PPG Industries ve Ferrari, Düşük Sıcaklık Boya Sistemini Tanıttı

PPG Industries ve Ferrari, Düşük Sıcaklık Boya Sistemini Tanıttı. Yeni iki bileşenli boya sistemi, aracın 150 derece yerine 100 derecede pişirilmesini ve böylece enerji maliyetlerini azaltmasını ve sürecin sürdürülebilirliğini artırmasını sağlayan özel olarak formüle edilmiş şeffaf bir kaplamaya sahiptir.

Low Cure reçineleri, kaplamanın kimyasal ve mekanik direncini arttıran yeni bir sertleştirici içerir. Yeni formül, aynı zamanda kimyasal hidrofobikliği arttıran ve su geçirgenliğini azaltan çapraz-kaplamalı bağlantıyı da güçlendirir.

Yeni sistem, karbon-fiber ve kompozit bileşenlerin vücut gövdesiyle birlikte pişirilmesini mümkün kılar ve bu da çeşitli parçalar arasında renk bütünlüğü sağlar.

Kaynak : worldofchemicals

Archroma, Boya Firması Dohmen’in Tam Satın Alımını Tamamladı

Archroma, Boya Firması Dohmen’in Tam Satın Alımını Tamamladı. Archroma, otomotiv, halı ve konfeksiyon sektörleri için tekstil boyaları ve kimyasalları üretiminde uzmanlaşmış uluslararası bir grup olan M. Dohmen SA’da kalan tüm azınlık hisselerini satın aldı .

2013 yılında Clariant’tan kurumsal olarak ayrılan Archroma, sektöre daha sürdürülebilir hizmetler ve yenilikçi kimya çözümleri sunma hedefi ile lider bir üretici olma yolunda ilerlemektedir. Archroma, 2015 yılında BASF’in tekstil kimyasalları işini aldığında bu yöndeki ilk hamlesini yapmıştı.

Archroma ilk olarak, M. Dohmen’in 2014 yılında yüzde 49’luk bir payını, ardından da 2017 yüzde 26’lık kısmı almıştı. Şimdi, geri kalan yüzde 25’lik kısmıda alarak M. Dohmen’in tümünün satın alımını tamamladı.

Archroma ve M. Dohmen ürün portföyleri, özellikle otomotiv sektörü de dahil olmak üzere, sentetik elyaf ve yün için boyalar ve kimyasallar alanında birbirlerini ideal olarak tamamlıyor.

Kaynak : worldofchemicals

Boya Sanayinin Yükselen Yıldızı Türkiye

Boya Sanayinin Yükselen Yıldızı Türkiye. “7. Uluslararası Boya, Boya Hammaddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Hammaddeleri, Laboratuvar ve Üretim Ekipmanları Fuarı ve Kongresi” paintistanbul & Turkcoat, 20-21 Mart 2018 tarihlerinde InterContinental Hotel Istanbul’da, 22-24 Mart 2018 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nin 9, 10, 11 no’lu salonları ve Ana Fuayede Boya ve Boya Hammaddeleri sektörünü bir kez daha ağırlamaya hazırlanıyor.
2018 yılı katılımcı ve ziyaretçi rakamları ile, yeni bir rekora imza atacağı öngörülen, paintistanbul & Turkcoat Fuarı, beklentinin üzerinde bir performansla yoluna devam ediyor.

Boya Sanayisinin Yatırım Üssü: Türkiye

Türkiye üretim kapasitesi bakımından Avrupa’nın 5. büyük boya üreticisi konumunda yer almaktadır. paintistanbul & Turkcoat Fuar ve Kongresi’nin temel amaçlarından biri de Türk Boya Sanayisini dünyaya tanıtmak ve küresel pazarda Türkiye’nin yerini sağlamlaştırmaktır. Bu bağlamda her ölçekten üretici firmayı katılımcıları arasında bulunduracak olan paintistanbul & Turkcoat şimdiden dünyanın en büyük ve geniş kapsamlı boya ve kaplama etkinlikleri arasında gösterilmektedir.

Boya Sanayinin Yükselen Yıldızı Türkiye 3.000 yıldan fazla bir süredir ticaret merkezi olan İstanbul, 15 milyonun üzerindeki nüfusu ve hızla büyüyen ekonomisiyle birlikte coğrafi, jeopolitik ve ticari anlamda dünya ve bölge ekonomisinin önemli merkezleri arasında yer alıyor. Uluslararası katılımla gerçekleşen paintistanbul & Turkcoat 2018 Fuar ve Kongresi, büyüyen boya ve hammaddeleri pazarı için ideal bir organizasyon olma özelliği taşıyor.
Fuarda yenilikçi ürün ve hizmetler, yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerin beğenisine sunulacak; katılımcı firmalar en yeni ürün ve teknolojilerini geniş bir kitleye ulaştırarak yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecekler. Bu bağlamda paintistanbul & Turkcoat 2018; üretici ile alıcı arasında önemli bir köprü görevi görecek.

Paintistanbul & Turkcoat 2018 Fuarı ve Kongresi

16 farklı ülkeden 211 doğrudan katılımcı, 431 temsil edilen katılımcıyı aynı çatı altında toplayacak olan paintistanbul & Turkcoat Fuarı 2018 senesinde 25.000 m2 brüt, 10.000 m2 net kullanım alanında 3 salon ve ana fuayede yer alacak. Türkiye, Çin, İtaya, Almanya ve Hindistan başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen önemli firmalara ev sahipliği yapacak olan fuarı 3 gün boyunca; aralarında Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Cezayir, Gürcistan, Irak, İran, Mısır, Romanya, Türkmenistan ve Ürdün’ün de olduğu yaklaşık 50 farklı ülkeden 10.000’e yakın sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. paintistanbul & Turkcoat 2018 Kongresi’nde ise 34 paralel sunum ve 4 boya okulu sunumuyla beraber poster sunumları da gerçekleşecek.

Paintistanbul & Turkcoat 2018 Alım Heyeti Organizasyonu

T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından İKMİB Genel Sekreterliği organizatörlüğünde paintistanbul & Turkcoat 2018 Fuarı ile eş zamanlı olarak alım heyeti organizasyonu gerçekleştirilecek olup, potansiyel alıcılar ile fuar katılımcıları alanda kurulacak olan özel B2B alanlar içerisinde ikili görüşmelerini gerçekleştirecek.

Paintistanbul & Turkcoat 2018 Seminer Programı

paintistanbul & Turkcoat 2018 Fuarında 9. salonda kurulacak olan seminer alanında 3 gün boyunca 20 katılımcı ve sponsor firma ticari ve teknik sunumlar gerçekleştirirken, sektör profesyonellerinin akademik sunumları da dikkat çekecek.

Paintistanbul & Turkcoat 2018, Renklerin İstanbul’daki Buluşmasına Sizleri Çağırıyor

Katılımcı ve ziyaretçi rakamları ile sektörün dünyaca kabul görmüş ve takip edilen sayılı Boya ve Hammaddeleri etkinliklerinden biri olan “7. Uluslararası Boya, Boya Hammaddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Hammaddeleri, Laboratuvar ve Üretim Ekipmanları Fuarı” paintistanbul & Turkcoat 2018 Fuar ve Kongresinin” bir parçası olmak için 20-21 Mart 2018 ve 22-24 Mart 2018 tarihlerini ajandanıza kaydetmeyi unutmayın.

AkzoNobel, Lastiklerin Geri Dönüşümünden Toz Boya Üretmek İçin Yeni Bir Ortaklık Kurdu

AkzoNobel, Lastiklerin Geri Dönüşümünden Toz Boya Üretmek İçin Yeni Bir Ortaklık Kurdu. AkzoNobel ve Hollandalı Black Bear şirketi, eski lastiklerin geri dönüşümünden toz boya üretmek için yeni bir işbirliğine girdi.

Black Bear tarafından üretilen Cradle-to-Cradle sertifikalı karbon siyahı ( ömrünü tamamlamış lastiklerden elde eilecek) AkzoNobel tarafından geliştirilen eko-premium ürünlerinde pigment olarak kullanılacak.

Toz boyalar, uçucu organik bileşikler (VOC) içermediğinden ve neredeyse hiç atık üretmezler ve doğal olarak sürdürülebilir ürünlerdir. AkzoNobel’in pazar lideri Interpon markalı ürünlerinin çoğunluğu aynı zamanda eko-premium olarak nitelendirilir.

Black Bear CEO’su Martijn Lopes Cardozo, “Sürdürülebilir boya ve kaplamalarda lider olarak açıkça tanınan AkzoNobel ile ortaklık yapmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Kaynak : worldofchemicals

7. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu

7. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu. 7. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarı Ödülleri Sahiplerini Buldu. Ekonomi Bakanlığı onayında, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) koordinatörlüğünde İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) ile AKMİB (Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği) ortaklığı ve TÜBİTAK desteğiyle düzenlenen “7. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarı” ödülleri 11 Kasım 2017 Cumartesi günü Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya sanayi, ihracatı sürdürülebilir kılmak amacıyla hayata geçirdiği Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğinin bu yıl yedincisini düzenledi. 2011 yılından beri gerçekleştirilen, kimya sektörünün en büyük inovasyon etkinliği olan “Ar-Ge Proje Pazarı”, üniversiteler, araştırma kurumları, sanayiciler ve girişimciler ile ilgili kamu kurumlarını bir araya getirdi. Etkinlikte, en başarılı projeler 15 bin lira, ikinciler 10 bin lira, üçüncüler ise 5 bin lira ile ödüllendirildi.

İlaç ve eczacılık ürünleri kategorisinde “Alerjik rinit tedavisinde nazal yoldan kullanılmak üzere ın sıtu jelleşen topikal formülasyonların geliştirilmesi ve etkinliğinin değerlendirilmesi” adlı projesiyle Ebru Altuntaş ikinci, “Göz içi lens (oftalmik implant) üretiminde kullanılan başlangıç monomerlerinin katalitik üretimi” projesiyle Serkan Dayan üçüncülüğü alırken değerlendirmeler sonucunda birinciliğe uygun proje bulunamadı.

Kozmetik, sabun ve temizlik ürünleri kategorisinde “Propolis içeriğine bağlı olarak yara iyileşmesini hızlandıran antibakteriyel özellikte poliüretan temelli yara kapayıcıların hazırlanması” projesiyle Merve Gökşin Karaaslan birinci olurken, “Reyhan (ocimum basilicum) bitkisinden yüksek antimikrobial etkili hava filtresi üretimi: elektroeğirme yöntemi ile nanomalzeme sentezi ve uçucu yağ kombinasyonu” projesiyle Ayşe Baldemir ikinci ve “Saç ve cilt tedavisinde kullanıma yönelik hücre çoğalmasını ve doku yenilenmesini hızlandırılan büyüme faktörünün genetik mühendisliği yöntemleri ile üretilmesi” projesiyle Hülya Kuduğ üçüncü oldu.

Boyalar ve yapıştırıcılar kategorisinde “Nanoselüloz ve bor mineralinden insan sağlığına zarar vermeyen ve yanmaya karşı dayanıklı yapıştırıcıların üretimi” projesiyle Mert Yıldırım birincilik ödülünü alırken, “Gül posası ve benzeri endüstriyel bitkisel atıklardan selüloid üretimi” projesiyle Mustafa Karaboyacı ikincilik ödülünü, “Bor ve dekstrin katkılı emprenye boyalar” projesiyle İshak Afşin Kariper ise üçüncülük ödülünü aldı.

Plastik ve kauçuk kategorisinde “Endüstriyel atıklar ve yenilenebilir kaynaklardan konut ve sanayinin kullanımına uygun yalıtım malzemesi üretimi” projesiyle Hasan Arslanoğlu ikinci olurken, “Çevre kirliliği yaratan atik pet şişelerin modifikasyonu ile nanofiber membran eldesi ve kirli sularin temizlenmesi” projesiyle Yaşar Can Ayra, Memet Vezir Kahraman ve Bahattin Yalçın üçüncülük ödülünü aldı. Değerlendirmeler sonucunda birinciliğe uygun proje bulunamadı.
Temel kimyasallar kategorisinde ise “PP/PVA/SAP ile nonwoven/nanolif kompozit yapısında virüslere karşı koruyucu ve konforlu laboratuvar maskesi geliştirilmesi” projesiyle Çağlar Sivri birinci olurken, ikinci ve üçüncülüğe uygun proje bulunamadı.

126 proje başvurdu

Etkinlik başvurusunun birincil alanı kimyevi maddeler ve mamullerinin hammadde/yarı mamul çalışmaları olarak belirlendi. Bununla birlikte sektörün ve diğer sektörlerin ihtiyaç duyduğu primer malzemelerden ortaya çıkan inovatif mamuller de etkinlik kapsamında değerlendirildi.

İlaç ve eczacılık ürünleri, boyalar ve yapıştırıcılar, plastik ve kauçuk, kozmetik, sabun ve temizlik ürünleri ile temel kimyasallar kategorilerinde başvuruda bulunan toplam 126 yenilikçi proje, önde gelen akademisyen ve sanayicilerden oluşan değerlendirme kurulu üyeleri tarafından puanlama sistemiyle değerlendirildi. İlk 30’a giren proje sahipleri, ödül töreni öncesinde gerçekleştirilen “Ödül Kurulu Toplantısı”nda projelerini jüri üyelerine detaylı olarak anlattıkları sunumlar yaptı.

Kimya sektöründe üniversite, sanayi işbirliğinin en güzel örneklerinden biri haline gelen etkinliğin değerlendirme sonucunda akademisyen, sanayici, girişimci ve öğrenci olmak üzere 4 farklı kategoride en başarılı projeler 15 bin lira, ikinciler 10 bin lira, üçüncüler ise 5 bin lira ile ödüllendirildi. Ayrıca etkinlik kapsamında yıl içinde düzenlenecek faaliyetler ile dereceye giren projelerin sanayici ile buluşturulması planlanıyor.

Türkiye İnovasyon Haftası’nda da yarışacaklar

Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarında dereceye giren projeler, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her yıl düzenlenen ve inovasyon bilincini arttırmaya yönelik olarak ülke çapındaki en büyük organizasyon olan Türkiye İnovasyon Haftasında yılın en yenilikçi projesi kategorisinde büyük ödül için yarışmaya hak kazanacak.

“Sürdürülebilir Büyüme Ar-Ge ve İnovasyon Gücüne Bağlıdır”

Ödül töreninde konuşan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, sürdürülebilir ihracata ulaşmanın ve ihracatın birim kilogram değerini artırmanın önemli ölçüde AR-GE ve inovasyon gücüne bağlı olduğunu vurgulayarak, “Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, yüksek katma değerli üretim yapılması ve ihracatın artırılması amacıyla yedi yıldır aralıksız Kimya Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğimizi düzenliyoruz. Sektörümüzü bugün bulunduğu konumdan çok daha iyi noktalara taşımayı ve ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için katma değeri yüksek üretime odaklanmamız gerekli. Ar-Ge çalışmaları ve inovasyon gerçekleştirmeden katma değeri yüksek üretimden bahsetmek ise mümkün değil. Uzun yıllardır bu iki konunun öneminin altını çiziyor ve bu alanlarda teşvik edici çalışmaları hayata geçiriyoruz.

6 yılda 800’ün üzerinde yenilikçi proje başvurusu aldık ve toplam 551 bin TL ödül dağıttık. Bu yıl dereceye giren proje sahiplerine toplamda 150 bin TL değerinde ödül verilecek. Bizim için burada dereceye giren projelerin sadece proje olarak kalmaması, üretilebilir olması ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor. Fikirler ne kadar üretilebilir olursa hem sektörümüze hem de ülke ekonomisine katkısı o derece fazla olacaktır. Bu doğrultuda dereceye giren projelere desteğimizi sonrasında da sürdüreceğiz” dedi.

“İhracatın artması için yüksek katma değerli üretim şarttır”

Türkiye kimya sektörünün 2023 yılı ihracat hedefinin 50 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Akyüz, öncelikle mevcut dış ticaret açığının kapatılması gerektiğini belirterek, “Sermaye ve teknoloji yoğun kimya sektörü için önemli olan ihracatı sürdürülebilir kılmaktır. Büyük oranda hammadde açısından dışa bağlı olan üretimin artması, sektör ve alt sektörleri için Ar-Ge destekli büyümenin sağlanması şarttır. Ülkemizin kimya sektörü dış ticaretine baktığımızda, 2016 yılında 14,0 milyar dolar ihracat yapıldığını ve yaklaşık 52 milyar dolar ithalat gerçekleştiğini görüyoruz. Bu sayılar “Yüksek Katma Değerli Üretim” gerekliliğini açıkça gösteriyor. Bu üretim de Ar-Ge destekli olmalıdır. İhracat rakamları için Ar-Ge-tasarım-inovasyon-marka dörtlüsü ile yerli teknolojik gelişme ile ilerlemek şarttır. İKMİB olarak ihracata katkı sağlayacak yeni fikirler ve projeleri desteklemeye bundan sonra da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

AR-GE Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Necmi Sadıkoğlu ise ödül töreninde yaptığı konuşmasında Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez konumda bulunan kimya sanayisi ihracatının son 10 yılda büyük artış gösterdiğini vurgulayarak “2017 yılının ilk 10 ayında toplam ülke ihracatımız ise, bir önceki döneme göre %11 artarak yaklaşık 129 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Kimya sektörünün toplam ihracatımız içinde aldığı pay ise yaklaşık %10’dur. Kimya ihracatında katma değeri artırmak ve sanayicilere inovatif fikirler sunabilmek amacıyla düzenlediğimiz AR-GE Proje Pazarı’na bu yıl da çok değerli proje başvuruları yapıldı. Ülkemizin dört bir yanından akademisyenlerimize, sanayicileri-mize, girişimcilerimize ve öğrencilerimize proje başvuruları ve organizasyonumuza yaptıkları katkılar sebebiyle teşekkür ediyoruz. Kimya Ar-Ge Proje Pazarı organizasyonumuz ile en önemli hedefimiz, projelerin kısa sürede sanayiye uyarlanması ile ülke ekonomisine fayda sağlayacak ortamın oluşmasına katkıda bulunmak. Bilim insanlarımızın etkinliğimize olan ilgisi bizi çok memnun ediyor ve bu konuda devam eden çalışmalarımız için bize cesaret veriyor” dedi.

Saf Kimyasallar Pazarı 2021’de 191 Milyar Dolara Ulaşacak

Saf Kimyasallar Pazarı 2021’de 191 Milyar Dolara Ulaşacak. Saf kimyasallar endüstrisi, ileri sanayilere hammadde ve yardımcı malzemeler tedarik etmek için temel kimyasallar temin eden işlenmiş ve ara malzeme endüstrisidir. Saf kimyasalların imalatı toplu işlemlerde gerçekleştirilir, sentezin ardından ayırma ve saflaştırma adımları izlenir. IndustryARC tarafından hazırlanan bir rapora göre, ilaç sektörü her zaman için saf kimyasal endüstrisi için en büyük pazar olmuştur.

“IndustryARC’ın saf kimyasallar pazarı raporuna Göre: Son Kullanıcı (İlaç, Tarım Kimyasalları, Polimer Katkı Maddeleri, Gıda ve Yem, Pigmentler, Boyalar, Elektronik, Parfüm, Kokular ve Diğerleri) Coğrafya (Kuzey Amerika, Avrupa, Asya-Pasifik ve dünyanın geri kalanı (RoW)), tahmin (2017 – 2021 yılları arası), pazarın 2021’de 191.03 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

İlaç sektörü, her zaman saf kimyasal endüstrisi için en büyük pazar olmuştur.

Dahası, farmasötik ara ürünlerin 2017 yılı sonuna kadar saf kimyasalların yüzde 70’inden fazlasını oluşturacağı tahmin edilmektedir. Saf kimyasal üreten şirketlerin sayısı geçmişte sınırlı kalmış olsa da pazar, daha fazla şirketin ilgisini çekmiştir ve son yıllarda bu alanda yatırımlar yapılmaktadır.

Son kullanıcılara göre, saf kimyasallar pazarı ilaç, tarım kimyasalları, polimer katkı maddeleri, gıda ve yem, elektronik, boya ve pigmentler, parfümler ve diğerlerine bölünür. Saf kimyasallar pek çok sanayide kullanılmaktadır, ancak IndustryARC analizine göre, zirai kimyasallar ve parfümler ve katkıları, ilaçlardan sonra diğer tüm uygulamalar arasında önemli bir paya sahip olan son kullanıcı segmentidir. Ayrıntılandırmak için, Agrochemical şirketleri saf kimyasalların en büyük ikinci kullanıcısıdır. Son yirmi yılda yoğun bir birleşme ve satın alma faaliyetinin bir sonucu olarak, sanayi şimdi ilaç endüstrisinden daha da sağlamlaşmıştır.

İlaç endüstrisinin büyümesi ile birlikte, etkili protein esaslı katalizörler, enzim yetenekleri ve saf kimyasal işlemedeki yeni reaktör teknolojilerinin geliştirilmesinin gelecekte olan talebi artırması beklenmektedir.

Global saf kimyasallar pazarının % 5,76’lık ile büyüyeceği ve 2021’de 191,03 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Saf kimyasalların pazarı coğrafya temelinde Kuzey Amerika, Asya-Pasifik, Avrupa ve Dünyanın Geri kalanına bölünmüştür ( RoW).

Bununla birlikte, Asya Pasifik, tahmini dönemde saf kimyasallar için en hızlı büyüyen pazardır. Asya-Pasifik’teki ince kimyasalların büyümesi, Çin, Hindistan ve diğer büyük Güneydoğu Asya ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkelerde artan ilaçların yanı sıra tarım kimyasal endüstrilerinden kaynaklanmaktadır.

Bu pazardaki öne çıkan oyuncular şunlardır.

BASF SE
Evonik AG
Johnson Matthey
Lanxess AG
Lonza Group AG

Kaynak : worldofchemicals

AkzoNobel, İngiltere’de Dünyanın En Gelişmiş Boya Fabrikasını Açıyor

AkzoNobel, İngiltere’de Dünyanın En Gelişmiş Boya Fabrikasını Açıyor. AkzoNobel, İngiltere’de dünyanın en gelişmiş ve sürdürülebilir boya tesisini resmi olarak açtı. 100 milyon avroyu aşan yüksek teknoloji ürünü tesis, şirketin dekoratif boyalar alanında yapılan en büyük küresel yatırımını temsil ediyor. Fabrika, İngiltere’nin önde gelen boya markası Dulux’un yeni üretim merkezi haline gelecek.

AkzoNobel’in Ashington fabrikasında sanal gerçeklik turunu yaşamak için, Android veya iOS için burayı tıklayın .

Ashington tesisi, fotovoltaik hücreler ve bir biyokütle kazanı da dahil olmak üzere çeşitli yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan, su, atık ve enerjiden tasarruf sağlayan son derece otomatik bir üretim sürecini kullanıyor. Şirket, bölgede üretilen boyanın litre başına karbon ayak izinin, yüzde 50 oranında azaltılacağını tahmin ediyor.

Fabrika, AkzoNobel’ın mevcut İngiltere üretim seviyelerini yılda 200 milyon litreye çekerek ikiye katlayacak. Tesis , 100.000 m 2’lik bir alanı kaplamakta ve gelecekteki büyüme planlarını desteklemek için kapasitesini genişletebilme özelliğindedir.

Tesis içindeki tüm imalat teknolojileri tek bir entegre bilgisayar sistemi ile yönetilmektedir. Bu, hammaddelerin düzenlenmesinden bitmiş ürünlerin sevkıyatına kadar her faaliyetin operatörün müdahalesi olmaksızın başlatılabileceği anlamına gelir. Oldukça seri bir üretim sistemi ile, tesisin Dulux, Dulux Ticaret, Cuprinol, Policell, Hammerite ve Armstead’i içeren AkzoNobel serisinin tamamında boya üretme kapasitesine sahip olduğu anlamına geliyor.

Ashington, İngiltere’deki ikinci Dulux Akademisini de ev sahipliği yaapcak. Özel eğitim merkezi, ressamlara ve dekoratörlere iş başarısı için ihtiyaç duydukları uzmanlık ve bilgi birikimini sağlamak üzere tasarlanmıştır. Slough’daki ilk akademi zaten 1.600 kişiyi eğitti.

AkzoNobel’in CEO’su Thierry Vanlancker “Bu, İngiltere için önemli bir yatırım, bizim için hayati bir stratejik paza ve AkzoNobel için önemli bir kilometre taşıdır” diyor.
AkzoNobel’deki boya ve kaplamaların COO’su Ruud Joosten, “Dünyada mevcut en iyi teknolojiyi kullandık, geliştirdik ve hepsini tek bir çatı altında toplayarak bu yeni tesisin tüm endüstri için önemli bir adım olduğunu gösterdik” dedi.