ateroskleroz), moleküler farmakoloji ve ilaç araştırmaları, moleküler onkoloji, moleküler patoloji, moleküler ve hücresel gastroenteroloji, odiyoloji, psikiyatri hemşireliği, tümör immunolojisi.”

Belirlenen alanlarda doktora yapacaklara aylık bin 550 Lira 4 yıl süreyle verilecek.​

100 / 2000 YÖK Doktora Bursları Türkiye’nin projesi

Saraç, bu projeyi ‘Türkiye’nin projesi’ olarak niteledi ve Yeni YÖK olarak ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak bu büyük adımla gurur duyuyoruz dedi.

“100/2000 YÖK Doktora Bursları Projesi” ne ilişkin detaylı bilgi için:

http://www.yok.gov.tr/web/100-2000/ana-sayfa

Trakya Üniversitesi “Moleküler Tarımsal Tanı Laboratuvarı Kurulumu” Projesine Dev Destek

Trakya Üniversitesi “Moleküler Tarımsal Tanı Laboratuvarı Kurulumu” Projesine Dev Destek. Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü tarafından hazırlanan Trakya Kalkınma Ajansınca kabul edilen 300.000 TL bütçeli “Moleküler Tarımsal Tanı Laboratuvarı Kurulumu” projesi Rektör Vekili Prof. Dr. Metin Aydoğdu ve Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin tarafından 27 Temmuz 2016 Çarşamba günü Trakya Kalkınma Ajansında imzalandı. İmza töreninde proje ekibi ve Kalkınma Ajansından yetkililer de hazır bulundu. Projeyle kurulacak Moleküler Tarımsal Tanı Laboratuvarı Ülkemizde alanında ilk laboratuvarlardan biri olup bölgemize ve Ülkemizde tarımsal alanda teşhis ve tanı alanında hizmet edecektir.