Türk Kimya Sanayi, Yerlileştirme Politikası ile Ölçek Büyütmek İstiyor

Türk Kimya Sanayi, Yerlileştirme Politikası ile Ölçek Büyütmek İstiyor. TKSD (Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Erceber, son 25 yılda petrol ve doğalgazı olmayan ülkelerin, nitelikli kümelenmeler ve yüksek teknoloji içeren başarılı projelerle kimya sanayinde dünya lideri olduğuna dikkat çekti. Erceber,“Türk kimya sektörü uluslararası yatırımcıların cazibe merkezi olacak potansiyele sahip. Sektör olarak Devletimizin ülkemizdeki üretici firmaları aynı lokasyonda biraraya getirecek kimya kümesi Chemport Projesi’ne milli öneme sahip bir proje olarak yaklaşmasına ve yerlileştirme politikasını güçlendirmesine ihtiyacımız var” dedi.

Türkiye’de ihracatın lokomotif sektörlerinden olan ve 300 bin kişiye istihdam sağlayan kimya sanayi,3.5 trilyon Euro’luk dünya kimya pazarının takribi yüzde 1’ne sahip konumda. Yüzde 75 oranında ithal hammadde ile çalışan ve yüzde 1 oranında büyük ölçekli kimyasal üreticiye sahip sektör,2018 yılının ilk sekiz ayında, bir önceki yıla göre ihracatını yüzde 18,3 oranında arttırmayı başardı. Aynı dönemde ithalattaki artış yüzde 9,6 oranında gerçekleşti. İmalat sanayinde ise ilk sekiz ayda ihracat bir önceki yıla göre yüzde 5,1 oranında artarken, ithalattaki artış yüzde 3,9 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında en çok ihracat yapılan ilk 10 ülke; Mısır, Almanya, Irak, İngiltere, İspanya, Hollanda, Çin, İtalya, Yunanistan ve Hindistan olarak sıralandı ve sektörün Ağustos ayı ihracatı 1 milyar 380 milyon USD olarak gerçekleşti.

Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018’e, 20 ülkeden 300’ü doğrudan katılımcı 1.000’in üzerinde firma ve 70 ülkeden 12.000’i aşkın ziyaretçi katılımı bekleniyor…

Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 3’ncü sektörü konumunu daha üst sıralara taşımak isteyen kimya sektörü, yeni pazar ve işbirliği firsatlarını değerlendirmek üzere 8-10 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlecek Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018’e odaklandı. İki yılda bir düzenlenen Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018’in Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en geniş kapsamlı kimya platformu olduğunu belirten Artkim Fuarcılık Genel Direktörü Cengiz YAMAN, “Bu yıl 20 ülkeden 300 doğrudan katılımcı ile 1.000’in üzerinde firma ve firma temsilciği ve 70 ülkeden 12.000’i aşkın profesyonel ziyaretçiyi Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018 çatısı altındaki ChemShow Eurasia, ChemLab Eurasia ve ChemTech Eurasia’da buluşturacağız. Ülke olarak 2023 yılı için koyduğumuz dünyanın en büyük 10. ekonomisi olma ve 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirme hedeflerine ulaşmak üzere biz de üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yapma gayreti içerisindeyiz. Orta Doğu, Kuzey Afrika ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Rusya, Ukrayna vb. gibi pek çok hedef pazar ülkeden profesyonel alıcılar ve katılımcılar fuarımızda olacaklar. Ayrıca, fuarımız ile eş zamanlı olarak Alım Heyeti organizasyonu gerçekleştireceğiz” dedi.

“Kimya sektörüne 2023 yılı için konan ihracat hedefi 50 milyar USD…”

Türkiye’nin bulunduğu stratejik konum, yüksek iç tüketim ve sürdürülebilir enerji güvenliğine sahip enerji transit hub’ı ortasında bulunması sebebiyle uluslararası yatırımcıların ilgisini çekecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken TKSD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Erceber, “Son 25 yılda Çin ve Singapur gibi petrol ve doğalgazı olmayan ülkeler kimya sektöründe dünya lideri olmayı başardılar. Biz de yüksek teknoloji içeren projeler ve üretici firmalarımızı aynı lokasyonda biraraya getirecek kimya ihtisas kümesi Chemport Projesi ile katmadeğeri yüksek üretime geçebiliriz. Sektör olarak Devletimizin ülkemizdeki üretici firmaları aynı lokasyonda biraraya getirecek kimya kümesi Chemport Projesi’ne milli öneme sahip bir proje olarak yaklaşmasına ve yerlileştirme politikasını güçlendirmesine ihtiyacımız var.” dedi.

Başkan Erceber şöyle devam etti: “Kimya sektörünün 2023 yılı ihracat hedefi 50 milyar USD olarak kondu, ekonomimizin büyümesi için yerli ve milli üretimle birlikte ihracata çok ihtiyacımız var. Kasım ayında İstanbul’da düzenlediğimiz ve TKSD olarak destekçisi olduğumuz Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018’le sektörümüzü yeni pazarlarla buluşturacağız. Dış ticarettte son dönemde yaşanan gelişmeler, ihracat yaptığımız ülkelerin sayısını ve çeşitliliğini arttırmamızın önemi bizlere bir kez daha hatırlattı. Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM 2018’le kimya sektörünün dünya genelindeki önemli markalarını ve önemli alıcıları 3 gün süreyle İstanbul’a kimya sektörümüzün ayağına getiriyoruz” dedi. Dünya toplam dış ticaret hacmi yaklaşık 16 trilyon seviyesindeyken, kimya sektörü 4 trilyon dolar ile küresel ticaret hacminden yüzde 25 pay alıyor. 2017 yılında 16,1 milyar dolar ile Türkiye’de en çok ihracat gerçekleştiren 3’ncü sektör konumundaki kimya sanayinin ülkemizin 160 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi içerisinde aldığı pay ise yüzde 10.

İki yılda bir düzenlenen TURKCHEM 2018 Fuarları etkinliklerinde; kimya sektöründeki en son bilimsel ve teknolojik gelişmeler konuşulacak….
Uluslararası Kimya Sanayi Fuarları TURKCHEM, 8-10 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ‘ChemShow Eurasia: 8. Uluslararası Özel, Spesifik Kimyasallar, Genel Kimyasallar, Petrokimya ve Kimyasal Ara Ürünler Fuarı’, ‘ChemLab Eurasia: 8. Uluslararası Laboratuvar, Teknoloji, Test & Ölçüm Cihazları, Yardımcı ve Sarf Malzemeleri Fuarı’ ve ‘ChemTech Eurasia: 8. Uluslararası Kimyasal Proses ve Otomasyon Endüstrisi, Paketleme, Geri Dönüşüm, Lojistik, İş Güvenliği ve Çevre Teknolojileri Fuarı’ olarak 3 ana kategoride düzenleniyor. Kimya sektörünün Türkiye ve EMEA Bölgesi’ndeki en geniş kapsamlı, Avrasya Bölgesi’ndeki tek ve en büyük fuarı TURKCHEM 2018, 3 salonda yer alacak etkinlik alanlarında, katılımcı firmalar, akademisyenler ve dernekler ve tarafından gerçekleştirilecek sektöre dair en son yenilik ve teknolojilerin ele alındığı ticari ve teknik sunumlara ev sahipliği yapacak.

Solvay, Avrupa’da Poliviniliden Florür Kapasitesini Artıracak

Solvay, Avrupa’da Poliviniliden Florür Kapasitesini Artıracak. Solvay, Fransa’daki Solef PVDF, (poliviniliden florür) yüksek performanslı polimerlerin üretim kapasitesini yüzde 35’ten fazla artıracak.

Yeni üretim alanının 2019 yılı sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanmakta.

PVDF, enerji depolama verimliliğini optimize etmede ve elektrikli araçlarda veya tüketici elektroniğinde pil ağırlığını azaltmaya yardımcı malzeme olarak kullanılmakta. Diğer uygulamaları arasında açık deniz petrol ve gaz boruları ve su arıtımı için astar ve membranlar bulunmaktadır.

Kaynak : worldofchemicals

Clariant, Romanya’da Selülozik Etanol Üretecek Fabrikasının İnşasına Başladı

Clariant, Romanya’da Selülozik Etanol Üretecek Fabrikasının İnşasına Başladı. Clariant, tarımsal kalıntılardan üretilecek selülozik etanolün üretimi için ilk büyük ölçekli ticari tesisinin inşasına resmen başladı. Tesiste, şirketin geliştirdiği “sunliquid” teknolojisi, ilk kez endüstriyel ölçekte kullanılacak.

Tam kapasite ile çalışacak tesis, yerel çiftçilerden yılda yaklaşık 250 000 ton buğday ve diğer hububat samanı ile yılda 50.000 ton selülozik etanol üretecek. Prosesin yan ürünleri, bitkinin fosil enerji kaynaklarından bağımsız hale getirilmesi amacıyla yenilenebilir enerji üretimi için kullanılacak.

Tesis, Sunliquid lisansların dünya çapında pazarlanması için bir referans tesis olarak önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

Samanın endüstriyel olarak kullanılması ile bölge çiftçileri yeni bir gelir kaynağı elde etmiş olacak.

Tesis tamamlandıktan sonra, çeşitli birimlerde çalışacak yaklaşık 300 kişiye dolaylı iş imkanı doğacak. Fabrikanın kendisi 100 ila 120 arasında bir işgücünü istihdam edecek.

Clariant, on yıldan fazla bir süredir devam eden araştırma ve geliştirme çalışmalarından sonra, ilk sunliquid tesisine 100 milyon Avro’dan fazla yatırım yapacak.

Kaynak : worldofchemicals

Avrupa Kimya Endüstrisi Yenilenebilir Enerji Kaynakları Arıyor

Avrupa Kimya Endüstrisi Yenilenebilir Enerji Kaynakları Arıyor. Avrupa Kimya Endüstrisi Konseyi (Cefic), RE-Source Platformu ile işbirliği yapmak için bir Mutabakat Zaptı imzaladı.

SolarPower Europe, WindEurope, The Climate Group ve CDP (RE100) ve WBCSD tarafından kurulan RE-Source Platformu, temiz enerji alıcılarını ve tedarikçileri kurumsal olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik olarak temsil eden bir Avrupa ortaklığıdır. Platform, AB ve ulusal düzeyde kurumsal yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik daha iyi politikalar yapılamasını teşvik eder, farkındalığı arttırmak ve iş fırsatlarını kolaylaştırmak için kaynakları araştırır ve koordine eder.

Cefic genel müdürü Marco Mensink şunları belirtti, “Endüstri, gelecekte büyük miktarlarda yenilenebilir enerjiye ihtiyaç duyacaktır. RE-Source, kimya şirketleri için temiz ve uygun fiyatlı enerji sağlamak için cazip bir çözüm sunabilir. Avrupa kimya endüstrisinin bu önemli fırsatı kaçırmadığından çok mutluyuz ve RE-Source platformu ile çalışmak için sabırsızlanıyoruz. ”

WindEurope CEO’su Giles Dickson şunları söyledi, “Artık, kimyasallar gibi enerji yoğun üretim sektörleri de platformumuza imza atıyor. Avrupa Kimya Endüstrisi Konseyi ile yaptığımız anlaşma kimyasallar sektöründe daha fazla anlaşmanın önünü açacak ve onlara yenilenebilir kaynakların sağlayabileceği temiz, güvenilir ve ucuz güç sağlayacaktır. ”

SolarPower Europe’un CEO’su James Watson şunları söyledi, “Avrupa kimya endüstrisinin yerinde üretim ve enerji satın alma anlaşmaları yoluyla yenilenebilir enerjiyi teşvik etmek için bu önemli girişimi desteklediğini görmekten çok memnunuz. Daha fazla sektörün bu fırsatı yakalayacağını ve RE-Source platformuna katılma ve yenilenebilir enerjinin alımını teşvik etme girişiminde bulunmasını umuyoruz ”dedi.

Kaynak : worldofchemicals

Lanxess, Katkı Maddeleri İçin Yeni Üretim Hattını Devreye Aldı

Lanxess, Katkı Maddeleri İçin Yeni Üretim Hattını Devreye Aldı. Lanxess, dimerkaptotiyadiazolün (DMTD) türevlerinin sentezi için Mannheim bölgesinde yeni bir üretim hattını devreye aldı. Bu kimyasallar, çok fonksiyonlu katkı maddeleri olarak yağlayıcılara eklenir. Mayıs 2018’de başlayan üretim hattı, bu özel katkı maddelerinin yıllık üretim kapasitesini ikiye katlıyor.

Lanxess katkı maddeleri (ADD) sorumlusu Dr Martin Sawe, “Bu yatırımla, bu uzmanlık için artan müşteri talebine cevap verdik. Yeni tesis, yüksek kaliteli madeni yağ katkı maddeleri gereksinimlerini karşılamamızı sağlayacak, aynı zamanda yeni müşteriler edinmemize ve hızla büyüyen bir pazar için kendi çözümlerimizi geliştirmemize yardımcı olacak ”dedi.

Yağlama endüstrisi için özel ürünler

DMTD türevleri çok işlevli katkı maddeleridir, bakır, nikel veya kobalt gibi metaller ve çelik alaşımlar ile temas halinde olan yağlayıcılar için korozyon koruması olarak kullanılır. Demir dışı metal iyonlarının alaşımdan ayrılmasını önler, metal yüzeyini kimyasallardan korur ve böylece çelik alaşımlarının bütünlüğünü ve uzun ömürlülüğünü garanti ederler.

Son olarak bu katkı maddeleri, yağlayıcıdaki kimyasal bozulma ürünleri ile etkileşir ve bunları absorbe eder, aksi takdirde uzun vadede bu ürünler maddi hasara neden olabilir. Bu çok yönlü ürünler için ana uygulama alanları endüstriyel yağlar, gresler ve metal işleme sıvılarıdır.

Kaynak : worldofchemicals

Kimya Sanayi Meclisi İstanbul’da Toplandı

Kimya Sanayi Meclisi İstanbul’da Toplandı. TOBB Türkiye Kimya Sanayi Meclisi, Meclis Başkanı Timur Erk başkanlığında güncel konuları masaya yatırmak üzere TOBB İstanbul Hizmet Binası’nda bir araya geldi. ​
Toplantıda alt sektörlerden bilgilendirme yapılarak güncel durum masaya yatırıldı. Sektörlerin Ar-ge çalışmalarına ve teknoloji gelişimine önem vermesinin mühim olduğunun altı çizildi.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı uzmanı, kimya sanayinde yerlileştirme konusu hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. İthal sanayi ürünlerinin yerlileştirilmesi ve odak sektör konusu hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Bu odak sektörlerin kimya ve ilaç sanayi, gıda, yarı iletken elektronik ürünler, makine ve teçhizat, otomotiv sanayi ile bilişim ve yazılım sanayi sektörleri olduğunu ifade etti.

Pagev’in, Pagev Plastik Mükemmeliyet Merkezi’ni hayat geçirmek üzere olduğu bilgisi verildi. Dünya’da 6. Avrupa’da 2. Sırada olan plastik sektörünün Kobi ağırlıklı olması sebebiyle merkezi bir ARGE modelinin oldukça faydalı olacağı aktarıldı. Toplantıda yeni dönem bürokratik yapılanma sürecinde meclis çalışmalarının takvimi oluşturuldu. Ayrıca ABD-İran ambargosu ülkemize etkisi açısından değerlendirilerek 2018 Ocak-Ağustos arası İran’a ticaretin 300 Milyon $ seviyesinde olduğu paylaşıldı.

Kimya İhracatçılarından Karekod Ve Dna Barkod Takip Uygulamasına İptal İsteği

Kimya İhracatçılarından Karekod Ve Dna Barkod Takip Uygulamasına İptal İsteği. AKİB Koordinatör Başkanı Başkanı ve AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı A.Uğur Ateş, Gübreye DNA Barkodlu Takibi içeren tebliğin yeniden gözden geçirilmesini istiyor.

Gübrelerin paketleme aşamasından son kullanıcıya kadar takibinin sağlanmasına yönelik usul ve esasları belirleyen tebliğ 06 Nisan 2017 tarih ve 30030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu tebliğe göre; gübre üreticileri, piyasaya arz eden dağıtıcı-ithalatçılar ve ihracatçılar bazı ürünlerde 01.01.2018, bazı ürünlerde ise 01.07.2018 tarihine kadar faaliyetlerini tebliğ hükümlerine uyumlu hale getirmek, izlenebilirliği sağlamak amacıyla karekod ve DNA barkod içeren takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda bırakıldı.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Akdeniz İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı A.Uğur Ateş, belirtilen tarihten itibaren bu bilgileri barındırmayan ürünlerin güvensiz olarak değerlendirileceğine dikkat çekerek, “Asıl amacın patlayıcı özelliği nedeniyle nitratlı gübreleri kontrol ve takip etmek olduğu bilinmektedir. Ancak diğer tüm gübrelerin herhangi bir patlama özelliği ve riski bulunmamaktadır. Sistemin takibi bakanlığa istatistiki veri akışı sağlayacak ancak tamamen gereksiz olan bu uygulama ile süreç içerisindeki çiftçi, üretici, dağıtıcı- ithalatçı, bayi ve ihracatçılara büyük bir ilave yük getirecektir” diye konuştu.

– Karekod ve DNA barkod takip uygulaması

ton başına 70-75 TL ek yük yaratacak

İç piyasadaki fiyat artışının nihai tüketiciyi ve tarım ürünleri ihracatını olumsuz etkileyeceğine, ihracatçıları dünya pazarında rekabetten uzaklaştıracağına vurgu yapan Ateş, “Bu uygulama 7 milyon tonluk bir pazara sahip olan ülkemizin gübre sektörüne ton başına yaklaşık 70-75 TL ek yük yaratacak, oluşacak ilave maliyet verimin azalmasına, az kullanılması halinde ise ürün kalitesinde düşüşe neden olabilecek. Kimyevi gübrelerin tarımdaki girdiler içerisindeki payı %30-35 civarında olduğundan üretim maliyetinin ağırlığını gübre fiyatları oluşturuyor” şeklindeki açıklamasıyla yaşanabilecek sıkıntıları dile getirdi.

– BÜGEM sistemi daha etkin hale getirerek izlenebilirlik sağlanmalı

Devletin daha önce KDV’den %18 muaf tutarak süreçteki firmalara yol aldırıldığını ve ihracatçılara avantaj sağlandığını belirten Ateş, “01.01.2018 ve 01.07.2018 de yürürlüğe giren yeni karar ile sektör tıkanma noktasına gelecektir. Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak; konunun yeniden gündeme getirilip, takibi gereken ürünlerin BÜGEM sistemini daha etkin hale getirerek izlenebilirliğinin sağlanmasını, maliyetin artması ile birlikte ihracatçının rekabet gücünü azaltacak bu uygulamanın iptal edilmesi yönünde karar alınacağını ümit ediyoruz” dedi.