Türkiye’nin En Kapsamlı Kimya Dergisi “CHEMLİFE” 19. Sayısı İle Yayında

Türkiye’nin En Kapsamlı Kimya Dergisi “CHEMLİFE” 19. Sayısı İle Yayında. Kimya Sektörü ve Biliminin En Etkili Dergisi CHEMLİFE, Yeni Sayısı İle Yayında. Türkiye’nin Alanında En Kapsamlı ve En Çok Okunan Kimya Dergisi 19. Sayısı ile sizlerle. Birbirinden özel yazıların bulunduğu bu sayıda dergini kapak konusu “Nasa’nın Kimya’ya Nasıl Katkısı Var” Kimya olmadan Nasa var olabilir mi ? Bu soruların ve daha nicelerinin cevabını bu sayıda bulacağınıza eminiz.

Chemlife 19. sayısında bizlere oldukça geniş bir haber içeriği sunuyor. Önemli konulara şöyle bir göz atacak olursak.

“Elektrokimya, Mars’ın organik maddelerini açıklayabilir.”
“Avrupa, biyoekonomiyi artırmak için 100 milyon Avro yatırım yapacak.”
“Symrise, parfüm tasarımında IBM’in yapay zekasını kullanıyor.”
“Kanada hükümeti füzyon enerjisi üzerine çalışan start-up firmasına yatırım yapacak.”
“Boyalar ve Kaplamalar Sektöründe Avrupa Pazarına Bakış”
“1. Çevre Kimyası Kongresi – EnviroChem 01-04 Kasım 2018 tarihleri arasında Antalya Side’de gerçekleştirildi.”

ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

Dergiyi Dijital Olarak Okumak İçin Resmin Üzerine Tıklayınız !!!!

“BGB ANALYTiK” yüksek lisans-doktora bursu veriyor!

“BGB ANALYTiK” yüksek lisans-doktora bursu veriyor! BGB Analytik, başarılı ancak maddi desteğe ihtiyacı olan Analitik Kimya dalında yüksek lisans veya doktora yapan Kimya lisans mezunu 3(üç) öğrenciye burs verecektir. 2019 Öğretim Yılı Son Burs Başvuru Tarihi: 15 Aralık 2018 Yıllık Burs Ücreti: 10.000 TL

BAŞVURU KOŞULLARI

  • T.C. Vatandaşı olmak,
  • Malvarlığı ve gelir durumuna göre maddi desteğe ihtiyacı olmak,
  • Kazanç getiren herhangi bir işte çalışmamak,
  • Yüksek Lisans için (Birinci sınıf): Lisans bitirme genel not ortalamasının 4 üzerinden en az 3.57 (100’lük sistemde not veren üniversitelerde en az 89.97) olması,
  • Yüksek Lisans (Ara sınıflar için): Başarısız dersi olmayan ve genel not ortalaması 4.00 üzerinden en az 3.57 (100 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 89.97 ) olması,
  • Doktora için: yüksek lisans bitirme genel not ortalamasının 4 üzerinden en az 3.57 (100 üzerinden not veren üniversitelerde en az 89.97 olması)
  • Doktora (Ara sınıflar için): Başarısız dersi olmayan ve Yüksek Lisans bitirme ve Doktora dersleri genel not ortalaması 4.00 üzerinden en az 3.57 (100 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 89.97) olması,
  • Yaş sınırı: Yüksek Lisans için 30, doktora için 35 yaşı aşmamış olmak,

BAŞVURU VE SÜREÇ

  • Adaylar bir talep maili ve aşağıda “Eklenecek Belgeler” bölümünde belirtilen belgeler ile başvuracaklardır.
  • Aday öğrenciler, başvuru formunda verdikleri bilgi ve belgelere göre BGB Analytik tarafından elemeye tabi tutulacaktır.
  • Elemeyi geçen adaylara sms veya e-posta ile Burs almaya hak kazandığı bilgisi iletilecektir.
  • Son başvuru tarihten sonra BGB Analytik ‘e ulaşacak dosyalar kesinlikle değerlendirmeye alınmayacak ve adayın adaylığı düşecektir.
  • Adayın bilgilerinde yanlış bilgi olduğu ve burs kriterlerine uygun olmadığı tespit edildiği an, hangi aşamada olursa olsun adaylığı düşecektir.

EKLENECEK BELGELER

Başvuru dilekçesine aşağıdaki belgeleri ekleyeceklerdir:

  • a) Yüksek Lisans için: Yükseköğrenim süresince alınan dersleri, notları ve başarı ortalamasını gösteren onaylı not dökümü belgesi (transkript)
  • Yüksek Lisans öğrenimine kabul ve kayıt olduğunu gösteren öğrenci belgesi (tezli olup olmadığı, kayıt tarihi ve dönemi, hazırlık sınıfı olup olmadığı açıkça belirtilecek)
  • b) Doktora için: Lisans ve yüksek lisans öğrenimi süresince alınan dersleri, notları ve başarı ortalamasını gösteren onaylı not dökümü belgesi (transkript),
  • Doktora öğrenimine kabul ve kayıt olduğunu gösteren öğrenci belgesini (Kayıt tarihi, dönemi, doktora dalı açık olarak belirtilecek.
  • c)Tüm adaylar:
    • İki öğretim üyesinden alacakları referans mektuplarını,
    • Uzmanlık dalı ve araştırma programlarını ve neden bu dalda yüksek lisans/doktora yapmak istediklerini ve eğitimleri sırasındaki beklentilerini anlatan kısa metni,
    • Özgeçmişlerini,
    • Nüfus Müdürlüğünden alınmış vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği (Tüm aile fertlerinin gösterildiği belge)
    • Ailenin ikametgâh ettiği yerleşim yerini gösteren Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesi (e-devletten alınabilir) (Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneğinde adres bilgisi yer alıyorsa bu belgenin alınması gerekmemektedir)
    • Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
    • 1 adet vesikalık fotoğraf (Son 6 ayda çekilmiş olmalı)
    • “Adli Sicil Kaydı” dökümü (e-devletten alınabilir)
    • Ailenin mali durumunu gösteren belgeler: (Aday evli ise belgeler kendi ve eşi adına alınacaktır)
    •     Çalışan anne, baba için onaylı maaş bordrosu (Kamu kurumlarında çalışanlar e-devletten alabilir)
    •     Serbest çalışanlar için gelir vergisi beyannamesinin/kurumlar vergisi beyannamesinin fotokopisi,
    •     Emekliler için aylık maaşı gösterir belge (e-devletten alınabilir)(Emekli olmakla birlikte aktif çalışan anne-baba için onaylı maaş bordrosunun da eklenmesi gerekmektedir)
    •     Çalışmayan, geliri olmayan anne, baba için Sosyal Güvenlik Kurumundan gelirleri/kayıtları olmadığına dair belge (e-devletten alınabilir), (4A, 4B, 4C)
    •     Anne ve baba adına tapu bilgilerini gösterir liste ve listedeki her malın detaylı döküm belgesi (e-devlet)
    •     Anne, baba adına araç varsa, araç tescil belgesi (e-devletten alınabilir) (Anne ve baba adına tapu veya araç olmaması durumunda kişinin ismi görülecek şekilde e-devletten veya ilgili kurumdan belge alınmalıdır)
  • Anne baba dışında (anane, dede, amca, teyze, kardeş vb.) ailenin geçimini sağlayan diğer aile fertlerinin belgelerini de yukarıdaki maddelerden hangisine uygun ise o şekilde hazırlanması ve forma eklenmesi gerekmektedir.

Evrakların Gönderimi ve Gönderileceği Adres:

  • Tüm bilgi ve belgeler sevgi.degerli-korkmaz@bgb-analytik.com adresine mail olarak gönderilecektir. Geç gelen ve eksik evraklı mailler kesinlikle değerlendirilmeyecek, adayın adaylığı düşecektir.
  • Değerlendirme sonunda Burs kazanan adayların tüm belgelerinin asılları posta/kargo ile veya elden BGB Analytik ‘e kendilerine bildirilen süre sonuna kadar göndereceklerdir.

 

ÖNEMLİ NOT

  • Başvuru dilekçesine eklenecek belgelerden herhangi birinin eksik olması,durumunda yapılan başvuru geçersiz sayılacak ve değerlendirmeye alınmayacaktır.

Kaynak : http://www.chemlife.com.tr/

Elektrikli Araçlar, Kimya Firmaları İçin Nasıl Bir Potansiyel Oluşturuyor

Elektrikli Araçlar, Kimya Firmaları İçin Nasıl Bir Potansiyel Oluşturuyor. Artan yakıt fiyatları ve petrolün çevresel etkisi, insanları düşük maliyetli alternatifleri aramaya teşvik etmektedir. Bu perspektifte baktığımızda Elektrikli araçların (EVs) kullanımı hiç şüphesiz son yıllarda hızlı bir artış kaydetti. Elektrik, fosil yakıtlar, nükleer, su, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar veya bunların herhangi bir kombinasyonu dahil olmak üzere çok çeşitli kaynaklardan üretilebilir. Çoğu elektrikli araç, lityum iyon pilleri (Li-Iyon veya LIB) kullanır. Lityum iyon piller, diğer pillere göre daha yüksek enerji yoğunluğuna, daha uzun kullanım ömrüne ve daha yüksek güç yoğunluğuna sahiptir.

Küresel elektrikli araç pazarının, Allied Market Research raporuna göre yıllık % 22,3 artışla 2025 yılına kadar 567.299.8 milyon $ ‘a yükseleceğini, 2017 yılında ise bu rakamın 118.864.5 milyon $’ olduğu belirtiliyor. Bu segmentte de Çin’in lider olduğu raporda belirtilmekte. Ülkede, elektrikli araç üretim endüstrilerinin maksimum sayıda olması nedeniyle elektrikli araçlar için potansiyel bir merkez olduğu söyleniyor.

Elektrikli araçlarda çeşitlilik ve yatırımlar hızla artmakta. Son olarak, Harley-Davidson ilk elektrikli motosiklet, Harley-Davidson LiveWire üretimine başladığını açıkladı. Amerikalı otomobil üreticisi Ford Motor , San Francisco merkezli elektrikli scooter paylaşım şirketi olan Spin’i satın aldı . Bu anlaşma ile, elektrikli scooter pazarına ilk otomobil üreticisi olarak Ford girmiş oldu.

Büyüyen, elektrikli araçların sürdürülebilir geleceğini sağlamak için kimya şirketleri de kendilerini yeniden konumlandırmaktalar. Hafif malzemeler, kaplamalar, batarya malzemeleri ve ulaşım teknolojisindeki yenilikler, ilerleyen, elektrikli araç eğilimini desteklemektedir. Bu mazlemelerin geliştirilmesi için Kimya ve malzeme şirketleri, elektrikli araçlar pazarında şüphesiz büyük bir paya sahip. Gelecek ile ilgili çalışmalar yapılmadan, bugünden daha hızlı, daha ucuz, daha temiz ve daha güvenli bir ulaşım sistemi vaadinde bulunamayız.

Tüm bunları destekleyen adımlar tabi ki de gelmekte. Bu yılın başlarında, BASF , otomotiv endüstrisine hizmet vermek üzere 400 milyon Euro’luk yatırımla Finlandiya’nın Harjavalta şehrinde bir batarya malzemeleri üretim tesisi kurmak için Nornickel ile ortaklık kurdu .

BP Ventures ayrıca, elektrikli aracı hedefleyen yenilikçi pil teknolojisini geliştirmek için beş dakika içinde şarj olabilen ultra hızlı şarjlı pil geliştiricisi StoreDot’a 20 milyon dolar yatırım yaptı. StoreDot, mobil ve endüstriyel pazarlar için ultra hızlı şarj sağlayan lityum-iyon tabanlı bir pil teknolojisi geliştirmekte.

RELiON Battery , dondurucu havalarda şarj olma problemini çözen ve aynı zamanda düşük sıcaklık kullanımı için uygun, daha güvenli ve pratik lityum pil teknolojileri ile ön plana çıkmakta. Yeni RB100-LT ( 12V 100Ah LiFePO4 pil), yeni Düşük Sıcaklık ürün serilerindeki ilk modeldir.

Geçen yıl Tesla , Avustralya’daki dünyanın en büyük lityum iyon bataryasını inşa etmeyi tamamladı.

EV’ler kuşkusuz, dünyada akıllı, fütüristik bir ulaşım altyapısı tasarlamaya yönelik bir adımdır. EV endüstrisindeki ilerleme, küresel sera gazı seviyelerini ve ham petrol bağımlılığını azaltmada oldukça gereklidir. Kimya, geleceğin dünyasını şekillendirmede en ön sırada kendine yer bulmakta.

Elektrikli taşıtların başarısı, imalat ve altyapı zorluklarının ele alınmasına bağlıdır. Bunu etkili hale getirmek ve insanların yararlanması için, üreticiler ve tedarikçiler birlikte çalışmalı ve kaliteli ve dayanıklı araçlar tasarlamak zorundadırlar. Elektrikli araçlarla daha temiz, daha çevreci bir ortamın vaat edilmesi, kaçırmayı göze alamayacağımız bir düşünce.

Kaynak : worldofchemicals

2. Uluslararası Malzeme ve Polimer Kongresi Başladı

2. Uluslararası Malzeme ve Polimer Kongresi Başladı. Kimyagerler Derneği ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi koordinatörlüğünde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), aralarında Makedonya, Arnavutluk ve Kosova ile dünya genelindeki bazı üniversitelerin iş birliğinde gerçekleşen kongreye, Türkiye’nin yanı sıra çeşitli ülkelerden çok sayıda akademisyen katıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Doç. Dr. Ayhan Oral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kongrenin, Türkiye Kimyagerler Derneği ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öncülüğünde yola çıkılmış projenin bir parçası olduğunu söyledi.

Bu coğrafyadakilerle bilimsel birikimlerini paylaşmak istediklerini kaydeden Oral, “Bu nedenle bu coğrafyadaki üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve bilim insanları arasında iş birliğini arttırmak için bu organizasyona başladık. İlkini geçen yıl Makedonya Ohri’de gerçekleştirdik. İkincisini de bu yıl Arnavutluk’ta düzenliyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl da üçüncüsünü bu coğrafyadaki bir ülkede düzenlemek istiyoruz.” dedi.

Oral, katılımcıların farklı ülkelerden gelmesinin kendileri için önemli bir husus olduğunun altını çizerek, “Çünkü biz burada etkileşim olacağına inanıyoruz ve bu etkileşimin olması için de farklı ülkelerden katılımların olması gerektiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kongredeki katılımcı profilinin çoğunluğunun Türkiye ve Balkanlardan oluştuğunu anımsatan Oral, “Bu yıl geçen yıla göre Balkanlardan daha fazla aldık. Onun haricinde Kore’dir, Amerika’dır, Fransa’dır, diğer Avrupa ülkelerinden de küçük sayıda katılımcılar var. Ama bizim önemsediğimiz özellikle Balkanlardaki katılımcıların çeşitliliği.” değerlendirmesinde bulundu.

Oral, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu Kongreye katılan Balkanlardaki bilim insanları ve öğrenciler, Kongreye Türkiye ve diğer ülkelerden katılan insanlarla temas edip işbirliği, ortak çalışma ve onların yanında eğitim imkanı söz konusu olacaktır.”

Kongre, 12 Kasım’a kadar sürecek.

Kaynak : https://www.haberler.com/

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi’nin “Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı ile ilgili yaptığı araştırma Advanced Science News’te yayınlandı.

“Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı, yapılan araştırmalara göre AB’de 100.000 kişiden 1’inde görülen bir genetik bozukluk olarak biliniyor. Hastalık, kolesterol trafiğini düzenleyen, geri dönüşümünü veya yeniden kullanımını sağlayan proteinin işlevini bozuyor. Bu da beyin, karaciğer ve dalakta kolesterol birikmesine sebep oluyor. Biriken kolesterol beyin hasarına ve kaçınılmaz olarak bilişsel beceriler ve haraketliliğin azalmasına neden oluyor. Tipik olarak çocukluk döneminde teşhis edilen NPC yaşamın ikinci veya üçüncü on yılında ise hayatı tehdit edecek seviyeye hızla ilerliyor. Bilim dünyası ise hastalığın tedavisi için çözüm yolları arıyor. Bu noktada çözüme önemli bir katkı da Üniversitemizden geldi. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi, doğal olarak oluşan şekerlerden olan Siklodestrinler’in (CD’lerin) kolesterolü uzaklaştırma yeteneklerine dikkat çekerek hastalığın tedavisindeki potansiyelini inceledi. İTÜ’lü bilim insanları, CD’leri daha büyük makromoleküler yapılara gömülme suretiyle sorunu çözmenin mümkün olduğunu düşünüyor.

Araştırma üzerine çalışmalar sürüyor

Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve Dr. Antonino Puglisi, yaptığı çalışma ile ilgili şunları söyledi: “Umut verici olsa da, ß-CD’nin kimyasal modifikasyonuna dayanan NPC’nin güncel tedavisi, beyindeki zayıf farmakokinetik ve biyo yararlanımdan muzdariptir. CD’ler aslında kan-beyin bariyerini (BBB) etkili bir şekilde geçmiyor gibi görünmektedir. Ayrıca, yeterli bir terapötik etki elde etmek için, yüksek dozda CD’lere ihtiyaç duyulmaktadır, çünkü sistemik olarak uygulanan CD’ler kan dolaşımında böbreklerden hızlı atılması nedeniyle kısa bir yarı ömre sahiptirler. Bu sınırlılıkların bir kısmının aşılması, CD makrosiklinin daha büyük bir makromoleküler yapıya gömülmesiyle mümkündür.

Bozulmuş kolesterol metobolizması

Siklodekstrin içeren polimerlerin üç ana avantajı vardır: Polimerin daha yüksek molekül ağırlığı, böbrekten hızlı atılmasının gecikmesine dönüşebilir ve böylece sistemin kanda yarı ömrünü uzatabilir ve nano-parçacıklara birleştirildiğinde CD’ler sistemik uygulama yoluyla beyine iletilir. Bu strateji, NPC’nin tedavisinde ortaya çıkan bir araçtır ve Alzheimer, Parkinson ve Huntington hastalıkları dahil olmak üzere bozulmuş kolesterol metabolizması ile karakterize edilen diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de yararlı olabilir. Bu araştırmanın, ivedilikle çözümlenmesi gereken önemli bir soruyu ele alıp başarılı bir şekilde tamamlanması halinde ihmal edilen hastalığın tedavisine önemli katkı yapması bekleniyor.“

Makale ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yusuf Yağcı ve Antonino Puglisi kimdir?

Prof. Dr. Yusuf Yağcı İTÜ’de polimer kimyası alanında profesör olarak çalışmaktadır. Aktif olarak dahil olduğu pek çok ulusal ve uluslararası araştırma projesi bulunmaktadır. Prof. Dr. Yusuf Yağcı’nın çalışma grubu, karmaşık polimer yapılar, nanomateryal ve polimer karakterizasyonu konusunda güçlü bir altyapıya sahiptir.

Lisansı ve doktora derecelerini İtalya, Catania Üniversitesi’nden alan Antonio Puglisi doktora sonrası araştırmalarında Greenwich ve Sussex Üniversiteleri’nde devam etmiştir. Ardından, Oxford Nanopore Teknolojileri Ltd.’de uzman mühendis olarak çalışmıştır. Şu an İTÜ’de Prof. Dr. Yusuf Yağcı ile birlikte kazandığı Marie Sklodowska-Curie Avrupa Topluluğu Projesi dahilinde, kolesterolü uzaklaştırma yetenekleri olan siklodestrinler içeren polimerlerin geliştirilmesi konusunda araştırmalarına devam etmektedir.

Kaynak: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi

30. Ulusal Kimya Kongresi KKTC’de Gerçekleştirildi

30. Ulusal Kimya Kongresi KKTC’de Gerçekleştirildi. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen ’30. Ulusal Kimya Kongresi’, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 5-8 Kasım 2018 tarihlerinde gerçekleştirildi.

“Kimya Her Yerde” sloganıyla, kimyanın yaşamın her alanında etkili olduğunu belirtmek ve bilimsel-uygulamalı tüm çalışmaların sektörel ve teknolojik gelişime olumlu katkılarını paylaşmak amacıyla düzenlenen kongreye, alanında başarı elde etmiş birçok kimya uzmanı katıldı. Marmara Üniversitesi Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilhan Kayaman Apohan, bu yıl Marmara Üniversitesi olarak 30. Ulusal Kimya Kongresi’ni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlediklerini belirterek, “Fosil yakıtların yerini günümüzde yenilenebilir enerji kaynakları almaktadır. Kongremizin ana hedeflerinden birisi, enerjinin kimyasal yollarla nasıl kazanıldığı ve depolanmasıyla ilgili bilgi birikimlerini akademisyenler olarak paylaşmaktır” dedi.

Türkiye Kimya Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahattin Yalçın ise şunları kaydetti: “Ülkemiz adına yapılan gelişmelerle ilgili bir kongre düzenledik. Bu kongrede değerli bilim adamları, belki de ülkemizde ikinci Nobel’i alabilecek konuşmacılarımız var. “Kimya Her Yerde” sloganı ile yola çıktığımız için bütün konuları kapsamamız lazım. Buradan aldığımız bilgilerle birlikte topluma kimyayı sevdirmek, aşılamak için çalışmalar yapıyoruz. Ana hedefimiz burada kimyayı topluma sevdirmek ve sanayi ile üniversiteler arasında iş birliği kurarak kimya ile ilgili ülkemizi daha ileri düzeylere getirmek. İhracat açısından bakıldığında birinci sektör otomativ sektörüdür. İkincisi ise kimya sektörüdür.”

Türkiye Odalar Borsalar Birliği Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk, “Türkiye’de kimya sanayinin ihracatta hazır giyimin önüne geçerek ikinci konuma gelmiş olması güzel bir atılım. Ancak buna karşın yaklaşık 35 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı ile de en fazla açık veren sektör. Hedef belli, bu 35 milyar dolarlık açığı azaltmamız lazım. Bunun için de katma değeri yüksek, orta ölçek teknoloji kullanan ürünlerin bir an önce Türkiye’de üretilmesi lazım.” şeklinde konuştu.

Daha İyi Geri Dönüşüm İçin Yeni Yapışkan

Daha İyi Geri Dönüşüm İçin Yeni Yapışkan. Bileşenleri birleştirmek için yapıştırıcılar endüstride vazgeçilmezdir, ancak güvenilir birleştirme artık yeterli değildir. Artan geri dönüşüm talepleri, Avrupa Birliği’nde ürün, malzeme ve kaynakların maksimum kullanım süresi ile döngüsel ekonomiyi teşvik etmektir. Amaç, atık miktarını daha da azaltmak ve tamir edilebilen, yeniden kullanılabilen ve geri dönüştürülebilen ürünler üretmek.

KIT( Karlsruhe Institute of Technology), Kimya Teknolojisi ve Polimer Kimya Enstitüsü’nün (ITCP) Makromoleküler Mimariler Çalışma Grubu Başkanı Profesör Christopher Barner-Kowollik, “Her gün kullanılan birçok ürünün bileşenleri, örneğin cep telefonları ya da tabletler genellikle belli noktalardan yapıştırılıyor” diyor. Endüstrilerde bileşenler artık kaynak, perçinleme veya vidalama yerine yapıştırıcılar ile daha fazla birleştirilmektedir. Yapıştırıcılar toplam ağırlığı azaltır ve yalıtım veya sönümleme gibi ek fonksiyonları yerine getirir. Dezavantaj ise yapıştırılan bir ürünün tamir veya geri dönüşüm için sökülmesi noktasında, bireysel bileşenler genellikle hasar görür veya tahrip olur.

Barner-Kowollik ve ekibi tarafından geliştirilen yeni termolabil yapıştırıcı bu problemi çözdü. Oda sıcaklığında kararlıdır, ancak hassas, hızlı ve benzer şekilde düşük sıcaklıklarda ayrışabilir. Kimyasal bileşikler 100 ° C’nin altındaki orta sıcaklıklarda açılır ve yapışkan parçalanır. Ayrılma için gerekli olan bileşim ve sıcaklık uygulama alanına göre uyarlanabilir. Barner-Kowollik, “Bu parametreler, molekülleri değiştirerek değiştirilebilir.”

Elektronik sektörün dışında, bir çalışma inşaat alanlarındaki malzemeyi örneğin dübelleri çıkarmak için ve geçici olarak sabitlenmek istenen malzemelerde de kullanmak mümkündür. Termolabil yapıştırıcı patentlidir ve şimdi farklı endüstri sektörlerinden ortaklarla işbirliği içinde daha fazla geliştirilecek şekilde planlanmıştır.

Kaynak : Phys