Bilim İnsanları ERÜ’ya Kurulacak Kimya Laboratuvarları İçin Bir Araya Geldi

Bilim İnsanları ERÜ’ya Kurulacak Kimya Laboratuvarları İçin Bir Araya Geldi. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Fen Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne kurulacak kimya laboratuvarları için, Türkiye ‘nin birçok üniversitesinden bilim insanı Kayseri’ye geldi.
ERÜ Genom ve Kök Hücre Merkezi Konferans Salonu’nda bir araya gelen bilim insanları, gün boyunca devam eden toplantıda görüş alışverişinde bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan ERÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Hamza Çakır, konuşmasına hain terör saldırılarında şehit düşen güvenlik güçlerini anarak başladı.

ERÜ’nün bir hayırsever üniversitesi olduğuna vurgu yapan Çakır, “Kayserili hayırseverler Erciyes Üniversitesine elinden gelen desteği vermekteler. Fen Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi‘nin temelinin atılmasında ve faaliyete geçmesinde gösterdiği destek ve katkılarından dolayı Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan’a teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki, yeni kurulacak bu merkeze katkılarını artıracaklardır” dedi.

-“Türkiye her zaman güçlü olmak zorunda”
Türkiye’nin katma değerini kendisinin yaratması gerektiğini vurgulayan Çakır, şöyle devam etti:
“Güçlü olursanız, size kimse dokunamaz. Maalesef öyle bir dünya düzeninde yaşıyoruz ki, güçlü olan haklı olmasa da haklı görünüyor. Türkiye her zaman güçlü olmak zorunda. Bu gücü de burada kurduğumuz ve kuracağımız araştırma merkezlerindeki Ar-Ge çalışmalarıyla gerçekleştireceğiz. İleriye dönük ciddi adımlar atmak zorundayız. Bu konuda siz değerli bilim adamlarımızı sık sık buraya davet ederek çalışmalar yapmamız gerek. Kayseri, Türkiye ve dünya sanayisine ve Türk İslam Coğrafyası’na hizmet edebilecek Ar-Ge çalışmaları ortaya koymak zorundayız. Bu toplantıları doğru işler, doğru adımlar atmak için yapıyoruz. Bu toplantıdan güzel sonuçlar çıkacağından hiç şüphem yok.”

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı Prof. Fahrettin Keleştemur ise yeni kurulacak araştırma merkezine olan hayırsever desteğine vurgu yaptı.

ERÜ’de tüm fakülte binalarının ve bunların ötesinde araştırma merkezlerinin de hayırseverler tarafından yaptırıldığına dikkati çeken Keleştemur, “Bunun tabi Erciyes Üniversitesine çok büyük kolaylıklar sağladığı aşikar. Bundan dolayı resmi süreçleri çok daha kolay bir şekilde halledebildik. Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi, Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan’ın katkılarıyla bir hayırsever kurumu olacak. Bu bakımdan ben kendilerine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Fen Bilimleri Araştırma Merkezi Projesi’nin tanıtımı yapıldı. Tanıtımı yapan Fen Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkez Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan, “Alman Kimya Sanayi 2030’a kadar hangi konularda gelişme sağlayacak. Mega Trendler neler?” başlıklı bir sunumda gerçekleştirdi.

Bilim İnsanları ERÜ'ya Kurulacak Kimya Laboratuvarları İçin Bir Araya Geldi

 

Kaynak : Radikal

Tübitak BiGG-SEA İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz

Tübitak BiGG-SEA İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz. Türkiye’de girişim hızlandırma programlarının ve girişim desteklerinin sayısı giderek artıyor. Girişimcilerin TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı’ndan faydalanmasını hedefleyen BiGG-SEA de bu yeni programlardan biri.

Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri öncelikli olmak üzere girişimicilerin başvuruları almaya başlayan BiGG-SEA, iş modelleme, mentorluk ve ön kuluçka hizmetleri sunuyor.

Şartlar;

TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı’na teknoloji ve yenilik odaklı girişim faaliyetinde bulunmaya aday, teknogirişim sermaye desteği çağrısında belirtilen nitelikleri taşıyan, üniversitelerin örgün öğrenim veren herhangi bir lisans programından mezun ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programına kayıtlı öğrenci ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programından mezun kişiler başvurabilir.

2015 Teknogişim Sermaye Desteği Çağrısı
1 Temmuz 2015 itibariyle açılacaktır ve kesin başvuru nitelikleri çağrıda yer alacaktır.

SECME KRiTERLERi

İş fikri değerlendirme kriterleri 3 ana kriter altında değerlendirilecektir:

Uygulama Alanı: Geliştirilecek ürün / hizmet pazar büyüklüğü ve ticarileşme potansiyeli açısından değerlendirilecektir.

Özgünlük: İş fikri sonucu geliştirilecek ürün/hizmetin yurtiçi ve yurtdışı pazardaki benzerlerine göre öngörülen farklılıkları, üstünlükleri, fikri mülkiyet koruması değerlendirilecektir.

Yapılabilirlik: Başvuru sahibinin tek başına mı yoksa bir takımla mı beraber çalıştığı, iş fikrinin hayata geçirilmesinde ihtiyaç duyulacak teknik altyapıya sahip olup olmadığı değerlendirilecektir. Ayrıca iş fikrinin teknolojik olarak yapılabilirliği ve hangi aşamada olduğu da göz önüne alınacaktır.

İş fikri başvuruları her hafta değerlendirilecek, bir sonraki aşamalara kabul edilecek ve edilmeyecek projeler belirlenip email ile girişimcilere dönülecektir. Değerlendirme için ekstra bilgi gereken projelerden de bu bilgi rica edilecektir. Kabul edilmeyen projeler diğer BİGG programlarına başvurabilirler.

1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı-BİGG 1.Aşama Uygulayıcı Kuruluş Çağrısı sonuçlarına göre desteklenmeye uygun bulunan Uygulayıcı Kuruluşların listesi aşağıda yer almaktadır.

Anadolu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kur. ve İşl. A.Ş. (Bilkent CYBERPARK)
Ankara Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.
Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme A.Ş.
Erciyes Teknopark A.Ş.
Etohum Bilişim Teknolojileri Yatırım ve Ticaret A.Ş.
Fırat Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Hacettepe Teknokent Tek.Tran. Ar-Ge Dan. En. Sa. Çe. İle.San. ve Tic. A.Ş.
ide-EGE Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.
İTÜNOVA Teknoloji A.Ş.
İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Konya Teknokent Teknoloji Geliştirme Hizmetleri A.Ş.
ODTÜ Teknokent Yönetim A.Ş
Özyeğin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi
Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş.
Girişimci adayları, Temmuz ayında yayınlanacak olan 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı – BİGG Çağrısı Çağrı Metni’ne uygun olarak, yukarıda belirtilen kuruluşlardan birine başvuru yapabileceklerdir.

2012-2015 arasında 350 girişimci TÜBİTAK 1512’den faydalandı
Kısaca bahsetmek gerekirse TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı, teknolojik ve inovatif projelere teminat almaksızın 150 bin TL hibe (geri ödemesiz) sağlayan bir program. 2012-2015 arasında 3200’den fazla girişimci bu programa başvurmuş ve 350 girişimci hibe almaya hak kazanmış. BiGG-SEA’nin amacı da girişimcilerin bu destekten faydalanmasını sağlamak.

Eğer yenilikçi olduğuna inandığınız bir iş fikriniz veya girişiminiz varsa biggsea.com‘dan detaylı bilgi alabilir ve BiGG-SEA başvuru formunu doldurarak bu önemli destekten faydalanmak için aday olabilirsiniz.

1512 Teknogirişim Sermaye Destek Programı : http://www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/girisimcilik/ulusal-destek-programlari/icerik-1512-teknogirisim-sermaye-destegi-programi

TÜBİTAK BİGG İle Fikirlerinizi Gerçeğe Dönüştürebilirsiniz

 

Kaynak : Webrazzi & Tübitak

Kimya Bölümü Öğretim Üyesinden Etkileyici Buğday Verimi Çalışması

Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çoban, yaklaşık 3,5 yıl arayarak bulduğu eski buğday tohumu verimini, kendi geliştirdiği gübre ve böcek kovucu ilaç sayesinde artırdı. Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitedeki görevinin yanı sıra memleketi Sivas’ın Karacalar köyünde çiftçilikle uğraştığını anımsattı.

Günümüzde kullanılan buğday tohumlarının çoğunun genetiğinin değiştirildiğini savunan Çoban, şunları kaydetti:
“Bu tohumu da en fazla 3 yıl kullanabiliyorsunuz. Çünkü verimi ve kalitesi düşüyor. Anadolu’da binlerce yıldır kullanılan buğday tohumlarında ise böyle bir sorun yok. Ancak, bu tohumları da kaybetmek üzereyiz. Bizim yöremizde de binlerce yıldır bilinen ‘zeron’, ‘şahman’, ‘kırmızı’ ve ‘beyaz’ gibi buğday çeşitleri var ama bu çeşitler de yok olmaya yüz tuttuğu için kolay kolay bulunamıyor.”
Üniversitedeki görevinden dolayı 3,5 yıl maden araştırmaları dolayısıyla Türkiye’yi adeta karış karış gezdim ve aynı zamanda bu buğday tohumlarını aradığını dile getiren Çoban, bunlardan şahmanı Kırşehir’in Karacaören köyünde, zeronu ise Sivas’ın Gemerek ilçesindeki bir dağ köyünde bulduğunu belirtti.

– Kömürden gübre, sarımsaktan böcek kovucu ilaç
Çoban, bulduğu tohumları geçen yıl köyünde ektiğini ve 53 dönüm araziden 20 ton buğday elde ettiğini söyledi.

Tohumların bir kısmını bu yıl ise 700 dönüm araziye ektiğini bir kısmını da köydeki çiftçilere dağıttığını vurgulayan Çoban, buğdaydan bölgedeki üreticilere oranla yüzde 25-30 daha fazla verim aldığını dile getirdi.
Buğdaydaki verim artışı için ayrı bir çalışma yaptığını anlatan Çoban, “Verim artışında yıllar önce kömürden ürettiğim organik gübrenin de faydası oldu. Ayrıca sarımsak ekstrasından geliştirdiğim böcek kovucu ilacı da kullandım. Tohumları ekmeden sıvı haldeki gübre ve sarımsak ilacıyla yıkayıp kuruttuktan sonra ektim. Ayrıca bu gübreyi pancara da kullandım. Onda da yaklaşık yüzde 30 verim artışı oldu” ifadelerini kullandı.
Çoban, kırmızı ve beyaz buğday tohumlarını da hala aradığına dikkati çekerek, elinde bu tohumlardan bulunan çiftçilerle kendisindeki tohumları takas edebileceğini sözlerine ekledi.

buğday

 

Kaynak : beyazgazete

Erciyes Üniversitesi’nde TÜBİTAK Desteğiyle Light Tereyağı Üretildi.

Erciyes Üniversitesi’nde TÜBİTAK desteğiyle light tereyağı üretildi.TÜBİTAK desteğiyle yağ barındırma özelliği olan doğal gıda lifleri kullanılarak tereyağının kalorisi yüzde 50 düşürüldü.
Böylece tereyağı yüksek tansiyon ve damar sertliği olan hastalar da rahatça tüketebilecek. Dünyada ilk olan çalışma için patent başvurusu yapıldı.

HERKES TÜKETEBİLECEK

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Mahmut Doğan, tereyağının yüksek tansiyon ve damar sertliği olan hastalar tarafından da tüketilebilmesi için TÜBİTAK desteğiyle çalıştığı projede kalorisi düşürülmüş tereyağı üretmeyi başardı. Tereyağının sağlık açısından çok yararlı olduğunu, ancak obezite ve kalp damar hastalığı gibi hastalıkları tetiklediği için tüketilmediğini belirten Doğan, şöyle konuştu:

TÜKETİM AZALMIŞTI

“Tereyağı önemli bir gıda. Son yıllarda kolesterolü artırdığı düşüncesiyle tereyağı tüketiminde azalma olduğu biliniyor. İnsanlar tükettikleri besin maddeleri ile sağlıklı bir yaşam arasındaki ilişkiyi kavrayınca, kolesterol ve kalp damar rahatsızlıklarını öne sürerek tereyağı tüketiminden uzak durdular. Bunun yanında diyetetik, düşük yağlı ve lifli gıdaların tüketim eğilimi gittikçe arttı. Bu yüzden tereyağında bazı fonksiyonel değişikliklerin yapılması tüketimi olumlu etkileyebilir düşüncesiyle çalışmaya başladık.”

LEZZET DEĞİŞMEDİ

TÜBİTAK ARDEB tarafından yaklaşık 100 bin TL ile desteklenen projeyle, kalorisi azaltılmış, prebiyotik kahvaltılık tereyağı ve kremanın model üretimini yaptıklarını söyleyen Doğan, “Tereyağına ve kremaya fonksiyonel özellik kazandırılması amacıyla yağ katkısı kullanılarak model üretim yaptık” dedi.
tereyağ

 

Kaynak :hurriyet

İsviçre kökenli bir ilaç firması son evresine gelmiş lenf kanseri için yeni bir ilaç keşfetti.

İsviçre kökenli bir ilaç firması son evresine gelmiş lenf kanseri için yeni bir ilaç keşfetti.Kod adı ‘GA101’ olan ve yan etkisi bulunmayan ilaca Türkiye’den 8 merkez bilimsel destek verdi.
Kanserle mücadelede devrim yaratacak yeni bir ilaç geliştirildi. İsviçre’de üretim yapan bir ilaç firmasının 10 milyar dolar bütçe ayırdığı uluslararası çalışmadan olumlu sonuçlar elde edildi. Buna göre son evresine gelen ve artık umut taşımayan lenf kanseri hastalar için yeni bir ilaç keşfedildi. Kod adı GA101 olarak belirlenen ilaç hayvanlar üzerinde olumlu sonuçlar verdi. Ayrıca insanlar üzerinde herhangi bir yan etkiye sebep vermediği anlaşıldı.

60 bilim adamının 8’i Türk

Projede ABD, İngiltere, Fransa gibi 37 ülkeden 60 bilim adamı görev alıyor. Türkiye’nin de öncü rol oynadığı projede 8 ayrı üniversiteden bilim adamı çalışıyor. Bu üniversiteler Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, İzmir 9 Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi olarak sıralanıyor. “GA101” ismini verdikleri lenf kanseri ilacı üzerinde uzun zamandır çalışmalarını sürdüren bilim adamları başarılı sonuca ulaştı.

Projenin Türkiye Başkanı Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman İlhan, oldukça başarılı sonuçlar veren bu ilacın kanserin kendisine yönelik tedavi hedeflediğini söyledi. İlacın lenf bezinde kansere yol açan hücreleri bulup yok ettiğini belirten İlhan, “Bunu yaparken de normal dokuyu öldürmüyor. Yani bu kesinlikle kemoterapi olmayıp ondan daha etkili. Tedavisi mümkün olmayan kanser hastalarında kemoterapi olmadan hedeflenmiş ve hastalığı yok eden bir ilaç. İlaç hayvan deneylerinde başarılı sonuçlar verirken insanlar üzerinde de herhangi bir yan etkiye sebep olmadığı anlaşıldı. Şimdi farklı genler üzerinde etkisi deneniyor” dedi.

2015’in başlarında piyasada

Prof. Dr. İlhan, ilacın 2015’in ilk aylarında piyasaya sunulacağını açıklarken, şunları söyledi:

“Burada güzel olan henüz Amerika’daki hastalar kullanmadan deneme amaçlı grubun bu ilacı ücretsiz alması ve Türkiye’nin bilimsel olarak geldiği noktayı göstermiş olmasıdır. Bu açıdan onur verici bir durum. Önceden örneğin Amerika’da keşfedilen yeni bir ilaca biz çok zor ulaşırdık. Ya alamazdık ya da çok geç Türkiye’ye gelirdi. Bugün geldiğimiz noktada Türk hematolojisi uluslararası düzeye ulaştı. Sağlık Bakanlığı’na başvurup ruhsat alacağız.”
lab

 

Kaynak :haber.stargazete