Kadmiyum Kirliliği Riskine Gün Işığı Sürprizi

Kadmiyum Kirliliği Riskine Gün Işığı Sürprizi. Kadmiyum, ABD Çevre Koruma Kurumu tarafından kansorojen olarak değerlendirilse de, bazı plastik ve seramiklerin kırmızı, turuncu veya sarı tonları vermek için hala kullanılmaktadır. Bunun nedeni, organik pigmentlerin bu ürünlerin üretilmesinde kullanılan yüksek sıcaklıklarda dengesiz olması ve kadmiyum kırmızısı gibi pigmentlerin, sudaki çözünürlüğü düşük olması nedeniyle çevreyi daha az kirlettiği düşünülmektedir.

Ancak bu inanç yeni bir araştırma ile terse döndü. Güneş ışığında, piyasada bulunan kadmiyum kırmızısı pigmentin hızla suda çözünerek toksik metali serbest bıraktığını gösteren yeni bir araştırmanın sonucu yayınlandı (Environ Sci Scientific 2017, DOI: 10.1021 / acs.est.7b00654 ).

Bazı uzmanlar, bulguların muhtemelen tüketici ürünlerindeki kadmiyum maruziyeti için ek bir risk belirtmediğini belirtti. Yine de, çalışma, kadmiyum kırmızı pigmentin su yollarına dökülmesinin, daha önce düşünülenden çok daha fazla kontaminasyon riski oluşturabileceğini önermektedir.

Nanjing Üniversitesi’nden Xiaolei Qu ve meslektaşları, Çin’in Lake Tay yakınlarındaki tarım arazilerinde kadmiyum kirliliğinin nedenlerini araştırdılar (çoğunlukla Taihu Gölü olarak da bilinirler). Bölgenin büyük seramik endüstrisi kadmiyum pigmentleri kullandığından, araştırmacılar  topraktaki bu kirliliğin kadmiyum kaynaklı olup olamayacağını merak ettiler. Fakat pigmentin düşük çözünürlüğü düşünüldüğünde bu düşünceler karışık görünüyordu.

Fotokimya alanlarındaki daha önceki çalışmalarından araştırmacılar, ışığın kadmiyum kırmızı pigment-kadmiyum sülfür ve kadmiyum selenide kullanılan tuzlarla reaksiyona girebileceğini de biliyordu. Bu yarı iletken bileşikler, bir zamanlar güneş hücrelerinde kullanılmak üzere önerildi, ancak ışık, tuzları oksijen ve su varlığında oksitleyerek sülfat ve selenat iyonları ürettiğinden büyük oranda reddedildi. Benzer nedenlerle, yağlı boya tablolarındaki kadmiyum pigmentleri solmalara neden olarak, kadmiyum sülfat ve diğer kadmiyum tuzlarını oluşturuyordu (C & EN, 1 Şubat 2016, s. 32).

Qu ve meslektaşları, bu reaksiyonların sulu bir ortamda gerçekleşmesi halinde, ışığa dayalı reaksiyonlar Cd2 + iyonunu çözüp çözünebileceğini düşündüler. Bu nedenle, Çin’deki ticari bir tedarikçiden pigment örneklerini test ettiler.

Nehrin suyunun iyonik kuvvetini taklit etmek için pigment tozunu bir 1 mM sodyum klorür çözeltisine karıştırdılar ve simüle edilmiş güneş ışığı ve karanlıkta örnekleri kuluçkaya yatırdılar. Atom absorpsiyon spektroskopisi ile zamanla suda kadmiyum iyonu konsantrasyonunu izlediler. Araştırmacılar, pigmentteki kadmiyumun % 83’ünün simüle edilmiş güneş ışığı koşullarında 24 saat içinde su içinde çözüldüğünü gördüler. Ayrıca, pigmenti nehir suyunun bir örneği ile karıştırdılar ve güneş ışığına maruz bıraktılar; Kadmiyumun % 39’u dört saat içinde suya karıştı.

Iowa Devlet Üniversitesi’nden Keith Vorst’a göre bu koşullardaki pigmentin hızlı çözünmesi önemli bir bulgudur; Özellikle pigmentin doğrudan çevreye atıldığı durumlarda geçerlidir.

Qu ve meslektaşları şimdi kadmiyumun güneş ışığına maruz kaldığında çeşitli tüketici ürünlerinden serbest bırakılıp bırakılmadığını test ediyorlar. Yönetmeliklerin, kadmiyum pigmenti atığının ve ürünlerde kullanımının yönetilmesi sırasında fotokimyayı dikkate almaları gerektiğini belirtti.

ABD’de tüketici maddelerindeki kadmiyum düzenlemeleri ürün türüne göre değişir. FDA, asetik asitteki ithal ve yerli seramiklerden sızan kadmiyum miktarını düzenlemektedir.  Çocuk oyuncaklarında, boyalarda ve kaplamalarda çözünür kadmiyum 75 ppm ile sınırlıdır. 2010’da çeşitli tüketici ve çevre grupları, bu elementi içeren çocuk ürünlerinin hatırı sayılır şekilde geri çağrılmasının ardından daha sert kadmiyum standartları için dilekçe sunarken Tüketici Ürünü Güvenliği Komisyonu, mevcut standartların yeterli olduğunu savunarak bu dilekçeyi reddetti.

Kaynak : ACS

Sera Gazının Yeni Bir Kaynağı Tespit Edildi

Sera Gazının Yeni Bir Kaynağı Tespit Edildi. Michigan Eyalet Üniversitesi bilim insanları karbon dioksitten daha güçlü sera gazı olan yeni bir azot oksit kaynağı tespit ettiler. Bu yeni keşif Nature Geoscience’ın yani sayısında yer alıyor ve gelecekteki tarım ve toprak yönetimi uygulamalarına rehberlik etmenin yanı sıra azot oksit emisyon tahminlerini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

MSU bitki toprağı ve mikrobiyal anabilim dalından Sasha Kravchenko, “Çoğu azot oksit, çay kaşığı büyüklüğünde topraktaki topraklarda üretilir ve sıcak noktalar olarak adlandırılan bu noktalar hızlıca çok fazla azot oksit yayabilir” dedi. Ancak, bu sıcak noktaların oluşmasının nedeni, keşfedildiğinden beri toprak mikrobiyologları için gizemli hale gelmiştir. ”

Bu gizemin nedeni, azot oksitlere daha büyük ölçeklerde bakan bilim insanlarıydı. Bir alanın tamamını sera gazı emisyonun kaynağı olarak çalışmak ve etiketlemek zordur. Dürbünlerden mikroskoplara doğru geçen bakış açısının değiştirilmesi, en iyi ihtimalle yaklaşık % 50 doğru olan N2O emisyon tahminlerini iyileştirmeye yardımcı olacaktır.

Azot oksidin küresel ısınma potansiyeli karbondioksitten 300 kat daha fazladır ve emisyonlar büyük oranda tarımsal uygulamalardan kaynaklanır.

NSF’nin yerbilimleri bölümü ile birlikte araştırma yapan Ulusal Bilim Vakfı’nın Uzun Vadeli Ekolojik Araştırma programının direktörü John Schade, “Bu çalışma, verimli tarım bölgelerinden azot oksit emisyonlarını yönlendiren şeyin üzerine yeni ışık tutuyor”.

“Artan bir insan nüfusunu beslemek için gerekli olan sürdürülebilir tarım uygulamalarının oluşturulmasına rehberlik etmek için böyle çalışmalara ihtiyacımız var” dedi.

Bu N2O sıcak noktalarının sırlarını çözmek için Kravchenko ve ekibi, MSU’nun Kellogg Biyolojik İstasyonu Uzun Vadeli Ekolojik Araştırmalar bölgesinden toprak numuneleri aldı. Daha sonra, Argonne Ulusal Laboratuvarı’ndaki ve Chicago Üniversitesi’nden bilim adamları ile ortak olarak, Argonne’nun sirkrotron tarama tesislerinde, tıbbi CT tarayıcısının çok daha güçlü bir versiyonunda numuneleri inceledi. Güçlü X-ray tarayıcısı toprağı inceledi ve ekibin N2O’nun üretildiği ve yayıldığı ortamları doğru bir şekilde karakterize etmesine izin verdi.

Kravchenko, “Sıcak noktasal emisyonların ancak büyük toprak gözenekleri olduğunda ortaya çıktığını tespit ettik.” dedi. Yaprak parçacıkları, toprakta küçük süngerler gibi davranarak, azotlu oksit üreten bakteriler için mükemmel bir mikro-habitat yaratmak için bu büyük gözeneklerden su emiyor “dedi.

Daha küçük gözeneklerin bulunduğu bölgelerde N2O üretilmez. Kil topraklarındaki gibi küçük gözenekler, suyu yapışkan parçacıkları tarafından ıslatılamayacak kadar sıkı tutar. Ek nem olmadan, bakteriler az miktarda azot oksit üretemezler. Küçük gözenekler, üretilen gazın diğer bakteriler tarafından tüketilmeden önce toprağı terk etmesini zorlaştırıyor.

NSF’nin yerbilimleri bölümündeki program direktörü Enriqueta Barrera, “Bu çalışma topraklardaki azotun nasıl hareket ettiğini etkileyen önemli bir değişken olan topraklardaki gözenek geometrisine baktı” dedi. “Bu bilginin bilinmesi tarımsal topraklardan azot oksit emisyonunu azaltmanın yeni yollarına yol açacaktır.”

Daha spesifik olarak gelecekteki araştırmalar, hangi bitki yapraklarının daha yüksek N2O emisyonlarına katkıda bulunduğunu inceleyeceklerdir.

Yapraklarında soya fasulyesi gibi azot bulunan bitkiler, yaprakları ayrıştıkça daha fazla N2O salabilirler.

Araştırmacılar ayrıca bitkilerin yaprak ve kök özelliklerine bakacaklar ve emisyonları nasıl etkilediğini göreceklerdir.

Kaynak : phys

8.Ulusal Kimya Öğrenci Kongresi 16-18 Mayıs’ta Yıldız Teknik Üniversitesinde Yapılacak

8.Ulusal Kimya Öğrenci Kongresi 16-18 Mayıs’ta Yıldız Teknik Üniversitesinde Yapılacak. Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nün ev sahipliğinde, Kimyagerler Derneği’nin ve Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Teknolojileri Öğrenci Kulübü koordinatörlüğünde, 16-18 Mayıs 2017 tarihleri arasında “8. Ulusal Kimya Öğrenci Kongresi” gerçekleştirilecektir.

Bu kongrede sözel ve poster sunum olmak üzere;

Analitik Kimya, Anorganik Kimya, Biyokimya, Fizikokimya, Organik Kimya, Çevre Kimyası, Malzeme Kimyası, Polimer Kimyası, Yaşam Bilimleri, Hesaplamalı Kimya, Yüzey Kimyası, Enerji ve Yakıt Teknolojileri, Biyoteknoloji, Kataliz Bilimi ve Teknolojisi, Endüstriyel Kimya alanlarında bildirilere yer verilecektir.

Önemli Tarihler;

Bildiri Özetlerinin Son Teslim Tarihi : 21 Nisan 2017

Bildiri Kabulünün Duyurulması: 5 Mayıs 2017

Kesin Programın Duyurulması: 8 Mayıs 2017

İndirimli Kayıt Son Gün: 1 Mayıs 2017

Eğitim Kayıtları : 1 Mayıs 2017

Kongre hakkında detaylı bilgi ve kongreye katılım için : http://kimyaogrencikongresi.org/

 

Yeniden Kullanılabilir Karbon Nanotüpleri Geleceğin Su Filtresi Olabilir

Yeniden Kullanılabilir Karbon Nanotüpleri Geleceğin Su Filtresi Olabilir. Rochester Institute of Technology’de araştırmacılar, yeni bir karbon nanotüp sınıfının toksik çamur ve kirli su için yeni nesil temizleme malzemesi olabileceğini söylüyor. Geliştirilmiş tek duvarlı karbon nanotüpleri, Environmental Science Water: Research and Technology dergisinin Mart sayısında yayınlanan bir makaleye göre, standart sanayi malzemeleri olan silikon jel ve aktif karbona kıyasla su arıtma ve iyileştirme için daha etkili ve sürdürülebilir bir yaklaşım sunuyor.

Araştırmanın yazarları olan RIT araştırmacıları John-David Rocha ve Reginald Rogers, ortaya çıkan bu teknolojinin kirli suyu temizleme potansiyelini ortaya koyuyor. Araştırma, karbon nanotüplerinin çevresel problemlere karşı çalışmalar için yeni bir bakış açısı sunuyor. Nanotüpler genelde yakıt hücresi araştırmasıyla daha sık ilişkilidir.

Rocha ve Rogers evde kullanıma uygun, çevresel iyileştirme ve su filtrasyonu için nanotüp teknolojisini geliştirmeye çalışıyor.

RIT Kate Gleason Mühendislik Fakültesi’nde kimya mühendisliği bölümünden doçent olan Rogers, “Bu malzemeleri yeniden üretebildiğimizi gösterdik” dedi. “Gelecekte, su filtreniz sonunda doymuş hale geldiğinde, yaklaşık beş dakika boyunca mikrodalgaya koyun ve yabancı maddeler buharlaşacaktır.”

Karbon nanotüpleri, bir insan saçı genişliğinden yaklaşık 50.000 kez daha küçük olan depolama birimleridir. Nano ölçeğe indirgenmiş karbon, fizik kurallarına meydan okuyor ve küçük malzemelerin güçlü olduğu kuantum mekaniği dünyasında faaliyet gösteriyor.

Bir grafene yapıştırıldığında tek duvarlı karbon nanotüp oluşturulur. Fiziksel değişim maddenin kimyasal yapısını değiştirir ve nasıl davrandığını belirler. Sonuç, dünyadaki en iyi ısı iletken ve elektriksel olarak iletken malzemelerden biri.

RIT araştırmacıları, küçük malzemeleri manipüle etmek için yeni teknikler hazırladılar. Rocha, yüksek kaliteli, tek duvarlı karbon nanotüplerini izole etmek ve yarı iletkenliklerine veya metalik özelliklerine göre ayırmak için bir yöntem geliştirdi. Rogers, saf karbon nanotüplerini karbon kopya kağıdına benzer ince kağıtlara dağıttı.
Rogers, “Kağıtlar oluştuktan sonra artık kirleticileri sudan çekmek için kullandığımız adsorbent var” dedi.

Filitrasyon işlemi “karbon nanotüpleri sudan hoşlanmadığı için” çalışıyor. Suyun içindeki organik kirleticiler sadece su moleküllerine değil nanotüplere yapışır.

Rogers, “Bu tür bir uygulama daha önce yapılmadı” dedi. “Bu konuda kullanılan nanotüpler yeni.”

Kaynak : phys

Meyve Kabuklarından Yapılmış Yeni Adsorban Madde Sayesinde Atık Su Temizlendi

Meyve Kabuklarından Yapılmış Yeni Adsorban Madde Sayesinde Atık Su Temizlendi. Araştırmacılar çalışmalarında, ağır metaller ve organik kirletici maddeler içeren suyu, portakal ve greyfurt kabuklarından oluşan yeni bir adsorban madde kullanarak temizlemek için bir süreç geliştirdi.

Kabuklar büyük bir hacme sahip oldukları ve çok kullanışlı olmadıkları göz önüne alındığında gıda endüstrisi için bir sorundur. Gıda endüstrisinde her yıl dünya çapında 38,2 milyon ton meyve kabukları üretilmektedir.

Araştırmacılar, daha hızlı bir gözeneklilik ve yüzey alanı gibi adsorbent özelliklere sahip oldukları anlık kontrollü basınç düşürme işlemi vasıtasıyla sözü geçen kalıntıların yapısını değiştirmenin mümkün olduğu yeni bir süreç geliştirdiler.

Araştırmacı Luis Alberto Romero Cano,  ayrı bir kimyasal yöntemde kullanarak, malzemeye fonksiyonel gruplar eklemeyi başardıklarını ve böylece suyun içindeki metalleri ve organik kirleticileri uzaklaştırmak için materyalin seçici olmasını sağladıklarını açıkladı.

Yazarlar tarafından yapılan bir sonraki çalışma, standart atık su arıtımlarına benzer bir şekilde, bu yeni malzemelerin sabit yataklı sütunlarda kullanılmasının mümkün olduğunu göstermiştir. Bu laboratuar ölçekli çalışma, materyallerin büyük ölçekli kullanımı için parametreler geliştirmiştir.

Romero Cano “Sonuçlar, bahsedilen malzemelerin, atık suda bulunan metallerin adsorbe edilmesi ve geri kazanılması için ticari aktif karbon ile rekabet edebilecek adsorbentler olarak, sürdürülebilir proseslerin uygulanmasını sağlayacak bir şekilde kullanılması için büyük bir potansiyel ortaya koyuyor. Gıda sanayi kalıntılarından büyük bir ticari değer elde edilebilir “diye belirtiyor.

Çalışmaya Ulaşmak İçin : http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0926669016300917
Kaynak : phys

Enerji ve Çevre Temalı, “Temiz Teknoloji” İş Fikirleri Destek Programı GCIP 2017′ ye Başvurular Başladı

Enerji ve Çevre Temalı, “Temiz Teknoloji” İş Fikirleri Destek Programı GCIP 2017′ ye Başvurular Başladı. TÜBİTAK, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından 2014’ten beri düzenlenmekte olan  “Enerji ve Çevre” temalı Girişimcilik Hızlandırma Programı-GCIP “Sürdürülebilir bir dünya için temiz teknoloji fikirlerinizle değişime katkınız olsun” sloganı ile 2017 yılına başlıyor.

“Temiz Teknoloji iş fikirlerini arıyor, kaynak sağlıyor ve hayata geçirebilmek için birlikte çalışıyoruz” yaklaşımı ile Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülkede sürmekte olan program başta eğitim ve mentorluk destekleri olmak üzere, tanıtım ve sermayeye ulaşım kilit aktivitelerini bu konuda çalışan girişimcilere sunuyor.

Ulusal ve Uluslararası Arenada Adınızdan Söz Ettirin!

GCIP Türkiye, kamu ve özel sektör destekli yürütülmekte olan çok sayıda girişimcilik programı içinde 2014 yılından bugüne oluşturduğu çeşitli iş birlikleri ve girişimcilik ekosistemine yaptığı katkılarla öne çıkıyor.

Paydaşları arasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, KOSGEB ve TTGV yer alıyor.

Yarışma Fikri Olan Herkese Açık

Türkiye’de TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın (TEYDEB) ev sahipliği yaptığı programa, bu yıl geçen yılki kategoriler olan “Yenilenebilir Enerji”, “Enerji Verimliliği”, “Atık Yönetimi”, “Su Verimliliği” ve “Yeşil Binalar” kategorilerine ilaveten “Ulaşım” ve “İleri Malzemeler” dâhil ediliyor. Yarışmaya, bu kategorilerde faaliyet gösteren tüm KOBİ’lerin yanında, bu alanda yeni bir fikri olan, bir ürün geliştirmeye çalışan ve/veya geliştirdiği ürünü pazara ulaştırmaya çalışan tüm girişimciler, öğrenciler, araştırmacılar ve akademisyenler başvurabiliyorlar.

Başvuru Aşaması ve Katılımcı Profili

Başvurular 15 Mart- 10 Mayıs 2017 tarihleri arasında www.turkey.cleantechopen.org adresinden kabul edilecek. TÜBİTAK’ın ev sahipliği ve liderliğiyle organize edilen panellerde projeler akademisyen, iş dünyası temsilcisi, yatırımcı ve seri girişimcilerden oluşan uzmanlar tarafından değerlendirilecek, programa devam etmeye uygun bulunan projeler seçilecek ve yarı finalistler 19 Mayıs 2017 tarihinde ilan edilecek.

GCIP’ye başvuracakların en az iki kişiden oluşan bir takım kurması ve girişimci takım üyelerinden en az birisinin Türk vatandaşı olması ve/veya Türkiye’de bir ikamete sahip olması yeterlidir. GCIP-2014, 2015 ve 2016 programlarında ödül alan finalistler tekrar programa yarışmacı olarak başvuru yapamayacaklar. Ancak ödül almayan katılımcılar tekrar başvuru yapabilirler.

GCIP Girişim Hızlandırma Süreci

  • Girişimcilik Ulusal Akademisi ve Eğitim Desteği

Yarı finalist olan ve GCIP iş geliştirme sürecine katılmaya hak kazanan tüm girişimciler ulusal akademinin olanaklarından yararlanacak. Girişimciler ayrıca Silikon vadisinde temiz teknolojilerde girişimcilik konusunda faaliyet gösteren dünyanın bu konudaki en önemli uzman kuruluşu The Cleantech Open tarafından sağlanan mentorluk desteği, webinar, seminer, doküman ve çeşitli diğer kaynaklardan yararlanarak girişimlerini hızlandıracaklar. TÜBİTAK destekli üniversitelerde faaliyet gösteren Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) ile çeşitli Girişim ve Teknoloji Merkezleri tarafından düzenlenen eğitim ve kuluçka faaliyetlerinden de ücretsiz olarak faydalanacaklar.

  • Mentorluk ve Sürekli Danışmanlık Desteği

Sürece dâhil olan tüm takımlar İş Modeli, Satış, Pazarlama, İş Hukuku, Markalaşma ve Sürdürülebilirlik vb. konularda uzman kişilerden danışmanlık desteği alacaklar. Özellikle projelerinde var olan teknoloji konusunda yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik teknik destek hizmeti ve mentorluk da hızlandırma çalışmasının bir parçası olacak.

Pazara Daha Hızlı Erişmek İçin Yeni Kapılar !

  • İş Kampı ve Deneme Jürisi Etkinlikleri

Finaller öncesinde son eksikleri tamamlamak ve/veya aksayan yönleri gidermek amacıyla farklı alanlarda uzmanların katılımı ile iş kampı ve deneme jürisi etkinlikleri yapılacak.

  • İletişim Ağı Desteği ve Yatırımcı Buluşmaları

Takımlar program paydaşları tarafından sağlanan profesyonel iletişim ağına erişim fırsatı bulacaklar ve bu sayede potansiyel müşteri, iş ortağı ve yatırımcı ile buluşacaklar. Fikir alışverişlerinin yapılacağı ve benzersiz bir fırsat sunan bu iletişim ağı iş modellerinin geliştirilmesinde ve tanıtımının yapılması konularında takımlara büyük destek olacaktır.

GCIP Türkiye Ekipleri Global Forum’da!

Ulusal alanda elde ettiği başarıları uluslararası arenada da devam ettiren program kısa zamanda programın yürütüldüğü ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada girişimcilik ekosisteminde adından söz ettirmeyi başardı.

Silikon Vadisi’nde yer alan program ortağımız The Cleantech Open tarafından her yıl San Francisco’da; “Global Girişim Haftası (GGH)” etkinliği olarak gerçekleştirilen Global Forum, GCIP’nin uluslararası aşamasıdır. 2015 yılında GCIP bölümünde verilen 5 ödülden 3’ünü Türk takımları kazandı.

Global Forum’a katılan ekipler; uluslararası mentorlar ile çalışma imkânını yakalarken, yatırımcı aktivitesinde (Investor Connect) özel yatırım kuruluşları ile finans ve risk sermaye gruplarının temsilcilerinin yer aldığı özel seansta 70 civarındaki yatırımcıya fikir, proje ve ürünlerini anlattılar. Expo’da ziyaretçilere ürünlerini sergilerken potansiyel müşteri ve stratejik ortaklar aradılar.

  • Kadın Girişimciler Artıyor!

GCIP genelinde İstanbul ve Anadolu takımları hem sayısal hem de nitelik bakımdan eşit başarı gösterirken, kadın girişimcilerin ve takım liderlerinin sayısı da mutluluk verici bir oranda yüksekti. Bu motivasyonla yola çıkan GCIP’nin, 2017 yılı hedeflerinden biri de başvurularda kadın girişimcilerin sayısını arttırmak…

Global Forum’da Ülkemizi Temsil Edin!

Program Finali ve Ödüller

Program sonunda birinci seçilen takım 50.000 TL olan Ulusal Birincilik Ödülü’nü, ikinci seçilen takım 25.000 TL İkincilik Ödülü’nü ve üçüncü seçilen takım 15.000 TL Üçüncülük Ödülü’nü almaya ve Silikon Vadisi’nde senede bir kez gerçekleşen Global Forum’da ülkemizi projeleri ile temsil etmeye hak kazanıyorlar. Aynı zamanda Global Forum’un sunduğu küresel yatırımcılar, iş çevreleri ve uluslararası mentorlar ile tanışma ve küresel platformda diğer ülke ekipleri ile yarışma fırsatını da yakalıyorlar.

Bunların dışında başarılı takımlara Bakanlık Özel Ödülü, Kadın Girişimci Ödülü, Halkın Seçimi Ödülü, Yılın Genç Girişimcisi Ödülü, Sürdürülebilirlik ve Başarılı Mezun Ödülü gibi ödüller sunuluyor.

Program hakkında ayrıntılı bilgilere www.turkey.cleantechopen.org adresinden ve 0312 298 9406 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Kaynak : Tübitak

Balıktan Esinlenilmiş Membranlar Kullanarak Yağ ve Petrol Sızıntıları Kolaylıkla Temizlenebilir

Balıktan Esinlenilmiş Membranlar Kullanarak Yağ ve Petrol Sızıntıları Kolaylıkla Temizlenebilir. Bazı balıkların yapısı taklit edilerek tasarlanan yeni bir membran, dökülmüş yağı tıkanmadan kolaylıkla ayırır ve toplar. Geliştiricilerine göre, çalışma büyük petrol sızıntılarının temizlenmesi için etkili ve maliyet azaltıcı bir yol olabilir.

Afet müdahale uzmanları, çeşitli ayırım yöntemleri ve sıyırıcılar kullanarak büyük petrol sızıntılarını temizlemektedir. Birçok araştırmacı potansiyel olarak daha hızlı ve daha ucuz olan ayırma membranları geliştirmektedir. Bunlar suyun püskürtülmesi veya yağ çekmesi için tasarlanmıştır, bu da iki sıvının ayrılmasına yardımcı olur. Ancak zarların gözenekleri yağ ile tıkanma eğilimi gösterir ve bu da onları bir süre sonra etkisiz hale getirir.

Beihang Üniversitesi’nden Dongliang Tian, ​​Wollongong Üniversitesi’nden Ziqi Sun ve meslektaşları, balıkların boğaz yapılarından esinlenerek yeni bir filtre tasarladı. Suyun içinde askıda kalan küçük avı filtrelemek için, bu balıkların boğazlarında kemikli kemerler vardır ve boğazına daha dar ve daha yakın aralıklarla yerleşirler. Su, boğaza akar, yavaş yavaş kemerler arasındaki boşluklardan dışarıya sızar ve gıda parçacıkları arkadan toplanır.

Bu işlemi taklit etmek için araştırmacılar, bir uçtan diğerine 150 nm’den 30 nm’ye kadar gözenek boyutunu giderek azaltan beş ağ gözü içeren 3 cm uzunluğunda paslanmaz çelik bir zar oluşturdu. Zarları, birbirlerine sıkışmış, suyu kilitleyen, membranı su çeken veya hidrofilik hale getiren küçük cepler oluşturan kobalt oksit nanosetleri ile kapladılar. Daha sonra membranı eğdiler, böylece büyük gözenekler alt kısımda olacak ve üste tutturulmuş bir denetleyici ile ittiler.

Sürüş sistemi membranı bir yağ-su karışımı içerisinden hareket ettirdiğinde, sıvılar zarın akışını sağlar. Su, membrana nüfuz eder ve hidrofilik yüzeyi boyunca bir tabaka oluşturarak, yağın gözenekleri tıkamasını engeller. Tian, altta en yüksek su akışı ile karşılaşan büyük gözenekler suyun daha hızlı akmasına izin verdiğini açıklarken, tepedeki suyla dolu gözenekli küçük gözenekler, zarın üstünden kolaylıkla zarın alt kısmına akmasına izin verir. İlk geçişte yağ büyük gözeneklerden geçebilirse de, sistem her geçişte daha fazla yağ yakalanarak kirlenmiş bir alan boyunca birden çok tarama yapar.

Araştırmacılar, sistemi, 100 cm uzunluğunda, 10 cm genişliğinde, su ve çeşitli yağlardan oluşan bir karışımla doldurulmuş lavaboda test ettiler.( ham petrol, dizel yakıt, mısırözü yağı veya hidrolik sıvı). Zarın her metre uzunluğunda dakikada 50 litrelik hesaplanan bir oranda yağ toplamaya devam ederek membranı lavabo boyunca 100 dakika boyunca 2000’den fazla bastırarak devam ettirmeyi başardılar. Bu kullanımlardan sonra verimlilik % 3’ten daha az düştü ve Tian, membranın temizlenmesinin verimliliğini geri kazandıracağını söyledi.

Karşılaştırma yapan ekip, 90 um gözenekli bir zardan bir yağ-su karışımı dökerek geleneksel bir düzeneği test edince, zar 50.ci denemde tıkanmış ve kullanılamamıştı.

Bu yeni filtreleme tekniği Tsinghua Üniversitesi Lin Feng’e göre “tek aşamalı, hızlı, sürekli ve yüksek verimli yağ toplama” sağlayabilir. Söz konusu teknik, özellikle göllerde ve sakin denizlerde büyük ölçekli petrol sızıntılarında kullanılmak için gelecek vaat ediyor. Ancak dalgalı sularda, su yağ toplama kabına sızabilir ve membranın verimliliği düşebilir.

Araştırmacılar, gözenek boyutları, gemi hızı ve membran uzunluğu ve eğimi gibi ayar değişkenlerinin dalgalı suya dayanmasına yardımcı olabileceğini önermektedir.

Kaynak : ACS