Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyeninden Atık ve İçme Sularının Temizlenmesinde Önemli Buluş

Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyeninden Atık ve İçme Sularının Temizlenmesinde Önemli Buluş. Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nde görevli Kimyager Dr. Tülin Deniz Çiftçi, atık ve içme sularındaki ağır metallerle diğer kirleticilerin temizlenmesinde kullanılan adsorbanı farklı bir yüzeye uygulayarak önemli bir buluşa imza attı. Kimyager Dr. Çiftçi’yi ziyaret eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, yeni buluşun patent çalışmasının tamamlanmasının ardından ticarileşeceğini belirtip, atık ve içme sularının temizlenmesinin, daha ekonomik, hızlı ve kolay yapılacağına dikkat çekti.

EÜ Kimya Bölümü Analitik Kimya Anabilim Dalında görev yapan kimyager Dr. Tülin Deniz Çiftçi, atık ve içme sularındaki ağır metallerle diğer kirleticilerin temizlenmesinde kullanılan adsorbanı farklı bir yüzeye uygulayarak önemli bir buluş gerçekleştirdi. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, başarılı bir çalışmaya imza atan Kimyager Dr. Çiftçi’yi tebrik etti. Günümüzde, ağır metallerle diğer kirleticilerin temizlenmesinde kullanılan adsorbanın ayrıca toplanması gerektiğini hatırlatan Rektör Budak, “Hocalarımız, özellikle içme suları, atık sular, termal havuzlarda su içindeki arsenik gibi ağır metallerin arındırılmasına yönelik kullanılan adsorbanı farklı bir yüzeye uyguladı. Bu araştırmanın geliştirilmesi ve patent sürecinin tamamlanmasının ardından, özellikle insan vücuduna zarar veren kirleticilerin birçok ortamdan temizlenmesi açısından çığır açacağını düşünüyorum. Çalışmalarından dolayı hocalarımızı tebrik ediyorum. Patent çalışmaları tamamlandıktan sonra yerel yönetimler, belediyeler açısından da yeni bir dönemin başlayacağını düşünüyorum” dedi.

DAHA EKONOMİK, HIZLI VE KOLAY BİR SİSTEM

Günümüzde içme ve atık sulardaki ağır metallerle diğer kirleticilerin temizlenmesiyle ilgili bilgiler veren Kimyager Dr. Tülin Deniz Çiftçi, “Bugünkü sistemde adsorban temizlenmek istenen suya bırakılıyor daha sonra ağır metal ve diğer kirleticiler adsorban tarafından toplanıyor. Ardından bir başka işlem yapılarak adsorban sudan çıkartılıyor. Bizim geliştirdiğimiz sistemle adsorbanı toplama gibi bir işlem yapmanıza gerek kalmıyor. Ağır metal ve diğer kirleticileri tek işlemde bitiriyorsunuz. Bulduğumuz yöntemle elde edilen ürünü buzdolaplarında, klimalarda, hava temizleme cihazlarında, su arıtma işletmelerinde, fabrika proses gazı filtre üretiminde, dezenfeksiyon amaçlı, egzoz gazı filtreleyici gibi farklı amaçlarla ve farklı sektörlerde de kullanabileceğiz. Ayrıca, atık ve içme sularının temizlenmesi, daha ekonomik, hızlı ve kolay olacak” diye konuştu.

Kaynak : Ege Üniversitesi

Prof. Dr. Reşat Apak, İngiliz Kraliyet Bilimler Akademisi Kimya Topluluğu (The Royal Society of Chemistry – RSC) Tarafından “Danışman Üye/Fellow Member” Seçildi

TÜBA Asli Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Apak, İngiliz Kraliyet Bilimler Akademisi Kimya Topluluğu (The Royal Society of Chemistry – RSC) tarafından “Danışman Üye/Fellow Member” seçildi.

Prof. Dr. Reşat Apak, kimya alanına önemli katkıları, araştırmaları ve farklı stratejik bakış açısı dolayısıyla verilen RSC üyelik kararının 27 Temmuz 2018 tarihinde alındığı bilgisini verdi. Yakın zamanda RSC Danışman Üyesi olarak Avrupa Kimya Topluluğu’nda konuşma yapacak olan Prof. Apak’a eş zamanlı olarak RSC sertifikası da verilecek.

RSC’nin 175 yıllık bir geçmişi ve dünya çapında 50.000’den fazla üyesi bulunuyor. Uluslararası platformda kimya alanında önemli katkılar sağlayan saygın bilim insanlarını bir araya getiren RSC topluluğu, kimya alanında yaygın, etkisi yüksek bilimsel çalışmaların sürdürülmesi ve yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Her biri kimya alanına önemli katkılarda bulunmuş üyeler bağımsız hakemler tarafından yapılan değerlendirme sonucunda RSC tarafından seçildikten sonra, FRSC üyelerine tebliğ edilirken aynı zamanda The Times Gazetesi’nde FRSC üye listesi resmi olarak ilan ediliyor.

Prof. Dr. Mustafa Reşat Apak Kimdir?

Prof. Dr. Mustafa Reşat Apak, 1976 yılında kimya yüksek mühendisi olarak mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi’nden 1982 yılında doktora derecesini aldı; 1993’de profesör oldu. İdari görev olarak aynı fakültede 1996-99 döneminde dekanlık ve 2007-2015 yılları arasında İÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde müdürlük yaptı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi’nde Analitik Kimya Anabilim Dalı başkanı (1990-…) ve İÜ Rektörlüğü’ne bağlı Gıda Antioksidanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İÜ-GAAM) müdürüdür.

Prof. Dr. Apak NATO/CCMS, IAEA ve TWAS gibi uluslararası örgütlerden ve DPT, TÜBİTAK, İÜ Araştırma Fonu gibi ulusal kurumlardan aldığı projeleri yönetti. Halen IUPAC: Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimyacılar Birliği Analitik Kimya Alanı’nda (IUPAC Division V) Türkiye temsilcisidir. 228 adedi bilimsel atıf indeksi (SCI)’ne geçen uluslararası dergilerde basılmış özgün araştırma makalesi, 10’u uluslararası hakemli bilimsel kitap/ansiklopedi bölüm yazarlığı olmak üzere (yerli ve yabancı kongre bildirileriyle birlikte) yaklaşık olarak toplam 700 bilimsel eseri ve üç adet (Türkçe) ders kitabı bulunmaktadır. Antioksidan tayinleri ile ilgili olarak editörlük yaptığı bir İngilizce kitabı da Wiley Yayınevi’nden Şubat 2018 içinde basılmıştır. Yayınlarına uluslararası bilimsel atıf indeksi (SCI)’ne geçen dergilerde (Temmuz 2018 itibarıyla) Elsevier-Scopus’a göre aldığı atıf sayısı 6703 (özatıf dışı 5833)’dür ve h-indeks değeri 40’dır. Meslek alanının en yüksek etki faktörlü özgün araştırma makalesi dergisi olan ACS: Analytical Chemistry’de 7 makalesi yayınlanmıştır.

Analitik Kimya’nın çok çeşitli temel ve uygulamalı alanlarında çalışmış olan Prof. Dr. Apak’ın en önemli buluşu 2004 yılında dünya literatürüne kattığı “CUPRAC antioksidan kapasite tayin yöntemi”dir. Ayrıca “sahada patlayıcı izlerinin saptanması” kiti analiz sisteminin bulucusudur. Türkiye Kimya Derneği’nden 2004 yılında “Kimya Biliminin İlerlemesine Katkı − Şeref Üyeliği Ödülü” almıştır. 6 Haz. 2012 tarihinde Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) asli üyeliğine atanmış, Haziran 2014’den itibaren de Akademi Konsey üyeliğine seçilmiştir. 1 Haziran 2016’da İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nce ilk olarak verilen “bilime hizmet ödülü” almıştır. Türkiye’nin en büyük bilimsel ödülü olan “TÜBİTAK Bilim Ödülü” ‘Analitik kimya bilim alanının temel ve uygulamalı dallarında; geleneksel olmayan adsorbanların analitik kimya ve çevre kimyasında kullanımı, antioksidan kimyası ve antioksidan aktivite/kapasite tayinleri, enerjetik maddelerin ve bunların patlama sonrası kalıntılarının sahada ölçümü konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları’ nedeniyle 2017 yılında Prof. Apak’a verilmiştir. İngiliz Kraliyet Bilimler Akademisi Kimya Topluluğu’nca kimya alanında çığır açmış buluşları olan bilim adamlarına verilen “danışman üyelik” (Royal Society of Chemistry: RSC-Fellow Member) statüsünü 27 Temmuz 2018’de kazanmıştır ve üyelik sertifikası kendisine ‘keynote speaker’ olarak davetli bulunduğu 7. EuCheMS Kimya Kongresi’nde (26-30 Ağustos 2018, Liverpool-İngiltere) RSC yetkilileri tarafından verilecektir.

Kaynak : TÜBAİÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

9. Ulusal Analitik Kimya Kongresi 19-23 Eylül 2018 Tarihleri Arasında Konya’da Gerçekleştirilecek.

9. Ulusal Analitik Kimya Kongresi 19-23 Eylül 2018 Tarihleri Arasında Konya’da Gerçekleştirilecek. Tarihi milattan önce 7000’li yıllara dayanan Konya, insanlık tarihi açıdan önemli medeniyetlere sahne olmuş, oldukça zengin bir kültürün izlerini bağrında taşıyan, Mevlana gibi yetiştirdiği İslam büyükleri ile gönülleri fetheden, tarihi ipek yolunun ticaret ve konaklama merkezi olarak adeta bir müze şehir kimliğine sahip olan istisna bir şehirdir. Türk tarihinin en eski ve kıymetli eserlerini sinesinde barındıran, bir gönül diyarıdır Konya. Günümüz modern mimarisi, Mevlana Müzesi, Bilim Merkezi, Seksen binde Devr-i Alem Parkı, Kelebekler Vadisi, Çatalhöyük Antik Kenti ve tarihi 7000 yıl öncesine dayanan açık hava müzesi Sille’si ile gezilmesi, görülmesi, yaşanması gereken bir şehirdir Konya…

Kongre’nin içeriği, davetli konuşmalar, sözlü ve poster sunumlar, bilimsel ve sosyal aktivitelerden oluşacaktır.

Kongre konuları:

Analitik Kimya, Spektroskopik Analizler, Elektrokimyasal Analizler, Nanosensörler, Nanomateryaller, Elektrokimyasal Sensörler, Kimyasal Sensörler, Biyosensörler, Biyomateryaller, Materyallerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri, Organik, İnorganik ve Elektrokimyasal Sentezler, Materyal Kimyası, Çevre Kimyası, Gıda Kimyası, Kemometri, Zirai Kimya, Jeokimya, Farmasötik Kimya, Enerji Kimyası, Arkeokimya, Su Kimyası, Petrokimya, Kimya Mühendisliği.

Kongre ile ilgili tüm genel bilgilere http://www.analitikkimya2018.com/ den ulaşabilirsiniz.

Kongre ile ilgili tüm sorularınızı bilgi@analitikkimya2018.com adresine iletebilirsiniz.

9.Ulusal Analitik Kimya Kongresi için önemli tarihler

Kongre Başlangıç: 19 Eylül 2018 Çarşamba

Kongre Bitiş: 23 Eylül 2018 Pazar

Bildiri Gönderme başlangıç: 15 Aralık 2017

Son Bildiri Gönderim Tarihi: 15 Temmuz 2018

Bildiri Kabullerinin İlanı: 30 Temmuz 2018

İndirimli Kayıt İçin Son Tarih: 30 Temmuz 2018

Chemlife dergisi 14. Sayıdan Alıntılanmıştır

Uluslararası Eser Analizi Kongresi (İTAC 2018) Sivas’ta Gerçekleşti

Uluslararası Eser Analizi Kongresi (İTAC 2018) Sivas’ta Gerçekleşti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalı tarafından “Uluslararası Eser Analizi Kongresi (İTAC 2018)” düzenlendi.

Kongreye, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hilmi Ataseven, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alim, yurt dışından ve yurt içinden birçok bilim adamı ile öğrenci katıldı.

Kongrenin başlangıcında yurt içi ve yurtdışından gelen misafirler için hazırlanan Sivas Halk Oyunları gösterisi ve Sivas Yöresi Müzik dinletisi misafirlerin beğenisini topladı.

Müzik dinletisinin ardından programın açış konuşmasında kongre hakkında genel bilgiler veren Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Halil İbrahim Ulusoy, “Uluslararası Eser Analiz Kongresine hoş geldiniz. Sizleri Sivas’ta ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz. Hepinizin bildiği gibi Eser Analiz Kongresi’nin beşincisini ulusal düzeyde düzenliyoruz. Bu programdan itibaren kongremiz uluslararası boyutta olacak. İyi bir kongre iyi bir organizasyon hazırladık. Kongreye katılan birçok kişi Sivas’a ilk kez geliyor. Umarım Sivas’tan mutlu ve memnun ayrılırsınız. Kongremizin bu aşamaya gelmesinde bizlere destek veren herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

Eser inceleme kongresinin gelişimi hakkında dinleyicilere bilgi veren Uluslararası Eser Analizi Kongresi Düzenleme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Latif Elçi, “11 yıl önce biz yola çıkarken Erciyes Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Gaziosmanpaşa Üniversitelerinde eser analizi alanında yoğun olarak çalışan gruplarımız vardı. Ortak çalışmalarımızı değerlendireceğimiz ortak bir platform kurmak istedik. Önce çalıştay daha sonra kongre olarak devem ettirdik. Şu an beşincisini sizlerin de katılımıyla güçlü bir şekilde Kurtuluş Savaşının fikrinin ateşlendiği Sivas’ta gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Sivas’ın tarihsel geçmişinde bilimsel çalışmaların yapıldığı ve önemli bir bilim şehri olduğunu ifade eden Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alim ise, “Sivas ilimizin geçmişine bakacak olursak gerçekten geçmişimiz bilimsel etkinliklerle doludur. Sivas medreseler şehridir. Şelçuklular dönemine bakıyoruz; Anadolu’nun ilk tıp fakültesi buraya kurulmuş ve birçok hastalığa şifa dağıtmıştır. Yine Osmanlılar döneminde medreseleriyle ün salmış bir ildir. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda Sivas biliyorsunuz Türkiye’nin üçüncü büyük kentidir. Sivas 1918-1920 yıllarında 13.500 doz çiçek aşısını burada yaparak dünyaya ihraç etmiş bir şehirdir.” şeklinde konuştu.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hilmi Ataseven konuşmasında, “Ülkemiz adına, milletimiz adına, kendimiz adına bilim üreteceksek, rafta kalması için laf olsun, dosyaları doldurmak için faaliyetler yapmayacaksak yani gerçekten insanlığa faydalı bilimsel çalışmalar yapacaksak birilerimizin fedakâr olması gerekiyor. Mutfakta birilerinin olması gerekiyor, görünmeyen kahramanların olması gerekiyor. Ben bu vesile ile bu kongrenin üniversitemizde düzenlenmesinde öncü olan Halil İbrahim Ulusoy Hocamı ve emeği geçenleri tebrik ediyorum. Bu toplantı disiplinler arası olan diğer bilim dallarını, diğer fakültelerin ve bilim insanlarının birbirleriyle ortak çalışmalar yapacağı bir kongredir.” ifadelerini kullandı.

Protokol konuşmalarının ardından katılımcılar sunumlarını gerçekleştirdiler. Program belge takdim töreni ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yeni Bir Analiz Sistemi, Deniz Suyundaki Kozmetik Ürün Kaynaklı Kirleticileri Belirleyebilir

Yeni Bir Analiz Sistemi, Deniz Suyundaki Kozmetik Ürün Kaynaklı Kirleticileri Belirleyebilir. Cordoba Üniversitesi’nden bilim insanları, deniz suyundaki kirleticilerin varlığını daha hızlı, verimli ve çok düşük konsantrasyonlarda tespit eden bir yöntem tasarladılar. Araştırmacılar özellikle sabun, losyon ve deodorantta koruyucu olarak kullanılan çeşitli maddelere odaklandı. Paraben ve triklosan ile ilgili endişeler zaten uzun zamandır gündemde, Avrupa Komisyonu bu maddeleri izliyor ve kullanımlarını sınırlandırıyor.

Parabenler ve triklosan, zarar verici bakterileri ve mantarları şampuan ve diş macundan korurlar, ancak deniz ekosistemine karıştıkları ve ciddi zarar verdikleri de bir gerçek. Varlıklarını tanımlamak, etkilerini düzeltecek önlemlerin tasarımına katkıda bulunmak bu nedenle çok önemlidir.

Nanoteknolojiye dayanan bu yeni yöntemin anahtarı, örnek analizi için bilimsel topluluk tarafından kullanılan ‘Lab-on-Valve’ olarak bilinen sistemdir.

Analytical Kimya Profesörü Marisol Cárdenas liderliğindeki araştırma ekibi Lab-on-Valf sistemi ile uyumlu nanopartikülleri sentezleyebildi ve bu sisteme karbon kaplı titanyum dioksit nanotüpler ekledi.

Amorf karbon ile modifiye edilen titanyum nanotüpler ve vana-on-valf sistemi kombinasyonu, çok düşük konsantrasyonlarda parabenler ve triklosan miktarlarının belirlenmesini sağlamaktadır.

Kaynak : sciencedaily

Frenk Üzümü Saç Boyasını Daha Güvenli ve Daha Sürdürülebilir Hale Getirebilir

Frenk Üzümü Saç Boyasını Daha Güvenli ve Daha Sürdürülebilir Hale Getirebilir. Bilim insanları, frenk üzümü kabuklarından elde edilen doğal, toksik olmayan bir saç boyası geliştirdiler. Bu boya, geleneksel saç boyaları kadar dayanıklı ve saç yıkamaları sonucunda rengini kolaylıkla kaybetmiyor.

Ulusal Kanser Enstitüsüne göre saç boyaları yapmak için 5.000’den fazla madde kullanılmaktadır. İnsan çalışmaları kesin olmamakla birlikte, bulgular bu bileşenlerin bazılarının hayvanlarda kanser oluşumunu destekleyebileceğini göstermektedir. Bazı durumlarda bu boyalar insanlarda alerjik reaksiyonları da tetiklemekte ve bu renklendiricilerin büyük bir yüzdesi, sularımıza karışarak çevresel bir tehlike oluşturabilmektedir. Bu endişeleri gidermek için Richard S. Blackburn, Christopher Rayner ve Leeds Üniversitesi’ndeki meslektaşları, genellikle meyve suyu sıkıldıktan sonra atılan, kara frenk üzümü kabuklarından yapılmış doğal, sürdürülebilir bir saç boyası yaratmaya çalıştı.

Araştırmacılar, kabukta bulunan antosiyaninler adı verilen bir grup pigmenti çıkarmış ve saflaştırmışlardır ( % 2-3 verim).

Ekip bu pigmentleri boya macununda kullanmış ve ağartılmış insan saçı üzerine uygulayarak canlı bir mavi renk elde etmişlerdir. Ayrıca boya formülasyonunu değiştirerek kırmızı ve menekşe renklerinide üretebilmektedirler.

Bu yeni saç renklerinde 12 yıkamadan sonra önemli bir değişiklik olmadığı gözlemlendi. Bu doğal bileşiklerin saça nasıl bağlandıklarını analiz ettikten sonra, antosiyanin bazlı frenk üzümü boyalarının geleneksel renklendiricilerle karşılaştırılabilir olduğu ve çeşitli saç renkleri ve tonları üretmek için kullanılan boya karışımlarında önemli bir bileşen haline gelebileceği sonucuna varmışlardır.

Makaleye ulaşmak için : https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acs.jafc.8b01044

Uluslararası Eser Analiz Kongresi 20-23 Haziran’da Cumhuriyet Üniversitesinde Yapılacak

Uluslararası Eser Analiz Kongresi 20-23 Haziran’da Cumhuriyet Üniversitesinde Yapılacak. Hayatının bir yerinde kimyasal analizle ilgilenmiş herkesin dikkatini çekmeye başaran bilimsel etkinliklerden biri olan “Eser Analiz Kongresi” nin beşincisi bu yıl Cumhuriyet Üniversitesinde yapılacak.

Sırasıyla; EsAn-2010 Pamukkale Üniversitesi’nin, EsAn-2012 Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin, EsAn-2014 Gazi Osman Paşa Üniversitesi’nin, EsAn-2016 ise Sakarya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenmiştir. İlk üç tanesi ( Çalıştay ) olarak düzenlenen etkinlik dördüncüsünden itibaren olarak gerçekleştirilmektedir. EsAn kongreleri dördüncüsüne kadar ulusal nitelikte olarak devam ederken, beşincisi olacak bu kongreden itibaren uluslararası paydaş ve meslektaşlarımızın da bilimsel katkılarıyla daha verimli olması adına Uluslararası boyut kazandırılarak “Uluslararası Eser Analiz Kongresi” olarak sürdürülecektir.

İnorganik ve organik eser analizin bütün paydaşlarını buluşturan etkinlik; sadece tek bir alana ait olmayıp multidisipliner yapısı ile pek çok farklı alanlardan bilim insanlarını bir araya getirme potansiyeline sahiptir. Spektroskopi, kromatografi ve elektro analitik yöntemlerinin birçok türünü; kimya, biyoloji, çevre, gıda, tıp, eczacılık, jeoloji ve ziraat gibi çeşitli alanlarda uygulayan herkes kongrenin doğal davetlisidir.

Organizasyonu Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı tarafından yapılan etkinlik; genç araştırmacılar için hem tecrübeli akademisyenlerle buluşma hem de zengin bilimsel içeriği ile önemli kazanımlar edinme fırsatı sunacaktır.

İç Anadolu bölgemizin tarihi ve kültürel şehirlerinden olan Sivas; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış tarihsel birikimi, kültürel çeşitliliği ile hep ilgi odağı olmuştur. Sayısız tarihi ve kültürel zenginlikleri arasında; Divriği Ulu camii, Kangal Balıklı Kaplıca, Şifaiye, Buruciye ve Gök Medreseleri, Kongre Müzesi sayılabilir. Tarih boyunca Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan, Milli mücadeleye yaklaşık 6 ay ev sahipliği yapmış, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas, değerli bilim İnsanlarını beklemekte.

Kongre Konuları :

  • Önderiştirme, Zenginleştirme ve Ayırma Yöntemleri
  • Organik Eser Analiz
  • İnorganik Eser Analiz
  • Türleme ve Eser Analiz
  • Çevresel Eser Analiz
  • Gıda ve Sağlıkta Eser Analiz
  • Endüstriyel Proseslerde Eser Analiz
  • Kalite Kontrolde Eser Analiz
  • Malzeme ve Materyal Karakterizasyonunda Eser Analiz
  • Jeoloji ve Arkeolojide Eser Analiz
  • Medikal ve Biyomedikal Eser Analiz
  • Klinik Eser Analiz
  • Sorpsiyon ve Adsorpsiyon Yöntemleriyle Eser Analiz
  • Yüzey Analizleri
  • Eser Analizde Kemometrik Uygulamalar
  • Proteomik, Metalomik ve Metabolomikler
  • Eser Analizde Aletli Uygulamalar
  • Spektrometrik Uygulamalar
  • Elektroanalitik Uygulamalar
  • Kromatografik Uygulamalar
  • Nükleer Uygulamalar
  • Eser ve Ultra Eser Diğer Yeni Analiz Yöntemleri ve Uygulamalar

Önemli Tarihler :

Kongre Tarihi: 20-23 Haziran 2018
Bildiri Gönderme Başlangıç Tarihi: 23 Kasım 2017
Bildiri Gönderme Bitiş Tarihi: 23 Nisan 2018
Kabul Edilen Bildirilerin İlanı: 23 Mayıs 2018
İndirimli Kayıt için Son Tarih: 23 Nisan 2018

Detaylı Bilgi İçin : http://esan2018.cumhuriyet.edu.tr/