Türkiye’nin “JEOKİMYA” Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak

Türkiye’nin “JEOKİMYA” Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak. Enerji Bakanlığı, Türkiye’nin yeraltı zenginliklerini ortaya çıkarmak için kolları sıvadı. Bakan Berat Albayrak’ın talimatı ile Türkiye’nin her 5 kilometresinden numune alınacak ve incelenecek.

TÜRKİYE’NİN maden ve yeraltı zenginliğini ortaya çıkarmak için yeni bir proje başlatıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yerli kaynakların keşfedilmesi amacıyla Türkiye’nin her 5 kilometresinden toprak, dere ve bitki tortulu alacak. Hangi maden açısından zengin olduğu belirlenecek. İkinci olarak da gökyüzünden görüntüleme ile jeofizik röntgeni çekilecek. Böylelikle tüm maden ve yer altı zenginliği araştırmaları için başvurulacak veri deposu oluşturulmuş olacak.

HANGİ MADEN VAR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın talimatı ile başlatılan projeyle Türkiye’nin jeofizik ve jeokimya haritaları çıkarılacak. Böylece hangi bölgede hangi madenlerin olma olasılığının daha yüksek olduğu ortaya koyulacak, radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel ham madde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi, çevre jeofiziği ve iletken zonların araştırılması gibi tüm yer bilimleri konularında altyapı bilgileri oluşturulacak.

200 ÖRNEK ALINACAK

Türkiye’nin de başvuracağı Jeokimya Haritaları dünyada maden aramacılığında uygulanan yaygın bir yöntem olarak kullanılıyor. Dünyadaki maden yataklarının yüzde 70’nin jeokimya çalışmaları ile bulunduğu kaydediliyor. Bu projeyle, Türkiye’nin kuzeyden güneye, doğudan batıya her 5 kilometresinde bir adet dere sedimanı (toprakların biriktiği alan), bitki ve sulardan numune alınıp periyodik tablodaki altın, bakır, kurşun, demir, molibden, nikel, lityum, uranyum gibi 57 elementin analizi yapılarak bu elementlerin anomali haritaları oluşturulacak. O bölgedeki toprak zenginliğinin ne olduğu, yer altında hangi madenlerin olabileceği ortaya koyulacak. Çalışma kapsamında yıl sonuna kadar 200 adet, 2017 yılında 87 adet dere sedimanı örnek alım işi gerçekleştirilecek. 2017 yılı sonu itibariyle jeokimya haritalarının yüzde 80’i tamamlanmış olacak. Haritalar sektörün hizmetine sunulacak ve maden aramacılığındaki en büyük eksikliklerden biri giderilmiş olacak.

HAVADAN DA ARAŞTIRILACAK

TÜRKİYE’NİN büyük bir kısmının dağlık ve ormanlık oluşu nedeniyle şimdiye kadar jeolojik ve jeofizik araştırmalarında istenen veriler bugüne kadar sağlanamadı. Daha önce tüm jelojik verileri karadan ölçümlerle toplamak büyük zaman ve ekonomik kayıplara yol açtığı için havadan jeofizik veri toplama kararı alındı. 2017-2018 yıllarında yapılacak çalışma ile Türkiye Jeofizik Anomali Haritası yenilenerek radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel ham madde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi, çevre jeofiziği ve iletken zonların araştırılması gibi tüm yer bilimleri konularında alt yapı bilgileri hazırlanacak.

Türkiye'nin JEOKİMYA Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak

Kaynak : Hürriyet

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul’da Konuşulacak

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul’da Konuşulacak. Gelişmekte olan ülkeler temiz ve sürdürülebilir enerjiye sahip olmak yolunda attıkları emin adımlarla nükleer enerjininde geleceğini şekillendiriyorlar.

Avrupa, Asya ve Afrika’da yılda 50’den fazla uluslararası konferansı başarıyla düzenleyen Noppen, 01 – 02 Ekim 2015 tarihlerinde, Wyndham Grand Istanbul Levent “4th Annual Nuclear Energy Development Summit: Eastern Europe, Turkey & Middle East” isimli organizasyona ev sahipliği yapacak.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Necati Yamaç’ın açılış konuşmasını gerçekleştireceği konferasta, OECD İcra Kurulu Başkanı Büyükelçi Sayın Mithat Rende, Ürdün, Polonya, Bulgaristan, Belarus gibi nükleer proje sahibi ülkelerin üst düzey yetkilileri, nükleer enerji sektörüne teknoloji ve bilgi birikimi sağlayan bir çok kurum ve kuruluş yetkilisi görüş ve tecrübelerini, projelerdeki gelişmeleri, fırsatları, aşılması gereken zorluklar ve çözüm önerilerini, finansmandan insan kaynaklarına, yerlileştirmeden en son teknolojik gelişmelere kadar sunum ve panellerle masaya yatıracak.

Konuşmacılardan bazıları:

– Mr. Necati Yamaç, Deputy Undersecretary, Ministry of Energy and Natural Resources, Republic of Turkey

– H.E. Ambassador Mithat Rende, Chairman of the Executive Committee – OECD

– Dr. Kamal J. Araj, Vice Chairman & Commissioner for Nuclear Power Reactors, Jordan Atomic Energy Commission (JAEC)

– Ms. Daniela Lulache, CEO, Nuclearelectrica

– Mr. Miroslaw Lewinski, Minister Counsellor, Nuclear Energy Department, Ministry of Economy, Poland

– Assoc. Prof. Dr. Latchesar Kostov, Chairman, Bulgaria Nuclear Regulatory Agency (BNRA)

– Mr. Paliukhovich Vasili, Deputy Director, Nuclear Energy Department, Ministry of Energy Republic of Belarus

– Prof. Dr. Hamid Aït Abderrahim, Deputy Director General at SCK•CEN, Director of the MYRRHA project, Chairman of the Governing Board of SNETP

Detaylı bilgi için:

http://www.nuclearenergysummit.com

Noppen hakkında

Noppen Asya ve Avrupa çapında uluslararası iş platformları organize eden sektörün önde gelen şirketlerinden biridir. Kurulduğu 1998 yılından bugüne mükemmellik arzusu ile hareket eden Noppen, özellikle Asya pazarındaki benzersiz yaklaşımı ve devlet bağlantılarıyla yeni pazarlara giriş konusunda uzmandır. Pek çok üst düzey, iş ve hükümet bağlantısıyla Noppen rakiplerinin ulaşamayacağı bir platform yaratmaktadır. Çin, Hindistan, Filipinler ve Belçika’daki ofisleri ile Noppen; saygın, güvenilir ve başarılı hizmetleri ile şirketinizin hedeflerine yardımcı olmak amacıyla geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. http://www.lnoppen.com

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul'da Konuşulacak

 

Kaynak : enerjigazetesi

Ülkemizde Enerji Trendi Kömüre Dönüyor

Ülkemizde Enerji Trendi Kömüre Dönüyor. Petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye, enerji faturasını düşürmek için ibreyi kömüre çevirdi. Elektrik ihtiyacının yüzde 29’u kömürden karşılanırken, bu rakamın yüzde 42’ye çıkarılması planlanıyor.

Son dönemlerde maden kazaları ile gündeme gelen kömür, Türkiye’nin en önemli enerji kaynağı olarak gösteriliyor. Enerji yönetimi elektrik üretiminde kömürün payını artırmak istiyor. 2015-2019 Stratejik Planı’na göre, rödovans sistemi devam edecek. Yani çalıştırılması ekonomik görünmeyen ve yatırım yapılması düşünülmeyen sahalardaki rezervler özel sektöre belli bir ücret karşılığında kiralanacak. Hedef, kömürle 2019’da 60 milyar kilovatsaat elektrik üretmek. Strateji Belgesi’nde bu amaca ulaşmak için açılacak büyük sahalara ilişkin bilgilere de yer verildi. Buna göre Afyonkarahisar-Dinar ve Eskişehir-Alpu’daki rezervlerin bulunduğu sahalar gerekli etütlerin tamamlanmasının ardından 2019’da yatırımcılara açılabilecek. Aynı şekilde Karapınar-Ayrancı ve Tekirdağ-Çerkezköy ile İstanbul- Çatalca’daki kömür sahalarının da 2019 yılı sonuna kadar yatırımcılara açılması hedefleniyor.

enerji

Enterkonneksiyon kapasitesi 2 katına çıkarılacak

Stratejik plan kapsamında tüm madencilik işlemlerinin e-Devlet projesi kapsamında elektronik ortamda yürütülmesi sağlanacak. Bu konu, yerli kömür kaynaklarının değerlendirilmesi hedefine ulaşılması açısından da önem taşıyor. Uluslararası enterkonneksiyon kapasitesinin 2019 sonuna kadar 2 katına çıkarılması planlanıyor. Türkiye’nin halen Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, İran, Irak ve Suriye ile elektrik bağlantısı var. En çok ticaret Avrupa komşularıyla yapılıyor ancak, kullanılan kapasite düşük, ticaret imkanları sınırlı.

Yerli enerji üretim faaliyetleri artırılacak

Doğalgazın ithal edilen bir kaynak olması nedeniyle dış ticaret açığındaki payının yüksek olmasının yanı sıra tedarik riskinin de bulunmasından dolayı, doğalgazın elektrik enerjisi üretimindeki payının dönem sonuna kadar yüzde 38 seviyelerine indirilmesi hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının birincil enerji ve elektrik enerjisi arzı içindeki payının arttırılması sağlanacak. Yurtiçi ve yurtdışı ham petrol üretiminin tüketimi karşılama oranının yüzde 13.6’ya çıkarılması planlanıyor. Ayrıca 2019 yılı sonuna kadar yerli petrol, doğalgaz arama ve üretim faaliyetlerinin arttırılması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının yüzde 29’u kömürden kaşılanırken, bu rakamın yüzde 42’ye çıkarılması planlanıyor.

12 bin 395 megavat gücünde 26 kömür santrali bulunuyor

Türkiye’de kömüre dayalı 26 santral bulunuyor ve bu santrallerin toplam kurulu gücü 12 bin 395 megavat. 2 yıl önce Konya Şeker’e devri gerçekleşen Kangal Termik Santralı, bu gücün yüzde 3.7’sini oluşturuyor. Kangal Termik Santrali’nde yılda yaklaşık 5.5-6 milyon ton linyit kullanılacağı düşünüldüğünde Türkiye linyit üretiminin yaklaşık yüzde 8’ini gerçekleştirileceği öngörülüyor. 600 megavat gücündeki Seyitömer Termik Santrali’nin ihalesini 2 milyar 248 milyon dolarla Çelikler İnşaat kazanmıştı. 2012 yılında EÜAŞ üretiminin yüzde 3,6’sını, toplam Türkiye üretiminin ise yüzde 1.4’ünü tek başına karşılayan santralın 170 milyon ton kömür rezervi bulunuyor.

Kaynak çeşitlendirilemiyor

Türkiye’nin enerjide en büyük sorununun kaynaklarını çeşitlendirememesi olarak gösteriliyor. Bu sorun hem ısınma ve yakıtta Türkiye’nin birincil kaynağı olan doğalgazın satın alındığı ülkelerin çeşitlendirilmesinde kendini gösteriyor, hem de ülke içinde alternatif enerji kaynaklarının geliştirilememesinde. Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan Strateji Belgesi’nde Türkiye’nin enerji tüketimine ilişkin bu sorun net olarak ortaya kondu. 2015-2019 Stratejik Planı’na göre Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 43.8’ini doğalgazdan karşılıyor. Kömür ise toplam tüketimin yüzde 25.7’sini karşılayabiliyor. Kalan ihtiyaç ise hidroelektrik santrallerin yanı sıra maliyetleri diğer kaynaklara göre çok daha yüksek olan yenilenebilir enerji kaynakları ve fuel oil ile karşılanıyor.

Dünyada kömürün hakimiyeti 15 yıl sonra bitecek!

Türkiye’de elektrik üretiminde kömürün payı artıyor ancak dünyada tersi bir trend izleniyor. Ülkelerin iklim değişimi anlaşmasında imza koydukları şartlara uymaları halinde, rüzgar, güneş ve diğer tür yenilenebilir enerji kaynaklarının önümüzdeki 15 yıllık sürede, şu ün elektrik üretiminin bir numaralı kaynağı olan kömürün yerini alarak dünyanın en büyük elektrik kaynağı haline gelmesi bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın yaptığı hesaplamalara göre, bugün dünyada elekrtik üretiminde kullanımı beşte bir düzeyinde olan yenilenebilir enerji kaynakları 2030 yılına kadar üçte bir seviyesine ulaşabilir. Bu da toplam içinde kömür, doğalgaz ve nükleer tesisleri geride bırakacak bir seviyeyi ifade ediyor.

kömür

 

Kaynak : Dünya

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı “EIF 2015” 4 Kasım’da Başlıyor

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı “EIF 2015” 4 Kasım’da Başlıyor. “Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı/ EIF 2015”, Dünya’da ve Türkiye’de enerji üretimine ilişkin çok çeşitli konuların tartışılacağı bir platformdur. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleşecek olan kongrenin amacı, başta elektrik üretim kaynakları olmak üzere Dünya ve Türkiye enerji piyasalarının tüm boyutları ile değerlendirilmesi ve en son gelişmeler ile uygulamaların pek çok açıdan tartışılıp ele alınabileceği bir ortam oluşturmaktır.
Ayrıca bu yıl yine, kongre programı kapsamında ikili görüşmeler etkinliği, kısa kurslar ve fuar alanı olacaktır. Kongre kapsamında gerçekleşecek olan fuar etkinliği uluslararası anlamda bölgenin en büyük ve en etkili enerji fuarıdır.
Kongremiz; 04 – 06 Kasım 2015 tarihlerinde ATO Congresium ANKARA International Convention & Exhibition Centre’de gerçekleştirilecektir. Kongreye yerli ve yabancı pek çok enerji firması yetkililerinin yansıra, akademisyenler, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri iştirak edecektir.

Kongrede ele alınacak başlıca konular şu şekildedir:
Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Petrol ve Doğalgaz
Kömür Kaynaklarından Elektrik Üretimi
Nükleer Enerji
Dünya ve Türkiye Enerji Görünümü
Enerji Ekonomisi ve Politikası
Enerjinin Finansmanı
Enerji Güvenliği
Enerji İthalat ve İhracatına İlişkin Konular, Uluslararası Projeler
Ortadoğu, Afrika ve Arap Plakası Enerji Kaynaklarının Değerlendirilmesi
Enerji Mevzuatı
Elektrik Toptan Satış
Dağıtım Faaliyetleri
Enerji Sektöründe Ekip Ve Ekipman
Güç Sistemleri
Enerji Sektöründe İş Güvenliği

Detaylı Bilgi İçin : http://www.enerjikongresi.com/default.aspx#

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı EIF 2015 4 Kasım'da Başlıyor

Akaryakıt ve LPG sektörlerinde köklü değişiklikler geliyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt ve LPG sektörlerinden çekiliyor. Bu sektörlerde lisanslama ve lisans iptaline ilişkin işlemleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ‘Akaryakıt Piyasası Yasa Tasarısı Taslağı’nı Bolu’da geçtiğimiz cumartesi günü yapılan toplantıda, akaryakıt ve LPG sektörlerine açtı. Taslağa göre akaryakıt piyasasına ilişkin düzenlemeler Enerji Bakanlığı’nın görevleri arasına alınıyor. Petrol Piyasası Kanunu ve LPG Piyasası Kanunu yürürlükten kaldırılıyor. Taslağa göre kaçakçılıktan dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olanlara lisans, müstakil depolama ve bayi faaliyet izni verilmeyecek.

NELER DEĞİŞECEK?

RAFİNERİCİ DAĞITICI OLABİLECEK: Rafineri lisansı sahipleri akaryakıt dağıtım şirketi kurabilecek.

DENETİM SANAYİ BAKANLIĞI’NDA: Akaryakıt piyasası faaliyetlerinin denetimi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca yürütülecek. Bakanlık bu amaçla dışarıdan hizmet alabilecek.

OTOGAZA ULUSAL MARKER: Ulusal marker otogaz LPG, otogaz LNG ve otogaz CNG dışındaki akaryakıtların tümüne uygulanacak.

PROMOSYON SERBEST: Bir süre önce kaldırılan promosyon uygulaması da yeniden serbestleştiriliyor. Ancak burada bayilerin kampanyaya katılımı isteğe bağlı olacak.

akaryakıt

 

Kaynak :haberturk

2012 yılında tüm dünyada enerji tüketimi 1,8 oranında arttı

BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby: Dünya birincil enerji tüketimi, yüksek fiyatlar, ekonomik durgunluk ve enerji verimliliğinde sağlanan ilerleme nedeniyle 2012’de hız kesti. 2011 yılında enerji tüketimi %2,4 artarken 2012 yılında yalnızca %1,8 arttı. Bu artışın büyük kısmı ise gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandı.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve BP Türkiye işbirliğinde “II. TEPAV – BP Enerji Forumu” 3 Ekim 2013, Perşembe günü Ankara’da TEPAV binasında gerçekleşti. Küresel enerji konuları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve bu alandaki bilimsel çalışmalara katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ikinci konferansa enerji alanında faaliyet gösteren şirketlerin yetkilileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Türkiye’deki yerleşik diplomatik misyonlar ve ilgili kamu kurumlarından temsilciler katıldı.

Açılış konuşmasını T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci’nin yaptığı forumda, TEPAV İcra Direktörü Güven Sak, BP Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye Başkanı Gordon Birrell de söz alırken, BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby “Dünyada ve Türkiye’de Enerjinin Görünümü” konulu bir sunuş gerçekleştirdi.

ARTIŞIN ÖNEMLİ NEDENİ HİNDİSTAN VE ÇİN

2012 yılında tüm dünyada enerji tüketiminin sadece yüzde 1,8 oranında arttığına dikkat çeken BP Baş Enerji Ekonomisti Paul Appleby, bu artışın bir önceki yılda yüzde 2,4 oranında gerçekleştiğini belirtti ve konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bu hem ekonomilerdeki yavaşlamanın etkisi, hem de bireyler ve kurumların yüksek fiyatlardan dolayı yaptıkları enerji verimliliği çalışmaları ile ilgili. Tüketimdeki artışın büyük kısmı, gelişmekte olan ekonomilerden, yani OECD üyesi olmayan ülkelerden kaynaklanmaktadır. Örneğin, artışın yüzde 90’ı Hindistan ve Çin’den geliyor. 20 yıl önce, global tüketimin yüzde 42’si gelişmekte olan ekonomilerden gelirken, bugün bu rakam yüzde 56’lara ulaşmış durumdadır. Küresel doğal gaz talebinde de artışın devam ettiğini gözlemliyoruz. 2012’de küresel doğal gaz tüketimi %2,2 oranında arttı.”

TÜRKİYE’DEKİ ENERJİ TÜKETİMİ

Konuşmasında Türkiye’deki enerji görünümüne de değinen Appleby, Türkiye’de birincil enerji kaynaklarının tüketiminin 2012’de yüzde 0,89 olduğunu belirtti. Appleby, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomik büyüme nedeniyle, Türkiye’de petrol tüketimi bir yılda yüzde 2,3 oranında artış göstermiştir. Son 5 yıla baktığımızda ise, Türkiye’de birincil enerji kullanımının yüzde 16 arttığını görüyoruz.” Türkiye’nin petrol tüketiminin dünyanın yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunu, gaz tüketiminin ise dünyanın yaklaşık yüzde 1,4’ü olduğunu ifade eden Appleby, Türkiye’nin enerji talebi konusunda şunları söyledi: “Toplamda Türkiye’de birincil enerji kaynaklarının kullanımı, dünya tüketiminin yüzde 1’i kadardır. 2012’de Türkiye’nin toplam birincil enerji kaynakları tüketiminin yüzde 26,4’ünün petrol, yüzde 35’inin doğal gaz, yüzde 26,3’ünün kömür, yüzde 11’inin hidro elektrik, yüzde 1,4’ünün ise yenilenebilir enerji kaynaklarından geldiğini görüyoruz.”
G

 

Kaynak :aksam

Nükleer Mühendislik Bölümleri Geliyor…

Nükleer Mühendislik Bölümleri Geliyor…Kurulacak nükleer enerji santralleri için yerli mühendisler yetiştirmeyi amaçlayan Türkiye, nükleer eğitim alanında önemli bir atağa geçti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde görev alacak mühendislerin 5 yıllık eğitimlerinin 3 yılını Türkiye’de yapacaklarını açıkladı. Yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olan öğrencilerin 1 yıl hazırlık ile 2 yıllık eğitimleri, belirlenecek üniversitelerde gerçekleştirilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile devam eden görüşmeleri sonuca bağlandığı takdirde, nükleer enerji mühendisliği alanında hali hazırda Türkiye’de eğitim veren üniversitelerden ayrı olarak, anlaşmaya varılacak üniversitelerde istihdama yönelik mühendisler yetiştirmek için özel bir bölüm oluşturulması hedefleniyor.

ERCİYES VE AKDENİZ ÖNE ÇIKTI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın birçok üniversiteyle yaptığı görüşmeler ve değerlendirmeler sonucunda Kayseri Erciyes ve Antalya Akdeniz Üniversiteleri bu anlamda öne çıktı. Öğrencilerin 1 yıl hazırlık ile 2 yıllık eğitimlerini, belirlenecek üniversitelerde kurulacak nükleer mühendislik bölümlerinde yapacaklarını kaydeden Yıldız, öğrencilerin geriye kalan 2 yıllık eğitim ve 2 yıllık stajlarını ise Rusya’da tamamlayacaklarını ifade etti. Yıldız ayrıca, Türkiye’deki eğitimlerin Rusya Federasyonu’ndan gelen hocalar tarafından verileceğine de dikkat çekti.

EĞİTİMİ BİTEN MÜHENDİS GÖREVE

Bakan Yıldız, son 2 yılda Rusya’ya eğitim almak üzere 112 öğrenci gönderildiğini, bu yılki eğitim dönemi için 5 bin 400 başvuru arasından seçilen 78 öğrenciyle sayının 190’a çıktığını açıkladı. 2019 yılına kadar toplam 600 öğrencinin Rusya’da eğitim alacağını da kaydeden Yıldız, 2018-2022 döneminde açılacak 4 ünitede her yıl eğitimini tamamlayıp Türkiye’ye dönen mühendislerin görevlendirileceğini söyledi.

3 bin dolar maaş, garantili sigorta

Nükleer enerji santralinde çalışacak mühendislere, inşaat sürecinde bin 500, işletme aşamasında ise 3 bin dolar maaş ödeneceği ayrıca iş kanununa uygun iş kaydı ve garantili sosyal güvenlik paketi uygulanacağı duyurulmuştu. Yüksek motivasyona sahip, istekli, yaratıcı, ekip çalışmasına yatkın, mesleki bilgilerini geliştirmeye ve yeni tecrübe kazanmaya hazır kişilerin nükleer santral bünyesine katılması amaçlanıyor.

Eğitimler Rusya’da tamamlanıyor

Türkiye’deki üniversitelerin Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakülteleri ile fizik veya matematik derslerinin okutulduğu tüm bölümlerden eğitime katılmaya hak kazanan Türk vatandaşı öğrenciler, Rusya’da nükleer mühendislik alanında bedelsiz eğitim alıyor. Eylül 2013’te başlayan akademik dönemdeki eğitimler Rusya’da Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi Moskova Fizik Mühendisliği Enstitüsü’nde (MEPhI) gerçekleşecek.
nüükleer