12. Ulusal Afinite Teknikleri Kongresi 5-7 Eylül’de Yapılacak

12. Ulusal Afinite Teknikleri Kongresi 5-7 Eylül’de Yapılacak. Afinite kromatografisi, ham örnekten biyolojik aktif moleküllerin seçici ekstraksiyonu, ayrılması ve/veya saflaştırılması için kullanılan, biyospesifik ve tersinir etkileşimlerin yer aldığı özel bir kromatografi türüdür. Afinite kromatografisi, hedef analit ile etkileşimindeki eşsiz biyolojik özgüllük ve tersinir etkileşim avantajı nedeniyle modern biyoloji, moleküler biyoloji, biyokimya, tıp ve biyoteknoloji alanlarında önemli bir etkiye sahiptir. İlki 2005 yılında Hacettepe Üniveristesi’nde düzenlenen ve sonrasında ülkemizin farklı üniversitelerinde gerçekleştirilen Ulusal Afinite Teknikleri Kongresi, çok çeşitli ve interdisipliner uygulama alanları olan afinite kromatografisi üzerine çalışan bilim insanlarını bir araya getiren ve akademik gelişime katkıda bulunan önemli bir bilimsel etkinliktir.

Bu yıl 12’ncisi 05-07 Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan Afinite Teknikleri Kongresi’ne, Atatürk’ün, “Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!”* diyerek önemini vurguladığı, İzmirli Herodot’un “Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimlerinde kurdular”* demekten kendini alamadığı, Aristo’nun İskender’i “Görmezsen eksik kalırsın!”* diyerek uyardığı, Victor Hugo’nun onu hiç görmeden adına şiir yazıp “İzmir bir prensestir”* diye övdüğü, Ege Denizi kıyısında adeta bir inci gibi salınan İzmir’de bulanan Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü ev sahipliği yapacaktır.

KONGRE KONULARI

[one_half]Biyokromatografi
Biyoayırma Yöntemleri
Afinite Kavramı ve İmmünoafinite
Biyosensörler
Biyoayırma Yöntemleri
Tanısal Kitler
Proteomikler
Monolitler ve Uygulamaları
[/one_half][one_half_last]
Moleküler Baskılanmış Polimerler ve Uygulama Alanları
Kapiler ve İki-Boyutlu (2-D) Jel Elektroforez
Protein, Enzim, Polinükleotid, Plazmid ve Genomik DNA Saflaştırılması
Biyomoleküllerin Non-Kovalent Etkileşimleri ile Biyomolekül-Polimer Etkileşimleri
Nanobiyoteknoloji Amaçlı ve Biyouyumlu Polimer Tasarımı ve Klinik Uygulamaları
[/one_half_last]

ÖNEMLİ TARİHLER

BİLDİRİ SON GÖNDERİMİ ve ERKEN KAYIT TARİHİ  30.06.2018
SON KAYIT TARİHİ  30.07.2018
KONGRE PROGRAMININ İLANI  20.08.2018
KONGRE BAŞLANGICI  05.09.2018

Detaylı Bilgi İçin : http://afinite2018.com/

Dünyanın Öncü Kanser Gen Haritalama Testi FoundationONE Türkiye’de

Dünyanın Öncü Kanser Gen Haritalama Testi FoundationONE Türkiye’de. Tek bir biyopsi örneği ile yüzlerce gen değişikliğini tarayabilen kanser gen haritalama testleri, tedavi sürecinde hastalara ve hekimlere sunduğu yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye’de. Dünyanın öncü kanser gen haritalama testi FoundationONE, hastalığa yol açan genetik değişiklikleri kapsamlı bir şekilde inceleyerek, hasta ve hekimlere anlamlı bir yol haritası çiziyor.

Rutin kanser tedavisine yenilikçi, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri dahil etmek amacıyla 2010 yılında kurulan Foundation Medicine (FMl), kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşım için büyük önem taşıyan, kanser gen haritalama testleri geliştiriyor. Kapsamlı gen haritalama testleri, yüzlerce kanserle ilişkili gendeki değişikliklerin çok yüksek bir duyarlılık ve özgüllükle saptanabilmesine olanak tanıyarak, kanserle mücadelede önemli rol oynuyor.
Türkiye’de İnfogenetik firması altında hizmet vermeye başlayan FMI’ın sunduğu kanser gen haritalama testlerinden FoundationOne, solid tümörlerde bulunan 315 farklı gendeki tüm genomik değişiklikleri tespit ediyor. Tümörün, vücudun neresinde bulunduğu fark etmeksizin yapılabilen bu testler, genetik değişikliklerin güncel tedavilerle eşleştirilmesine yardımcı oluyor.

FoundationONE’ın Amerika ve Avrupa’daki laboratuvarlarından gelen bu kapsamlı raporda, tümör dokusunda meydana gelen ve kansere neden olmuş olabilecek muhtemel genetik değişiklikler inceleniyor. Çıkan raporda, bu değişikliklerde etkin olabilecek dünyadaki tüm hedefe yönelik tedavi alternatifleri, hastanın immün tedaviden fayda sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin bazı bilgiler ve hastanın dahil edilebileceği klinik araştırmalar yer alıyor. Böylece hasta ve hekime tedavi sürecinde yol gösterebilecek kişiselleştirilmiş kanser haritası sunuluyor.

‘Önümüzdeki dönemde kişiye özel tedaviyi daha çok konuşacağız’

Kanser gen haritalama testlerinin ve detaylı data analizlerinin, kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımı her hasta için ulaşılabilir hale getirdiğini ifade eden Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şuayib Yalçın “Yakın bir süre öncesine kadar kanserler neredeyse tamamen ilk kez görüldükleri yere göre kategorize ediliyordu. Bilim, yüzlerce kanserle ilişkili gendeki ve bu genlerdeki birçok olası değişikliği keşfettikçe, genomik değişikliklerin sayısı ve kombinasyonu her bireyin kanserini daha da kendine özgü olduğunu keşfediyor. Kanserle mücadelede ‘kişiselleştirilmiş sağlık’ kavramıyla yeni ve daha fazla olasılık tanıyan bir safhaya girdik. Araştırmacılar ve biz hekimler, artık bu teknolojik gelişmelerin de desteğiyle kanseri çok daha detaylı bir şekilde anlayarak, tedavi seçeneklerini kişiye özel olarak sunmaya başladık. Dünyada hızla gelişmeye devam eden bu yenilikler sayesinde, önümüzdeki yıllarda kanseri daha iyi tanıyarak elimizi daha güçlendireceğimize inanıyorum” dedi.

‘Hekimlerin karar alma süreçlerini destekleyecek anlamlı sonuçlar veriyor’

Kanserle mücadelede kanser gen haritalama testlerinin sağlık dünyası için önemli bir aşama olduğunu belirten Foundation Medicine Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölge Medikal Başkanı Dr. Bahadır Pekin, “Moleküler bilgi alanında dünyanın lider şirketlerinden biri olan Foundation Medicine olarak, kişiye özel tedavilerin kanserle mücadelede kullanılmasında yeni bir dönemi başlattığına inanıyoruz. Sunduğumuz kişiselleştirilmiş kanser gen haritalama hizmetiyle, hekimlere karar alma süreçlerini destekleyecek anlamlı sonuçlar sağlıyoruz. Böylece hekimler, hastaları için tüm dünyada var olan en güncel tedavi seçeneklerini görebiliyor. FoundationOne testi çok az miktarda bir tümör dokusu ve tek bir test ile gerçekleşiyor. Böylece hem test için kullanılan tümör biyopsi dokusundan hem de zamandan tasarruf ediliyor. Karmaşık verinin, teknoloji ve bilim insanları tarafından analiz edilmesi sonucu ortaya çıkan bu raporlar kanser hastalarına umut olmayı amaçlıyor” dedi.

Test süreçleri ile ilgili daha detaylı bilgi almak için www.infogenetik.com.tr

İnfogenetik hakkında
Türkiye’de İnfogenetik Moleküler Bilgi Hizmetleri A.Ş. adı altında Mayıs 2017’de hizmet vermeye başlayan Foundation Medicine’in (FMI) yüzde 56.3’lük kısmı, onkolojide kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımını daha ileriye taşımak amacıyla Roche tarafından 2015 yılında satın alındı. Roche’un tanı ve tedavi alanlarındaki bilgi birikimi ve deneyimi bu satın alma sayesinde genetik haritalama ve büyük veri ile birleşti. FMI, 2015 itibariyle kanserle mücadele eden hekimlere, hastaların kapsamlı gen haritasını ve bununla bağlantılı kişiye özel tedavilerden, immün tedavilere; klinik çalışmalardan, henüz ruhsatlanmamış ürünlere kadar dünyanın dört bir yanındaki tedavi seçeneklerinin geniş bir raporunu sunuyor, hasta ve hekimlerin kanser tedavisindeki yol haritası oluyor.

Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Kurulması İçin İlk Adımlar Atıldı

Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Kurulması İçin İlk Adımlar Atıldı. Hacettepe Teknokent, Nanoteknoloji Araştırma Merkezi kurulması için fizibilite çalışmalarına başladı.

Hacettepe Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Candan Gökçeoğlu, projenin başlangıç toplantısında yaptığı konuşmada, nanoteknolojinin bütün sektörlerde geleceğinin olduğunu, bu teknolojideki gelişmeler doğrultusunda daha dayanıklı, hafif, kendi kendini temizleyen ürün ve eşyaların yakın zamanda gündelik hayatta kullanılmaya başlanacağını söyledi.

Nanoteknolojinin pek çok ülke tarafından desteklendiğine değinen Gökçeoğlu, Türkiye’nin, bu alandaki yetişmiş insan gücünün yetersizliği, farkındalık eksikliği gibi nedenlerle henüz istenen seviyede olmadığını dile getirdi.

Gökçeoğlu, tüm bu ihtiyaçları dikkate alarak özellikle sağlık, gıda ve enerjide nitelikli insan yetiştirip, yüksek katma değerli ürünler üretmeye yönelik olarak Nanoteknoloji Araştırma Merkezi kurma kararı aldıklarını belirtti.

Candan Gökçeoğlu, Ankara Kalkınma Ajansı ile bu merkez için bir fizibilite çalışması başlatarak ilk adımı attıklarını kaydetti.

Hacettepe Teknokent Genel Müdürü İlyas Yılmazyıldız da Hacettepe Üniversitesinin güçlü olduğu ve mevcut nanoteknoloji merkezlerinin faaliyet göstermediği alanlarda projeler geliştirmek ve sanayi ile buluşturmak amacıyla Hacettepe Teknokent Nanoteknoloji Araştırma Merkezi kurma kararı aldıklarını söyledi.

Yılmazyıldız, merkezde, ürüne dönüşecek şekilde Ar-Ge çalışmaları yürütüleceğini ifade etti.

Hacettepe Teknokentin yürüttüğü, Ankara Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Hacettepe Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezinin Kurulması İçin Fizibilite Çalışmasının Yapılması Projesi kapsamında, doğru hedefe ulaşılması için bir dizi çalışma yapılacak.

Bu süreçte, Hacettepe Üniversitesinin sağlık, gıda ve enerji alanlarındaki mevcut nanoteknoloji seviyesini daha da güçlendirecek, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarından ticari ürünler üretilebilmesine olanak sağlayacak merkezin insan kaynağı ve ekipman ihtiyaçları belirlenecek.

Fizibilite çalışmaları kapsamında literatür taraması yapılacak, akademisyenlerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilecek, çalıştaylar düzenlenecek, diğer nanoteknoloji araştırma merkezleriyle temas kurularak aynı alanlarda çalışma yürütülmesinin önüne geçilecek, kamu kurum ve kuruluşlarının bu alandaki beklenti ve ihtiyaçları belirlenecek.

Kaynak :Anadolu Ajansı , Fotoğraf : Hacettepeteknokent

3.Uluslararası Biyosensör Kongresi 5-7 Ekim’de Hacettepe Üniversitesinde Yapılacak

3.Uluslararası Biyosensör Kongresi 5-7 Ekim’de Hacettepe Üniversitesinde Yapılacak. Hacettepe Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinin de katkılarıyla yenilikçi akademisyenleri, öğrencileri ve endüstriyel uzmanları, yüksek teknoloji şirketleri, start-up şirketleri ve girişimcileri bir araya getirerek alanında güçlü bir kongre düzenliyor.

1. Biyosensör Kongresi, 2014 yılında Namık Kemal Üniversitesi tarafından Tekirdağ’da düzenlendi.
2. Uluslararası Biyosensör Kongresi İzmir’de Gediz Üniversitesi tarafından 10-12 Haziran 2015
tarihlerinde gerçekleştirildi. Kongreye 33 sözlü, 79 poster sunumu ile yaklaşık 200 kişilik katılım oldu.
Pek çok uluslararası ve yerel şirket çözüm ortağı ya da sponsor olarak kongreye katılım sağladı.
3. Uluslararası Biyosensör Kongresi ise 5-7 Ekim 2016 tarihlerinde Ankara, Hacettepe Üniversitesi
Beytepe Kampüsü’nde gerçekleşecektir. Türkiye’nin Biyosensör alanında önde gelen bilim
insanlarının, endüstri ve kamu kurumlarının katılımının sağlanacağı kongreye 300 kişilik katılım
beklenmektedir.

Kongrenin teması oldukça geniş olup pek çok farklı disiplini bir araya getirmektedir:

• Biyobilişim
• Biyomateryaller
• Elektrokimya
• Mikroakışkan/Lab-on-a-chip Cihazlar
• Moleküler Biyoloji
• Nanobiyoteknoloji
• Gelecek Nesil MicroRNA
• Sensörlerin Biyomedikal Uygulamaları
• Biyoelektrik, Biyolojik ve Kimyasal Sensörler, Sensör Sistemleri
• Systems Biyoloji/Moleküler Docking
• Nörosensörler
• Optik Sensörler

http://www.biosensor2016.hacettepe.edu.tr/anasayfa.html

3.Uluslararası Biyosensör Kongresi 5-7 Ekim'de Hacettepe Üniversitesinde Yapılacak

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Yarın Başlıyor

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Yarın Başlıyor. 6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Bu Yıl Hacettepe Üniversitesinde. İlki 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi’nin altıncısı 4-7 Eylül 2016 tarihleri arasında Polimer Bilim ve Teknolojisi Derneği’nin de katkılarıyla Hacettepe Üniversitesinin ev sahipliğinde Ankara’da yapılacaktır.

Polimer bilimi ve teknolojisi konusunda yapılan son çalışmaları ve yaşanan gelişmeleri, değerli bilim insanları, araştırmacılar, sanayiciler, öğrenciler ve bu alanda faaliyet gösteren firmalar kongre kapsamında bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

Çok önemli konuların ele alınacağı, bir birinden önemli bilim insanlarının katılacağı ve sunum yapacakları kongrenin

Güncel Kongre Programına ulaşmak için

http://www.polimer2016.hacettepe.edu.tr/kongprogram.shtml

 

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Bu Yıl Hacettepe Üniversitesinde

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Bu Yıl Hacettepe Üniversitesinde

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Bu Yıl Hacettepe Üniversitesinde. İlki 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi’nin altıncısı 4-7 Eylül 2016 tarihleri arasında Polimer Bilim ve Teknolojisi Derneği’nin de katkılarıyla Hacettepe Üniversitesinin ev sahipliğinde Ankara’da yapılacaktır.

Polimer bilimi ve teknolojisi konusunda yapılan son çalışmaları ve yaşanan gelişmeleri, değerli bilim insanları, araştırmacılar, sanayiciler, öğrenciler ve bu alanda faaliyet gösteren firmalar kongre kapsamında bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

Konu Başlıkları :
Polimer sentezi ve karakterizasyonunda yeni yöntemler
Polimerlerde yapı özellik ilişkileri
Mekanik özellikler ve performans özellikleri
Polimerlerin radyasyon kimyası
Polimerlere dair hesaplamalar
Polimer işlemciliği
Reolojik özellikler
Kauçuk bilimi ve teknolojisi
İletken polimerler ve optoelektronik malzemeler
Kompozitler
Nano yapılı polimerler ve nanokompozitler
Hidrojeller
Moleküler baskılama ve uygulamaları
Biyomedikal uygulamalar için polimerler
Biyomedikal /Eczacılık uygulamaları için polimerler

Kongre Sayfası için : http://www.polimer2016.hacettepe.edu.tr/

6.Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Bu Yıl Hacettepe Üniversitesinde

Hacettepe Üniversitesi İlk Yerli Hepatit B Aşısını Üretti

Hacettepe Üniversitesi İlk Yerli Hepatit B Aşısını Üretti. Türkiye’de ilk kez yerli morfin geliştirerek ruhsat alan Hacettepe Üniversitesi, yerli aşı konusunda da çalışmalarını tamamlayarak Hepatit B aşısı üretti.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Gümüşel, yerli aşı konusunda açıklama yaptı.
İlk yerli aşı geliştirme çalışmalarından olumlu sonuç alındığını ifade eden Gümüşel, “Çalışmalar sonucunda 14 Mayıs 2016 tarihi itibariyle Hacettepe Üniversitesi bünyesinde Eczacılık Fakültesinin yürütücülüğünde, Keymen firması ortaklığında ülkemizde ilk kez Hepatit B antijeni üretildi. Böylece üniversite-kamu-sanayi iş birliğiyle Türkiye’de aşı üretiminin mümkün olacağı bir kez daha gösterildi” dedi.
Projeyi, HÜ’den Prof. Dr. Sevda Şenel’in yürüttüğünü dile getiren Gümüşel, ekipte kendisinin yanı sıra Prof. Dr. Neslihan Gürsoy, Prof. Dr. Meral Sağıroğlu, Doç. Dr. Emirhan Nemutlu, Doç. Dr. Pınar Erkekoğlu’nun bulunduğunu belirtti. Gümüşel, şöyle devam etti:

“Sağlık Bakanlığının ilk defa üretimi gerçekleştirilen Hepatit B aşısının piyasaya çıkarılması için destek vermesini bekliyoruz. Hacettepe olarak söz verdik ve yaptık. Bunun gururunu taşıyoruz.”

Hacettepe Üniversitesi İlk Yerli Hepatit B Aşısını Üretti

Kaynak : NTV