BASF, 2018’in En Değerli Kimyasal Markası Olmaya Devam Ediyor

BASF, 2018’in En Değerli Kimyasal Markası Olmaya Devam Ediyor. BASF, dünyanın önde gelen bağımsız marka değerleme ve strateji danışmanlığı firması olan Brand Finance tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, dünyadaki en değerli kimyasallar markası statüsünü geçen yıla göre korudu ve firmanın marka değeri yüzde 13 artarak 7.4 milyar dolar oldu.

Dow DuPont ile birleşerek güçlendi

İkinci sırada, Dow’un marka değeri yüzde 38 artarak 6,5 milyar dolara ulaştı ve DuPont’un (yüzde 10 azalarak 2,7 milyar dolara düşmesi) toplam değer dengelendi.

Şu anda, Dow ve DuPont’un 9,2 milyar dolar değerindeki birleşik değeri, BASF’inkinden daha büyük olmasına rağmen, birleşme ve varlıkların yeniden tahsis edilmesinin ilgili marka değerlerini nasıl etkilediğini ilerleyen zamanlarda görmeye başlayacağız.

Brand Finance CEO’su David Haigh, “Şimdiye kadar, Dow birleşme ile marka değerini artırdı, DuPont’un marka değeri önemli ölçüde azaldı. Faaliyetler, her biri farklı bir ürün yelpazesinde uzmanlaşan üç ayrı bölüme ayrıldığı için: tarım, malzeme bilimi ve özel ürünler, DowDuPont’un bu yeni gelişmeler ışığında farkındalık yaratması ve marka portföyünün değer kaybetmemesi için geçişi sorunsuz bir şekilde yönetmesi gerekiyor ”diyor .

Sabic gücünü arttırıyor

Suudi petrokimya devi Sabic, geçtiğimiz yıl 8’inci sıradan 3. sıraya yükseldi ve diğer markalardan daha hızlı büyümeyi başardı.

Geçtiğimiz günlerde Houston, Teksas’ta yeni bir merkez ofis planlarını açıklayan Sabic, Batı Yarımküre genelinde büyük bir polietilen ve diğer ticari reçineler tedarikçisidir. Petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle Sabic, Afrika pazarına girme ve Avrupa ve Çin’deki satın alım fırsatlarını da araştırıyor.

Sabic’in bu yılki marka değerindeki kayda değer büyümesi, Riyad merkezli markanın global portföyünü hızla geliştirdiği ile ilişkilendirilebilir.

Bazı markalar değer kaybetti

Brand Finance, Chemicals 10 sıralamasının ortasında yer alan markalar, zirvedekiler kadar performans gösteremedi. Air Liquide (yüzde 9 azalarak 2.3 milyar dolara), Asahi Kasei (yüzde 5 azalarak 2,3 milyar dolara) ve Mitsubishi Chemicals (yüzde 9 azalarak 2.3 milyar dolara) marka değerlerinde kayda değer kayıplar yaşadı. Asahi ve Mitsubishi’nin ikisi de Japon para birimi yeniinin göreceli zayıflığından etkilendi.

Kaynak : worldofchemicals

Kordsa, Polipropilen Monofilament Fiber Donatı Hattını Devreye Aldı

Kordsa, Polipropilen Monofilament Fiber Donatı Hattını Devreye Aldı. Kordsa’nın Aralık 2017’de İzmit’teki fabrikasında inşaat güçlendirme alanında temelini attığı polipropilen monofilament fiber donatı hattı, 2018 Haziran ayı itibariyle üretime başladı. İnşaat güçlendirme teknolojilerinde bu yeni yatırımla Kordsa, üretim kapasitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ürün yelpazesini de genişletiyor.

Kordsa, İzmit’teki fabrikasında üretimine başladığı inşaat sektörüne yönelik polipropilen monofilament fiber donatı hattında, yenilikçi ürünü beton güçlendirici sentetik fiber donatı KraTos’un yeni bir çeşidi olan polipropilen monaflament fiber donatı üretimine Haziran 2018’de başladı.

Kordsa; inşaat projelerinde beton güçlendirme uygulamaları için kullanım kolaylığı, hızlı uygulanabilirlik, daha az işçilik, artırılmış ekipman ve enerji verimliliği, yüksek beton tokluğu, uzun süreli dayanıklılık ve düşük karbon salınımı sağlayan yenilikçi makro ve mikro sentetik fiber donatıları ile 2014 yılından bu yana inşaat pazarında fark yaratıyor. Kordsa, yeni yatırımıyla üretimine başladığı yeni ürününün, sürdürülebilirlik ve performans avantajı sağlamasının yanında etkin dozaj kullanımı ile maliyet avantajı açısından özellikle altyapı projelerinde üstün bir ürün olmasını hedefliyor.

Kordsa CEO’su Ali Çalışkan devreye aldıkları inşaat sektörüne yönelik polipropilen monofilament fiber donatı hattıyla ilgili olarak şunları dile getirdi:

“İnşaat güçlendirme teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımımızla ürün yelpazemizi genişletiyoruz. Yeni polipropilen monofilament fiber donatı hattının devreye girmesiyle, pazarda rakiplerimizden farklılaşarak büyümeyi hedefliyoruz. KraTos’un yeni bir çeşidi olan bu yeni sentetik fiber donatıyı hem Türkiye hem de Avrupa pazarına sunmayı hedefliyoruz. KraTos inşaat projelerinde beton güçlendirme uygulamalarında kolay kullanımı, hızlı uygulanabilirliği, betonda sağladığı yüksek tokluk performansı ve düşük karbon salınımıyla devrim yarattı. Bu yeni çeşidi de sektöre yön verecek yenilikçi bir ürün. Kordsa olarak yaşam alanlarımızı daha dayanıklı, daha sağlam ve daha çevreci kılmak için çalışıyoruz. Yaşamı güçlendirme misyonumuzla yaşamın her alanına dokunuyoruz. Hedefimiz sürdürülebilir bir gelecek…”

AkzoNobel Specialty Chemicals, Hindistan’daki Organik Peroksit Kapasitesini Artırıyor

AkzoNobel Specialty Chemicals, Hindistan’daki Organik Peroksit Kapasitesini Artırıyor. AkzoNobel Specialty Chemicals, üretim kapasitesini genişletmek ve Hindistan’daki organik peroksit tesisini büyütmek için yeni bir projeye başladı. Organik peroksitler, ayakkabı tabanları, rüzgar türbinleri ve inşaat sektöründe kullanılan PVC borular dahil olmak üzere çok çeşitli polimer bazlı ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır.

4 milyon euroluk yatırım, kapasiteyi yüzde 80 artıracak ve Hindistan ve Orta Doğu’daki müşterilerden gelen talebi karşılayacaktır.

Ayrıca, yeni bir atık su yönetim sistemi süreci daha çevreci bir hale getirecektir. Genişlemenin 2018 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

İcra Kurulu Üyesi Johan Landfors, “Teknolojimizi geliştirerek ve üretim kapasitemizi artırarak müşterilerimize daha iyi hizmet verebileceğiz. Bu genişleme özellikle PVC, akrilik ve termoset reçinelerde kullanılan organik peroksit pazar segmentindeki güçlü varlığımızı geliştirmemize olanak sağlayacaktır” diyor.

Son üç yılda AkzoNobel Specialty Chemicals, polimer endüstrisinde müşterilerine daha iyi hizmet vermek, teknolojileri geliştirmek, kapasiteyi arttırmak ve küresel üretimini Meksika, Hollanda, Belçika, İtalya, Brezilya ve ABD ve Çin’de bulunan bölgelerde yeniden konumlandırmak için 100 milyon Euro’dan fazla yatırım yaptı.

Kaynak : Chemeurope

Silikon Katkı Kimyasalları Pazarı 2022 Yılına Kadar 1.7 Milyar Dolar Değere Ulaşacak.

Silikon Katkı Kimyasalları Pazarı 2022 Yılına Kadar 1.7 Milyar Dolar Değere Ulaşacak. Yayınlanan yeni bir rapora göre, küresel silikon katkıları pazarı 2017 yılında 1.2 milyar dolar oldu ve 2022 yılına kadar 1.7 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

2022’ye kadar “Fonksiyona Göre Silikon Katkı Maddeleri Piyasası (Köpük giderici, Reoloji Değiştirici, Yüzey Aktif Maddeler, Islatma ve Dispersiyon Ajanları ), uygulama alanlarına göre ise (Plastik ve Kompozitler, Boya ve Kaplamalar, Selüloz ve Kağıt, Yiyecek ve İçecek) Markets and Markets tarafından yayımlanan rapora göre 2017 yılında yüzde 7,2 yıllık büyüme oranını gösterdi.

Markets and markets yayınına göre pazarın büyümesi öncelikle plastik ve kaplama uygulamalarında silikon katkı maddelerinin artan kullanımı nedeniyle oldu. Anahtar oyuncuların yeni ürün lansmanları, anlaşmaları ve müşterek yönetime tabi teşebbüsleri pazarının daha da büyümesine neden oldu.

Silikon katkı pazarı için plastik sektöründe kullanılan, termoplastik malzemelerin yanı sıra plastiğin yüzey özelliklerini iyileştiren katkı maddeleri olarak kullanılan en geniş uygulama alanını oluşturmaktadır.
Köpük giderici segmenti, boyalar ve kaplamalar gibi gıda ve içecek gibi çeşitli uygulamalarda kullanılan kimyasal katkılar olarak pazardaki en büyük fonksiyon segmentidir. Raporda, kalitatif kaplamalara olan talebin artması, köpük giderici ürün grubunun büyümesine neden oluyor.

Kuzey Amerika, silikon katkılarının en büyük pazarını oluşturmaktadır. Bu büyüme, plastik ve kompozitler, boyalar ve kaplamalar, kağıt ve kağıt hamuru, gıda ve içecekler ve kimyasal imalat gibi uygulamalarda artan silikon katkı talebinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, Kuzey Amerika ülkelerindeki plastik imalat sanayinin genişlemesi pazarın büyümesine katkıda bulunmaktadır.

Dow Corning, Evonik, Shin-Etsu, Momentive Performance Materials, BYK Additives ve Elkem gibi büyük oyuncular, silikon katkı pazardaki dayanaklarını güçlendirmek için genişleme, anlaşma ve işbirliği gibi yeni büyüme stratejilerini benimsemişlerdir.

Kimya Alanında Haritalama Çalıştayı Yapıldı

Kimya Alanında Haritalama Çalıştayı Yapıldı. Kimya alanında meslek standardı hazırlama çalışmalarına temel teşkil edecek meslek haritasının hazırlanması amacıyla “Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik Sektörü Kimya Alanı Meslek Haritalama ÇalıştayıKİPLAS’ın katkıları ile Mesleki Yeterlilik Kurumu koordinasyonunda 30 Mart 2018 tarihinde Ankara’da yapıldı.

Açılış konuşmasını MYK Meslek Standartları Dairesi Başkanı Yaprak AKÇAY ZİLELİ’nin yaptığı çalıştayda Birim Koordinatörü Hilal DOĞRUÖZ ÖZER tarafından katılımcılara Ulusal Yeterlilik Sistemi, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun amacı, yapısı, görevleri ve kimya, petrol, lastik ve plastik sektöründe bugüne kadar gerçekleştirilen faaliyetler hakkında sunum yapıldı.

Haritalama çalışmasında petrokimya ürünleri ve türevleri, plastik ve polimer işleme, boya üretimi, inorganik ve organik kimyasallar, gübre üretimi, beşeri ve veterinerlik ilaçları üretimi, biosid ve diğer zirai kimyasallar, tüketici kimyasallarının üretimi, kimyasalların yönetimi ve laboratuvar hizmetleri gibi ana alanlar ve bunların alt alanları belirlendi.

Süreç belirlenen alanlarda standart geliştirilmesi için MYK ve KİPLAS işbirliği içerisinde devam edecek.

Poliüretan Köpüklerde Alev Geciktiriciler İçin Kısıtlama Hazırlığı

Poliüretan Köpüklerde Alev Geciktiriciler İçin Kısıtlama Hazırlığı. Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA/AKA), çocuk bakım ürünleri ve mobilya döşemelerinde esnek poliüretan (PUR) köpüklerde alev geciktiriciler TCEP, TCPP ve TDCP için bir kısıtlama önerisini hazırlanmasını önerdi. Ajans, web sitesinde, bebeklerin maddelere maruz kalmasından kaynaklanan kanser riskine yönelik bir tarama raporu yayımladı.
13 Aralık ile 8 Şubat arasında olası bir kısıtlama önerisini destekleyebilecek kanıt çağrısı yapıldı ve 17 yanıt alındı.

Bebek şilteleri, araba koltukları, bebek askıları ve konutlar için mobilyalar gibi ürünlerdeki esnek PUR köpüklerde alev geciktirici olarak TCPP ve TDCP kullanılıyor.

Her ne kadar TCEP AB’de kullanılmıyor olsa da ECHA, diğer ticari alev geciktiricilerinde veya ithal eşyalarda bir safsızlık olarak mevcut olabileceği görüşünde.
Bebek minderleri, büyük temas yüzey alanı ve uzun süreli temas nedeniyle bebekler için en yüksek kanser yapma riskini oluşturuyor. Raporda, bebekler genellikle ebeveynlerinin yatağında uyuduğu için yetişkinler şiltelerin de kısıtlamaya dahil edilmesi gerektiğini söylüyor. Şimdi ECHA’nın, Avrupa Komisyonu’ndan REACH kısıtlaması için resmi bir teklif hazırlamasını için talep alması gerekiyor.

Kaynak : İMMİB

“Kimya Sektöründeki Cari Açık 20-25 Milyar Dolar”

“Kimya Sektöründeki Cari Açık 20-25 Milyar Dolar”. Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Dördüncü, “Kimya sektöründeki cari açığımız 20-25 milyar dolar civarlarında. Dolayısıyla cari açığımızı hem kapatmak hem de yüksek teknolojiye, inovasyona dayanan çok daha artı değerli ürünler üretmek lazım” dedi.

Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü, Türkiye’nin kimya sektöründeki cari açığın 20-25 milyar dolar civarlarında olduğunu belirterek, “Cari açığımızı hem kapatmak hem de yüksek teknolojiye, inovasyona dayanan çok daha artı değerli ürünler üretmek lazım.” dedi.

Dördüncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kimya sektörünün çok geniş bir yelpazeye hitap ettiğini ve evlerde kullanılan sabundan kağıda, içilen sudan inşaat malzemelerine kadar her şeyin içinde kimya sektörünün bir şekilde etkisinin bulunduğunu söyledi.

Kimya sektörünün çok önemli ve büyüme alanlarının çok geniş olduğunu belirten Dördüncü, yapay liflerden üretilen ve bir çeşit petrol türevi olan akrilik elyaf üretimi yaptıklarını ve bunun arkasında çok büyük bir kimya tesisi ve yatırımının yer aldığını ifade etti.

“Türkiye’nin ithalat kalemleri içinde enerjiden sonra kimya sektörü geliyor”

Dördüncü, Türkiye’nin ithalat kalemleri içinde enerjiden sonra en çok para harcadığı ithalat kalemlerinden bir tanesinin de kimya sektörü olduğunu vurgulayarak, “Kimya sektörünün lokomotif olma özelliği var. Otomotiv, gayrimenkul gibi birçok sektörü arkasından sürüklüyor. Türkiye’nin gelişmesi, 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için hakikaten bizim büyümemiz için çok daha artı değer yaratan yüksek teknolojili ürünlere yönelmemiz şart. Kimya sektörü de bunlardan bir tanesi.” dedi.

Bu alanda yapılacak yatırımların Türkiye’ye daha fazla katma değer sağlayacağını vurgulayan Dördüncü, “Kimya sektöründeki cari açığımız 20-25 milyar dolar civarlarında. Dolayısıyla cari açığımızı hem kapatmak hem de yüksek teknolojiye, inovasyona dayanan çok daha artı değerli ürünler üretmek lazım ve bunları Türkiye’de üretmek lazım. Kimya sektörü konusunda yatırımların yapılıyor olması lazım.” diye konuştu.

Dördüncü, ihracatın kilo başına 1,20 veya 1,30 dolar yerine 3 veya 5 dolar olması gerektiğine dikkati çekerek, “Akkök’te ürettiğimiz yüksek teknolojiye dayalı karbon elyaf gibi ürünlerde ihracat rakamlarımız kilo başına nereden bakarsanız bakın 15 ile 20 dolar arasında. Çok yüksek değerli ürünler. Bizim bu tür sektörlere eğiliyor olmamız lazım.” ifadesini kullandı.

Enerji ve kimya sektöründeki yatırımların önemi

Türkiye’nin cari açığının azaltılmasında enerji ve kimya sektörüne yatırımların büyük önem taşıdığını vurgulayan Dördüncü, şunları kaydetti:

“Yerli kaynaklarımızdan enerji temin etmeye çalışacağız ancak Türkiye hidrokarbon enerji bakımından fakir bir ülke. Bunları yurt dışından ithal etmek zorundayız. Dolayısıyla daha verimli halde nasıl kullanırız diye bakacağız ve daha çok tasarruf etmemiz gereken bir nokta. İkinci cari açık ise kimya sanayisinde. Kimya sektöründe aldığımızla ile sattığımız arasında 25 milyar dolarlık fark var. Türkiye’deki yerli mühendislerimiz de tahmin edilmeyecek kadar ileri seviyede fikri mülkiyet birikimi var. Cari açığın belirli ölçüde azaltılması için kimya sektöründe yapılacak yatırımların çok önemi var.”

Kaynak : A.A