Türkiye Ambalaj Sektörü 2017 Yılında 787 Milyon Dolarlık Dış Ticaret Fazlası Verdi

Türkiye Ambalaj Sektörü 2017 Yılında 787 Milyon Dolarlık Dış Ticaret Fazlası Verdi. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), Türkiye Ambalaj Sektörünün 2017 yılsonu ithalat ve ihracat rakamlarını düzenlediği bir toplantıyla açıkladı. Yılı yine dış ticaret açığı vermeden tamamlayan ambalaj sektörünün ihracatı 2017 yılında bir önceki seneye göre miktar ve değer olarak yüzde 8 arttı. Ambalaj sektörü 2017 yılında 787 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi.

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) 25 Nisan Çarşamba akşamı düzenlediği bir toplantıyla ambalaj sektörünün 2017 yılsonu ithalat ve ihracat rakamlarını açıkladı. Ambalaj sektörü istikrarlı büyümesini 2017 yılında da sürdürdü. Açıklanan yılsonu verilerine göre Türkiye ambalaj sektörünün ihracatı, 2016 yılına göre miktar ve değer olarak yüzde 8 arttı. Ambalaj ihracatı, 2017 yılsonunda miktar olarak 2 milyon 125 bin ton, değer olarak 4 milyar 145 milyon dolar oldu. Ambalaj ithalatı ise 2016 yılına göre miktar olarak yüzde 3, değer olarak yüzde 5 arttı. Miktar olarak 1 milyon 765 bin ton, değer olarak ise 3 milyar 358 milyon dolar şeklinde gerçekleşen ambalaj ithalatı çerçevesinde sektör, 787 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi. 2018 yılının birinci çeyreğinde de aynı oranda artış gözlendi.

İhracatta sıralama değişmedi

Ambalaj türüne göre ihracat rakamlarına bakıldığında plastik ambalajlar yüzde 65’lik payla yine ilk sırada yer alırken plastik ambalajları yüzde 24’lük payla kağıt/karton ambalajlar, yüzde 8’lik payla metal ambalajlar, yüzde 2’lik payla ise cam ambalajlar takip etti. 2017 yılında en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke yine değişmedi. En fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya, Irak, İngiltere, Fransa, İsrail, İran, İtalya, Hollanda, ABD ve Mısır oldu.
2017 yılında en fazla ambalaj ithalatı yapılan ilk 10 ülke ise Almanya, Çin, İtalya, ABD, Güney Kore, Fransa, İngiltere, Finlandiya, İspanya ve Belçika şeklinde sıralandı. Ambalaj türüne göre değer olarak genel toplamlara bakıldığında ithalattan plastik ambalajlar yüzde 57, kağıt/karton ambalajlar yüzde 35, metal ambalajlar yüzde 6, cam ambalajlar ise yüzde 2 pay aldı.

Avrasya’nın Ambalaj Merkezi Olacağız

Toplantıda konuşan ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye ambalaj sektörünün her yıl Türkiye ekonomisinin büyüme oranının yaklaşık iki katı büyüme gösterdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye ambalaj sektörünün en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olarak yürüttüğümüz çalışmalarla bir yandan dış ticaret fazlası cari açığa olumlu etki yapıyor diğer yandan da rekabet gücümüzü artırarak uluslararası pazarlardan aldığımız payı büyütüyoruz. Türkiye ambalaj sektörü, dünyada 16-17. ve Avrupa’da 6. sırada yer alıyor.

2017 Avrasya Ambalaj Fuarı’nda Fas ve Nijerya’yı onur ülkesi olarak ağırladık. 2018 hedefimiz ise komşu ülkeler, Avrupa ve Kuzey Afrika’yı da içeren bir bölgede ihracatımızı daha çok arttırmak. Avrasya’nın ambalaj merkezi olma hedefiyle güçlü adımlarla yolumuza devam ediyoruz. 2018’de en önemli hedefimiz sektör olarak yüzde 15 büyüyerek 23 milyar dolar pazar büyüklüğüne ulaşmak.

Önümüzdeki 10 yılda da orta sınıfın gelişmesi, organize perakendenin yaygınlaşması, refah düzeyinin, rekabetin ve tüketici beklentilerinin artacağı öngörüsüyle sektörümüzün büyümesinin sağlıklı olarak devam edeceğini söyleyebiliriz. Son 15 yılda ambalaj tüketimimiz 2 kat artarak kişi başı yıllık tüketimimiz 225 Doları geçti. Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlayacağımız 2023’te sektör olarak üç önemli hedefimiz bulunuyor; kişi başı yıllık tüketimi 300 doların üstüne çıkarmak, 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ve 10 milyar dolarlık ihracata ulaşmak istiyoruz”.

Yeni yönetmelikler ihracata olumlu yansıyacak

Günümüzde ambalajın güven, hijyen ve sağlıkla eşanlamlı bir hal aldığını söyleyen Sarıbekir, ambalajın hem çevre hem de ülke ekonomisi için önemli bir değer olduğunun altını çizdi. Son dönemde yürürlüğe giren yasaları ve mevzuat değişikliklerini de değerlendiren Sarıbekir, “Geçtiğimiz Ekim ayında yürürlüğe giren “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standartlara İlişkin Tebliğ” ile artık yaş meyve ve sebzelerin standartlarla belirlenen şekilde ambalajlanması zorunlu hale geldi. Ahşap, kağıt veya kağıt esaslı olarak sınıflandırılan tek kullanımlık ambalajların ise Haziran ayı itibarıyla kullanılması zorunlu olacak.

2019 yılında yürürlüğe girecek yeni maddelerle birlikte hasattan sonra yaş meyve ve sebzelerin standartları belirlenen plastik kasa ve karton /oluklu mukavva kutu ve benzeri taşıma amaçlı kutular yani nakliye ambalajları içerisinde satış noktalarına ulaştırılmasını zorunlu kılacak.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Gıda İle Temas Eden Madde ve Malzemelere Dair Yönetmeliği, 5 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Avrupa Birliği mevzuatına uyum doğrultusunda, gıda ile doğrudan ya da dolaylı olarak temas eden veya temas etmesi beklenen madde ve malzemelerin üretim, işleme ve dağıtım aşamalarındaki özellikleri yeniden belirlendi. Ambalaj sektörü olarak tüm bu değişikliklere cevap verebilecek gelişmiş bir teknolojiye ve altyapıya sahibiz. İhracatımızı her geçen gün artırırken AB mevzuatıyla uyumlu bir çerçevede üretim gerçekleştiriyoruz. Ancak bu değişiklikler sektörümüzdeki Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını daha da artırarak sektörün gelişimine olumlu şekilde yansıyacak. Şu anda Avrupa’nın ambalaj ihtiyacının sadece yüzde 10’unu karşılıyoruz. Bu yönetmeliğin bu oranı artırma konusunda da faydalı olacağına inanıyoruz” dedi.

Ambalajlar gıdaları korur, israfı önler

Her yıl tarım ürünlerinde 100 milyar liralık ticaretin yaklaşık yüzde 25’inin israf olduğuna dikkat çeken ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, israfı önlemenin yolunun doğru ambalajdan geçtiğini ifade etti: “Tüm gıdalar doğru ambalajlandığında tüketiciler el değmemiş ve taze ürüne ulaşırken, ürünler dış etkenlerden korunduğu için daha uzun süre dayanıyor ve dolayısıyla israf önleniyor. Bunun yanı sıra tüketici ürünün ne zaman, nerede üretildiği konusunda bilgi sahibi oluyor. Ambalaj, ürünü izlenebilir hale getiriyor, kayıt dışını ortadan kaldırıyor.”

Çevreyi ambalaj değil insan kirletir

Geri dönüşüm konusuna da değinen Sarıbekir, “Günümüzde hala ambalaja çöp muamelesi yapılsa da kullanım ömrü tamamlanan tüm ambalajların geri dönüşüm sürecine girmesi gerekiyor. Çünkü ambalajı çöpe atmak sadece dünyamızın geleceğine değil ülkemize, ekonomimize de zarar veriyor. Bugün 1 alüminyum içecek kutusunu geri dönüştürdüğümüzde bir televizyonu üç saat çalıştıracak enerjiyi kazanmış oluyoruz. Ya da 1 ton kağıdı geri dönüştürerek 17 ağacı kesilmekten koruyoruz. Bugün “döngüsel ekonomi” kavramı öne çıkıyor. Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ekonomilerde tasarım aşamasından ve malzeme seçiminden itibaren çevreye duyarlılık, sürdürülebilirlik, ürünün yeniden kullanımı, geri dönüşümünün en üst düzey olması hedeftir. Atıklar ve kaynak kullanımı en aza indirilir. Ürün ve malzemenin ömrü sona erdiğinde, geri dönüşüm ile değer yaratmak için yeniden kullanıma alınması sağlanır” dedi.

Sektörün Odağında Otomasyon ve Endüstri 4.0 Var

Sektördeki gelişmeleri değerlendiren Sarıbekir, Türkiye ambalaj sektörünün Ar-Ge ve inovasyona sürekli yatırım yaparak katma değerli ürünlerle dünya pazarlarındaki gücünü artırdığının altını çizdi. “Sektörümüzün otomasyon ve Endüstri 4.0’a uyum çalışmalarının da hızlanması gerekiyor. Hem üretim hacmimizin yükseltilmesi hem de katma değerli ürün imalatının mümkün olan en ekonomik biçimde gerçekleştirilebilmesi için ise üretimde otomasyona ihtiyacımız var” diyen ASD Başkanı Sarıbekir, sektörün tasarıma verdiği öneme de değinerek, ASD’nin düzenlediği ve özgün ambalaj tasarımları, farklı ve yenilikçi ambalaj uygulamaları ödüllendiren “Ambalaj Ay Yıldızları” Yarışması’na başvuruların Haziran ayına kadar devam edeceğini sözlerine ekledi.

PVC’nin Plastik Sektörü İçindeki Payı Artıyor

Türkiye ekonomisindeki yerini giderek güçlendiren PVC sektörü, birçok sanayi kolunun en çok ihtiyaç duyduğu alanların başında geliyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV) 2017 Türkiye Plastik Sektör İzleme Raporu’na göre 2018 yılında miktar bazında plastik mamul üretiminin % 5 artarak 10,1 milyon tona ve 38 milyar dolara çıkması bekleniyor. Yine rapora göre 653 bin ton plastik mamul ithal edileceği, ihracatın 1,7 milyon tona, yurt içi tüketimin 9 milyon tonu geçmesi ve 1 milyon 62 bin ton dış ticaret fazlası verilmesi bekleniyor.

Günümüzde tüm sanayilerde yaygın bir şekilde kullanılan PVC ürünlerine talebin son yıllarda inşaat sektörü ile birlikte daha fazla arttığına dikkat çeken A1 Pvc Market Kurucu Ortak / Genel Koordinatörü Ömer Orhan ÖZÇOBAN, “PVC sektörü, Türkiye ekonomisinin en önemli aktörlerinden biri olan plastik sektörü içinde payını hızla artırıyor. İnşaat sektörünün son yıllarda yükselişe geçmesi ile birlikte PVC sektörü de hızlı bir büyüme kaydetti. Mobilya, otomotiv, elektrik gibi birçok farklı sanayide yaygın olarak kullanılan PVC ürünlerinin plastik sektörü içindeki pazar payı son yıllarda inşaat sektöründeki projelerle birlikte daha fazla arttı. Kullanım ve uygulama kolaylığı sunan PVC kenar bantları, PVC profiller, ahşap kapılar için kasa fitilleri birçok sektörde yoğun bir şekilde kullanılıyor. Bu ürünlere sıkça ihtiyaç duyan sektörlerin artan PVC ürün talebine daha hızlı cevap vermek için satış kanallarımızı da çeşitlendirdik” dedi.

“PVC ürünlerini e-ticarete taşıdık”

Ömer Orhan ÖZÇOBAN, “E-ticaretin yaygınlaşması ile birlikte PVC kenar bandı, profiller, stor kapak sistemleri, ahşap kapı kasa fitilleri ve aksesuarları daha kolay ulaşılmasını sağlamak amacıyla online satış kanalımız a1pvcmarket.com’u hayata geçirdik. İstanbul’daki üretim tesislerimizden 50’nin üzerinde ülkeye ihracatını gerçekleştirdiğimiz ürünleri artık internet üzerinden de satışa sunuyoruz. Kendi tesislerimizde ürettiğimiz ürünlerin ARGE çalışmalarını ve gerekli tüm testleri kendi laboratuvarlarımızda tamamlıyoruz. PVC sektöründe ilkleri başaran bir marka olarak plastik sektörüne ve Türk ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Ambalaj Sektörü İzmir’de Plastpak Fuarı’nda Buluşuyor

Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (ASD) destekçileri arasında yer aldığı PlastPak 2018 Plastik ve Ambalaj Teknolojisi, Makine ve Malzemeleri Fuarı, bu yıl 10-14 Nisan tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilecek. PlastPak 2018 Plastik ve Ambalaj Teknolojisi, Makine ve Malzemeleri Fuarı ile eş zamanlı yapılacak İzwood Fuarı, 25 farklı ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirerek bölgesine 250 milyon dolardan fazla iş hacmi sağlamayı hedefliyor.

Ege Bölgesi’nin en büyük plastik ve ambalaj fuarı olmayı hedefleyen PlastPak 2018 Plastik ve Ambalaj Teknolojisi, Makine ve Malzemeleri Fuarı, bu yıl 10-14 Nisan tarihleri arasında Fuar İzmir’de ikinci kez sektör profesyonellerini buluşturmaya hazırlanıyor. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) ve Ege Plastik Sanayicileri Dayanışma Derneği’nin (EGEPLASDER) destekçileri arasında yer aldığı PlastPak 2018, ambalaj ürünleri, ambalaj üretimine yönelik yardımcı cihaz, donanım ve sistemleri, ambalaj makineleri, plastik makineleri, kimyasal ve hammaddeler, kalıp, ısı ve kontrol cihazları, makine yan ve ara sanayi, hidrolik ve pnömatik sistemler ve geri dönüşüm ile ilgili ürünler sergilenecek. Yurt dışından yoğun bir alım heyetini de konuk etmeye hazırlanan fuarlar; 25 ülkeden gelecek iş insanlarının yanı sıra Türkiye’nin 60 farklı şehrinden gelecek toplam 25.000 profesyonel ziyaretçi ağırlamayı hedefliyor.

Fuarın sektör için önemine değinen ASD Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir, şunları söyledi: “Ege Bölgesi’nin en büyük Plastik ve Ambalaj Fuarı olmayı hedefleyen PlastPak Fuarı, geçen yıl 27 ülkeden yaklaşık 8 bin ziyaretçiyi ağırlayarak, sektörümüzün yeni ihracat pazarlarına açılmasına aracı oldu. Sektör olarak Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlar sonucu ortaya koyduğumuz katma değerli, inovatif ürünler büyük ilgi görüyor. İzmir’in konumu, kapsamı, bölgesel kimliği ve dinamik yapısıyla sektörünün en önemli ticaret merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. İzmir’in, sanayi, turistik ve ticari konumunun yanı sıra hedef bölgelere olan stratejik yakınlığı da PlastPak İzmir’in çekiciliğini arttırıyor. Bölgedeki firmaların ihracat yapmasına katkıda bulunabilecek ve nitelikli ürün ve ambalaj ihtiyacını karşılayabilecek bu organizasyon İzmir’de son teknoloji altyapısıyla kurulmuş olan modern fuar alanında düzenleniyor. 2023 hedefimiz olan 10 milyar dolarlık ihracat rakamını yakalamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Kimya Devi LyondellBasell, Polimer Üreticisi A. Schulman’yı Satın Alıyor

Kimya Devi LyondellBasell, Polimer Üreticisi A. Schulman’yı Satın Alıyor. Kimya devleri arasında bulunan LyondellBasell Industries, mühendislik plastikleri uzmanı A. Schulman’ı 2,25 milyar dolara satın alıyor.

A. Schulman, çeşitli pazarlarda kullanılan yüksek performanslı plastik bileşiklerin, kompozitlerin ve reçinelerin lider bir uluslararası tedarikçisidir. LyondellBasell ise, yıllık 34.5 milyar dolarlık satışla dünyanın en büyük polietilen ve polipropilen üreticilerinden biridir.

Bununla birlikte, LyondellBasell’in işi dar bir odak noktasına sahiptir. Satışlarının % 90’ı otomobil endüstrisi için üretilen polipropilendir.

LyondellBasell CEO’su Bob Patel, “A. Schulman’ın satın alınması, mevcut platformumuzun doğal bir uzantısıdır. Bu kombinasyon, ambalajlama, tüketici ürünleri, elektronik, beyaz eşya, bina, inşaat ve tarım gibi otomotiv sektörünün ötesinde yüksek büyüme gösteren uç pazarlara hizmet etme yeteneğini eklerken, müşterilerimize daha geniş bir yenilikçi çözüm yelpazesi sunmamızı sağlayacaktır.”

Şirketler, önümüzdeki iki yıl içerisinde 150 milyon dolarlık yıllık maliyet sinerjisi yakalamayı umuyor.

Kaynak : ACS

7. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu

7. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu. 7. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu. Ekonomi Bakanlığı onayında, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) koordinatörlüğünde İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) ile AKMİB (Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği) ortaklığı ve TÜBİTAK desteğiyle düzenlenen “7. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarı” ödülleri 11 Kasım 2017 Cumartesi günü Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya sanayi, ihracatı sürdürülebilir kılmak amacıyla hayata geçirdiği Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğinin bu yıl yedincisini düzenledi. 2011 yılından beri gerçekleştirilen, kimya sektörünün en büyük inovasyon etkinliği olan “Ar-Ge Proje Pazarı”, üniversiteler, araştırma kurumları, sanayiciler ve girişimciler ile ilgili kamu kurumlarını bir araya getirdi. Etkinlikte, en başarılı projeler 15 bin lira, ikinciler 10 bin lira, üçüncüler ise 5 bin lira ile ödüllendirildi.

İlaç ve eczacılık ürünleri kategorisinde “Alerjik rinit tedavisinde nazal yoldan kullanılmak üzere ın sıtu jelleşen topikal formülasyonların geliştirilmesi ve etkinliğinin değerlendirilmesi” adlı projesiyle Ebru Altuntaş ikinci, “Göz içi lens (oftalmik implant) üretiminde kullanılan başlangıç monomerlerinin katalitik üretimi” projesiyle Serkan Dayan üçüncülüğü alırken değerlendirmeler sonucunda birinciliğe uygun proje bulunamadı.

Kozmetik, sabun ve temizlik ürünleri kategorisinde “Propolis içeriğine bağlı olarak yara iyileşmesini hızlandıran antibakteriyel özellikte poliüretan temelli yara kapayıcıların hazırlanması” projesiyle Merve Gökşin Karaaslan birinci olurken, “Reyhan (ocimum basilicum) bitkisinden yüksek antimikrobial etkili hava filtresi üretimi: elektroeğirme yöntemi ile nanomalzeme sentezi ve uçucu yağ kombinasyonu” projesiyle Ayşe Baldemir ikinci ve “Saç ve cilt tedavisinde kullanıma yönelik hücre çoğalmasını ve doku yenilenmesini hızlandırılan büyüme faktörünün genetik mühendisliği yöntemleri ile üretilmesi” projesiyle Hülya Kuduğ üçüncü oldu.

Boyalar ve yapıştırıcılar kategorisinde “Nanoselüloz ve bor mineralinden insan sağlığına zarar vermeyen ve yanmaya karşı dayanıklı yapıştırıcıların üretimi” projesiyle Mert Yıldırım birincilik ödülünü alırken, “Gül posası ve benzeri endüstriyel bitkisel atıklardan selüloid üretimi” projesiyle Mustafa Karaboyacı ikincilik ödülünü, “Bor ve dekstrin katkılı emprenye boyalar” projesiyle İshak Afşin Kariper ise üçüncülük ödülünü aldı.

Plastik ve kauçuk kategorisinde “Endüstriyel atıklar ve yenilenebilir kaynaklardan konut ve sanayinin kullanımına uygun yalıtım malzemesi üretimi” projesiyle Hasan Arslanoğlu ikinci olurken, “Çevre kirliliği yaratan atik pet şişelerin modifikasyonu ile nanofiber membran eldesi ve kirli sularin temizlenmesi” projesiyle Yaşar Can Ayra, Memet Vezir Kahraman ve Bahattin Yalçın üçüncülük ödülünü aldı. Değerlendirmeler sonucunda birinciliğe uygun proje bulunamadı.
Temel kimyasallar kategorisinde ise “PP/PVA/SAP ile nonwoven/nanolif kompozit yapısında virüslere karşı koruyucu ve konforlu laboratuvar maskesi geliştirilmesi” projesiyle Çağlar Sivri birinci olurken, ikinci ve üçüncülüğe uygun proje bulunamadı.

126 proje başvurdu

Etkinlik başvurusunun birincil alanı kimyevi maddeler ve mamullerinin hammadde/yarı mamul çalışmaları olarak belirlendi. Bununla birlikte sektörün ve diğer sektörlerin ihtiyaç duyduğu primer malzemelerden ortaya çıkan inovatif mamuller de etkinlik kapsamında değerlendirildi.

İlaç ve eczacılık ürünleri, boyalar ve yapıştırıcılar, plastik ve kauçuk, kozmetik, sabun ve temizlik ürünleri ile temel kimyasallar kategorilerinde başvuruda bulunan toplam 126 yenilikçi proje, önde gelen akademisyen ve sanayicilerden oluşan değerlendirme kurulu üyeleri tarafından puanlama sistemiyle değerlendirildi. İlk 30’a giren proje sahipleri, ödül töreni öncesinde gerçekleştirilen “Ödül Kurulu Toplantısı”nda projelerini jüri üyelerine detaylı olarak anlattıkları sunumlar yaptı.

Kimya sektöründe üniversite, sanayi işbirliğinin en güzel örneklerinden biri haline gelen etkinliğin değerlendirme sonucunda akademisyen, sanayici, girişimci ve öğrenci olmak üzere 4 farklı kategoride en başarılı projeler 15 bin lira, ikinciler 10 bin lira, üçüncüler ise 5 bin lira ile ödüllendirildi. Ayrıca etkinlik kapsamında yıl içinde düzenlenecek faaliyetler ile dereceye giren projelerin sanayici ile buluşturulması planlanıyor.

Türkiye İnovasyon Haftası’nda da yarışacaklar

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarında dereceye giren projeler, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her yıl düzenlenen ve inovasyon bilincini arttırmaya yönelik olarak ülke çapındaki en büyük organizasyon olan Türkiye İnovasyon Haftasında yılın en yenilikçi projesi kategorisinde büyük ödül için yarışmaya hak kazanacak.

“Sürdürülebilir Büyüme Ar-Ge ve İnovasyon Gücüne Bağlıdır”

Ödül töreninde konuşan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, sürdürülebilir ihracata ulaşmanın ve ihracatın birim kilogram değerini artırmanın önemli ölçüde AR-GE ve inovasyon gücüne bağlı olduğunu vurgulayarak, “Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, yüksek katma değerli üretim yapılması ve ihracatın artırılması amacıyla yedi yıldır aralıksız Kimya Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğimizi düzenliyoruz. Sektörümüzü bugün bulunduğu konumdan çok daha iyi noktalara taşımayı ve ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için katma değeri yüksek üretime odaklanmamız gerekli. Ar-Ge çalışmaları ve inovasyon gerçekleştirmeden katma değeri yüksek üretimden bahsetmek ise mümkün değil. Uzun yıllardır bu iki konunun öneminin altını çiziyor ve bu alanlarda teşvik edici çalışmaları hayata geçiriyoruz.

6 yılda 800’ün üzerinde yenilikçi proje başvurusu aldık ve toplam 551 bin TL ödül dağıttık. Bu yıl dereceye giren proje sahiplerine toplamda 150 bin TL değerinde ödül verilecek. Bizim için burada dereceye giren projelerin sadece proje olarak kalmaması, üretilebilir olması ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor. Fikirler ne kadar üretilebilir olursa hem sektörümüze hem de ülke ekonomisine katkısı o derece fazla olacaktır. Bu doğrultuda dereceye giren projelere desteğimizi sonrasında da sürdüreceğiz” dedi.

“İhracatın artması için yüksek katma değerli üretim şarttır”

Türkiye kimya sektörünün 2023 yılı ihracat hedefinin 50 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Akyüz, öncelikle mevcut dış ticaret açığının kapatılması gerektiğini belirterek, “Sermaye ve teknoloji yoğun kimya sektörü için önemli olan ihracatı sürdürülebilir kılmaktır. Büyük oranda hammadde açısından dışa bağlı olan üretimin artması, sektör ve alt sektörleri için Ar-Ge destekli büyümenin sağlanması şarttır. Ülkemizin kimya sektörü dış ticaretine baktığımızda, 2016 yılında 14,0 milyar dolar ihracat yapıldığını ve yaklaşık 52 milyar dolar ithalat gerçekleştiğini görüyoruz. Bu sayılar “Yüksek Katma Değerli Üretim” gerekliliğini açıkça gösteriyor. Bu üretim de Ar-Ge destekli olmalıdır. İhracat rakamları için Ar-Ge-tasarım-inovasyon-marka dörtlüsü ile yerli teknolojik gelişme ile ilerlemek şarttır. İKMİB olarak ihracata katkı sağlayacak yeni fikirler ve projeleri desteklemeye bundan sonra da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

AR-GE Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Necmi Sadıkoğlu ise ödül töreninde yaptığı konuşmasında Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez konumda bulunan kimya sanayisi ihracatının son 10 yılda büyük artış gösterdiğini vurgulayarak “2017 yılının ilk 10 ayında toplam ülke ihracatımız ise, bir önceki döneme göre %11 artarak yaklaşık 129 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Kimya sektörünün toplam ihracatımız içinde aldığı pay ise yaklaşık %10’dur. Kimya ihracatında katma değeri artırmak ve sanayicilere inovatif fikirler sunabilmek amacıyla düzenlediğimiz AR-GE Proje Pazarı’na bu yıl da çok değerli proje başvuruları yapıldı. Ülkemizin dört bir yanından akademisyenlerimize, sanayicileri-mize, girişimcilerimize ve öğrencilerimize proje başvuruları ve organizasyonumuza yaptıkları katkılar sebebiyle teşekkür ediyoruz. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı organizasyonumuz ile en önemli hedefimiz, projelerin kısa sürede sanayiye uyarlanması ile ülke ekonomisine fayda sağlayacak ortamın oluşmasına katkıda bulunmak. Bilim insanlarımızın etkinliğimize olan ilgisi bizi çok memnun ediyor ve bu konuda devam eden çalışmalarımız için bize cesaret veriyor” dedi.

2026 Yılına Kadar Küresel Silika Pazarında Büyüme Öngörülüyor

2026 Yılına Kadar Küresel Silika Pazarında Büyüme Öngörülüyor. Gelecekteki Pazar Analizleri’nin yayınlanan son raporunda 2026’ya kadar küresel silika pazarının durumu hakkında iyimser bir tablo ortaya çıktı.

FMI, Asya-Pasifik bölgesinin yüzde 7 oranında bir bileşik yıllık büyüme oranı yakaladığını 2016-26 yılları arasında yüzde 5,8 büyüme olacağını tahmin ederek pazarda uzun vadeli olarak olumlu görünüm sağlandığını açıkladı.

Rapor’da, plastik endüstrisindeki geniş kapsamlı uygulamalar sayesinde özel silika talebi 2026 yılında’da güçlü olmaya devam edecek. 2016 yılı itibarıyla piyasanın 5.6 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor.

Raporda, kauçuk endüstrisi segmentin en büyük uygulaması olmaya devam edecek, özellikle lastik üretimindeki kullanımı nedeniyle şirketler yakıt verimliliğini artırmak istiyorlar.

Lastik imalatında son derece aranan bir performans katkısı olan silika talep artışını sürdürecektir.

Rapora göre, Japonya’nın sayılmadığı Asya-Pasifik bölgesi, Çin’le birlikte en büyük özel silikalar pazarında önemli bir global tedarikçi olarak hakimiyetini sürdürecek.

FMI, Evonik A.G., Solvay S.A. ve Huber Engineered Materials’ı özel silika piyasasındaki lider oyuncular olarak tespit etti.

Kaynak : rubbernews

Cezayir Plastik Mamuller Dahil 24 Ürün Grubunda İthalatı Durdurdu

Cezayir Plastik Mamuller Dahil 24 Ürün Grubunda İthalatı Durdurdu. 2017’de peş peşe ihracat rekorları gelirken engellemelerin de arkası kesilmiyor. Bu kez engel Cezayir’den geldi. Cezayir, uluslararası anlaşmalara aykırı olarak keyfi bir kararla gıdadan plastiğe 24 ürün kaleminde ithalatı durdurdu. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Cezayir’in aralarında plastiklerin de olduğu 24 ürünün ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasını yasakladığını belirterek tarife dışı engel olarak değerlendirdiği bu kararın Cezayir’in altına imza attığı uluslararası anlaşmalara da aykırı olduğunu açıkladı. Geçtiğimiz yıl Cezayir’e 92,7 milyon dolarlık plastik mamul ihracatının gerçekleştiğini, yılın ilk yarısında ise ihracatın 57,4 milyon doları bulduğunu dile getiren Murat Akyüz, bu karardan en fazla Türk ihracatçısının zarar göreceğini vurguladı.

Ekmekten suya, makarnadan çikolataya, plastik ürünlerden mobilyaya kadar toplam 24 üründe Cezayir pazarı Türkiye’ye kapandı. Bu ürünlerin ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasının yasaklanması nedeniyle Cezayir’e ihracat duracak. Karar kapsamındaki sanayi ve gıda ürünlerinde 2016 yılında Cezayir’e yaptığımız ihracat toplamda 231,7 milyon dolar olurken plastik mamüller 92,7 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Yılın ilk yarısında da tablo değişmedi ve Cezayir’e gerçekleşen 128,5 milyon dolar seviyesindeki ihracatta 57,4 milyon dolarla plastik ürünler başı çekti.

Cezayir’in para transferlerini yasaklamaktaki asıl amacının bu ürünlerdeki ithalatı durdurmak olduğunun altını çizen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, bu karardan en çok da Türkiye’nin zarar göreceğini vurguladı ve şunları söyledi: “Cezayir’in aldığı bu karar AB de dahil olmak üzere altına imza attığı uluslararası anlaşmalara da aykırı bir karar. Cezayir zaten uzun bir süredir ülkeye yapılan ithalatlarda para trafiğini kontrol etmek amacıyla akreditif şartı getirmişti. Şimdi aralarında plastik ürünlerin de olduğu 24 ürünün ithalatında para transferini yasaklayarak kapılarını tamamen kapattı. Asıl amaç bu ürünlerin ülkeye girişini yasaklamaktır. Sadece Türkiye’ye özel bir karar olmamakla birlikte en çok zararı Türk ihracatçısı görecektir. Cezayir, ürüne göre farklı oranlarda uygulanmakla birlikte tüm ürünlerde ortalama yüzde 20 Gümrük Vergisi uyguluyor. Yani biz diğer ülkelere göre zaten eksi yüzde 20 ile başlıyoruz. İhracatçılarımız uzun vadeli düşünerek Cezayir pazarını kaybetmemek adına bu yüksek maliyetleri göze alarak ihracatlarını sürdürüyorlardı. Geçtiğimiz yıl bu ülkeye 92,7 milyon dolarlık plastik mamul ihraç ettik. 2017’nin ilk yarısında da ihracatımız geçen seneye göre artarak 57,4 milyon dolara ulaştı. Şimdi alınan bu kararla birlikte Türk plastik mamul ihracatçısına Cezayir pazarı tamamen kapanmıştır. Plastik dışında gıdadan mobilyaya, mermerden halıya kadar birçok ürünün ihracatı duracak.”

Plastik sektörünün halihazırda İran’ın hammadde ithalatında getirdiği Konsolosluk onayı şartıyla mücadele ederken ihracatçı firmaların Cezayir’den gelen bu engellemenin şaşkınlığını yaşadığını kaydeden İKMİB Başkanı, “Biz her zaman tavrımızı adil ticaretten yana koyuyoruz. Ancak yapılan bu yasaklama tarife dışı engelden başka bir şey değil. Cezayir’in bu kararı almasında ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumun etkili olduğunu düşünüyoruz. Cezayir Avrupa Birliği ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamasına rağmen uzun yıllardır devam eden görüşmelere karşın Türkiye ile bir Serbest Ticaret Anlaşmasına imza atmıyor. AB ile Gümrük Birliği güncellemesinin de yapılamamış olması ihracatçılarımız açısından büyük bir dezavantaj yaratmakta. Cezayir’den beklentimiz bir an evvel anlamakta güçlük geçtiğimiz bu haksız karardan geri dönülmesi. İthalatı yasaklamak çözüm değil, sonuçta kendi ekonomilerine ve bu sektörlerdeki tüketicilerine de zarar verecektir” diye konuştu.

İKMİB tarafından önümüzdeki günlerde Cezayir’e ihracat yapan üye firmalarını konuyla ilgili bilgilendirmek ve yaşanan sıkıntıları dinlemek amacıyla bir toplantı da düzenlenecek olup, toplantı ile ilgili ayrıntılı bilgi ilerleyen günlerde duyurulacaktır.

CEZAYİR TARAFINDAN İTHALATI YASAKLANAN ÜRÜNLER LİSTESİ

Endüstriyel Ürünler:

1. Plastik son ürünler

2. Su tesisatı

3. Elektrik trafoları

4. Mermer

5. Granit

6. Kırmızı renkli ürünler (tuğlalar ve fayanslar)

7. Halılar

8. Mobilyalar ve Aydınlatmalar

Gıda Ürünleri:

1. Çorba, haşlama için hazır ürün ya da bulyon

2. Hazır soslar (mayonez, ketçap ve harissa vb. diğer soslar).

3. Hazır hardal

4. Ekmek

5. Pizza

6. Makarnalar

7. Kabuklu ve kabuksuz kuru meyveler, yer fıstıkları

8. Meyve suları

9. Karışık meyve suları

10. Su, mineral ve maden suyu dahil

11. Tatlılar

12. Reçeller ve marmelatlar

13. Dolgusuz tablet çikolata

14. Tatlandırıcı içeren kızarmış ekmek, waffle ve gofretler

15. Çikolata ve kakao içeren diğer hazır gıda ürünleri

16. Konserveler

Kaynak : İKMİB