Kocaeli 2 bin ton kimyasaldan arındırılıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 30 yıldır Kocaeli’nde Merkim Kimya’ya ait depolarda bulunan kimyasal atıkların bertaraf edilmesi için harekete geçti. Yaklaşık 2 bin ton kimyasal atık 2017 yılına kadar ortadan kaldırılacak.
Merkim Kimya tarafından 1980’lerin başında bazı tarım ilaçlarında kullanılmak üzere kimyasal hammadde ithal edilmişti.

DDT yasaklanınca…

Ancak 1985 yılında Hexachlorbenzene, Lindan ve DDT’nin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Türkiye ’deki kullanımı yasaklandı ve bir depoda muhafaza edilmesi zorunlu tutuldu. Böylece yaklaşık 2 bin ton BHC (benzenhekzaklorür) atıkları depolarda ‘atıl’ kaldı. Atıkların muhafaza edildiği bina alanı yaklaşık 2.500 metre- kare. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Küresel Çevre Fonu (GEF) desteği ile yürütülen ‘KOK Stoklarının Ortadan Kaldırılması ve KOK Salınımlarının Azaltılması Projesi’ kapsamında söz konusu kimyasal maddeleri bertaraf edecek. Projeye, GEF tarafından 10.7 milyon dolar destek sağlandı. Fizibilite raporunun onaylanmasının ardından kimyasal atıkların temizlenmesi işlemi 2017 yılında tamamlanacak.

4 bin metreküp toprak ‘kirlendi’

TÜBİTAK , deponun bulunduğu bölgede sondaj yaparak toprağın kaç metre ‘kirlendiğini’ tespit etti. Ambarın yıkılmasıyla ortaya çıkabilecek yıkıntı miktarı ile kirlenmiş toprak miktarının yaklaşık 4 bin metreküp olduğu hesap ediliyor.
Yaklaşık 30 yıldır bu alanda muhafaza edilen kimyasallar, yeterli önlem alınmadığı takdirde hava, toprak ve su gibi alıcı ortamlarda ciddi kirliliğe neden olabiliyor. İnsan vücudunda doğal olarak bulunan veya üretilen kimyasal taşıyıcıların kimliğine bürünerek, endokrin ve bağışıklık sistemlerini bozucu, hormonları etkileyerek üreme sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açıcı, zihinsel gelişme yavaşlığı ve kanser yapıcı etkileri bulunuyor. Atıkların bertarafına yönelik çalışmaların yanı sıra bu kimyasal ile kirlenmiş bina ve arazinin belirlenmesine ve bunların bertarafına yönelik fizibilite çalışmaları da başlatıldı.
kimyasal atık

 

Kaynak :radikal

TÜBİTAK Suudi Arabistan’ın elektrik sorununu çözecek.

TÜBİTAK Enerji Enstitüsü, Suudi Arabistan’daki elektrik şebekelerinde meydana gelen elektrik kesintileri sorununu çözmek için bu ülkeye teknoloji transferi yapacak. Suudi Arabistan’ın coğrafi şartları ve iklimi nedeniyle elektrik şebekelerinde yaşanan sorunların çözümü için TÜBİTAK ve Suudi Arabistan bilimsel kurumu KACST arasında gerçekleşen ikili anlaşmalar kapsamında TÜBİTAK projeleri hayata geçirmekle birlikte teknik eğitimler de verecek. Gelişmeyle ilgili bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, proje kapsamında şimdiye kadar TÜBİTAK’ın Suudi Arabistan’da bir tesis kurduğunu Riyad’daki ikinci tesis için çalışmaların başladığını ifade etti.
enerjii

 

Kaynak :gazetevatan

Mucitler İnovasyon Türkiye Fuarında Buluşuyor…

İnovasyon türkiye fuarıkapılarını ikinci kez açıyor.2. İnovasyon Türkiye Fuarı 850 icadı insanlığın hizmetine sunuyor
500 KOBİ 2. İnovasyon Fuarı’da bir araya geliyor.

Geçtiğimiz yıl ilk defa düzenlenen İnovasyon Türkiye Fuarı 24-27 Ekim 2013 tarihleri arasında ikinci kez yüzlerce yenilikçi ürünü yatırımcıyla buluşturacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek İnovasyon Fuarı’nda 500′e yakın KOBİ ve genç girişimcinin patenti alınmış 850 buluşu görücüye çıkacak.

Aktif Fuarcılık Genel Müdürü Mustafa İsmail Çetin, Türk Patent Enstitüsü (TPE), TÜBİTAK ve İstanbul Kalkınma Ajansı onaylı yeni buluşların üretime katkı sağlaması amacıyla yatırımcıyı bir araya getireceğini belirterek, “Fuarda savunma sanayii, tıp, bilişim teknolojisi, gıda sektörüyle ergonomik mutfak eşyalarına kadar çok farklı alanlarda patenti alınmış, kullanışlı ve şaşırtıcı icatlar sergilenecek. Bu yıl yapılacak fuar hem yatırımcılar hem de meraklılar için heyecan verici ve şaşırtıcı olacak” dedi.

60 buluş üretime geçti
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, TPE ve TÜBİTAK’ın da desteklediği fuara geçtiğimiz yıla oranla bu yıl yurtiçi ve yurtdışından yoğun katılım olacağını kaydeden Çetin, “Türkiye’de, firma ve kuruluşların kendi Ar-Ge veya Teknopark, Tekmer gibi teknoloji merkezlerinde, büyük emeklerle araştırılmış, geliştirilmiş ürünleri bulunuyor. Bunların bazısı ticari hayata kazandırılırken, bazıları kazandırılamıyor. Geçtiğimiz yıl bu fuar sayesinde 112 buluş yatırımcıyla yeni anlaşmalar imzalarken, 60 farklı buluş da üretime geçti” diye konuştu.

Avrupa’da yıllardır yapılıyor
Bu tip fuarların Avrupa ülkelerinde yıllardır yapıldığına dikkat çeken Aktif Fuarcılık Genel Müdürü Çetin, ülkemizde ikinci kez düzenlenecek fuarın, bu yıl Almanya’da 66.’sının yapılacağını vurguladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin tüm yönetimini, büyük şirketlerin yöneticilerini fuara beklediklerini açıklayan Çetin şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl yüzlerce proje fuarda ön anlaşma imzaladı. Katılımcılar fuar anketine verdikleri cevaplarda fuarın çok başarılı geçtiğini belirtti. Projelerin yatırımcıyla buluşması maksimum oranda gerçekleşti. Şirket CEO’ları, yöneticileri, yabancı ve yerli yatırımcı işadamları ve meraklılardan oluşan toplam 9 bin 826 kişi fuarı ziyaret etti. Fuarı ziyaret eden öğrenci sayısı ise 2 bin 454 oldu.”

Bite toka ve küpeyle son
Ebeveynler için emniyetli priz
Bütün alanlarda yeni buluşların sergileneceği fuarda kullanışlı ve şaşırtıcı icatları görebileceksiniz. Örneğin bitlenmeyi engelleyen kapaklı, kapsüllü toka, küpe vb. gibi aksesuarlar, ebeveynleri ilgilendiren yardımcı aparat emniyetli prizler gibi ilginç buluşlar yatırımcıyla buluşacak.

Fuarda sergilenecek yeni ürünlerin bazıları şöyle:

1. Müşterilerinizin vücut hareketlerini algılayan, interaktif reklamcılık sektörüne yeni bir boyut kazandıran akıllı reklam ve tanıtım sistemi.
2. Hareket eden ağırlıklardan elektrik üretimi
3. Farklı yakıt ve yalıtım malzemelerine göre optimum yalıtım kalınlığı ve emisyon tespit programı
4. Alüminyum ve CTP üzeri doğal ahşap kaplama
5. Termal serada mikroalgal biyokütle üretimi
6. İnsansız tekniker robot platformu
7. Mumyalama tekniği uygulaması
8. Yalıtımlı Kalibre Tuğla ve Üretim Yöntemi
9. Nanolif biyomalzemelerin ve hücrelerin kullanımıyla çok katlı biyoyapay dokuların geliştirilmesi
10. Askeri ve ticari araçlara yönelik komponent geliştirilmesi
11. Otomatik karıştırıcılı tencere
12. Yumurta kabuğundan doğal antibakteriyel eldesi
13. Domatesin tütüne aşılanması ve nikotinli domates eldesi
14. Akıllı mikser
15. Vidalı tırnak düzeltme aparatı
16. Epilepsi hastalarında epileptojenik bölgenin ileri analiz metotları ile görüntüleme yöntemi
17. Çok amaçlı alüminyum merdiven
18. Merdiven çıkan bavul
19. Diş kayıplarından sonra yer kaybını önleyen yer yutucu
20. Kişiye özel anatomi ile tam uyumlu protez ve implant tasarımı
21. Bulut ortamında satınalma yönetimi
22. Görüntü oynatabilen tepsi
23. Simit otomatı
24. Hareketle ışıklandırılan aydınlatma elemanına haiz süpürgelik
inovasyon

 

Kaynak :ahaber

“Dilovası’ndaki Kirliliği Tübitak Araştırıyor”

Dilovası’ndaki Kirliliği Tübitak Araştırıyor. Kocaeli Valisi Ercan Topaca, ‘Dilovası’na sürekli toz geliyor’ şeklinde şikayetler olduğunu hatırlatarak, bu şikayetleri pas geçmediklerini söyledi. Topaca, “Bu hususta bir çalışma başlattık ve TÜBİTAK ile anlaşma yaptık. Ölçümler yapılıyor yakında kamuoyuna açıklayacağız.” dedi.

Vali Topaca, Dilovası ilçesindeki Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Kömürcüler OSB Yönetim Kurulu Üyesi Salih Argunhan, Dilovası Kaymakamı Hulusi Şahin de yer aldı.
Topaca, yaptığı açıklamada, kömür tozlarının kazalara sebebiyet verdiği iddialarına değindi. Topaca, “Gerek TEM otoyolunun gerek D-100 kara yolu kenarında olmasının getirdiği çevresel faktörler, olumsuz görüntüler ve zaman zaman otoyolda gelen kazalar var. Kömür depolarından kalkan tozun otoyola yapıştığı ve yağmurda kazalara sebep olduğu iddiaları vardı. En son avukatın ölümünden sonra bu olaya ciddi eğildik, bir daha ertelememeye, 1966 yılında kurulan OSB’de kömürcülerin toplanması yönünde karar oluştu.” dedi. Topaca, bu gelişmelerin ardından Kömürcüler OSB’nin kurulduğunu belirtti.

Kömürcülerin OSB’de doğabilecek olumsuzluklarını önlemek için bir dizi önlem aldıklarını kaydeden Topaca, şöyle devam etti: “Her tesisin etrafında önce beton duvarlar, sonra panellerden oluşan perde, onun üstünde toz tutma perdesi var. Yer yer 8 metreye ulaşan duvarların içinde bu faaliyetler yapılıyor. Tabii alınan tedbir sadece duvar yapmak değil, bu bir tanesiydi. Spreylime sistemi denilen su püskürtme işlemi bütün işletmelere, sıcak havalarda tozlama önlemek için kuruldu. Bütün işletmelerde bu sistem faal bir şekilde çalışıyor. Yaz dönemlerinde kömürlerde nem oranı belirlenen rakamın altına indiğinde sistem devreye giriyor. Bir elektronik takip sistemi kurmak durumuyla havanın durumuna göre otomatik sistemden çalışacak bir yapı kurulacak.”

Kömür yığınlarından toz çıkar kanaatinin doğru olmadığını ifade eden Topaca, “Esas toz aslında yollardaki araçların gelip geçtiğinde, OSB’deki alanlardan toz uçuşuyor. Bunla ilgili olarak OSB içerisinde umumi yolları temizlemek üzere bir süpürge makinesi alındı. Sadece bunla kalmadık bir hafta önce OSB suların arıtılmasıyla ilgili tedbir aldık. Yaklaşık 2 milyon lira bedeli olan arıtma sistemini yapacağız.” diye konuştu. Topaca, Kömürcüler OSB’den Dilovası’na tozun gitmesinin zayıf ihtimal olduğunu, ancak zaman zaman olabileceğini ifade etti. Topaca, bunun da önüne geçmek için denetimlerin aralıksız devam ettiğini anlattı.

Dilovası’ndaki kirliliğe de değinen Topaca, şunları kaydetti: “Sizler, kamuoyu ve Dilovası’nda bazı kişiler, sürekli toz geliyor şeklinde eleştirileri oluyor. Şikayetler oldu, onu da araştırıyoruz. Hiçbir şikayeti pas geçmiyoruz. O hususta bir çalışma yaptırıyorum. Bunu, tamamıyla herhangi bir tartışma istemediğim için TÜBİTAK’a yaptırıyorum. TÜBİTAK ile anlaşma yaptık, o ölçümleri yapıyorlar. Şikayet konusuyla ilgili tozun buradan mı, yoldan mı veya başka işletmeden kaynaklandığı tespit etme imkanı var. Bunun sonucu kısa sürede alacağız, açıklayacağız. Burada bir sıkıntı varsa, ilave tedbirler bunu da gidermek suretiyle halkımıza zarar verecek, toz toprak içinde bırakacak bir şeye izin vermeyeceğiz. Ola ki geçici bazı tozuma olayı varsa, onun da tedbirini en kısa sürede alıp herhangi bir olumsuzluğa yer vermek istemiyoruz. Bu konuda her türlü öneriye, ortak çalışmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bir yere toz geliyorsa, onu tespit etmek TÜBİTAK marifetiyle mümkün.”

Zaman zaman yönlendirmeyle şikayetlerin olduğunu gördüklerini, bazı kötü niyetli girişimler olduğunu bildiklerini ifade eden Vali Topaca, “Tozuma varsa onun karşısında ilk önce ben olurum. Kötü niyetli bazı kişiler veya grupların kamuoyunu yanlış yönlendirici, kendi çıkarları doğrultusunda kamuoyunu yönlendirmeye müsaade etmeyeceğimi ifade etmek isterim.” şeklinde sözlerini tamamladı.
dilovası

 

Kaynak :haberimport

TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri’nin 2014 yılı başvuruları başladı.

TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, başarılı bilim insanlarına her yıl Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle verilen TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri’nin 2014 yılı başvuruları başladı. Ödüller, Bilim, Özel ve Teşvik ile TÜBİTAK-TWAS (Gelişmekte Olan Dünya için Bilimler Akademisi) Teşvik Ödülü olmak üzere 4 ayrı kategoride verilecek. 31 Aralık 2013 Salı gününe kadar devam edecek başvurular için bilim insanları, “www.tubitak.gov.tr/oduller” adresinden ulaşacakları aday formlarını ve istenilen diğer belgeleri TÜBİTAK Bilim Kurulu sekreterya birimine kargo veya posta yoluyla iletecek.

Ödüller temel bilimler, mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri ile sosyal ve beşeri bilimler alanlarında çalışmalarda bulunan bilim insanlarına verilecek.
TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri ile TÜBİTAK-TWAS Teşvik Ödülü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül himayesinde Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle sahiplerini bulacak. Ödüllerini Cumhurbaşkanı Gül’den alacak bilim insanlarına para, altın veya gümüş plaket, ödül beratı ile araştırmalarda kullanması için bilim kurulunca belirlenen miktarda destek verilecek.

Ödüller kimlere veriliyor?

Bilim ödülü, Türkiye’de yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunanlara, özel ödül bilim ödülü eşdeğeri olarak yurt dışında yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bilim insanlarına, teşvik ödülü bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip ve ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş Türkiye’de ikamet edenlere verilecek.

TÜBİTAK-TWAS Teşvik Ödülü de bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş, Türkiye’de yerleşik bilim insanlarına, matematik, fizik, kimya ve biyoloji alanlarında yıllar itibariyle dönüşümlü olarak veriliyor.
2013 Bilim Ödülleri’nin alanları ve sayıları 24 Temmuz’da açıklanmış ve 2 bilim ödülü, 2 özel ödül ve 11 teşvik ödülü ile 1 TÜBİTAK-TWAS teşvik ödülü verilmesine karar verilmişti. Ödüller, Aralık ayında Köşk’te düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
bilim ödüller

 

Kaynak :bursadabugun

TÜBİTAK Tarafından Kök Hücre Çalışmalarına 2,5 Milyon Lira Destek

TÜBİTAK Tarafından Kök Hücre Çalışmalarına 2,5 milyon Lira Destek.Kanser başta olmak üzere tedavi şansı düşük hastalıklar için umut olarak gösterilen kök hücre çalışmalarına devlet desteği geldi…

Hücresel Tedavi Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, kanser, diyabet ve nörolojik hastalıklar başta olmak üzere gelecekte birçok hastalığın tedavisinde umut olarak gösterilen kök hücre araştırmalarının TÜBİTAK aracılığıyla destekleneceğini söyledi.

Bu tür araştırmaların geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan İlhan, “Birçok hastalık için umut olarak gösterilmesine rağmen bu konuda yeterli araştırma yapılamıyor. TÜBİTAK çok önemli bir konuda bilim insanlarına çağrı yaparak kök hücre çalışmalarını destekleyeceğini duyurdu. Altyapı ve personel yetersizliği gibi nedenlerle bu konuda araştırma yapamayanların önü artık açılmış oldu. TÜBİTAK tarafından kök hücre çalışmalarına 2,5 milyon liraya kadar destek sağlanacak” dedi.

Kabul edilen projelerde kullanılacak kök hücrelerin Sağlık Bakanlığından ruhsatlı merkezlerde üretilmesi şartının getirilmesinin hasta güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan İlhan, “Böylece hastada ne tür kök hücreler kullanıldığı bilinecek” diye konuştu.

Türkiye’nin hematoloji-onkoloji alanında dünyada önde gelen ülkelerden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. İlhan, kök hücre çalışmalarının desteklenmesiyle bu alanda da büyük gelişme kaydedeceğini dile getirdi.

Prof. Dr. Osman İlhan, TÜBİTAK’a kök hücre çalışmasıyla ilgili çok sayıda başvuru olduğunu, projelerin ekim ayının başında değerlendirileceğini söyledi.

TÜBİTAK’ın çağrısı

TÜBİTAK’ın bilim dünyasına yönelik çağrı metninde, hücresel tedavi ürünlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi için bilimsel ve teknolojik potansiyelin harekete geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Çağrıyla hem dünyada uygulanan hem de henüz uygulama alanında yer almayan ancak pek çok iyileştirici etkisi gösterilmiş hücresel tedavi yöntemlerinin ülkede geliştirilmesi konusunda proje sahiplerine önemli bir destek ortamı sağlanacağı kaydedildi.

Program kapsamında, hayvan deneyleri ve onarıcı hücre geliştirilmesine yönelik araştırmaların yanı sıra insan üzerindeki klinik çalışmaların da destekleneceği bildirildi.
kök hücre

 

Kaynak :saglik.bugun

TÜBİTAK, yurtdışından ithal edilen füze yakıtını yerli imkânlarla üretti.

TÜBİTAK, yurtdışından ithal edilen füze yakıtını yerli imkânlarla üretti.Füze yakıtının dünyada sadece birkaç gelişmiş ülke tarafından üretildiğinin altını çizen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Stratejik bir ürün olan füze yakıtı kolay temin edilemiyor. Satan ülkeler bazı şartlar ve kısıtlar koyabiliyor. Bu nedenle füze yakıtını yerli olarak üretmemiz çok önemli” dedi. Füze yakıtı, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) araştırmacılarının 2 yıllık çalışması sonucu geliştirildi ve enstitünün altyapı imkânları kullanılarak mini pilot tesiste üretilmeye başlandı. Özel reaktörlerde bir dizi kimyasal reaksiyon ile üretilen füze yakıtı, kalite açısından da uluslararası standartlara uygunluk sertifikası aldı.

Dünyanın en iyilerinden

Geliştirilen füze yakıtının dünyada üretilen en iyi füze yakıtlarından birisi olduğunu söyleyen Ergün, yakıtın yüksek itme gücüne sahip olduğunu dile getirdi. Ergün, yakıtın yeni geliştirilecek tüm turbojet motorlu füzeler için uygun olduğunu kaydetti. TÜBİTAK UME’de kurulan mini füze yakıt tesisinin günlük 10 litrelik kapasiteye sahip olduğunu belirten Ergün, “Yakıtın seri üretimi için gerekli altyapı hazırlıkları yapıldı. TÜBİTAK UME bu yeni pilot tesis için fizibilite çalışmasını tamamladı. Kurulacak olan yeni tesiste üretim kapasitesi günlük 100 litreye kadar çıkabilecek. Böylece yakıtın litre maliyeti de düşürülmüş olacak” diye konuştu.

Hem pahalı hem temini zor

Şimdiye kadar ithal edilen füze yakıtının yurtdışından astronomik fiyatlarla temin edildiğini vurgulayan Ergün, “Fiyattan daha da önemlisi, istediğiniz an ürünün temin edilememesi. Füze yakıtını stratejik bir ürün olarak gördüğümüz için, biz bu ürünü yerli olarak geliştirmeyi ve üretmeyi başardık” dedi.
tübi

 

Kaynak :radikal