Araştırmacılar, Yeni Bir Sınıf Polietilen Katalizörü Geliştiriyor

Araştırmacılar, Yeni Bir Sınıf Polietilen Katalizörü Geliştiriyor. Houston Üniversitesi’nden bir kimyager ekibi, kurşun geçirmez yeleklerden suni ürünlere kadar çeşitli ürünler için kullanılabilen, yüksek mukavemetli, aşınmaya dayanıklı ultra yüksek ağırlıkta polietilen üretmek için yeni bir katalizör sınıfının keşfedildiğini bildirdi.

Araştırma ekibinden Robert A. Welch, “Bu, ultra yüksek ağırlıkta polietilen üretebilen tamamen yeni bir katalizör sınıfıdır. Nikel bazlı katalizörlerin işe yaradığını göstermeyi başardık”.

Polietilen, doğal gaz ve ham yağdan türetilen, plastik torbalar, şampuan şişeleri, çocuk oyuncakları ve diğer tüketim malları için kullanılan, dünyanın en popüler plastikleri arasındadır. Tüm ticari polietilen şu anda metal katalizörlerden, özellikle titanyum ve zirkonyum tarafından üretilmektedir. “Geç geçiş metalleri” olarak bilinen bir metal grubundan biri olan nikel, bol ve ucuzdur, bu nedenle nikel bazlı katalizörler ticari açıdan araştırmacıların ilgisini çekmektedir.

Kimya Profesörü olan Maurice Brookhart’ın araştırma grubu 1990’ların ortalarında poliolefinlerin sentezinde kullanım için ilk nikel bazlı katalizörleri bildirdi. Bu ilk katalizörler, nikele bağlı iki azot bazlı moleküle veya ligandlara sahipti. Yeni katalizör bunun yerine tek bir fosfin ligandına dayanır.

Araştırmacılar, yeni katalizörün oldukça aktif olduğunu, saatte 3.8 milyon devir hızına ulaştığını, ancak nispeten kısa ömürlü olduklarını, polimerizasyonun yaklaşık dört dakika içinde çarpıcı şekilde yavaşladığını bildirdi.

Ticari olarak ilginç olmak için, katalizör ömrünün iyileştirilmesi gerekiyor.

Kaynak : https://www.chemlife.com.tr/arastirmacilar-yeni-bir-sinif-polietilen-katalizoru-gelistiriyor

2. Uluslararası Malzeme ve Polimer Kongresi Başladı

2. Uluslararası Malzeme ve Polimer Kongresi Başladı. Kimyagerler Derneği ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi koordinatörlüğünde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), aralarında Makedonya, Arnavutluk ve Kosova ile dünya genelindeki bazı üniversitelerin iş birliğinde gerçekleşen kongreye, Türkiye’nin yanı sıra çeşitli ülkelerden çok sayıda akademisyen katıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Doç. Dr. Ayhan Oral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kongrenin, Türkiye Kimyagerler Derneği ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öncülüğünde yola çıkılmış projenin bir parçası olduğunu söyledi.

Bu coğrafyadakilerle bilimsel birikimlerini paylaşmak istediklerini kaydeden Oral, “Bu nedenle bu coğrafyadaki üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve bilim insanları arasında iş birliğini arttırmak için bu organizasyona başladık. İlkini geçen yıl Makedonya Ohri’de gerçekleştirdik. İkincisini de bu yıl Arnavutluk’ta düzenliyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl da üçüncüsünü bu coğrafyadaki bir ülkede düzenlemek istiyoruz.” dedi.

Oral, katılımcıların farklı ülkelerden gelmesinin kendileri için önemli bir husus olduğunun altını çizerek, “Çünkü biz burada etkileşim olacağına inanıyoruz ve bu etkileşimin olması için de farklı ülkelerden katılımların olması gerektiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kongredeki katılımcı profilinin çoğunluğunun Türkiye ve Balkanlardan oluştuğunu anımsatan Oral, “Bu yıl geçen yıla göre Balkanlardan daha fazla aldık. Onun haricinde Kore’dir, Amerika’dır, Fransa’dır, diğer Avrupa ülkelerinden de küçük sayıda katılımcılar var. Ama bizim önemsediğimiz özellikle Balkanlardaki katılımcıların çeşitliliği.” değerlendirmesinde bulundu.

Oral, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu Kongreye katılan Balkanlardaki bilim insanları ve öğrenciler, Kongreye Türkiye ve diğer ülkelerden katılan insanlarla temas edip işbirliği, ortak çalışma ve onların yanında eğitim imkanı söz konusu olacaktır.”

Kongre, 12 Kasım’a kadar sürecek.

Kaynak : https://www.haberler.com/

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi’nin “Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı ile ilgili yaptığı araştırma Advanced Science News’te yayınlandı.

“Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı, yapılan araştırmalara göre AB’de 100.000 kişiden 1’inde görülen bir genetik bozukluk olarak biliniyor. Hastalık, kolesterol trafiğini düzenleyen, geri dönüşümünü veya yeniden kullanımını sağlayan proteinin işlevini bozuyor. Bu da beyin, karaciğer ve dalakta kolesterol birikmesine sebep oluyor. Biriken kolesterol beyin hasarına ve kaçınılmaz olarak bilişsel beceriler ve haraketliliğin azalmasına neden oluyor. Tipik olarak çocukluk döneminde teşhis edilen NPC yaşamın ikinci veya üçüncü on yılında ise hayatı tehdit edecek seviyeye hızla ilerliyor. Bilim dünyası ise hastalığın tedavisi için çözüm yolları arıyor. Bu noktada çözüme önemli bir katkı da Üniversitemizden geldi. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi, doğal olarak oluşan şekerlerden olan Siklodestrinler’in (CD’lerin) kolesterolü uzaklaştırma yeteneklerine dikkat çekerek hastalığın tedavisindeki potansiyelini inceledi. İTÜ’lü bilim insanları, CD’leri daha büyük makromoleküler yapılara gömülme suretiyle sorunu çözmenin mümkün olduğunu düşünüyor.

Araştırma üzerine çalışmalar sürüyor

Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve Dr. Antonino Puglisi, yaptığı çalışma ile ilgili şunları söyledi: “Umut verici olsa da, ß-CD’nin kimyasal modifikasyonuna dayanan NPC’nin güncel tedavisi, beyindeki zayıf farmakokinetik ve biyo yararlanımdan muzdariptir. CD’ler aslında kan-beyin bariyerini (BBB) etkili bir şekilde geçmiyor gibi görünmektedir. Ayrıca, yeterli bir terapötik etki elde etmek için, yüksek dozda CD’lere ihtiyaç duyulmaktadır, çünkü sistemik olarak uygulanan CD’ler kan dolaşımında böbreklerden hızlı atılması nedeniyle kısa bir yarı ömre sahiptirler. Bu sınırlılıkların bir kısmının aşılması, CD makrosiklinin daha büyük bir makromoleküler yapıya gömülmesiyle mümkündür.

Bozulmuş kolesterol metobolizması

Siklodekstrin içeren polimerlerin üç ana avantajı vardır: Polimerin daha yüksek molekül ağırlığı, böbrekten hızlı atılmasının gecikmesine dönüşebilir ve böylece sistemin kanda yarı ömrünü uzatabilir ve nano-parçacıklara birleştirildiğinde CD’ler sistemik uygulama yoluyla beyine iletilir. Bu strateji, NPC’nin tedavisinde ortaya çıkan bir araçtır ve Alzheimer, Parkinson ve Huntington hastalıkları dahil olmak üzere bozulmuş kolesterol metabolizması ile karakterize edilen diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de yararlı olabilir. Bu araştırmanın, ivedilikle çözümlenmesi gereken önemli bir soruyu ele alıp başarılı bir şekilde tamamlanması halinde ihmal edilen hastalığın tedavisine önemli katkı yapması bekleniyor.“

Makale ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yusuf Yağcı ve Antonino Puglisi kimdir?

Prof. Dr. Yusuf Yağcı İTÜ’de polimer kimyası alanında profesör olarak çalışmaktadır. Aktif olarak dahil olduğu pek çok ulusal ve uluslararası araştırma projesi bulunmaktadır. Prof. Dr. Yusuf Yağcı’nın çalışma grubu, karmaşık polimer yapılar, nanomateryal ve polimer karakterizasyonu konusunda güçlü bir altyapıya sahiptir.

Lisansı ve doktora derecelerini İtalya, Catania Üniversitesi’nden alan Antonio Puglisi doktora sonrası araştırmalarında Greenwich ve Sussex Üniversiteleri’nde devam etmiştir. Ardından, Oxford Nanopore Teknolojileri Ltd.’de uzman mühendis olarak çalışmıştır. Şu an İTÜ’de Prof. Dr. Yusuf Yağcı ile birlikte kazandığı Marie Sklodowska-Curie Avrupa Topluluğu Projesi dahilinde, kolesterolü uzaklaştırma yetenekleri olan siklodestrinler içeren polimerlerin geliştirilmesi konusunda araştırmalarına devam etmektedir.

Kaynak: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi

Daha İyi Geri Dönüşüm İçin Yeni Yapışkan

Daha İyi Geri Dönüşüm İçin Yeni Yapışkan. Bileşenleri birleştirmek için yapıştırıcılar endüstride vazgeçilmezdir, ancak güvenilir birleştirme artık yeterli değildir. Artan geri dönüşüm talepleri, Avrupa Birliği’nde ürün, malzeme ve kaynakların maksimum kullanım süresi ile döngüsel ekonomiyi teşvik etmektir. Amaç, atık miktarını daha da azaltmak ve tamir edilebilen, yeniden kullanılabilen ve geri dönüştürülebilen ürünler üretmek.

KIT( Karlsruhe Institute of Technology), Kimya Teknolojisi ve Polimer Kimya Enstitüsü’nün (ITCP) Makromoleküler Mimariler Çalışma Grubu Başkanı Profesör Christopher Barner-Kowollik, “Her gün kullanılan birçok ürünün bileşenleri, örneğin cep telefonları ya da tabletler genellikle belli noktalardan yapıştırılıyor” diyor. Endüstrilerde bileşenler artık kaynak, perçinleme veya vidalama yerine yapıştırıcılar ile daha fazla birleştirilmektedir. Yapıştırıcılar toplam ağırlığı azaltır ve yalıtım veya sönümleme gibi ek fonksiyonları yerine getirir. Dezavantaj ise yapıştırılan bir ürünün tamir veya geri dönüşüm için sökülmesi noktasında, bireysel bileşenler genellikle hasar görür veya tahrip olur.

Barner-Kowollik ve ekibi tarafından geliştirilen yeni termolabil yapıştırıcı bu problemi çözdü. Oda sıcaklığında kararlıdır, ancak hassas, hızlı ve benzer şekilde düşük sıcaklıklarda ayrışabilir. Kimyasal bileşikler 100 ° C’nin altındaki orta sıcaklıklarda açılır ve yapışkan parçalanır. Ayrılma için gerekli olan bileşim ve sıcaklık uygulama alanına göre uyarlanabilir. Barner-Kowollik, “Bu parametreler, molekülleri değiştirerek değiştirilebilir.”

Elektronik sektörün dışında, bir çalışma inşaat alanlarındaki malzemeyi örneğin dübelleri çıkarmak için ve geçici olarak sabitlenmek istenen malzemelerde de kullanmak mümkündür. Termolabil yapıştırıcı patentlidir ve şimdi farklı endüstri sektörlerinden ortaklarla işbirliği içinde daha fazla geliştirilecek şekilde planlanmıştır.

Kaynak : Phys

Poliüretan Köpükler Artık Güvenilir Şekilde Simüle Edilebilecek

Poliüretan Köpükler Artık Güvenilir Şekilde Simüle Edilebilecek. Araba koltukları, minderler ve yalıtım malzemeleri genellikle poliüretan köpüklerden yapılır. Sıvı polimer emülsiyonlarının köpürme işlemi karmaşıktır. Fraunhofer araştırmacıları şimdi köpürme davranışını simüle edebilecek ve malzemeyi güvenilir bir şekilde karakterize edebilecek yöntem geliştirdiler.

Poliüretan köpükler (PU) genel olarak farkında olmasak bile günlük hayatımızda büyük rol oynarlar. Örneğin araba koltukları ve minderler yumuşak PU köpüklerden yapılmıştır. Diğer yandan sert PU köpükler, binalarda yalıtım malzemelesi olarak ta kullanılmaktadır. Köpüklerin özelliklerini tahmin etmek ve bunları karakterize etmek çok karmaşıktır, deneysel analizler genellikle yanlış parametrelere yol açar.

Yeni ürün hatlarının daha iyi planlanması

Özellikle ilgi çekici olan sorular şu şekildedir: İlk olarak sıvı, köpük haline nasıl dönüşür? Ve oluşturulan köpüğün özellikleri nelerdir? Araştırmacılar artık bu soruları güvenilir bir şekilde yanıtlayabilmekte ve kullanılan polimerlerin iyi bir karakterizasyonuna sahip PU köpük üretilmesine olanak sağlamaktalar.

Araba koltuğu bir örnek olarak açıklanabilir. Bu üründe, bazı alanlar daha sert ve diğerleri daha yumuşaktır. Üreticiler, birbirlerine karşı farklı özelliklere sahip köpükler enjekte ederek bunu başarırlar. Başlangıç ​​maddeleri olarak sıvı polimer harmanları kullanırlar, bunlar uygun bir kalıba enjekte edilirler, hızlı ama karmaşık bir kimyasal işlem başlar. Birkaç saniye içinde, iki sıvı emülsiyon, kompleks bir polimer köpüğüne dönüşür.

Ama iki farklı madde nasıl köpürüyor? Gerekli özelliklere sahipler mi ve uygun bölgelere planlandığı gibi yayılıyorlar mı? Fraunhofer ITWM’deki bölüm başkanı Dr. Konrad Steiner, “Kimya ile başlamak ve birçok bağımsız deneyde reaksiyon hızları ve viskozite gibi tüm parametreleri deneysel olarak belirlemek yerine, iki veya üç basit deney yapıyoruz, örneğin bardaklarda köpük yapmak gibi. Bu deneyleri bilgisayarda bire bir simüle ediyoruz”.

Bu deneyler, simülasyonlara dayanan köpüklenme davranışını hesaplayan FOAM simülasyon aracı için gerekli olan model parametrelerini oluşturmaya hizmet eder. Sonuçlar, spesifik uygulama için sağlam ve güvenilirdir. Araştırmacılar, her bir karakterizasyon parametresini ayrı ayrı bir deneyde ayrı ayrı belirleyerek, kesin olmayan değerlere yol açabilecek köpürme işlemi için minimum çabayla hızlı bir şekilde güvenilir veriler elde edebilirler.

Steiner, “Üreticiler genellikle üç veya dört farklı köpükle çalışırlar. Yeni ürünler için, genellikle köpüklerin ve uç geometrilerinin kombinasyonunu değiştirirler,” diyor. Fraunhofer araştırmacıları simülasyon yoluyla PU köpüğü tanımladıktan sonra, bu yeni ürünler için iyi bir başlangıç ​​noktası sağlar. Üreticiler, aldıkları köpük verilerini FOAM simülasyon aracına girebilir ve her yeni ürün ve her yeni geometri için köpürme işlemi sırasında köpük kütlesinin ve ısının nasıl taşınması gerektiğini simüle edebilirler. Bir araba koltuğu durumunda, doğru yerde istenen bölge özelliklerini elde etmek için iki köpüğün birbirlerine nasıl enjekte edileceğini tam olarak öğrenebilirler.

FOAM aracıyla parametreleri tanımlamak ve köpüğü simüle etmek için simülasyon metodolojisi oluşturuldu ve çeşitli müşterilerle çeşitli projeler başlatıldı.

Fraunhofer ITWM’deki araştırmacı ekibi, TU Chemnitz’deki Hafif Yapı ve Polimer Teknolojisi bölümünden meslektaşlarıyla birlikte, kompozit malzemeler içinde ilk simülasyonu geliştirdi.

Kaynak : Phys

Kimyagerler, Bakteriyel Polimer İçin Yeni Bir Sentez Yolu Geliştirdi

Kimyagerler, Bakteriyel Polimer İçin Yeni Bir Sentez Yolu Geliştirdi. Colorado Eyalet Üniversitesinden polimer kimyagerleri, yüksek performanslı, yenilenebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir plastiklerin üretimi için yeni bir yöntem geliştirdi.
Kimya Profesörü Eugene Chen liderliğindeki ekip, bakteriyel poli (3-hidroksibutirat) veya P3HB denilen bir polimerin kimyasal sentezini açıkladı. Bileşik, büyük endüstriyel kullanımlarda petrol türevi plastikler için bir alternatif olarak gösterilmektedir.

Araştırma Nature Communications dergisinde yayınlandı.

P3HB, tipik olarak bakteriler, algler ve diğer mikroorganizmalar tarafından üretilen ve bazı biyomedikal uygulamalarda kullanılan bir biyomateryaldir. Bununla birlikte, yüksek üretim maliyetleri ve sınırlı üretim hacimleri, emtia uygulamalarında malzemeyi pratik kılmamaktadır.

Araştırmacılar süksinik asitin bir ester formu olan süksinat adı verilen bir başlangıç malzemesi kullanmıştır. Bu asit glikozun fermantasyonu yoluyla üretilir ve ilk olarak ABD Enerji Bakanlığı’nın petrol türevi kimyasalların yerini almak için geliştirilmiş en iyi 12 biyokütle türevli bileşik listesinde yer alır.

Araştırmacıların yeni kimyasal sentez yolu, bakteriyel P3HB’yi üretir ve bu da standart P3HB’ye benzer bir performans sergiler. Bu yeni yol, araştırmacıların tasarladıkları ve sentezledikleri güçlü yeni katalizörler sınıfı tarafından sağlanmaktadır. Araştırmacılar bu plastiklerin gelecekte endüstriyel üretim için pratik hale gelebileceğini söylüyor.

Haber Chemlife Dergisi 14. sayıdan alınmıştır.

7. Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Osmangazi Üniversitesinde Devam Ediyor

7. Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi Osmangazi Üniversitesinde Devam Ediyor. Polimer Bilimi ve Teknolojisi Derneği (PBTD) öncülüğünde iki yılda bir düzenlenmekte olan Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi’nin yedincisi uluslararası katılımlı olarak 09 Eylül 2018 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. 12 Eylül’e kadar devam edecek olan kongrenin açılış oturumu Üniversitenin Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Arslantaş, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Vural Bütün ve PBTD Başkanı Prof. Dr. Teoman Tinçer’in de katılımları ile Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Kongre 10 bilimsel konu başlığı altında, uluslararası tanınırlığı olan yurt dışından 4 ve yurt içinden 15 olmak üzere toplam 19 davetli konuşmacı, 11 farklı ülkeden 183 sözlü ve 254 poster sunum, 15 sponsor firma ve 82 üniversiteden ve 42 farklı firmadan toplam 587 kişinin katılımlarıyla devam ediyor. Kongrenin ilk gününde yurt içinden ve yurt dışından Prof. Dr. Steven P. Armes (Sheffield Üniversitesi, İngiltere), Prof. Dr. Syuji Fujii (Osaka Üniversitesi, Japonya), Prof. Dr. Shiyong Liu (China Üniversitesi, Hefei Çin), Yusuf Yağcı ve Oğuz Okay (İTÜ) gibi dünyaca ünlü bilim insanları konuşma yaptılar.

Kongre Başkanı Prof. Dr. Vural Bütün kongreye ilişkin olarak yaptığı açıklamada katılımın yüksekliğinden dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Kongremizin şu ana kadar düzenlenen Polimer Bilim ve Teknoloji Kongereleri ve son yıllarda kimya alanındaki benzer kongreler içinde en fazla ilgi gösterilen kongre olması, Üniversitemiz ve ilimiz açısından gurur vericidir. Kongremize gösterilen teveccühe düzenleme kurulu ve üniversite olarak teşekkür ediyoruz” dedi.

Uluslararası Katılımlı 7. Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi, tüm Polimer Bilim ve Teknoloji paydaşlarını bir araya getirerek, bu alandaki son çalışmaları ve yaşanan gelişmeleri bilim insanları, araştırmacılar, sanayiciler, öğrenciler ve ilgili firma ve kuruluşlarla birlikte tartışma fırsatı sağlamayı amaçlıyor.