Kablosuz Sistem Teknolojisi Tıpta Çığır Açabilir

Kablosuz Sistem Teknolojisi Tıpta Çığır Açabilir. Araştırmacılar, insan vücudunun içine implante edilen cihazlara güç vermek ve onlarla iletişim kurmak için yeni bir yol geliştirdi. Bu tür cihazlar, ilaç vermek, vücudun içindeki koşulları izlemek veya beyni elektrik veya ışık ile uyararak hastalığı tedavi etmek için kullanılabilir.

İmplantlar, insan dokularından güvenle geçebilen radyo frekansı dalgalarıyla iletişime geçebilir. Hayvanlarda yapılan testlere göre, araştırmacılar dalgaların, 1 metre mesafede ve dokuda 10 santimetre derinlikte bulunan cihazları çalıştırabildiğini gösterdi.

MIT’in Media Lab’de yardımcı doçent olan Fadel Adib, “Bu küçük implante edilebilir cihazların pilleri olmamasına rağmen, artık onlarla vücut dışındaki bir mesafeden iletişim kurabiliyoruz. Bu, tamamen yeni tıp uygulamaları için kapı açıyor” diyor.

Pil gerektirmedikleri için, cihazlar küçük olabilir. Bu çalışmada, araştırmacılar bir pirinç tanesi büyüklüğünde bir prototip test ettiler, ancak daha da küçük yapılabileceği tahmin ediliyor. Bir bataryaya ihtiyaç duymadan bu sistemlerle iletişim kurma kapasitesine sahip olmak, önemli bir ilerleme olacaktır.

Kablosuz iletişim

Vücutta yutulabilen veya implante edilebilen tıbbi cihazlar, doktorlara birçok hastalığı teşhis etmek, izlemek ve tedavi etmek için yeni yollar sunabilir. Bilim insanları artık ilaç taşınımı yapmak, yaşamsal belirtileri izlemek ve GI yolunun ( sindirim yolu ) hareketlerini tespit etmek için kullanılabilecek çeşitli yutulabilir sistemler üzerinde çalışıyor.

Beyinde, bir elektrik akımı sağlayan implante edilebilir elektrotlar, Parkinson hastalığı veya epilepsiyi tedavi etmek için sıklıkla kullanılan derin beyin stimülasyonu olarak bilinen bir teknik için kullanılır. Bu elektrotlar artık, kablosuz gücün kullanılması durumunda ortadan kaldırılabilecek ve deri altına implante edilen kalp pili benzeri bir cihaz tarafından kontrol edilebilcektir. Kablosuz beyin implantları, insanlarda kullanılmak üzere uyarlanmamıştır, ancak birçok nörolojik bozukluğu tedavi etmek için yararlı olabilecek optogenetik yoluyla nöron aktivitesini uyarmak veya inhibe etmek için ışığın iletilmesine yardımcı olabilir.

Radyo dalgaları vücuttan geçerken dağılma eğilimindedir, bu yüzden yeterli güç sağlama konusunda çok zayıflar. Bunu üstesinden gelmek için, araştırmacılar “Vivo Ağında” (IVN) olarak adlandırdıkları bir sistem geliştirdiler. Bu sistem, farklı frekanslarda radyo dalgaları yayan bir dizi antene sahiptir. Radyo dalgaları hareket ettikçe, birbirleriyle örtüşüyor ve farklı şekillerde birleşiyorlar. Dalgaların yüksek noktalarının üst üste geldiği belirli noktalarda, implante edilmiş bir sensöre güç sağlamak için yeterli enerji sağlayabilirler.

Yeni sistemle araştırmacılar, geniş bir alan üzerinde güç aktarıldığı için, vücuttaki sensörlerin tam yerini bilmeye gerek duymazlar. Bu aynı zamanda birden fazla cihazı aynı anda çalıştırabilecekleri anlamına gelir. 

Araştırmacılar şimdi güç dağıtımını daha verimli hale getirmek ve daha uzak mesafelere aktarmak için çalışıyorlar. Ayrıca, bu teknolojinin RFID uygulamalarında, envanter kontrolü, perakende analitiği ve akıllı ortamlar gibi diğer alanlarda iyileştirme potansiyeline de sahip olduğu ve daha uzun mesafe nesne takibi ve iletişimi sağladığı belirtiliyor.

Kaynak : sciencedaily

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s