Kimya Sektörüne En Büyük Katkı İstanbul ve Kocaeli’den

Kimya Sektörüne En Büyük Katkı İstanbul ve Kocaeli’den.Türkiye’nin ağustos ayındaki 1 milyar 447 milyon 762 bin dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatının yüzde 69’unu İstanbul ve Kocaeli gerçekleştirdi.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, “kimyevi maddeler ve mamülleri” sektöründe ihracat yapan firmalar, ağustos ayındaki performansını geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 0,7 düşürdü.

Söz konusu sektör, 1 milyar 447 milyon 762 bin dolarla Türkiye ihracatının yüzde 13,7’sini karşıladı.

Türkiye ihracatında önemli rol oynayan kimyevi maddeler ve mamulleri sektörünün ihracatına en büyük katkıyı, yüzde 69’la İstanbul ve Kocaeli sağladı.

Sektörde geçen ay en fazla ihracat, 506 milyon 145 bin dolarla İstanbul’dan yapılırken, bu ili 494 milyon 122 bin dolarla Kocaeli izledi.

Ağustos ayında sektörden ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırayı Mısır, Malta ve Irak aldı. Mısır’a 231 milyon 660 bin dolar, Malta’ya 96 milyon 985 bin dolar, Irak’a 82 milyon 662 bin dolar ihracat yapıldı.

Türkiye’den ABD’ye yapılan kimya sektörü ihracatı, 2012 yılının ağustos ayında 43 milyon 135 bin dolar iken, geçen ay 63 milyon 800 bin dolara yükseldi. Geçen yıl söz konusu ayda, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan 78 milyon 451 bin dolarlık ihracat, bu yıl 15 milyon 674 bin dolara geriledi.

kimya 1

 

Kaynak : haberler

Kastamonu Azdavay’da kömür kökenli doğalgaz arama çalışmaları başlıyor

Kastamonu Azdavay’da kömür kökenli doğalgaz arama çalışmaları başlıyor.Kastamonu Azdavay’da kömür kökenli doğalgaz arama çalışmaları hakkında bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Toplantıya Delta Petrol Şirketi yöneticisi ve Petrol Mühendisi Gültekin Çınar, Türkiye Taşkömürü Kurumu yetkilileri, Azdavay Kaymakamı Osman Doğramacı, Azdavay Belediye Başkanı Osman Nuri Civelek ve vatandaşlar katıldı. Proje hakkında bilgi veren Çınar, 2012 yılında Türkiye Taş Kömürü Kurumunun yaptığı ihaleyi alarak başladıkları projede mühendislik çalışmalarının bitirildiğini en yakın zamanda yatırım aşamasına geçeceklerini, aramada kullanılacak ekipmanların Amerika’dan getirileceğini belirtti.
Yapılacak kömür kökenli doğalgaz arama çalışmalarından oldukça ümitli olduklarını belirten Çınar, Topalak çayırı, Maksut ve Söğütözü bölgelerinde sondaj yapacaklarını, ayrıca daha değişik bölgelerden de gaz çıkarılabileceğini çünkü daha önce yapılan aramaların yeterli olmadığı konusunun TTK yetkililerince de dile getirildiğini, projenin hem Azdavay hem de Türkiye için büyük bir proje olduğunu belirtti. İletim ve dağıtım hatlarının önemi ile gaz fiyatlarına da değinen Çınar, “Türkiye’de bin metreküp gazın fiyatı yaklaşık 400 dolar civarında Amerika’da ise gaz üretimi fazla olduğundan 200 dolar civarıdır. Artık ülkemizde bir doğalgaz altyapısı var.
Türkiye’de yaklaşık 15 bin kilometre uzunluğunda iletim ve dağıtım hattı var. Azdavay ada 47 kilometre uzaklık tanda doğalgaz hattı geçiyor bu önemli. Ürettiğimiz gazın yüzde onunu TTK ya yüzde ikisini devlete vereceğiz” dedi.
Kastamonu

 

Kaynak :haber01

Kimya Sektöründe Kapasite Kullanım Oranları Açıklandı

Kimya Sektöründe Kapasite Kullanım Oranları Açıklandı.Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektörünün kapasite kullanım oranı, ağustos ayında temmuz ayına göre 3,1 puan artarak yüzde 77,3’e yükselirken, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 5,5 puan azaldı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından 2013 yılı ağustos ayına ilişkin yayımlanan “İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı” verilerine göre, kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektörünün kapasite kullanım oranı, geçen yılın aynı ayına göre 5,5 puan azalarak yüzde 77,3 oldu.

Sektördeki kapasite kullanım oranı, temmuz ayına göre ise 3,1 puan artarken, kapasite kullanım oranı en yüksek ikili sektörler arasında 10’uncu sırada yer aldı.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağustos ayı ihracatında otomotivi geçerek ilk sırada yer almayı beklediklerini ifade ederek, kapasite kullanım oranında temmuz ayına göre yaşanan artışın da bundan kaynaklandığını söyledi.

Çevre ülkelerdeki sıkıntılara rağmen petrolde ciddi oranda artışlar yaşanmadığını ancak yurt içinde sadece kurların artmasından dolayı petrolde bir artışın söz konusu olabileceğine dikkati çeken Akyüz, “Bunun haricinde üretim açısından şuan Türkiye’yi etkileyen bir şey yok” dedi.

Akyüz, başlarda Türkiye için çok ciddi felaket senaryoları yazıldığını ve kimya sektörünün de bunlardan biri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
“Çevre ülkelerdeki sıkıntılar petrolü çok ciddi şekilde arttıracak bu da yüzde 80 ihracatı olan kimya sektörüne zarar verecek gibi felaket senaryoları vardı. Bunlardan hiçbiri tutmadı. Hem hammadde hem yarı mamül olarak üretime devam ediyoruz. Kurların artmasından dolayı yarı mamüllerin Türkiye’de üretimi daha fazla tercih edildi. Geçtiğimiz aya göre artışların en büyük etkilerinden biri bu.”

Dolardeki yükseliş
Dolardeki yükselişin çok gecikmiş olan bir enflasyon düzeltmesi olduğunu belirten Akyüz, “Bunu ne ‘Gezi Parkı olayları’na ne de farklı bir olaya bağlamak hiç birimize fayda getirmez ve 1,95 civarlarında olan kur da çok ani artışları yapmadığı sürece Türkiye’de ihracatı destekler” diye konuştu.

Akyüz, geçen yıllarda ithalatın çok ciddi bir şekilde güç kazandığını ve bunun en büyük sebebinin kurlar olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Her nekadar Merkez Bankası ciddi anlamda yardımcı olmaya çalışsa da bir yıldır maalesef kurlardan dolayı ihracatçı ciddi zarar gördü. Geçtiğimiz yıllardaki rekorlar çok daha fazla kırılabilirdi. Bunların kırılamamasının en büyük nedeni de kurdu. Şimdi dolar tarihi zirvesini yaptı morallerin kırılması yönüyle böyle. Ama bu morallerin kırılması da ithalatçının moralini kıracak. Bundan büyük ithalatçılar da bu ürünleri yurt dışından getirmenin yolunu değil Türkiye’de üretmenin yoluna bakacaklar. Bu yönüyle de Türkiye’ye endüstriyel anlamda katkısı olacağını düşünüyorum.”
refinery1

 

Kaynak :haberciniz

Abdi İbrahim’den Uluslararası Tasarruf ve Geri Dönüşüm Başarısı

Abdi İbrahim’den Uluslararası Tasarruf ve Geri Dönüşüm Başarısı.Abdi İbrahim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Üçüncü İlerleme Bildirimi’ni kamuoyunun ilgisine sundu. Bildirime göre şirket, elektrik ve su tasarrufu ile birlikte geri dönüşüm çalışmalarını da artırdı.

Abdi İbrahim, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında sürdürülebilir bir yaşam için toplumsal sorumluluklarının bilincinde bir kurumsal vatandaş olduğunun altını çizdiği Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Üçüncü İlerleme Bildirimi’ni kamuoyunun ilgisine sundu. Şirket, rapor ile sürdürülebilirlik adına yarattığı faaliyetleri ve toplumsal faydayı belgeledi. Çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarını etkin kaynak kullanımı uygulamalarıyla destekleyen şirket, 2012 yılında da gerçekleştirdiği verimlilik çalışmaları neticesinde 1.200 evin bir aylık, 100 evin ise bir yıllık su ihtiyacına karşılık gelen 16.880 metreküp değerinde su tasarrufu sağladı. 2012 yılında, şirketin kağıt karton geri dönüşümünde %12, cam geri dönüşümünde %18, metal geri dönüşümünde %26 artış sağlandı. Elektrik tüketiminde ise, 100 konutluk bir yerleşkenin bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak eşdeğerde tasarruf sağlayarak çevresel sürdürülebilirlik ve doğal kaynakları korunması yönündeki taahhütlerine bağlılığını bir kez daha paydaşları nezdinde gözler önüne serdi.

Şirket tarafından 2012 yılında toplam 735 kişiye 52 saat çevre eğitimi verilirken, ayrıca, çalışanlarını ve ailelerini bilinçlendirmeye yönelik olarak Gönüllü Çevre Eğitimi Projesi uygulandı. Şirket, sektörde birçok ilke imza atarken, aynı anda EVET (En Verimli Endüstriyel Tesis) ve EVUP (En Verimli Uygulama Projesi) kategorilerinde ödül alan, 2000 TEP’in altında Türkiye’de ilk sertifikalı enerji yöneticisine sahip, Elektrik İdaresi Etüt İşleri Genel Müdürlüğü (EİE) ile Gönüllülük anlaşması imzalayan ilk firma oldu.

NEZİH BARUT: ÇOK GURURLUYUZ

Şirket, sürdürülebilir kalkınma ve yaşanabilir bir çevre oluşturulmasına destek veriyor. Kurumsal sürdürülebilirlik çalışmalarını daha nitelikli ve kapsamlı hale getirme gayreti içinde çalıştıklarını belirten Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut, “Abdi İbrahim olarak geniş yelpazedeki paydaşlarımızında katılımını sağlayarak yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projeleriyle başarılı sonuçlar elde ettik. Küresel İlkeler Sözleşmesini üçüncü kere yayımladığımız için son derece gururluyuz” dedi.GLONAL

 

Kaynak : aksam

Petrol aramada devrim yaratacak gemi: HiLoad DP!

Petrol aramada devrim yaratacak gemi: HiLoad DP!Petrol arama tekniklerinde devrimsel bir yöntem ilk kez Brezilya’da denenecek. Norveç’te üretilen adını diğer balıklara yapışarak hayatını sürdüren Remora balığından alan Remora projesinin ürünü petrol platformu HiLoad DP ilk kez denenmek üzere Brezilya’ya hareket etti.

47 metre yüksekliğinde 28 metre uzunluğundaki bu petrol çıkartma platformu iki dev vincin birleşmesi ile üretildi. Yüzer platform dünyanın en garip şekilli gemisi olmaya aday. Özelliği ise denizlerde petrol çıkarıp yüklemeyi son derece basit bir hale getirmesi.

HiLoad DP standart tankerlere kolayca monte edilebiliyor. Sabit bir offshor platform yerine bu tankerlerle hareket edip derinlerden petrol çıkarabiliyor. Bu petrolleri de kısa sürede monte edildiği petrol tankerlerine yüklenebiliyor.

Norveçli Remora AS şirketinin ürettiği bu gemi 55 milyon dolara mal oldu. Brezilya devlet petrol şirketi Petrobras ve Remora AS’ın sahibi Teekay şirketi arasında yapılan 10 yıllık kontrata göre yüzlerce yüzer petrol platformu Hiload DP Brezilya’ya teslim edilecek.

Dünyadaki petrol üretiminin 3’te 1’i denizlerden sağlanıyor. Ancak zaten pahalı bir yöntem olan gleneksel offshore platformların kurulamadığı ve dolayısıyla petrol çıkarılamayan birçok okyanus sahası bulunuyor.

Brezilya hükümeti bu hamle ile petrol üretimini katlamayı hedefliyor. Şu anda Petrobras şirketi için 21 adet Hiload DP petrol çıkarma platformu üretiliyor.

Uzmanlar bu yöntemin yakın zamanda özellikle okyanus kıyısı petrol ülkeleri tarafından yaygın bir şekilde kullanılacağını öngörüyor.

Enerji sektörünün büyük danışmanlık şirketlerinden Douglas-Westwood’a göre 4 sene içinde bu tip portatif petrol platformlarına 91 milyar dolar harcanacak.

HiLoad DP sadece 3 kişilik mürettebatla saatte 4 knot hızla ilerleyebilen bir gemi. Ayrıca tonajı 160 bine varan tankerlere monte edilebiliyor.

Petrolü çıkartıp tankere yüklemesi 24 ile 30 saat arasında gerçekleşebiliyor.
petrol

 

Kaynak : enerjipostasi

Sera gazını rüzgar temizleyecek

Sera gazını rüzgar temizleyecek.GAMA Enerji, dünyanın en gelişmiş rüzgar türbinlerinin kullanılacağı 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın yapımına Manisa’da başladı. 2014 yılında işletmeye geçecek Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın da eklenmesiyle GAMA Enerji, tüm rüzgar enerji santralı projeleri ile Türkiye’de ortalama 115.000 ev için yeterli elektrik üretecek ve yılda yaklaşık 162.000 ton sera gazı salımını önleyecek.
GAMA Enerji, toplam kurulu gücünü 2016 yılı itibariyle 2 bin 500 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.

GAMA Holding – GE Energy Financial Services ortaklığı olan GAMA Enerji A.Ş. tarafından Manisa, Akhisar’da kurulacak 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın kredi sözleşmesi Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ile İstanbul’da imzalandı.

Temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vererek elektrik üretiminin her alanında var olan bir yatırımcı olmayı hedefleyen GAMA Enerji, projelerine tüm hızıyla devam ediyor.
115 BİN EVE ELEKTRİK
GAMA Enerji A.Ş. tarafından Manisa, Akhisar’da kurulacak 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nde, GE’nin etkinlik, dayanıklılık ve şebeke bağlantısı özellikleri bakımından dünyanın en gelişmiş rüzgar türbinlerinden olan 2,75 MW kurulu gücünde 13 adet GE 2,75-103 türbini kullanılacak.

İzmir, Aliağa’da bulunan ve 2012 yılında ticari işletmeye geçen 10 MW Karadağ RES ve Çanakkale, Ezine’de bulunan ve 2011 yılında ticari işletmeye alınan 22,5 MW Sares RES’in de yatırımcısı ve işletmecisi olan GAMA Enerji; Gök II RES’in tamamlanmasıyla işletmede olan RES kurulu gücü 67,5 MW’a yükselecek.

Şirket, bu üç rüzgâr enerji santralı ile Türkiye’de ortalama 115.000 ev için yeterli elektrik üretecek ve yılda yaklaşık 162.000 ton sera gazı salımını önleyecek.
sera

 

Kaynak:ntvmsnbc

Karadeniz’i kimyasal atık bitiriyor

Karadeniz’i kimyasal atık bitiriyor.Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya ve Ukrayna’nın biraraya gelerek oluşturduğu Karadeniz Ekosistemini İyileştirme Projesi (BSERP) kapsamında denize kıyıdaş olan 6 ülkede gerçekleştirilen ankette ilginç bir sonuç çıktı. Anket sonuçlarına göre, Karadeniz ülkelerinin, kirliliğin farkında olmadığı ortaya çıktı.

Bulgaristan, Romanya, Rusya, Ukrayna, Türkiye, Gürcistan’da gerçekleştirilen 23 soruluk bir anket, kıyıdaş ülkelerin Karadeniz’e bakış açısını ortaya koydu. Buna göre Türkiye’den ankete katılanların yüzde 57’si Karadeniz’in korunması için en büyük engel olarak halkın bu konudan habersiz olmasını görüyor. Diğer ülkelerde ankete katılanların yüzde 40’ı ise hükümetlerin duyarsızlığı olarak görüyor.

Ankete göre, Karadeniz denilince Türk insanının yüzde 36’sının aklına balıkçılık geliyor. Diğer ülkelerde ankete katılanların yüzde 34’ü ise Karadeniz denilince akıllarına yaz tatilleri ve eğlencenin geldiğini belirtti.

Ankete katılan ülkelerin yüzde 77’sinin ortak görüşü Karadeniz’in sağlıklı olmasının kendileri için çok önemli olduğu şeklinde. Türkiye’de ankete katılanların yüzde 34’ü Karadeniz’i korumanın gelecek nesiller için çok önemli olduğunu düşünürken, diğer ülkelerde ise yaygın görüş, yaz tatilleri ve eğlence için önemli olduğu yönünde oldu.

“KİMYASAL ATIKLAR KARADENİZ’İ BİTİRİYOR”

Tüm ülkelerden ankete katılanların yüzde 21’inin ortak görüşü, kirliliğin en büyük sebebinin fabrikalardan ve onların kimyasal atıklarından kaynaklandığı yönünde. Türkiye’de kirliliğin en önemli ikinci sebebi olarak ise sahil şeridinde yaşanan kapasitesinin üzerindeki gelişme gösterildi.

Anket sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede şu görüşlere yer verildi: “Karadeniz etrafında yapılan kötü tarım şartları sebebiyle binlerce ton nitrojen ve fosfat kalıntısı hiçbir arıtma uygulanmadan direkt Karadeniz’e dökülüyor. Karadeniz’deki kirliliğin asıl sebebini bu kalıntılar oluşturuyor. Hükümetlerin, Karadeniz etrafında yer alan fabrikaların daha iyi koşullarda çalışması ve arıtma tesislerinin devreye alınmasıyla ilgili bir strateji belirlemesi gerekiyor. Ankete cevap verenler arasında sadece

yüzde 9’luk bir kitle yanlış tarım uygulamaları ve onların atıkları yüzünden kirliliğin oluştuğunun farkında. Büyük bir çoğunluk kirliliğin gerçek sebeplerinin farkında değil. Ankete katılanlar arasındaki yüzde 27’lik kesimin yaygın görüşü, Karadeniz’i korumanın hükümetlerin ve yerel idarelerin sorumluluğunda olduğu yönünde. Türkiye’den ankete katılanlar, diğer ülkelerden farklı olarak, yerel idareler ve Karadeniz’de yaşayan herkesin de aynı oranda sorumlu olduğunu düşünüyor.”
Black-Seak

 

Kaynak : kenthaber