Nutrien, ABD Tarım Laboratuvarı Grubu Waypoint’i Satın Aldı

Nutrien, ABD Tarım Laboratuvarı Grubu Waypoint’i Satın Aldı. Nutrien Ltd (Nutrien), Waypoint Analytical Inc ve onun iştiraklerini (Waypoint) satın almak için kesin bir anlaşma yaptığını açıkladı.

Waypoint, ABD’nin en büyük 25 çevre laboratuarı grubu arasında ABD’deki en büyük tarım laboratuvarı grubudur. Şirketin yaklaşık 250 çalışanı ve 11 laboratuvarı bulunmaktadır. Ayrıca tarımsal pazar için yıllık bazda yaklaşık 1.8 milyon toprak örneğini analiz eden altı servis merkezi bulunmaktadır.

Devralma iki dilim halinde gerçekleşecek, Nutrien başlangıçta şirketin yüzde 80’ini, beşinci yıl sonunda ise geri kalan yüzde 20’lik bir payı kendi üzerine alacak.

Bu işlem yapısı, Waypoint’in deneyimli ve saygın yönetim kadrosunun yeni ve mevcut müşteri ilişkilerini desteklemeye devam etmesini, aynı zamanda işin güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini sağlayacaktır.

Waypoint’in CEO’su Scott McKee, “Nutrien, herzaman Waypoint’in güçlü ve köklü bir müşterisi oldu. Bu ortaklık Waypoint’in yeni alanlara yatırım yapma yeteneğini artıracak ve hem ABD’de hem de uluslararası pazarlarda işimizi büyütmeye devam edecek, ki burada Nutrien büyük ve büyüyen bir perakende varlığına sahip. Biz, bu işlemin çok olumlu bir sonuç olduğuna inanıyoruz” diyor.

Kaynak : worldofchemicals

Avrupa Komisyonu Bayer-Monsanto Birleşmesi İle İlgili Soruşturma Başlatıyor

Avrupa Komisyonu Bayer-Monsanto Birleşmesi İle İlgili Soruşturma Başlatıyor. Avrupa Komisyonu, Bayer’in 66 milyar dolara rakibi Monsanto’yu satın alması konusunda kapsamlı bir soruşturma başlatıyor. Komisyon, işletmeleri tarımsal kimyasallar, tohumlar ve ürün özelliklerinde birleştirdikleri takdirde, iki firmanın sahip olacağı piyasa hacminden endişe duyuyorlar.

Bayer ve Monsanto birlikte, bitki koruma kimyasalları alanında dünyanın en büyük tedarikçisidirler. Yaklaşık 25 milyar dolarlık yıllık satış hacimleri ile, bu ayın sonundaki kendi birleşmelerini tamamlamaya hazırlanan Dow Chemical ve DuPont’un önünde olacaktır.

Avrupa rekabet komisyonu üyesi Margrethe Vestager, Bayer ve Monsanto’nun birleşmesinin çok büyük olabileceğinden endişe ediyor. “Etkili bir rekabetin sağlanarak çiftçilerin yenilikçi ürünlere, kaliteli ürünlere erişebilmeleri ve ayrıca ürünleri rekabetçi fiyatlarla satın alabilmeleri sağlanmalıdır” diyor.

Bayer ve Monsanto, geçtiğimiz ay Avrupa Komisyonu’nun birleşme ile ilgili ön kararlarına ilişkin bir bildirim sundular, ancak açıklamalar yetersizdi. Bayer, 8 Ocak 2018’e kadar açıklama bekleyen Avrupa Komisyonu ile yapıcı bir şekilde çalışacağını açıkladı.

Ayrıntılı araştırmanın bir parçası olarak, Avrupa Komisyonu iki şirketin herbisit birimlerini’de inceleyecek.

Bayer, özel LibertyLink tohumuyla kullanılan glufosinatı sunarken Monsanto, Roundup Ready tohumlarıyla birlikte kullanılan glifosatı üretiyor. Avrupa Komisyonu, glüfosinatın glifozata karşı mevcut az sayıda alternatiften biri olduğunu belirtiyor. Ayrıca, iki şirketin, yabancı ot direncine karşı mücadele etmek için yeni aktif maddeler konusunda az miktarda araştırma yapılan yeni aktif maddeler geliştirdiği belirtti.

Avrupa Komisyonu, Mart ayında DuPont‘un bitki koruma işinin bir bölümünü satması koşuluyla Dow-DuPont anlaşmasını onayladı. Nisan ayında, ChemChina’nın Syngenta’yı bir dizi zirai ilacın üretimini kaldırması koşuluyla satın alması Avrupa Komisyonu tarafından onaylandı.

Kaynak : ACS

AB Ülkeleri Endokrin Bozucu Kimyasalları Belirlemek İçin Kriterlerini Belirledi

AB Ülkeleri Endokrin Bozucu Kimyasalları Belirlemek İçin Kriterlerini Belirledi. Avrupa Birliği üye ülkeleri 4 Temmuz’da, böcek ilacı içerisindeki etken maddelerin endokrin bozucu olup olmadığını belirlemek için bir kriter listesi sundular. Testlerin, pestisitlerin ötesinde, oyuncaklar, kozmetikler ve gıda ambalajı gibi ürünlerin içindeki hormonlara müdahale eden kimyasalların düzenlenmesi için bir aşamaya gelmesi bekleniyor.

AB Gıda ve Sağlık Güvenliğinden Sorumlu Komisyon Üyesi Vytenis Andriukaitis, “Aylarca tartıştıktan sonra, dünyadaki ilk düzenleyici sistemi tasarlayarak, bir endokrin bozucunun ne olduğunu tanımlamak için yasal olarak bağlayıcı kriterler getiriyoruz” dedi. “Metni uyguladıktan sonra, insanlar veya hayvanlar için bir endokrin bozucu olarak tanımlanan, zirai mücadelede kullanılan herhangi bir etken maddenin değerlendirilmesi ve pazardan çekilmesi sağlanacak.”

Tasarı, geçen yıl Avrupa Komisyonu tarafından ilk kez önerildiğinde, böcek ilaç endüstrisi ne de çevresel gruplar kriterleri desteklemedi. O zamandan bu yana çok az değişiklik oldu ve her iki taraf hala endişe yaratıyor.

Avrupa Bitki Koruma Derneği tarafından temsil edilen böcek öldürücü sanayi, kriterlerin onlarca pestisit ürününün AB pazarından çıkarılmasına yol açabileceğini belirtti. Bu yılın başlarında yayınlanan bir raporda, sanayi grubu, kriterlerin “ürün verimleri, ürün değeri ve AB’nin buğday gibi temel ürünlerde kendi kendine yeterliliğini” azaltacağını iddia etti.

Öte yandan çevre ve sağlık savunucuları gruplarının oluşturduğu bir koalisyon olan EDC-Free Europe, ölçütlerin “yüksek ispatla kanıtlanması” gerektirdiğini ve bu yüzden çoğu endokrin bozucu maddenin tespit edilemeyeceğini ve düzenlemeyi atlatabileceklerini söylüyor.

Endokrinoloji üzerine odaklanan üç bilimsel toplum da bu ölçütlere karşıdır, gerekçeleri, endokrin sistemlerini bozmak için özel olarak tasarlanmış kimyasallar için keyfi istisnalar olduğudur.

Konunun her iki tarafında yer alan gruplar, Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’yi kriterlerini reddetmeye çağırıyor.

İki tarafta, kriterlerin resmen kabul edilmesi için kriterleri üç ay içinde onaylamalıdır.

Kaynak : ACS

AkzoNobel, Mikro Besin Maddeleri İçin 10 milyon € Yatırım İle Üretim Kapasitesini Artıracak

AkzoNobel, Mikro Besin Maddeleri İçin 10 milyon € Yatırım İle Üretim Kapasitesini Artıracak. AkzoNobel, şelatlı mikrobesin kapasitesini artırmak için İsveç’te 10 milyon avrodan fazla yatırım yapacağını açıkladı. Bu mikrobesinler, tarım piyasasında temel bileşenler olarak kullanılırlar.

İsveç’in Kvarntorp kentindeki proje ile, özellikle zayıf toprak koşullarına sahip bölgelerde artan miktarda mikro besin maddesi talebinin karşılanmasına yardımcı olacak. Genişleme, önümüzdeki sene tamamlanacak olması nedeniyle öncelikle AkzoNobel’in pazar lideri olduğu yüksek performanslı demir şelatlarına kapasite eklenecek.

Yüksek performanslı şelatlı maddeler, bitkilere temel metaller verirler, bu da tarımsal üretkenliğin artırılmasına yardımcı olur.

Artan dünya nüfusu, gıda üretimi için tarıma elverişli arazilerin miktarını düşürdüğü, yoksul toprakların yetiştirilmesini gerektirdiği için, bu giderek önem kazanmaktadır. Bitki besinlerinin sıvı bir solüsyonda sağlandığı fertigasyon uygulaması bu segmentteki kilit unsurdur.

AkzoNobel, Hollanda’nın Herkenbosch kentinde ve Amerika’nın Ohio Lima kentinde üretilen şelatlı mikrobesinlerin dünya çapında dağıtımı için dünya gübre şirketleri Yara International ve Sociedad Quimica ve Minera de Chile SA (SQM) ile ortaklıklar yapıyor.

Özel kimyasallardan sorumlu Thierry Vanlancker,”Yatırımımız, müşterilerimizi desteklemek ve bu pazardaki liderlik konumumuzu güçlendirmek için önemli bir stratejik yatırımdır. Aynı zamanda, zayıf toprak koşullarına sahip bölgelerdeki tarımsal verimin artırılmasına yardımcı olurken, sürdürülebilirlik, hidropolik tarım ve kent tarımına yönelik büyüyen eğilimi de desteklemektedir “diyor.

Kaynak : worldofchemicals

Hardal, Hindistan’ın İlk Genetik Olarak Modifiye Edilmiş Gıda Ürünü Olma Yolunda

Hardal, Hindistan’ın İlk Genetik Olarak Modifiye Edilmiş Gıda Ürünü Olma Yolunda. Hindistan’da günlük olarak pişirilen ürünlerinde tohumları ve yağları geleneksel olarak kullanılan bir ürün olan hardal, ülkedeki ilk transgenik gıda ürünü olmaya yaklaşıyor. Hindistan’ın biyoteknoloji uzmanları bu ayın başlarında genetiği değiştirilmiş (GM) hardalın ticari ekimini onayladı.

Bununla birlikte, Ekim döneminde tohumlar bırakılmadan önce, Hindistan çevre bakanı GM ekinlerini değerlendiren hükümet organı olan Genetik Mühendisliği Değerlendirme Komitesinin 11 Mayıstaki önerisini onaylamak zorunda kalacak.

Delhi Üniversitesi, Bitki Genetik İşleme Merkezi’nde GM hardalı geliştirildi.

Amaç, bitki yetiştiricilerine büyük oranda kendi kendine toz veren ürünün daha verimli melezlerini geliştirmelerine izin vermektir.

Biyomühendislik hardalının bir türü su çiçeğinin steril olmasına neden olan bir toprak bakterisinden gen içeriyor. Yetiştiriciler, daha sonra, bu bitkileri genetik olarak modifiye edilmiş bir türle elde edilen hibritlerdeki verimliliği düzeltmek için tozlaştırabilirler.

Hindistan çevre bakanlığı dikim için sürmekte olan karşı itirazları ret ederse, hardal, ekim için onaylanacak ikinci GM bitkisi ve ilk GM (genetiği değiştirilmiş )gıda ürünü olacak. Hindistan 2002’de transgenetik pamuk ekimini onaylamıştı.

Şu anda Hindistan, hardal yağı da dahil olmak üzere yenilebilir yağlara yönelik muazzam talebini karşılamak için ithalata büyük ölçüde bağımlıdır.

Kaynak : ACS

Yeşil Biyoteknoloji Kongresi 11-13 Eylül’de İstanbul’da Yapılacak

Yeşil Biyoteknoloji Kongresi 11-13 Eylül’de İstanbul’da Yapılacak. Bitkiler, yaşam zincirinin en başındadırlar, çünkü gıda ve hammaddeler için yenilenebilir ve neredeyse tükenmez kaynaklardır. Biyolojideki buluşlar, yetiştiricilerin uzun vadeli çalışmaları ile birlikte yeni yöntemleri geliştirmiş ve ıslah sürecinde ilerleme sağlamıştır.

Daha zor şartlar altında (daha az sulama, iklim değişiklikleri) beslenen daha fazla insanın dahil olduğu küresel zorluklar, yetiştiricileri ve bilim adamlarını, geleneksel çeşitleme yöntemlerini yeni teknolojiler (genetik seçim, yer yönetmeli nükleazlar ve doymuş mutagenez) ile birleştirerek yeni çeşitleri başarılı bir şekilde geliştirmeye zorlar.

Bu anlamda biyolojik teknikleri bitkilere uygulayan yeşil biyoteknoloji, beslenme kalitesini, niceliğini ve üretim ekonomisini artırmak için daha önemli ve çekici hale getirir. Bu nedenle, 2015 Yeşil Biyoteknoloji Atölyesinin başarıyla tamamlanmasının ardından, 11-13 Eylül 2017 tarihleri ​​arasında Dedeman Bostancı Otel ve Kongre Merkezi’nde Uluslararası Yeşil Biyoteknoloji Kongresi düzenlenecektir.

Önemli konular :

-Yeni Biyoteknolojik Bitki Islah Teknikleri
-Bitki Gen Analizleri
-Biyo-zenginleştirme
-Bitki ve Mikrop Etkileşimleri
-Omik Yaklaşımlar
-Bitkilerde Sekanslama Yöntemiyle Genotiplendirme
-İkincil Metabolit Üretimi
-Genetik Kaynakları Koruma
-Tarımda Nanoteknoloji
-Bitki ıslahı

ÖNEMLİ GÜNCELLEMELER

Ön Kayıt: 15 Mayıs 2017
Bildiri Özet Teslimi: 15 Mayıs 2017
Kabul Bildirimi: 29 Mayıs 2017
Erken Kayıt Tarihi: 9 Haziran 2017

Detaylı Bilgi İçin : https://www.greenbiotechnologycongress.org/

Sahte Pestisit Kimyasallar AB Ekonomisine Zarar Veriyor

Sahte Pestisit Kimyasallar AB Ekonomisine Zarar Veriyor. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, sahte Pestisitlerin (zararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlardır. Pestisit, kimyasal bir madde, virüs ya da bakteri gibi biyolojik bir ajan, antimikrobik, dezenfektan ya da herhangi bir araç olabilir. ) satışı, Avrupa’daki zirai kimyasal üreticilerine yıllık 1,4 milyar dolarla (1.3 milyar Euro) kaybettiriyor.

Bu, gelirlerin yaklaşık % 14’ü oranında bir kayıp ve AB’de yaklaşık 2,600 iş kaybına denktir çünkü meşru üreticiler, sahte zirai ilaçlarla rekabet etmektense, istihdam edeceğinden daha az insan istihdam etmektedir.
EUIPO İcra Direktörü António Campinos, “Sahteciliğin her ekonomiyi etkileyebileceğini çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmeyi içeren böcek öldürücü imalat sanayisinin istisna olmadığını” söyledi.

Sahte zehir ilaçları öncelikli olarak kaçakçılıkla piyasaya giriyor. Raporda, 28 üyeli AB bloğunda Almanya, Fransa ve İtalya’nın satışlarında kayıpların en yoğun olduğu belirtildi.

Avrupa’da en büyük pestisit üreticisi olan Almanya’da, sahte ürünler nedeniyle 316 milyon avro (299 milyon avro) yıllık satış kaybı ve yılda 500 kişinin işine mal oluyor. Yasadışı olarak üretilen pestisitlerin satışı, Fransa’daki meşru üreticilere ise maliyeti yaklaşık 254 milyon ABD Dolar (240 milyon Euro), yılda 500 kişiye mal olurken, İtalya’daki yıllık kayıpların 196 milyon avroya (185 milyon avro) ulaştığı ve 270 kişinin işine mal olduğu kaydediliyor.

Kaynak : ACS