Uluslararası Bor Sempozyumu “BORON 2019” 17-19 Nisan’da Gerçekleştirilecek

Uluslararası Bor Sempozyumu “BORON 2019” 17-19 Nisan’da Gerçekleştirilecek. Uluslararası Bor Sempozyumu (BORON2019)’nun Ulusal Bor Araştırmaları Enstitüsü (BOREN) tarafından Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi işbirliği ile 17-19 Nisan 2019 tarihleri arasında Nevşehir’de düzenlenecek.

BORON 2019’un ana hedefi ulusal ve uluslararası bilim camiasında bor konusunda uzman olan çağrılı kişiler ile teknoloji uzmanları, öğrenciler ve girişimciler arasında bor ile ilgili yapılmış Ar-Ge, Ür-Ge çalışmalarının tartışılacağı ve borun genel ve stratejik kullanım alanları konuları üzerinde bilgi paylaşımlarının yapılacağı bir platform olması planlanmıştır.

Bilimsel program, uluslararası alanda tanınan uzmanların davetli sunumlarını ve farklı ülkelerden sözlü/poster sunumlarını içerecektir.

Sempozyumun dili Türkçe ve İngilizce’dir. Bildiri değerlendirmeleri genişletilmiş İngilizce veya Türkçe özetler üzerinden yapılacaktır. Kabul edilen bildirilerin tam metinleri sempozyum bildiri kitabında yayınlanacaktır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.boron2019.com adresinden ulaşabilir, yazışmalarınızı info@boron2019.com üzerinden yapabilirsiniz.

Konular : 

[one_half]

Borun;

  • Jeolojisi
  • Madenciliği
  • Cevher Hazırlaması
  • Hidrometalurjisi
  • Kristallendirilmesi
  • Saflaştırılması
  • Çevresel Etkisi
  • Atıklardan Geri Kazanımı ve Değerlendirilmesi

TEMEL ARAŞTIRMA

  • Borlu Kimyasallar
  • İnorganik Bor Bileşikleri ve Sentezi
  • Organik Bor Bileşikleri ve Sentezi
  • Metal Borürler ve Sentezi
  • Hidrojen Depolama
  • Elektrokimyasal Uygulamalar

BOR’UN UYGULAMA ALANLARI

  • Malzeme
  • Cam
  • İnşaat Malzemeleri
  • Metalurji
  • Enerji Uygulamaları
  • Kaplamalar
  • Borlu Tek Kristaller
  • Süperiletkenler
  • Sağlık
  • Nükleer Enerji
  • Tarım
  • Triboloji

Borlu İleri Seramik Toz Sentez Ve Sinter Teknolojileri

Bor İzotop Zenginleştirme Teknolojileri

Borlu Fiber, Fiberglass Ve/Veya Kompozit Uygulamaları

Bor Katkılı Camsı Metalik Alaşım Üretim Teknolojileri

Borlu Enerji Depolama Ve Pil Teknolojileri

Borlu Biyomalzeme Teknolojileri

Borlu Antifouling Boya Üretimi

Borlu Ahşap Emprenye Kimyasalının Geliştirilmesi

Bor Atık/Cevherlerinden Lityum Kazanımı

Borlu Tek Kristal Büyütme Teknolojileri

Borlu Kalıcı Mıknatısların Gelişimi

Borlu Yanmaz Tekstil/Plastik Malzemelerin Geliştirilmesi

[/one_half][one_half_last]

ORGANOBOR BİLEŞİKLERİ SENTEZ TEKNOLOJİLERİ

  • Koordinasyonu Zayıf Karboran Anyonlarının (CB11H12-,CB11Me12-) Sentezi ve Karbokatyonların Sentezinde Kullanılabilirliği
  • Boran Anyonlarının (B11H14– ve B10H14) ve Orto-, Meta-, Para-C2B10H12 Sentezi

BORLU POLİMERLERİN SENTEZİ

  • Bor İçeren Moleküler Baskılı Polimerlerin Sentezi ve Uygulamaları
  • Yakıt Hücrelerinde Kullanımına Yönelik Bor Tabanlı Polimerik Membran Sentezi
  • Organik Güneş Hücrelerinde, Organik Işık Yayan Diyotlar ve Elektrokromik Cihazlarda Kullanılmak Üzere Borlu Konjüge Polimerlerin Sentezi
  • Borlu Yüksek Sıcaklık Polimer Türevlerinin Sentezi ve Uygulamaları
  • Borlu Poliakrilat Sentezi ve Uygulamaları
  • Biyouyumlu Borlu Polimer Sentezi ve Uygulamaları

BORLU KAPLAMA MALZEME VE TEKNOLOJİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

  • Titanyum Diborür Kaplama Teknolojileri
  • Bor Karbür Kaplama Teknolojileri
  • Bor Nitrür Kaplama Teknolojileri
  • Ferro-Bor Kaplama Teknolojileri
  • Nikel-Bor Kaplama Teknolojileri
  • Bor İçeren Çoklu Katman Kaplama Teknolojileri

BORLU KOMPOZİT MALZEMELERİ TEKNOLOJİLERİ

  • Hafif Metal Matrisli Bor Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Metal Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler
  • Seramik Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler
  • Seramik Matrisli Borlu Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Plastik Matrisli Borlu Fiber Takviyeli Kompozitler
  • Plastik Matrisli Borlu Parçacık Takviyeli Kompozitler

BOR PAZAR, EKONOMİ ve POLİTİKALARI

BOR PROJEKSİYONU

[/one_half_last]

Önemli Tarihler :

Genişletilmiş özet metin gönderimi 08 ŞUBAT 2019

Tam metin gönderimi 05 NİSAN 2019

Sempozyum tarihleri 17-19 NİSAN 2019

Detaylı Bilgi İçin : http://boron2019.com/tr

Türkiye’nin En Kapsamlı Kimya Dergisi “CHEMLİFE” 19. Sayısı İle Yayında

Türkiye’nin En Kapsamlı Kimya Dergisi “CHEMLİFE” 19. Sayısı İle Yayında. Kimya Sektörü ve Biliminin En Etkili Dergisi CHEMLİFE, Yeni Sayısı İle Yayında. Türkiye’nin Alanında En Kapsamlı ve En Çok Okunan Kimya Dergisi 19. Sayısı ile sizlerle. Birbirinden özel yazıların bulunduğu bu sayıda dergini kapak konusu “Nasa’nın Kimya’ya Nasıl Katkısı Var” Kimya olmadan Nasa var olabilir mi ? Bu soruların ve daha nicelerinin cevabını bu sayıda bulacağınıza eminiz.

Chemlife 19. sayısında bizlere oldukça geniş bir haber içeriği sunuyor. Önemli konulara şöyle bir göz atacak olursak.

“Elektrokimya, Mars’ın organik maddelerini açıklayabilir.”
“Avrupa, biyoekonomiyi artırmak için 100 milyon Avro yatırım yapacak.”
“Symrise, parfüm tasarımında IBM’in yapay zekasını kullanıyor.”
“Kanada hükümeti füzyon enerjisi üzerine çalışan start-up firmasına yatırım yapacak.”
“Boyalar ve Kaplamalar Sektöründe Avrupa Pazarına Bakış”
“1. Çevre Kimyası Kongresi – EnviroChem 01-04 Kasım 2018 tarihleri arasında Antalya Side’de gerçekleştirildi.”

ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

Dergiyi Dijital Olarak Okumak İçin Resmin Üzerine Tıklayınız !!!!

ChemLife 18. Sayısı İle Sizlerle

ChemLife 18. Sayısı İle Sizlerle. Kimya Sektörü ve Biliminin En Etkili Dergisi CHEMLİFE, Yeni Sayısı İle Yayında. Türkiye’nin Alanında En Kapsamlı ve En Çok Okunan Kimya Dergisi 18. Sayısı ile sizlerle. Birbirinden özel yazıların bulunduğu bu sayıda dergini kapak konusu “2018 Nobel Kimya Ödülü”

Chemlife 18. sayısında bizlere oldukça geniş bir haber içeriği sunuyor. Önemli konulara şöyle bir göz atacak olursak.

“Abdullah Gül Üniversitesi Akademisyeni’nden Bakteriler İle Kendini Onaran Beton Çalışması”
“GTÜ Kimya Bölümü Akademisyenin Projesi İngiltere Kraliyet Bilim Akademisi (Royal Society) tarafından desteklenmeye hak kazandı.”
“Kanser gelişimini öngörmek için yapay zekanın kullanılması.”
“Covestro, CO2 teknolojisine dayanan ilk TPU’yu geliştirdi.”
“Kauçuk sektörü temsilcilerinden “pozitif ayrımcılık” talebi”
“Kimyasal güvenlik projesi ilgi görmeye devam ediyor”

ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

Dergiyi Dijital Olarak Okumak İçin Resmin Üzerine Tıklayınız !!!!

ASELSAN Tıbbi Cihaz Sektöründe Hedefini Büyütüyor

ASELSAN Tıbbi Cihaz Sektöründe Hedefini Büyütüyor. Savunma sanayinde elde ettiği mühendislik birikimiyle tıbbi cihaz sektörüne de yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen ASELSAN, Biosys Biyomedikal ile yoğun bakım ventilatör (yapay solunum cihazı) cihazları için birlikte çalışma yürütecek.
ASELSAN’dan yapılan açıklamaya göre, şirketin mühendislik, yüksek teknolojili ürün geliştirme ve kalite yönetimi kabiliyetleriyle Biosys Biyomedikal’in ventilatör konusundaki alan uzmanlığı bir araya geliyor.

ASELSAN ve Biosys Biyomedikal’in iş birliğiyle bu alanda yenilikçi ve uluslararası pazarda iddialı ürünlerin yerli imkanlarla üretimi amaçlanıyor. Böylece dünya genelinde 4 milyar dolarlık yıllık satışı olan ventilatör cihazlarında Türkiye’nin üretici 6 ülkeden biri olması hedefleniyor.

Ventilatör nedir?
Yaşamsal fonksiyonları destekleyen en önemli cihazlardan olan ventilatör, hastanın solunum yollarına kontrol edilebilir şekilde gaz akışı ile solunum desteği sağlıyor. Bazı hastalar yoğun bakımda geçirdikleri süre boyunca destek tedavilerine ihtiyaç duyuyor. Mekanik ventilasyon bu hastaların ihtiyaç duydukları destek tedavilerinden en önemlisi olarak kabul ediliyor. Ayrıca yoğun bakım hizmetinin sonrasında da hastaların bir kısmı kronik solunum yetmezliği sebebiyle evde mekanik ventilasyon cihazına bağımlı kalabiliyor.

Kaynak : Hürriyet
Resim : Sabah

Türkiye Paris Anlaşması’nı Onaylayarak Harekete Geçmeli

Türkiye Paris Anlaşması’nı Onaylayarak Harekete Geçmeli. İklim değişikliği tehdidine karşı küresel tepkinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ve yoksulluğun azaltılması bağlamında hazırlanan 1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu açıklandı. TEMA Vakfı, endüstrileşme öncesi döneme göre 1,5 °C sıcaklık artışının etkileri ve küresel sera gazı emisyonu senaryolarını ele alan raporu değerlendirmek ve iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerini ele almak üzere bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarının azaltımı ve adaptasyon çalışmaları kapsamında öncelikle Paris Anlaşması’nı onaylayarak zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.

Rapor yol gösterici olma niteliği taşıyor

1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu, iklim değişikliği çalışmalarının en önemli bilimsel organı olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change-IPCC) tarafından 8 Ekim’de Güney Kore’nin Incheon şehrinde açıklanmıştı. 1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu’nun içeriğine dair konuşan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin başyazarlarından TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, “Raporda 1 °C küresel sıcaklık artışıyla birlikte aşırı hava olaylarında ve deniz seviyesi yükselmelerinde artışın, Arktik deniz buzullarında azalışın net bir şekilde görülmesi en önemli tespitler arasında yer alıyor” dedi.

İnsan kaynaklı sera gazı emisyonları net olarak sıfırlanmalı

Raporun, sıcaklık artışının 2 derece yerine 1,5 °C altında sınırlandırılması ile iklim değişikliğinin birçok etkisinin azaltılabileceğini ortaya koyduğunu ifade ederek sözlerini sürdüren Prof. Dr. Murat Türkeş, “Örneğin sıcaklık artışının 1,5 °C’de sınırlandırılması, 2100 yılı itibariyle deniz seviyelerinin sıcaklık artışının 2 °C’de sınırlandırılması senaryosuna göre 10 santimetre daha az yükselmesi anlamına geliyor. Rapor sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlandırmanın, enerji, endüstri, binalar, ulaşım, şehirler ve arazi kullanımında hızlı ve kapsamlı dönüşümleri gerektirdiğini vurguluyor. Küresel sera gazı emisyonlarının 2030 yılında 2010 yılına göre net olarak yüzde 45 azaltılması ve 2050 yılı itibariyle net olarak sıfırlanması gerekiyor. İklim değişikliğine karşı Türkiye de diğer ülkelerle birlikte aynı kaderi paylaşıyor. Ülkemizde gözlenen hava sıcaklıklarındaki hızlı değişmelere ek olarak, iklim modelleri gelecekte Türkiye ve bölgesindeki hava sıcaklıklarında önemli ve hızlı artışların olacağını gösteriyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Paris Anlaşması onaylanmalı

Beş bölümden oluşan raporun bir bölümünün sürdürülebilir kalkınma, yoksulluğun engellenmesi ve eşitsizliklerin azaltılmasına adanması, iklim değişikliğinin doğal sistemler üzerindeki olumsuz etkilerinin ötesinde sosyal etkilerine yönelik güçlü mesajlar veriyor. Basın toplantısında Paris Anlaşması’nın onaylanması vurgusu yapan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Özgül Erdemli Mutlu, “İklim değişikliği politikalarının katılımcı, demokratik ve şeffaf şekilde hayata geçirilmesi için çaba harcanmalıdır. Büyümenin hızı kadar niteliği de önemlidir. Düşük karbonlu politikalar ile daha fazla enerji güvenliği, daha yüksek yaşam kalitesi, iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılık, fosil yakıt ithalatından tasarruf, yenilenebilir enerji alanında istihdam yaratılması ve hava kirliliğine bağlı erken ölümlerin azalması gibi çok sayıda yan fayda sağlayacaktır. Bu faydaların yaratacağı ekonomik değer düşük karbon politikalarının yürütülmesi için gerekli olan maliyetlerden daha fazla olacaktır” dedi.

Politikaların başarıya ulaşması için Paris Anlaşması’na taraf olmanın ve anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmenin aciliyet taşıdığının altını çizerek sözlerini sürdüren Özgül Erdemli Mutlu, “Türkiye’nin 2018 yılı sonunda Polonya’da yapılacak 24. Taraflar Konferansı’ndan önce, “Ulusal Katkı Niyet Beyanı”nı güncellemesi, azaltım hedefini yeniden belirlemesi, iklim değişikliğine uyumu hedeflerine dahil etmesi ve Paris Anlaşması’nı acilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylaması gerekiyor. Türkiye’nin iklim hareketinde söz sahibi olması, ancak azaltım ve uyum alanında birbirini tamamlayan ulusal-yerel politikaların eş zamanlı gerçekleştirilmesi ile mümkün olacaktır” dedi.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Hakkında

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, iklim değişikliği ile ilgili bilimsel değerlendirmeleri yapan çalışma grubudur. 1988’de Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Birleşmiş Milletler (UNEP) tarafından kuruldu. Panel, iklim değişikliğinin bilimsel temelleri, etkileri ve gelecek riskleri, adaptasyon ve azaltım çalışmaları ile ilgili düzenli bilimsel çalışma ve bilgi aktarımının yapılmasını amaçlıyor.

IPCC’ye 195 devlet üyedir. IPCC; devletlere, her seviyede, iklim politikaları geliştirmek amacıyla kullanabilecekleri bilimsel bilgileri sağlıyor. IPCC çalışmaları, iklim değişikliğini önleme konusundaki küresel müzakereler için temel verileri oluşturuyor. IPCC raporları, objektifliğini ve şeffaflığını sağlamak için, bir çok farklı seviyede gözden geçiriliyor ve değerlendiriliyor.

1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu Hakkında

Raporun orijinaline IPCC websayfasından ulaşmak mümkün: https://report.ipcc.ch/sr15/
Dünyanın her yerinden binlerce uzman ve hükümet yetkilisinin değerli katkılarını içeren 1,5 °C Küresel Isınma Özel Raporu, IPCC’nin kapsama alanının ne kadar geniş olduğunu ve önerdiği politikaların ne kadar geçerli olduğunu ortaya koyuyor. IPCC raporu, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 2015’te Paris Anlaşması’nın kabul edilmesinin ardından yaptığı davet üzerine hazırlandı. Raporla ilgili bazı rakamsal veriler ise şöyle:

• 40 farklı ülkede ikamet eden, 44 uyruktan 91 yazar
• 14 Koordinatör Başyazar (CLA)
• 60 Başyazar (LA)
• 17 Editör (RE)
• 133 katkı sağlayan yazar (CA)
• 6.000’in üzerinde referans
• Toplam 42.001 uzman ve hükümet yetkilisi yorumu
• İlk Taslak 12.895, İkinci Taslak 25.476 ve Nihai Hükümet Taslağı 3.630

Rapor üç IPCC çalışma grubunun bilimsel öncülüğünde hazırlanmıştır. 1. Çalışma Grubu, iklim değişikliğinin fiziksel bilim temelini, 2. Çalışma Grubu, etkiler, uyum ve kırılganlık konularını, 3. Çalışma Grubu ise iklim değişikliği azaltımını değerlendirmektedir.

Raporun Bölümleri:

Karar Alıcılar için Özet
1. Bölüm: Kapsam ve Çerçeve
2. Bölüm: Sürdürülebilir kalkınma bağlamında 1,5 °C ile uyumlu azaltım patikaları
3. Bölüm: 1,5 °C’nin küresel ısınmanın doğal ve insan sistemlerine etkileri
4. Bölüm: İklim değişikliği tehdidine karşı küresel tepkinin güçlendirilmesi ve uygulanması
5. Bölüm: Sürdürülebilir kalkınma, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve eşitsizliğin giderilmesi

Prof. Dr. Murat Türkeş kimdir? (Fiziki Coğrafyacı ve İklim Bilimci)

Ankara Üniversitesi’nde Fiziki Coğrafya ve Jeoloji, İstanbul Üniversitesi’nde Klimatoloji Okudu. 23 yıl Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde hava-deniz tahmincisi ve iklim ve iklim değişikliği araştırmacısı; 9 yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi olarak çalıştı. Şu anda “Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi” aynı zamanda Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin başyazarlarındandır.

AR-GE Projesi POLNYSPIRE İle Plastikler Geri Dönüştürülecek

AR-GE Projesi POLNYSPIRE İle Plastikler Geri Dönüştürülecek. Avrupa’nın en büyük sivil AR-GE programı olan Horizon 2020 kapsamında desteklenen ve 4 yıl sürecek olan PolnySpire Projesi’nin açılış toplantısı Brüksel’de gerçekleştirildi. Türkiye’den İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB)’in yanı sıra KORDSA’nın da yer aldığı projenin Avrupa genelinde toplam 22 ortağı bulunuyor.

Plastiklerin kimyasal olarak geri kazanımına yönelik, teknolojinin geliştirilmesi amaçlanan proje kapsamında plastik monomerlerin ve dolgu malzemelerinin kimyasal olarak geri kazanımı, geri dönüştürülmüş plastiklerin kalitesinin arttırılması için alternatif katkı malzemelerinin geliştirilmesi ve çelik endüstrisinde plastik atıkların karbon kaynağı olarak değerlendirilmesi hedefleniyor.

PolynSpire Ar-Ge projesine destek veren İKMİB, European Plastic Converters çatısı altında, projede ortaya çıkan ürünlerin pazar analizlerinin yapılması, bu ürünlerin atık mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi ve projenin tanıtım ve yaygınlaştırma faaliyetleri konularına katkı sağlayacak.

Türkiye’den İKMİB ve KORDSA’nın yanı sıra Avrupa’dan Arkema, Novamont şirketleri projenin pilot aşamasında rol alacak. Plastiklerin geri dönüşümü ile ilgili başarılı olmuş prosesler hakkında know-how transferi sağlamak amacıyla projede yer alan İKMİB, Avrupa’nın atık haritasının çıkarılması ve Türkiye’de atıkların işlenmesi konusundaki son teknolojilerle ilgili bilgi edinip üye firmaları ile paylaşmayı hedefliyor.

Projenin önemine değinen İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Avrupa’da döngüsel ekonomi stratejisinin en önemli hedefi, plastiklerin daha verimli geri dönüşümün sağlanması ve kaynak kullanımının daha etkin hale getirilmesidir. Bu hedef kapsamında, Avrupa çapında plastik sektörünün ileri gelen temsilcilerinin yer aldığı proje ile plastiklerin geri dönüşümüne yönelik inovatif gelişmeleri sektörümüzle paylaşacağız. Böylece, kaynakların daha verimli kullanılmasını ve dolayısıyla daha çevreci ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasını amaçlıyoruz” dedi.

İKMİB, TÜRK KİMYA SEKTÖRÜNÜ TAHRAN’DA İRANLI FİRMALARLA BULUŞTURDU

İKMİB, TÜRK KİMYA SEKTÖRÜNÜ TAHRAN’DA İRANLI FİRMALARLA BULUŞTURDU. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından, 23-26 Eylül 2018 tarihleri arasında Tahran Kimya Sektörel Ticaret Heyeti düzenlendi.

İran’la ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni ortaklıklar kurularak ihracata katkı oluşturması amacıyla 23-26 Eylül tarihlerinde Tahran’da düzenlenen Tahran Kimya Sektörel Ticaret Heyeti’ne, kimyanın alt sektörlerinden medikal, ilaç ve plastik sektörlerinde faaliyet gösteren Türk firmaları katıldı. Heyet kapsamında firmalar, İran’la ihracatta istenen belgeler ve izin alım süreci ile ilgili bilgilerin yanı sıra İran pazarının genel yapısı, fiyat düzeyi ve satış kanalları hakkında yerinde ve doğru bilgi edinme imkânı buldular.

8 firmanın katıldığı organizasyonun ilk gününde, eczane ziyaretleri gerçekleştirerek fiyatlandırma ve prosedürler hakkında bilgi alan ilaç firmaları piyasadaki ürün çeşitliliğini görme fırsatı bulurken, plastik sektöründen katılan firmalar ise önemli üretici ve ithalatçılar ile görüşerek ürünlerini ve üretime ilişkin çözüm önerilerini İranlı firmalara gösterme şansı yakaladı.

Organizasyonun ikinci gününde, Türk Ticaret Merkezi’nde Tahran Ticaret Baş Müşaviri Cengiz Gürsel, Ticaret Müşaviri Abdullah Oskay ve İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda firmalara İran’ın ekonomik durumu, Türkiye ile ticareti, pazar bilgileri ve ticarette dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verildi. Toplantı sonrası, Türk firmaların potansiyel alıcılarla bir araya geldikleri 99 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.

Türk Ticaret Merkezi’nde Bank Mellat yetkilileri ile bir araya gelen Türk heyeti arasında, para transferi konusunda yaşanan sıkıntılar ve bu engelin aşılması ile iki ülke arasındaki ticaret hacminin artması için neler yapılabileceği konuları görüşüldü.